Ana içeriğe geç
Sözlük

namaz ile cümle

namaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çare yok, abdest alup namazı kıldık.Zeitgleich erschien die Single The Prayer (B-Seite: We Were Lovers).
(Bundan böyle namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir.Lasse ab vom Reichtum und suche statt dessen nach dem, das atmet.
Hanbelilere göre de, vitir namazı bir rekattır.Es folgen Gebete (otsutome) in den Kapellen (Teilnahme freiwillig).
Vitir namazı (Arapça: وتر‎), İslam dininde namaz ibadetinin bir türüdür.Es folgt ein besinnliches Innehalten mit dem Ruf zum Gebet (Call to Prayer) und dem Kyrie.
Musalla, namaz kılmak amacıyla ayrılmış yer; namazgâh.Dort kann eine Gebetskerze entzündet und zu einem Gebet verweilt werden.
İkindi namazının müddeti ise akşam vaktine kadar devam etmektedir.So zweimal während des Morgengebets (Schacharit) und einmal während des Nachmittagsgebets (Mincha).
Namazı, vakti geçmeden kılın, tez olun.»R: Und laß mein Rufen zu dir kommen!) abschließende Oration.
Bu konudaki hadisler şunlardır 'Ey Kur’an ehli, vitir namazını kılın!Sie künden: Sei geduldig im Trübsal; Fröhlich in Hoffnung; Haltet am Gebet.
Cenaze namazı Üsküdar Şakirin Camii'nde kılınan Öztürk, Kanlıca Mezarlığı'na defnedilmiştir.Sie haben jedoch den Friedhofscharakter bewahrt und sind noch als Friedhof (pietätsvoll) gewidmet.
Nusayrîler, namazlarını kılmak için bir camide toplanırlar.Sie verrichten das Gebet und entrichten den Zakat.
Bu konudaki uygulama Peygamberin gece namazının sonlarının her zaman tek rekatlı olmasına dayanır.Daher ist die Anwendung der Gesetze nach dem hochedlen Propheten eine ewige Pflicht.
Hanefilerde bayram ve vitr namazları vacip olarak nitelenir.Sie nennt den Gießer und den amtierenden Hersfelder Abt.
Umreci, namazdan sonra say için Safâ tepesinden başlayarak Merve’ye gidiş geliş şeklinde say yapar.Danach sei dieses Gebet während des Seder nach dem Hallel vorzutragen.
Namaz ve oruç gibi.Gebetslieder und Sinngedichte.
Kılınan bayram namazıyla evlere gelinir.Das Gebet als Ortsgespräch.
Sabah namazını ifade eden şekil "sabah'ın Karnı" ifadesidir.Die vollständige Liste der Gebetszeiten umfasst: Morgengebet.
Namaz Zamanı.Zeit der Gnade.
Şia mezhebinde namazda okunmaz.Seine Fürbitte sei aber nicht erhört worden.
Kur'ancıların aksine Sünni anlayış hadislerin de etkisi ile 5 vakit namazı farz saymıştır.Es gibt fünf verschiedene Widerstandsstufen, wobei man hell (leicht) bis dunkel (schwer) im Handel erhält.
Bayram namazları merkez mahalle Camiinde kılınmaktadır.Alt-Bönen liegt im Zentrum der Gemeinde Bönen.
Vitir namazı vaciptir.Alle (Menschen) beten.
Bu taşın üstünde genellikle namazgâhı yaptıran kişinin ismi ve ayetler yazılır.Darin wird der Name Witken und auch Withken geschrieben.
"İşkenceyi bırakıp namaza giderdi".Nach einem Gnadengesuch wurde ihr die Strafe erlassen.
"Kenan Evren'e cenaze namazında protesto".Kirche in der Oberlausitz der Kreishauptmannschaft Bautzen ob“.
Ebu Hanife vitir namazını vacip olarak kabul etmiştir.Sein Gebet verrichtete er aber in Schuhen.
Bayram namazından sonra ise hutbe okunur.Erst nach dem Gottesdienst wird das Løgting eröffnet.
Hatim ve namazda tedvir -hızlı okuma- yapılır.Gedichte und Prosa: Hörst du mein heimliches Rufen.
Namazi ABD'de büyüdü.Er wuchs in den USA auf.
Öğle namazı birlikte camiide kılınır.Nur das Freitagsgebet ist definitiv an die Moschee gebunden.
Bayramda insanlar bayram namazını kılarlar.Die Familienmitglieder beginnen die Feier mit einem Gebet.
Cenâze namazı (Arapça: صلاة الجنازة), İslam dinindeki namaz ibadetinin bir türü.Der Betende erklärt hieraufhin seine Absicht (nīya), die festhält, welches Gebet verrichtet werden soll.
Ramazan Bayramı'nın ilk gününde camilerde bayram namazı kılınır.Die Tarāwīh-Gebete werden bereits in der Nacht zum ersten Ramadan durchgeführt.
Tom, Mary namaz kılarken caminin revaklarının altında bekliyordu.Tom patienta sous les portiques de la mosquée pendant que Marie priait.
Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.(23) Soumets-toi à la loi de ton Seigneur et n’écoute ni les méchants, ni les incrédules.
Namaz kıldı.Observez la salât !
Namaz kılan kimsenin Kâbe yönüne yönelmesidir.C'est lui qui dirige l'offensive et appelle les jeux.
Çünkü abdest almak Allah'a yaklaştırıcı bir ibadettir, hedefi ise namazdır.Pour lui, Allah est celui qui contrôle le monde et qui répond aux demandes.
Namazı, vakti geçmeden kılın, tez olun.»Ne négligez pas la prière prescrite et le jeûne.
“Beş vakit namazını kılar, fakat çok cimrice davranırdı.Puis print Domfront par force cinq meis (mois) l’assaillit.
Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.''Il a appelé ses maîtres Brave-Viande-de-Cheval (l'homme) et Kitty-Viens-Là (la femme).
Öncesinde ise Elbasana gelenler, hep Namazgâhın güzelliğinden bahsetmişlerdir.La fable attribuait antérieurement ce prétendu privilége au laurier seul.
Namazın farzlarındandır.Ses habitants sont appelés les Adissanais.
Bunun bir nişanesi olarak oldukça büyük bir Namazgah kalıntısı Hamdibey nahallesinde bulunmaktadır.Ce à quoi tu appelles les associateurs leur paraît énorme.
Cuma günleri çevre köyler buraya Cuma namazı kılmaya gelirlerdi.Les femmes viennent y prier autour, le vendredi.
Eğer iftitah tekbirini rükû'a giderken alırsa, namaza girmemiş olur ve o namazın iâdesi gerekir.Et si le ta-wil était interdit, cela aurait été une invocation contre lui et non pas en sa faveur.
Sabah namazını ifade eden şekil "sabah'ın Karnı" ifadesidir.Dans l'expression au petit matin, le « petit matin » désigne l'aube.
Cuma günleri başlar cuma namazından sonra.En manifestant tous les vendredis après la prière.
Namaz ehli olanlar / sürekli namazını kılanlar, Salat (namaz) kapısından çağrılır.Ses habitants sont appelés les Salignacais et les Salignacaises.
O'na göre Kur'anda geçen namazlar sabah, akşam ve gece (Teheccüd) namazından ibarettir.Il est possible de se joindre à leur prière, que ce soit pour les laudes (le matin) ou pour les vêpres (soir).
Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın.Lorsque l’on appelle à la prière du vendredi, accourez à l’invocation d’Allah et cessez tout commerce.
Namazi ABD'de büyüdü.Il a grandi aux États-Unis.
Bayramlarda köyde öğle namazından sonra herkes misafirleri yemek yemeye götürür.Quand il apparaît dans la cuisine, à l'heure de déjeuner, tout le monde fuit.
Namaz, bireysel yapılan bir tapınmadır ve toplu namaz yoktur.Priez pour celle que le pauvre n'implorera jamais en vain ».
Genellikle bir kişinin rahatça namaz kılabileceği büyüklüktedir.C’est jusqu’où un homme peut s’humilier.
Bazı durumlarda da gusül abdesti namazın ön şartıdır.Il existe aussi un lieu de prières baptiste.
Namaz kılan birisi ve renkli camlar.Cabane de gardian et flamants.
Abu Musa Ashaari, yanında bulunan Müslümanlarla birlikte onun cenaze namazını kıldı.C'est en ce lieu que Dieu révéla la Torah à Moïse, que les Juifs appellent Notre maître (Moshe Rabbenou).
Muhammed Ramazan'ın son günleri hariç senenin her günü evinde teheccüd namazı kılardı.Il assiste, chaque année, à la prière de fin du Ramadan .
Öğle yemeği Öğle namazıLe menu de bénichon est servi au repas de midi.
Japon mitolojisinde, Namazu (鯰) adı verilen dev kedi balığının depremlere sebep olduğuna inanılmıştır.Le séisme est attribué à un poisson-chat géant (Namazu) qui se débat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod