Ana içeriğe geç
Sözlük

nadiren ile cümle

nadiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tek, nadiren ikiz yavru yaparlar.Emo saa tavallisesti yhden, harvoin kaksi vasikkaa.
Ayrıca nadiren Meksika kıyılarında görülmektedir.Satunnaisesti niitä nähdään myös rannikoilla.
Bunlardan bazıları nadiren kullanılır.Muita käytetään harvoin.
Nadiren hastane koşullarında tedavi gerekebilir.Vain harva joutuu sairaalahoitoon.
Viral menenjit ise kendiliğinden iyileşme eğilimindedir ve nadiren ölümcüldür.Hepatiitti A johtaa harvoin kuolemaan ja paranee useimmiten itsestään.
Kısa yüzgeçli pilot balinalar çok sosyal olup ve nadiren tek başına görülürler.Vortigauntit ovat hyvin sosiaalisia olentoja ja niitä harvoin näkee yksinään.
Kuyrukları yukarı doğru dik durur ve nadiren hareketsiz kalır.Kävyt ovat yleensä latvassa ja jäävät pystyasentoon.
Osmiyumun oksit bileşeninin zehirli olması nedeniyle nadiren kendi saf hâliyle kullanılır.8-bittistä Z-puskuria ei käytetä juuri koskaan sen hyvin heikon tarkkuuden vuoksi.
Fakat gösterilerde nadiren sesini duymak mümkündür.Tavataan harvoin myös kuusella.
Bu yüzden Avustralya dışında nadiren yetiştirilirler.Britanniaan muutettuaan hän kävi enää harvoin Australiassa.
Tom, nadiren Jerryi yemek için yakalamıştır, sadece ona zarar vermeye çalışır.Tomin jahdatessa Jerryä väkivalta yltyy yleensä varsin voimakkaaksi.
Fakat cezalandırıcı oluşu nadiren gösterilen bir özelliğiydi.Näin ankara rangaistus oli muuten harvinainen.
Fakat nadiren bu hayvanlar için zaman harcarlar.Sorkkaeläinten kimppuun se käy harvoin.
Nadiren erkek çocuklarına da konulur.Kivet harvoin näkevät poikia.
Nadiren ilaç olarak kullanılır.Vain pientä osaa käytetään lääkkeinä.
Nadiren rastlanır.Pärryttää harvoin.
Toplantımız nadiren zamanında başlar.Meidän kokouksemme alkavat harvoin ajallaan.
İki dozdan fazlası nadiren gerekli olur.Σπάνια απαιτούνται περισσότερες από δύο δόσεις.
Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.Σπάνια απαιτούνται μεταγγίσεις αίματος.
El tırnaklarına nadiren geçer.Σπάνια χρησιμοποιεί τα νύχια του.
Şehirlerde, taze meyveler çok pahalıydı ve nadiren tüketilirdi.Για τους κατοίκους των πόλεων τα φρέσκα οπωροκηπευτικά ήταν πολύ ακριβά κι έτσι καταναλώνονταν σπάνια.
Nadiren diğer oyuncular ön plana çıktı.Σε σπάνιες περιπτώσεις άλλοι ηθοποιοί έχουν παίξει τον πρωταγωνιστικό ρόλο.
Afganistan’da yanıkları TVYA’nın %60’ını geçen hastalar nadiren hayatta kalabilmektedir.Στο Αφγανιστάν, οι άνθρωποι με εγκαύματα μεγαλύτερα του 60% της TBSA σπάνια επιβιώνουν.
Nadiren kullanılır.Χρησιμοποιήθηκε σπάνια.
Nadiren hastane koşullarında tedavi gerekebilir.Σπάνια απαιτείται νοσηλεία στο νοσοκομείο.
Nadiren diensefalonun bazı parçaları da bu tanıma girer.Σπάνια εμφανίζεται αυτή η πλευρά της φύσης του, όμως.
Bununla beraber bazı bestekârlar bir küçük mücennep aralığı ile nadiren karar vermişlerdir.Οι απόψεις αυτές δεν έπεισαν ποτέ σχεδόν κανέναν, εκτός από μία μικρή ομάδα οικονομολόγων.
Ciddi krupa nadiren rastlanmaktadır (< %1).Η σοβαρή ψευδομεμβρανώδης λαρυγγίτιδα είναι σπάνια (<1%).
El bombaları nadiren patlıyordu.Όπλα αποκαλύπτονται σπάνια.
Fakat nadiren bu hayvanlar için zaman harcarlar.Υπάρχουν πολλά σπάνια ζώα σε αυτό.
Kışın sıcaklıklar nadiren 0 °C'nin altına düşebilmektedir.Οι χειμερινές θερμοκρασίες είναι συχνά κάτω από 0 ° C.
Nadiren arıcılık da yapılır.Σπάνια παρατηρείται και αιμόπτυση.
Fazla hareket etmezler; hızlı koşar; nadiren uçarlar.Μπορούν να τρέχουν γρήγορα, αλλά δεν πετούν εύκολα.
Viral menenjit ise kendiliğinden iyileşme eğilimindedir ve nadiren ölümcüldür.Σε αντίθεση, η ιογενής μηνιγγίτιδα τείνει να λύεται αυτομάτως και σπάνια οδηγεί στο θάνατο.
Hipomani dönemleri nadiren maniye evilir.Κατά τους ιστορικούς χρόνους η Μύκονος αναφέρεται σπάνια.
Günümüzde ise bu kullanımın modası geçmiştir nadiren kullanılır.Ωστόσο, αυτή η προσέγγιση χρησιμοποιείται σπάνια σήμερα.
17. yüzyılın ikinci yarısı boyunca güneş lekelerinin nadiren kaydı alınmıştır.Στο δεύτερο μισό του 17ου αιώνα μ.Χ., κατά το λεγόμενο «Ελάχιστο Μώντερ», σπάνια εμφανίζονταν ηλιακές κηλίδες.
Bu buzullarda aşınma bölgesi ile nadiren karşılaşılır.Ο όγκος αυτός δεν εμφανίζεται σχεδόν ποτέ σε άτομα της μαύρης φυλής.
Emniyetsizlik durumunda dişiler nadiren yumurtalarını yiyebilir.Κατά την γενική εξέταση των κοπράνων σπάνια ανευρίσκονται αβγά.
Nadiren etçillere saldırır.Σπάνια επιτίθεται στους εχθρούς της.
Nadiren plâja giderim.Σπάνια πηγαίνω στην παραλία.
Tom nadiren Fransızca konuşur.Σπάνια μιλάει Γαλλικά ο Τομ.
Ancak Maggie, Marge'a nadiren ihtiyaç duyacak kadar fazla bağımsızlaşır.Men Maggie bliver så uafhængig, at hun sjældent behøver Marge.
Marge'ın babası Clancy, dizide nadiren yer almaktadır ve şu ana kadar sadece iki bölümde konuşurken göründü.Marges far, Clancy, er sjældent nævnt i serien og har kun talt i to episoder.
Bu ayrım nadiren İngilizce dışındaki dillerde yapılır.Denne skelnen er mindre almindelig på sprog som engelsk.
Almanya'da nadiren görülürler.Den ses sjældent i Danmark.
Ama bunu nadiren yapar.Hvad den ikke sjældent gør.
Diğer adalara nadiren kar yağar.På Nordøen er det sjældent det sner.
Nâdiren, preeklemsi doğum sonrası dönemde görülebilir.I sjældne tilfælde kan præeklamsi konstateres i perioden efter fødslen.
Ayrıca nadiren Meksika kıyılarında görülmektedir.Den ses kun sjældent i nærheden af kysterne.
Nadiren 3 cm'yi aşar.De er sjældent mere en 7 centimeter lange.
Fakat Avam Kamarası'nda nadiren sandalye kazanırlar.Det er sjældent, at nogen foretrækker stolen.
Nadiren ilaç olarak kullanılır.Kun ganske sjældent anvendes narkose.
Nadiren bazılarının Ryukyu Adaları'na ulaştığı görülmüştür.Det er usikkert hvornår Ryukyu-øerne blev opdagede.
Çoğunlukla çok yıllık nadiren bir yıllık veya iki yıllık otsu bitkilerdir.Det er kun sjældent enårige, men oftere toårige eller flerårige, urteagtige planter.
Psikoz seri katiller arasında nadiren görülür.Dog er skader sjældne blandt jonglører.
Karşılaştırılacak olursa ak aynak nadiren 1 kg. ağırlığa ulaşır.Mens hannen kan veje op til 290 kg, vejer hunnen sjældent mere end 260 kg.
Kış aylarında sıcaklıklar nadiren 5 °C'nin altına düşer.Om vinteren falder temperaturen sjældent under 5 °C i kystområderne.
Bu düzen içerisinde nadiren kullanılabilir.Denne bestemmelse er meget sjældent brugt.
Kuzey Kutbu’nda, bununla birlikte, kışın nadiren görülürler ve buz kütlesine yaklaşmazlar.I Arktis ses den dog sjældent om vinteren og kommer ikke tæt på isen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
nadiren ile cümle - Sayfa 20 - nadiren kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App