Nadiren size saldırabilirler.Muy raramente les castigan.
Moral olarak da her şey sakinken, ki bu nadiren de olsa, o da iyi.Siempre espera lo mejor de las personas, aunque eso rara vez sucede.
Genellikle sarılıcı bitkiler, nadiren ağaç şeklindedirler.Por lo general, son arbustos, raramente árboles.
Aşırı yüksek veya düşük sıcaklıklar nadiren görülmektedir.Estas reducciones y aumentos de calor son normalmente mal recibidas.
Nadiren hastane koşullarında tedavi gerekebilir.Raramente requiere hospitalización.
İlgili makalede, nadiren de olsa kullanılan bir MAC çeşidi olan NMAC de tanımlanmıştır.Asimismo, este documento define una variante llamada NMAC que rara vez, o nunca, se utiliza.
Nadiren rastlanır.Rara vez aparece.
Başka elementlerin de bu bileşiklere katıldığı gözlense de, bunlar nadiren görülür.Además de estos tres ingredientes necesarios, también se usa, aunque raramente, mirin.
Hemen hemen her zaman kız çocuklarda görülür, bozukluk olan erkek fetüsler nadiren doğar.Es raramente encontrada por humanos, y mordeduras son poco frecuentes.
Havaalanının sadece VIP için bir tesis olarak inşa edildiği ve sadece nadiren kullanıldığı iddia ediliyor.Se denunció que el aeropuerto fue construido para las personalidades y que apenas ha tenido uso.
Çok nadiren, kitaplarda gelişen olaylarla TV dizisinde gelişen olaylar biribiriyle çelişebiliyordu.De hecho, no es raro que en sus libros los acontecimientos ocurran en torno a los robots.
Döküntü çocuklar için nadiren kaşıntılıdır ancak yetişkinler için son derece kaşıntılı olabilir.Aunque raro, pueden presentarse también en adultos.
Yakıt olarak genelde kömür vb. katı yakıtlar, nadiren sıvı yakıtlar kullanılmaktadır.Lo indicado anteriormente se refiere a quemadores de combustibles líquidos ligeros, generalmente gasóleos.
Ara sıra nadiren Kuzey Amerika'da görülürler.Muy ocasionalmente ha sido avistado en Norteamérica.
Fakat nadiren bu hayvanlar için zaman harcarlar.Raramente mata animales.
Davranışları tutarsızdı ve düşünceleri ile motivasyonları nadiren belirtiliyordu.A menudo habría copiado, y raramente habría mencionado sus fuentes.
Bu dördünden en ölümcül olan Plasmodium falciparum'dan daha az şiddetli ve nadiren ölümcüldür.No es tan virulenta o mortal como lo es Plasmodium falciparum, la más letal de las cuatro.
Ancak ölüm çok nadiren görülür.Apenas se ve alguna cara triste.
Güneşlenmek için nadiren su dışına çıkar.No acostumbran a salir a tomar el sol.
Karşılaştırılacak olursa ak aynak nadiren 1 kg. ağırlığa ulaşır.El peso de un Nihontō raramente supera 1 kg sin la saya.
Nadiren boyları 10 metreyi aşar.Suele presentar un tamaño inferior a 10 μm.
Toplu halde yaşayan bir kuş değildirler ve nadiren büyük sürülerde görülürler.No habría más que esperar y recoger los frutos maduros».
Çok nadiren erkeklere de konulur.Rara vez se trataba de los individuos mismos.
Çok nadiren, aile fertlerinden oluşan ufak gruplar kurabilir.Probablemente las edificaciones formasen pequeños grupos, pertenecientes a unidades familiares.
Şişme sonucu nadiren kompartman sendromu olabilir.Por lo general no suelen haber efectos secundarios de una mastitis crónica.
Ciddi krupa nadiren rastlanmaktadır (< %1).Coriocarcinoma, es un tipo muy poco frecuente (1%).
Tom nadiren dergi okur.Tom legge raramente riviste.
Tom nadiren hata yapar.Tom sbaglia raramente.
Ciddi krupa nadiren rastlanmaktadır (< %1).Il croup grave è raro (<1% dei casi).
Nadiren size saldırabilirler.Raramente possono essere prostrati.
Toplu halde yaşayan bir kuş değildirler ve nadiren büyük sürülerde görülürler.Ora non è bellissimo, ad eccezione dei grandi occhi scuri".
Çok nadiren görülmeyebilir.Viene avvistato raramente.
Nadiren kullanılır.Raramente usato.
Afganistan’da yanıkları TVYA’nın %60’ını geçen hastalar nadiren hayatta kalabilmektedir.In Afghanistan, le persone con più del 60% di superficie corporea ustionata raramente sopravvivono.
Yaz ve sonbahar aylarında nadiren de olsa 100 bireye varan büyük gruplar halinde rastlanmışlardır.In rare occasioni in estate e autunno sono stati avvistati gruppi molto più grandi (100 individui).
Buna karşılık cinsel birleşme üç yaşından evvel nadiren gerçekleşir.Diventano sessualmente attivi poco prima dei tre anni di età.
Çok nadiren erkeklere de konulur.Raramente frequenta gli uomini.
Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.In rari casi può rendersi necessaria una trasfusione di sangue.
Kendi başlarına nadiren saldırıda bulunuyorlardı.Di rado avrebbero condotto attacchi autonomi.
Nadiren de olsa bu taktik işe yaramaktadır.Questa tattica si è spesso dimostrata valida.
Nadiren, akciğerdeki bakteriler akciğer absesi denen enfeksiyonlu sıvı kesesi oluşturur.Inoltre raramente i batteri nei polmoni possono formare una raccolta di liquido infetto, l'ascesso polmonare.
Nadiren de olsa sonuç olarak çillerin olduğu kısmın daha açık kaldığı bir sonuç ortaya çıkabilir.Al massimo, in alcuni casi, la cera può apparire un po' più rigonfia.
Ama bunu nadiren yapar.Ciò accade raramente.
Açık sularda nadiren dolaşırlar.Solo di rado si spinge in acque aperte.
El bombaları nadiren patlıyordu.Raramente ricorre a lanci lunghi.
Tane boyutu nadiren iridir.Non compare pressoché mai ad alti livelli.
Nadiren rastlanır.Appare raramente.
Bayanlarla çok nadiren çıkan, flört eden kişidir.Lo si vede raramente prepararsi per appuntamenti con delle signore.
Psikoz seri katiller arasında nadiren görülür.Raramente sono stati riportati episodi psicotici.
Diğer adalara nadiren kar yağar.Di rado possono verificarsi delle nevicate.
Son derece sessiz bir kuştur, yuvalama dönemlerinde ise nadiren bölgelerinden uzaklaşırlar.In rare occasioni l'uccello può spingersi molto lontano dal suo areale abituale.
Yara enfeksiyonu nadiren görülür.Più raramente si possono avere lesioni viscerali.
Nadiren embriyo karaciğer veya dalağa tutunur.Raramente si riscontra diffusione alle ossa o al cervello.
Başka ırklarla çok nadiren temas kurarlar.Solo raramente si incontrano nei fiumi.
Nadiren anterior vertebralardaki kitlelere ulaşmak amacıyla da kullanılabilir.È anche piuttosto raro trovarle nelle praterie erbose.
İki dozdan fazlası nadiren gerekli olur.Molto raramente è superiore alle due ore.
Doktor, nadiren yalnız ve genelde bir veya daha fazla yol arkadaşıyla yolculuk yapmaktadır.Tradizionalmente, il Dottore viaggia e condivide le sue avventure con uno o più compagni di viaggio.
Yine de, ameliyat planlanmadığı sürece bu durum yönetim konusunda nadiren katkı sağlar.Tuttavia, se non è previsto l'intervento chirurgico, tale segno raramente può influenzare il trattamento.
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.I noduli caldi sono molto raramente maligni.
Ağaç ya da çalı, nadiren de liana formunda bitkilerdir.Le piante sono cespugli o piccoli alberi, a volte liane come Actinidia.