Nadiren rastlanır.故其差少。
Son derece nadirdir, özellikle bebeklerde ve çocuklarda görülür.极期,虽然罕见,但相对来说在儿童和青少年中更常发生。
Dağılım kuşağının kuzeylerinde nadir yerleşik olarak bulunurlar.尤其在它们分布地区的北边缘它们的数量减少。
Çok nadir de olsa, yıldızlararası cisimler, Güneş Sistemi'nden geçereken günmerkezli yörüngelere girebilir.在罕見的情況下,星際彗星以日心軌道通過太陽系時會被捕獲。
Fakat nadir bulunması ve kıymeti dolayısıyla, artık bu amaçla kullanılmamaktadır.这是因为,一旦变得足够有用和普遍,它就不再被称为AI了。
Astronomi tarihöncesi varolan nadir bilimlerdendir.那時,一份受薪的天文學工作是很罕有的。
Bu tür, sadece güney İngiltere'de nadir olarak görülür.而在北部就很罕见了,只有在南苏格兰少有可见。
Arjantin taraftarları tarafından beğenilen nadir yabancı oyunculardan biridir.他也是少数几位可以博得阿根廷球迷认可得外籍球员。
Çok nadirdir.很稀有。
1991 yılında ölen Nadir Nadi, Edirnekapı Mezarlığına gömüldü.1991年他生前的头发被埋在韩国国家墓地。
Tom, nadiren Jerryi yemek için yakalamıştır, sadece ona zarar vermeye çalışır.늘 제리를 괴롭히고 못잡아먹어서 안달이지만 언제나 제리에게 당하기만 한다.
Çiğ sebzeler tüm bebekler ve küçük çocuklar için nadirdir.금발은 백인 아기들과 어린이에게는 흔하다.
Yasal olarak cezalandırılabilmelerine rağmen (gerçekte) nadiren eziyet edilirdi.고법지인(苦法智忍)은 줄여서 고법인(苦法忍)이라고도 한다.
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.심각한 알레르기 반응은 드문 편이다.
Isırma reaksiyonu çok yumuşaktır ve tüyler arasında nadiren görülebilir.물린 반응은 매우 약하고 머리카락 사이에는 거의 볼 수 없다.
Bu tip bugün nadirdir.현재 이 기기는 아주 희귀하다.
Bu hastalığın ölüme yol açması çok nadirdir.이 질병으로 인하여 죽음으로 이어지는 일은 매우 드물다.
Ağrı çok nadir görülür.병좌상은 매우 희귀하다.
Kilin ve karbonatın genellikle oluşabilmesi için suya ihtiyaç vardır ve sodyumsa uzayda nadirdir.점토와 탄산염은 일반적으로 형성될 때 물이 필요하고 나트륨은 우주에서는 드문 원소이다.
Nadir dünya eşitliği, Ward ve Brownlee'nin Drake eşitliğine karşı oluşturduğu bir eşitliktir.희귀한 지구 방정식은 와드와 브라우니가 드레이크 방정식에 나름대로의 견해를 첨가한 것이다.
İki dozdan fazlası nadiren gerekli olur.반 쌍둥이는 매우 희귀하다.
Nadiren ilaç olarak kullanılır.보통 그런 약으로서 사용되었다.
İdrar nadiren kanlı görünür veya gözle görülebilecek piyüri (idrarda iltihap) içerir.안촉생상(眼觸生想)은 안촉소생상(眼觸所生想) · 안상(眼想) 또는 색상(色想)이라고도 한다.
Bu opera günümüzde nadir olarak yapımlanıp sahneye konulmaktadır.이 오페라는 꽤 정기적으로 무대에 공연된다.
Yara enfeksiyonu nadiren görülür.그는 부상이 거의 없기로 유명하다.
Banu Nadir de 625'te kovuldu.노나라는 기원전 256년에 멸망하였다.
Yaz sıcaklıkları nadiren 29 °C'yi aşar (85 °F).보통 여름 중 21일 정도가 90 °F (32 °C)를 넘는다.
Nadir Şah, komutanları tarafından öldürüldü.부하 포병장교들에 의해 사살되었다는 설도 있다.
Nadiren erkek çocuklarına da konulur.남자 어린이만의 합창을 이르기도 한다.
2 tane İmparatorluk Ejderhası çiftleşip, Semavi türü ejderha doğabilir En nadir bulunan ejderha türleridir.2화의 드래곤은 악어 모습과 같다면 최종화의 드래곤은 어룡에 가깝다.
Fazla hareket etmezler; hızlı koşar; nadiren uçarlar.평소에는 별로 활발하지 못하지만, 빨리 움직일 때는 매우 빨리 움직인다.
Ancak Nadir aynı fikirde değildir.의견이 일치하지 않는 것은 거의 없다.
1512 Oulu, nadir bir Hilda asteroitidir.153 힐다는 힐다 소행성군에 속하는 소행성이다.
Ama bu durumlar çok nadir meydana gelir.이 결과는 매우 희귀한 결과이다.
Bu yüzden Avustralya dışında nadiren yetiştirilirler.이와 다르게 오스트리아에서는 작게 만들어 먹는다.
İş rolü bölümünde birbirlerini tamamlıyorlardı fakat iş dışında nadiren görüşüyorlardı.더불어 상대에는 일이 있을 때마다 점을 쳤지만 주대에는 그러한 일이 적어졌다.
Yapraklar basit, derimsi, kulakçıksız, almaşık (nadiren karşılıklı).그들이 다루는 소재는 통속적이고 비속하고 시사적(時事的)이고 유행적인 것들이다.
Resmi sözleri olmayan nadir ulusal marşlardan biridir.즉, 공식 가사가 없는 나라중 몇 안되는 나라이다.
27 Şubat - Cemal Nadir Güler1월 19일 - 대한민국의 배우 박광정.
Dünya üzerinde çok nadir bulunan endemik türleri barındırmaktadır.세계적으로 희귀한 종인 물거미가 살고있다.
Avrupa'da çok nadir görülen bir türdür.유럽에는 매우 드문 오랑우탄 한 마리가 전시되었다.
Bayanlarla çok nadiren çıkan, flört eden kişidir.알고보면 너무 외롭게 보낸 불쌍한 여자아이.
Palkia, Aura Sphere öğrenebilen nadir türlerden biridir.복소해석학에서, 극점(pole)은 유리형 함수가 가질 수 있는 특이점의 한 종류이다.
Maske'nin gerçek kimliğini bilen nadir insanlardandır.코난의 정체를 알고 있는 몇 안 되는 인물 중 한 사람.
Eskiden 5 m uzunluğunda bireylere rastlanabiliyordu, ancak şu an bunlar oldukça nadir görülebiliyorlar.בעבר היו פרטים בוגרים שהגיעו אף לאורך 5 מטר, אך כיום הם נדירים מאוד.
Çok nadir raslanılır ve pek tanılmaz.הזבד נדיר מאוד ולא ידוע עליו הרבה.
Kendi başlarına nadiren saldırıda bulunuyorlardı.הם עצמם מותקפים לעיתים רחוקות.
Her bölümün yapımı altı ay aldığından, şov nadiren güncel olaylar hakkında yorum yapar.ההפקה של כל פרק נמשכת שישה חודשים ובשל כך רק לעיתים נדירות התוכנית כוללת תגובות לאירועים אקטואליים.
Yahudiler sadece nadiren eziyet gördüler.יהודים מבקרים בו לעיתים רחוקות.
Bu durum yetişkinlerde daha nadirdir.גידול זה הוא נדיר במבוגרים.
Nadir'in İran'da kalmaya karar vermesi, Simin'in boşanma davası açmasına sebep olur.כאשר נאדר מחליט באופן סופי שהוא נשאר באיראן, סימין מגישה בקשת גירושים.
İsrail'de çok nadirdir.נדירה יחסית בישראל.
Koalalar çok nadir de olsa su içerler.מים הם שותים רק לעיתים רחוקות.
Ciddi dövüşler nadir görülür.קרבות רציניים נצפו לעיתים רחוקות.
Nadir Şah'ın büyük bir ordusu vardı.לשושלת צ'ינג לא היה צבא לאומי.
Nadiren rastlanır.קרה נדירה.
Banu Nadir de 625'te kovuldu.אינגונד נפטרה לפני 567.
Kısacası nadiren meydana gelen olaylar, oyun kurucunun toplam koşu mesafesini düşürür (sack dışındakiler).במקרים נדירים תוענק הדרגה לשחקנים על השגים יוצאי דופן.
Avrupa'da nadir görülürler.הם נדירים באירופה.
Çok nadir bulunur ve hatta yalnızca bir adada kalmış olabilir.לאחרונה הוא נעשה נדיר ביותר ואולי אף נעלם לחלוטין מהחלק הדרום-מזרחי של האי.