Ana içeriğe geç
Sözlük

nadiren ile cümle

nadiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ne var ki, pek nadiren bu soruları vurguluyor ve siyasetimizin bu büyük ahlaki sorunları üzerinde duruyoruz.Zbyt rzadko wyrażamy, bronimy i dyskutujemy o istotnych kwestiach moralnych w polityce.
Ne var ki, pek nadiren bu soruları vurguluyor ve siyasetimizin bu büyük ahlaki sorunları üzerinde duruyoruz.אך אנחנו רק לעיתים נדירות מדי מבטאים ומגינים ומתווכחים על
Ne var ki, pek nadiren bu soruları vurguluyor ve siyasetimizin bu büyük ahlaki sorunları üzerinde duruyoruz.لكننا نادراً جداً نعبّر و ندافع ونجادل حول
Ne var ki, pek nadiren bu soruları vurguluyor ve siyasetimizin bu büyük ahlaki sorunları üzerinde duruyoruz.道徳哲学の大きな問題に対して 議論したり 考えを明確にしたり 弁護することは 滅多にない
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.13 000 kilométer lenne. De sajnos az óceáni evezőshajók nagyon ritkán mennek egyenes vonalban.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.Din nefericire, bărcile cu vâsle rareori merg în linie dreaptă.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.Dummerweise fahren Hochsee-Ruderbote sehr selten auf gerader Linie.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.Helaas varen oceaan-roeiboten zelden in een rechte lijn.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.불행하게도 대양을 건너는 보트가 직선으로 가는 일은 거의 없습니다
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.Malheureusement en aviron océanique on va très rarement en ligne droite.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.Naneštěstí oceánské veslice se po přímé linii pohybují velice zřídka.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.Niestety, oceaniczne łodzie wiosłowe bardzo rzadko pływają w inii prostej.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.Por desgracia, botes de remos oceánicos muy rara vez van en línea recta.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.Sayangnya, perahu dayung jarang bisa mengikuti garis lurus.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.Sfortunatamente, le barche a remi oceaniche molto raramente proseguono in linea retta.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.Xui thay, mấy chiếc thuyền đi biển rất hiếm khi đi trên một đường thẳng.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.Δυστυχώς, οι βάρκες κωπηλασίας σπάνια πλέουν σε ευθεία γραμμή.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.За съжаление, океанските гребни лодки много рядко минават по права линия.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.К сожалению на лодке очень редко удается плыть по прямой.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.לצערי, סירות משוטים לעיתים נדירות שטות בקו ישר.
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.للأسف , قوارب تجديف المحيطات نادراً جداً ما تعبره فى خط مستقيم
Ne yazık ki, okyanusta seyreden kürekli tekneler pek nadiren düz bir çizgi üzerinde ilerlerler.直線航路で行くことはまずなく オーストラリアに着く頃には
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Anda tidak pernah tahu, Jeeves!" "Sangat jarang, Sir."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Bạn không bao giờ có thể nói, Jeeves!" "Rất hiếm khi, thưa ông."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Človek nikdy povedať, Jeeves!", "Veľmi zriedka, pane."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Člověk nikdy říct, Jeeves!", "Velmi zřídka, pane."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Et koskaan voi kertoa, Jeeves!" "Hyvin harvoin, sir."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""당신은, Jeeves 말할 수 없다는거야!" "매우 드물게, 선생님."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Je kan nooit vertellen, Jeeves!" "Zeer zelden, meneer."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Man kan aldrig veta, Jeeves!" "Mycket sällan, sir."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Man kan aldrig vide, Jeeves!" "Meget sjældent, sir."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Man kann nie wissen, Jeeves!" "Sehr selten, Sir."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Nigdy nie można powiedzieć, Jeeves!" "Bardzo rzadko, sir."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Nikoli ne veš, Jeeves!" "Zelo redko, gospod."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Non si può dire, Jeeves!" "Molto raramente, signore."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Nu puteţi să spuneţi, Jeeves!", "Foarte rar, domnule."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""On ne sait jamais, Jeeves!" "Très rarement, monsieur."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Soha nem lehet mondani, Jeeves!" "Nagyon ritkán, uram."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Μπορείτε να πείτε ποτέ, Jeeves!" "Πολύ σπάνια, κύριε."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Ви ніколи не можете сказати, Дживс!" "Дуже рідко, сер."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Вы никогда не можете сказать, Дживс!" "Очень редко, сэр."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""Никога не мога да кажа, Джийвс!" "Много рядко, сър."
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""أنت لا يمكن أبدا أن نقول ، جيفيس!" "نادرا جدا ، سيدي".
"Sen, Jeeves söyleyebilirim asla!" Çok nadiren, efendim. ""権威の目を削除し、今どこ?"
Sirke giderken, nadiren durup da düsünüyor muyuz:Amikor cirkuszba megyünk, ritkán állunk meg egy pillanatra, hogy elgondolkozzunk:
Sirke giderken, nadiren durup da düşünüyor muyuz:Amikor cirkuszba megyünk, ritkán állunk meg egy pillanatra, hogy elgondolkozzunk:
Sirke giderken, nadiren durup da düşünüyor muyuz:Cuando vamos al circo, alguna vez nos detuvimos a pensar...
Sirke giderken, nadiren durup da düşünüyor muyuz:Ketika pergi ke Sirkus, jarang kita berhenti sejenak dan mempertimbangkan:
Sirke giderken, nadiren durup da düşünüyor muyuz:Kiedy idziemy do cyrku czy zastanawiamy się choć przez chwilę:
Sirke giderken, nadiren durup da düşünüyor muyuz:Kun menemme sirkukseen, harvemmin pysähdymme hetkeksi miettimään:
Sirke giderken, nadiren durup da düsünüyor muyuz:När vi går till en cirkus är det ovanligt att vi stannar upp en stund och begrundar:
Sirke giderken, nadiren durup da düşünüyor muyuz:När vi går till en cirkus är det ovanligt att vi stannar upp en stund och begrundar:
Sirke giderken, nadiren durup da düsünüyor muyuz:Saat kita pergi ke sirkus, sangat jarang kita berhenti sejenak dan berpikir:
Sirke giderken, nadiren durup da düsünüyor muyuz:Wenn wir in den Zirkus gehen, halten wir nur selten inne und bedenken:
Sirke giderken, nadiren durup da düşünüyor muyuz:Wenn wir in den Zirkus gehen, halten wir nur selten inne und bedenken:
Sirke giderken, nadiren durup da düsünüyor muyuz:Όταν πηγαίνουμε στο τσίρκο, σπάνια αναρωτιόμαστε έστω για μια στιγμή:
Sirke giderken, nadiren durup da düşünüyor muyuz:Идя в цирк, редко сделайте мы останавливаемся на мгновение и рассматриваем:
Sirke giderken, nadiren durup da düsünüyor muyuz:כשאנו הולכים לקירקס, נדיר שאנו :עוצרים לרגע ושואלים את עצמנו
Sirke giderken, nadiren durup da düşünüyor muyuz:כשאנו הולכים לקירקס, נדיר שאנו עוצרים לרגע ושואלים את עצמנו:
Sunucu taraf için özel numara (nadiren gerekir)ID especial do lado remoto (raramente necessário)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod