Ana içeriğe geç
Sözlük

nadiren ile cümle

nadiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Van Gogh'un bakışları nadiren izleyiciye dönüktür.Cái nhìn của Van Gogh ít khi hướng vào người xem.
Tom, nadiren Jerryi yemek için yakalamıştır, sadece ona zarar vermeye çalışır.Tuy nhiên Tom hiếm khi tìm cách ăn thịt Jerry mà chỉ cố gắng hành hạ hoặc ganh đua với nó.
Aşırı yüksek veya düşük sıcaklıklar nadiren görülmektedir.Nhiệt độ cực kỳ cao hoặc thấp rất hiếm khi xảy ra.
Nadiren kullanılır.Nó hiếm được dùng.
Psikoz seri katiller arasında nadiren görülür.Chứng rối loạn tâm thầm hiếm khi bắt gặp ở những kẻ giết người hàng loạt.
İki dozdan fazlası nadiren gerekli olur.Sinh đôi thường rất hiếm.
Ara sıra nadiren Kuzey Amerika'da görülürler.Chúng rất hiếm khi được tìm thấy ở Mỹ.
Dünyadaki ayıların en nadir türden biri olan mavi ayı, doğada nadiren görülür.Là một trong những phân loài gấu quý hiếm nhất trên thế giới, gấu xanh hiếm khi được nhìn thấy trong tự nhiên.
Demir metali, demir cevherlerinden elde edilir ve doğada nadiren elementel halde bulunur.Sắt là kim loại được tách ra từ các mỏ quặng sắt, và rất khó tìm thấy nó ở dạng tự do.
Nadiren arıcılık da yapılır.Âm bội cũng hiếm khi được thực hiện.
Yaz sıcaklıkları nadiren 29 °C'yi aşar (85 °F).Nhiệt độ mùa hè hiếm khi vượt quá 29°C (84°F).
Nadiren de olsa, ukiyo-e hareketinden önce var olan erotik boyalı el kitapları da bulunmaktadır.Trong khi hiếm khi còn tồn tại thể loại tranh cuộn (handscrolls) khiêu dâm sơn có trước phong trào ukiyo-e.
Tipi olarak rastlanan kayaçlar dunit, troktolit, gabbro, alkali anortosit ve nadiren de granittir.Các loại đá đặc trưng gồm dunit, troctolit, gabbro, anorthosit kiềm và hiếm hơn là granit.
Nadiren erkek çocuklarına da konulur.Chúng cũng không thường được khuyến cáo ở trẻ em.
Nadiren rastlanır.Thường hiếm gặp.
Fakat nadiren bu hayvanlar için zaman harcarlar.Thực tế, chúng ít khi gây hại cho những con thú khác.
Yunanistan'da Niks, nadiren bir kült sahibidir.Trong các lớp biểu bì lá, lục lạp hiếm khi xuất hiện.
İnsanlara az, bitkilere nadiren rastlanır.Loài này hiếm khi được người ta trồng.
Sıcaklık nadiren 5 °C’nin altına düşer.Nhiệt độ tối thiểu hiếm khi xuống dưới 10 °C (50 °F).
Nadiren düya dışı görevlere çıkar.Polesia hiếm khi là một đơn vị hành chính riêng biệt.
Fakat cezalandırıcı oluşu nadiren gösterilen bir özelliğiydi.Tuy nhiên, hình phạt nghiêm khắc hiếm khi được áp dụng.
Kışın sıcaklıklar nadiren 0 °C'nin altına düşebilmektedir.Vào mùa đông nhiệt độ thường xuyên dưới 0°C và có thể xuống rất thấp.
Orta Çağ'da en yaygın oturma seçeneği olarak kullanılan, Avrupa'da, günümüzde nadiren kullanılmaktadır.Trong thời Trung cổ, voi hiếm khi được sử dụng ở châu Âu.
Nadiren 3 cm'yi aşar.Chúng thường không lớn quá 5 cm.
WEP anahtarlarının manuel olarak değiştirilmesi gerekir ve bu genellikle nadiren olur.ここで、WEPキーの変更は手動で行う必要があり、またWEPキーの変更は通常さほど頻繁には行われない。
Çok nadiren erkeklere de konulur.稀に男性も持つ。
Yaz ve sonbahar aylarında nadiren de olsa 100 bireye varan büyük gruplar halinde rastlanmışlardır.稀に夏や秋に100頭程度の大きな群が観察された例がある。
Nadiren rastlanır.めったに発生しない。
Nadiren de olsa bu taktik işe yaramaktadır.この戦術はしばしば効果的だった。
Ancak ölüm çok nadiren görülür.しかし、稀に死亡が報道されている。
Tom, nadiren Jerryi yemek için yakalamıştır, sadece ona zarar vermeye çalışır.トムはジェリーを食料にしようと試みたが失敗。
İş rolü bölümünde birbirlerini tamamlıyorlardı fakat iş dışında nadiren görüşüyorlardı.各種の稽古事が忙しく、部には滅多に顔を出さない。
Fakat cezalandırıcı oluşu nadiren gösterilen bir özelliğiydi.不貞を理由にした刑罰はめったにないことではあった。
Bir rüşvet olarak kabul edilebilir diye nadiren hediye kabul ederdi.珍しいものを見付けると贈り物として届けた。
Ara sıra nadiren Kuzey Amerika'da görülürler.稀に本州北部で観察されることがある。
Nadiren kullanılmaktadır.稀に使用される。
Kendi başlarına nadiren saldırıda bulunuyorlardı.自分からは滅多に攻撃しない。
The Gift (資質, Shishitsu) Hediye , paranormal yeteneklere sahip olan insanlarda nadiren bulunan bir yetenek.異常性(アブノーマル) 常人では不可能なことを当然のように行い常に異常な結果を生み出す才能や、異常な精神的性質のこと。
Çok nadiren görülmeyebilir.今は滅多に見られない。
Nadiren düya dışı görevlere çıkar.一般的なミッションにはほとんど登場しない。
Bacakları açık kahverengidir, nadiren koyu olabilir.肌は浅黒いが、いきなり美白になる事がある。
Ergin dişiler yuvayı nadiren terk ederler.考古学者でめったに家に帰らない。
Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.頻繁な輸血が必要となる場合がある。
Bu ayrım nadiren İngilizce dışındaki dillerde yapılır.これは英語以外の印欧語では珍しい。
Nadiren, dang vücudun diğer sistemlerini etkileyebilir.デング熱は人体の他の部位に影響を与える場合もある。
Ayrıca nadiren de olsa Çukçi Denizine de yolculuk ederler.また、向井拓海とはよくツーリングに行く。
İki dozdan fazlası nadiren gerekli olur.最低でも半分は必要である。
Kendini hep turnuvalardan uzak tutsa da yine de nadiren de olsa müsabakalara katılırdı.きもしばに散歩をしてもらうが、稀にマツがきもしばを散歩させることもある。
Genelde trajik bir maske, nadiren bir bıçak tutarken resmedilir.倒すと巨大肉切り包丁を稀に落とす。
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.優しい性格だが、ごく稀に悪人っぽくなることも。
Nadiren radyo dinlerim.私はめったにラジオを聴きません。
Halk kütüphanelerinin aksine, milli kütüphaneler nadiren vatandaşların kitap borçlanmasına izin verir.与公共图书馆不同,国家图书馆一般不允许公民借阅书籍。
Karısı Ekaterine Svanidze'nin Kasım 1907'de doğal nedenlerden ölümünden sonra Stalin Tiflis'e nadiren uğradı.1907年11月妻子叶卡捷琳娜·斯瓦尼泽病逝后,斯大林很少回到第比利斯。
17. yüzyılın ikinci yarısı boyunca güneş lekelerinin nadiren kaydı alınmıştır.17世紀後半期太陽黑子的記錄非常罕見。
Vakaların üçte ikisinde aile içinde migren vardır ve nadiren tek gen bozukluğuna bağlı olarak meydana gelir.三分之二的病例都有家族遗传的因素,很少是因为一种基因缺陷而导致的。
Yasal olarak cezalandırılabilmelerine rağmen (gerçekte) nadiren eziyet edilirdi.源休因赏赐太少,心里常对朝廷怀怨。
Her bölümün yapımı altı ay aldığından, şov nadiren güncel olaylar hakkında yorum yapar.由于每一集都会花费6个月的制作时间,因此在剧中鲜少有对当时时事的评论。
Almanya'da nadiren görülürler.这个词在德国以外很少见。
Migrene yol açan tek gen bozukluğu nadiren görülür.单基因病导致的偏头痛尚属罕见。
Viral menenjit ise kendiliğinden iyileşme eğilimindedir ve nadiren ölümcüldür.相反地,病毒性脑膜炎往往会自行痊癒,也很少致命。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod