Ana içeriğe geç
Sözlük

nadiren ile cümle

nadiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Günümüzde ise bu kullanımın modası geçmiştir nadiren kullanılır.Al di fuori di questi casi sembra che questo sistema sia usato piuttosto raramente.
Nadiren arıcılık da yapılır.Raramente si manifesta epatotossicità.
Fakat halen nadiren de olsa bazı zorunlu durumlarda kullanılabilmektedir.Più raramente, potrebbe essere applicato ad altre religioni.
Bu tür Batı Avrupa'da nadiren görülür.In Europa questo tipo di corse vengono organizzate raramente.
O nadiren kiliseye gider.Он редко ходит в церковь.
Saldırılmadığı sürece bir köpek nadiren ısırır.Собака редко кусает, не будучи атакованной.
Bizim köpek nadiren ısırır.Наша собака редко кусается.
Tom nadiren şapka giyiyor.Том редко надевает шляпу.
O para üstünü nadiren kontrol eder.Он редко проверяет сдачу.
O para üstünü nadiren sayar.Он редко проверяет сдачу.
Tom işi hakkında nadiren konuşur.Том редко говорит о работе.
Nadiren kravat takarım.Я редко ношу галстук.
Halk kütüphanelerinin aksine, milli kütüphaneler nadiren vatandaşların kitap borçlanmasına izin verir.В отличие от публичных библиотек, они редко позволяют гражданам брать книги.
Bugün, UUCP nadiren çevirmeli bağlantı üzerinde kullanılmakta, ama bazen TCP/IP üzerinde kullanılmaktadır.Сегодня UUCP редко используется по каналам коммутируемого доступа, но иногда используется по TCP/IP.
Nadiren suyun içinde bulundukları gözlemlenmiştir.Потом они увидели змею, последовали за ней и вышли к источнику воды.
Aşırı yüksek veya düşük sıcaklıklar nadiren görülmektedir.Очень высокая и очень низкая температура регистрируются редко.
Çok nadiren görülmeyebilir.Его нечасто можно увидеть.
Fazla hareket etmezler; hızlı koşar; nadiren uçarlar.Прекрасно бегают, летают быстро, но редко продолжительно.
Dünyadaki ayıların en nadir türden biri olan mavi ayı, doğada nadiren görülür.Один из самых редких подвидов бурого медведя в мире, очень редко встречается в дикой природе.
Resiften oluşan halkanın genişliği nadiren bir kilometreyi geçer.Мощность современных турбидитов редко превышает 1 км.
El bombaları nadiren patlıyordu.Огнестрельное оружие попадается редко.
Çok nadiren flanşın, dörtgen veya eliptik tasarlandığı da olur.Однако, иногда их делали четырёхугольными или эллиптическими.
Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.В редких случаях применяют переливание крови.
Bu yüzden Avustralya dışında nadiren yetiştirilirler.За пределами Австрии порода встречается редко.
8 (Çok iyi kullanıcı): Dile tamamen hakim olmakla beraber sadece nadiren tutarsızlıklara sahiptir.8.0 Очень хороший пользователь Полностью владеет языком, за исключением отдельных неточностей.
Sıcak yerlerde nadiren görülür.Редко встречается и в сильно заиленных местах.
Bir röportajında, arada sırada sigara içtiğini; nadiren de alkollü içki tükettiğini söylemiştir.В одном из своих интервью рассказала, что иногда курит «травку».
Açık sularda nadiren dolaşırlar.Редко переходят на открытую воду.
Tom, nadiren Jerryi yemek için yakalamıştır, sadece ona zarar vermeye çalışır.В общем, Том почти всегда враждует с Джерри, но иногда дружит с ним.
Nadiren konuşması nedeniyle spesifik bir seslendiricisi yoktur.«Со мной у неё редко бывают настоящие разговоры.
Döküntü çocuklar için nadiren kaşıntılıdır ancak yetişkinler için son derece kaşıntılı olabilir.Элементы сыпи у детей крайне редко вызывают зуд, однако могут быть чрезвычайно зудящими у взрослых.
Almanya'da nadiren görülürler.К сожалению, в России практически не встречаются.
Betta balığının yaşam süresi 2-3 yıl nadiren 4-5 yıldır.Цикл развития личинок 2—4 года, редко 5 лет.
Hemen hemen her zaman kız çocuklarda görülür, bozukluk olan erkek fetüsler nadiren doğar.Крайне редко жалуются на него дети и практически никогда — пациенты с врожденной глухотой.
Bacakları açık kahverengidir, nadiren koyu olabilir.Ноги рыжие, лишь изредка слабо затемнены.
Ergin dişiler yuvayı nadiren terk ederler.А взрослые тритоны редко покидают воду.
Fakat nadiren bu hayvanlar için zaman harcarlar.В неволе эти животные практически никогда не размножаются.
Ayrıca nadiren Meksika kıyılarında görülmektedir.Изредка представители этого вида наблюдаются и у берегов Мексики.
Nadiren düya dışı görevlere çıkar.Они редко выезжают на опасные задания.
Fakat çeşmeler ve ışıklandırmalar 1990'lı yılların başından bu yana nadiren çalıştırılır.С начала 90-х как фонтаны, так и подсветка работают очень редко.
Dalışlar nadiren 2 dakikadan fazla sürer.Тест, как правило, длится около двух минут.
O herhangi bir konuda nadiren tavır alır.Редко появляется на каких-либо мероприятиях.
Nadiren kullanılır.Редко используемое.
İnsanlara az, bitkilere nadiren rastlanır.В культуре редко встречающееся растение.
Davranışları tutarsızdı ve düşünceleri ile motivasyonları nadiren belirtiliyordu.Отличался предельной самоуверенностью и редко слушался чьих-либо советов.
Rezerv alanında sadece 3 fil var ve mevcut 15 leopar nadiren görülebilmektedir.Здесь также встречаются 5 видов редких мхов и 11 видов редких лишайников.
Oprhik kültünün başlangıcına dek nadiren tapılan bir Tanrıçaydı.Эаритэ рассказывает им, что когда-то очень давно среди Первых Богов был предатель.
Ara sıra nadiren Kuzey Amerika'da görülürler.Встречается редко, в Северной Америке.
Tek bir B sınıfı elemanı pratikte nadiren bulunur.Эксклюзивная форма местоимения 1-го лица мн. числа употребляется редко.
Kahverengi, gri veya nadiren de beyaz renktedirler.Желтые, бурые, редко белые.
Buradaki turistler için açık hava müzesi nadiren açıktır.Этот храм монахи открывают туристам нечасто.
Fosillerde balıkların yumuşak dokularına nadiren rastlanıyordu.Мясо появлялось на столах вепсов довольно редко.
Buna karşılık cinsel birleşme üç yaşından evvel nadiren gerçekleşir.Половая зрелость обычно наступает только на 3 год жизни.
Fakat gösterilerde nadiren sesini duymak mümkündür.Их голос редко слышится.
Marge'ın babası Clancy, dizide nadiren yer almaktadır ve şu ana kadar sadece iki bölümde konuşurken göründü.نادرا ما يشار إلى والد مارج "كلانسي" في المسلسل وظهر في حلقتين فقط يتحدث قليلا.
Halk kütüphanelerinin aksine, milli kütüphaneler nadiren vatandaşların kitap borçlanmasına izin verir.وتختلف المكتبة الوطنية عن المكتبات العامة بأنها لا تسمح عادة للمواطنين باستعارة الكتب.
Vakaların üçte ikisinde aile içinde migren vardır ve nadiren tek gen bozukluğuna bağlı olarak meydana gelir.وتظهر الحالة عائليا في نحو ثلثي الحالات ونادرا ما تحدث بسبب وجود خلل في جين واحد.
Kar yağışı nadiren gözlenir.نادراً ما يُشاهد الثلج.
Yaz sıcaklıkları nadiren 29 °C'yi aşar (85 °F).درجات الحرارة في الصيف نادرا ما تتجاوز 29 °C (84.2 °F)..
Yan etkiler nadiren ciddidir ve herhangi bir kalıcı sakatlığa neden olmaz.ونادرا ما تكون الآثار الجانبية لهذا النوع خطيرة، ولا تسبب أي عاهات مستديمة.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
nadiren ile cümle - Sayfa 15 - nadiren kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App