Tom Mary'ye onu nasıl yapacağını gösterdi.Tom showed Mary how to do it.
Tom onu nasıl yapacağını Mary'ye sormalı.Tom should ask Mary how to do it.
Tom Mary'yi nasıl mutlu edeceğini bilir.Tom knows how to make Mary happy.
Tom Mary ile nasıl geçinileceğini biliyor.Tom knows how to get on Mary's good side.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini tam olarak bilir.Tom knows exactly how Mary feels.
Tom Mary'nin nasıl olduğunu bilmek için endişeli.Tom is anxious to know how Mary is.
Tom Mary'nin sonunda nasıl Boston'da olduğu hakkında bir fikri yok.Tom has no idea how Mary ended up in Boston.
Tom Mary'ye çoktan seçmeli testleri nasıl geçeği konusunda biraz tavsiye verdi.Tom gave Mary some advice on how to pass multiple-choice tests.
Tom Mary'e bunun nasıl çalıştığını ayrıntılı olarak anlattı.Tom gave Mary a detailed explanation of how it worked.
Tom, Mary'e bunun nasıl çalıştığının ayrıntılı açıklamasını verdi.Tom gave Mary a detailed explanation of how it worked.
Tom Mary'nin nasıl biri olduğunu bilmiyor.Tom doesn't know what Mary is like.
Tom Mary'nin evine nasıl gideceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to get to Mary's house.
Tom Mary'nin yarın okula nasıl gideceğini bilmiyor.Tom doesn't know how Mary will get to school tomorrow.
Tom Mary'nin yeni bir arabayı nasıl satın alabildiğini bilmiyor.Tom doesn't know how Mary was able to afford a new car.
Tom Mary'nin nasıl giydiğini umursamıyor.Tom doesn't care how Mary dresses.
Tom Mary'nin nasıl giyindiğini fark etmedi.Tom didn't notice how Mary was dressed.
Tom Mary'nin sorusuna nasıl cevap vereceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to answer Mary's question.
Tom Mary'nin ona nasıl davrandığını unutamıyor.Tom can't get over how Mary treated him.
Tom Mary'ye o uzaktayken havanın nasıl olduğunu sordu.Tom asked Mary what the weather had been like while he was away.
Tom Marry'e, o uzaktayken havanın nasıl olduğunu sordu.Tom asked Mary what the weather had been like while he was away.
Tom Mary'den ona valsin nasıl yapılacağını öğretmesini rica etti.Tom asked Mary to teach him how to do the waltz.
Tom Mary'den vize için nasıl başvurulacağını öğrenmesini rica etti.Tom asked Mary to find out how to apply for a visa.
Tom Mary'ye o şarkının flütle nasıl çalındığını bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew how to play that song on the flute.
Tom Mary'ye nasıl örgü öreceğini bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew how to knit.
Tom Mary'ye onun evine nasıl gideceğini sordu.Tom asked Mary how to get to her house.
Tom Mary'ye nasıl o kadar çok kilo verdiğini sordu.Tom asked Mary how she had lost so much weight.
Tom ve Mary çocuklarını nasıl yetiştirecekleri konusunda her zaman tartışıyorlar.Tom and Mary are always arguing about how to raise their children.
Tom ve Mary'nin nasıl tanıştığını bana söyle.Tell me how Tom and Mary met.
Tom ve Mary'nin nasıl tanıştıklarını size anlatayım.Let me tell you how Tom and Mary met.
Tom'un Mary'ye nasıl teklifte bulunacağını düşünüyorsun?How do you think Tom is going to propose to Mary?
Tom ve Mary birbirlerini nasıl tanıdılar.How did Tom and Mary get to know each other?
Hem Tom hem Mary bir faksı nasıl göndereceğini bilmiyordu.Both Tom and Mary didn't know how to send a fax.
Lütfen bana sahile nasıl gideceğimi söyleyin.Please tell me how to get to the beach.
Bu problemi nasıl çözebilirim?How can I solve this problem?
Sen, bir ampulu nasıl takacağını bilmiyorsun?You don't know how to screw in a lightbulb?
Yangının nasıl başladığını bilen biri var mı?Does anybody know how the fire started?
Yangının nasıl başladığını kimse biliyor mu?Does anybody know how the fire started?
Tom arabasız nasıl gezmesi gerektiğini merak ediyordu.Tom was wondering how he was supposed to get around without a car.
Tom nasıl eğleneceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to have a good time.
Bugün programın nasıl?What's your schedule like today?
"Nasılsınız?" "İyiyim.""How are you doing?" "I'm doing okay."
"Nasılsın?" "Fena değil.""How are you doing?" "Not bad."
Vietnamlılar Amerikalılar hakkında nasıl hissediyor?How do the Vietnamese feel about Americans?
Gazeteci çocuk hava nasıl olursa olsun gazeteleri dağıtır.The newspaper boy delivers newspapers no matter what the weather is like.
Bu nasıl bir İngilizce böyle?What kind of English is that?
Merhaba Bay Magpie! Eşiniz nasıl?Hello Mr Magpie! How's your wife?
Askerlerimizin boşuna öldüğünü nasıl söyleyebilirsin?How can you say that our soldiers died in vain?
Bu cümlenin daha doğal durması için yeniden nasıl yazardınız?How would you reword this sentence to make it sound more natural?
Eşiniz sizi terk etse nasıl hissedersiniz?How would you feel if your wife left you?
Karınız sizi terketseydi, kendinizi nasıl hissederdiniz ?How would you feel if your wife left you?
Lola'yı hiç bilmeyen sen, nasıl aşktan konuşmaya cüret ediyorsun?How dare you speak of love, you who never knew Lola?
Bu nasıl olabilir?How could this be?
Bu zamanın hepsinin nasıl tüketildiğidir.This is how time is all wasted.
O oraya nasıl ve ne zaman gideceğinden emin değildi.He was unsure how he would get there, and when.
Tom eski eşinin ve onun yeni kocasının nasıl geçindiğini merak ediyordu.Tom wondered how his ex-wife and her new husband were getting along.
Tom Mary'ye patlamış mısırı nasıl patlatacağını gösterdi.Tom showed Mary how to pop popcorn.
"Pretty"yi nasıl yazıyorsunuz?How do you write "pretty"?
Bunu nasıl açıklarsın?How do you explain this?
Nasıl bilemezsin?How can you not know?
Son günlerde kendini nasıl hissediyorsun?How are you feeling lately?