Ana içeriğe geç
Sözlük

nadir ile cümle

nadir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca nadiren de olsa Çukçi Denizine de yolculuk ederler.また、向井拓海とはよくツーリングに行く。
İki dozdan fazlası nadiren gerekli olur.最低でも半分は必要である。
Büyücülük Dünyası'nda çok nadir bir yetenektir.魔法の世界では珍しく魔力が一切無い。
Suvorov hiç savaş kaybetmemiş olan nadir komutanlardandır.サマルスキーは非の打ち所のない経歴を持つ多く受勲された将校だった。
Kendini hep turnuvalardan uzak tutsa da yine de nadiren de olsa müsabakalara katılırdı.きもしばに散歩をしてもらうが、稀にマツがきもしばを散歩させることもある。
Organize olmayan bu dağıtım şeklinde yazılım dağıtımı çok nadirdir.^ 編成上の都合で稀に放送されないことがあった。
Genelde trajik bir maske, nadiren bir bıçak tutarken resmedilir.倒すと巨大肉切り包丁を稀に落とす。
Bu nadirdir, ama olanaksız değildir.排除は困難だが、不可能でもない。
Nadir durumlarda bunun tersi de görülür, yani erkek dişiyi yer.一般常識に疎くスキがあり、そこが男心をくすぐるとのこと。
Nadir durumlar hariç hiçbir ülkelerde farklılık yoktur.首都以外では、標準的な慣例はとくにない。
İyi tanımlanmış üç tane kola sahip galaksiler ise oldukça nadirdir.3本の明瞭な腕を持つ渦巻銀河は珍しい。
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.優しい性格だが、ごく稀に悪人っぽくなることも。
Buckyballs, dünyada çok nadir de olsa bulunuyor.ハイブリッドノンステップバスは稀にこの系統に入る時がある。
Nadiren radyo dinlerim.私はめったにラジオを聴きません。
Halk kütüphanelerinin aksine, milli kütüphaneler nadiren vatandaşların kitap borçlanmasına izin verir.与公共图书馆不同,国家图书馆一般不允许公民借阅书籍。
Karısı Ekaterine Svanidze'nin Kasım 1907'de doğal nedenlerden ölümünden sonra Stalin Tiflis'e nadiren uğradı.1907年11月妻子叶卡捷琳娜·斯瓦尼泽病逝后,斯大林很少回到第比利斯。
17. yüzyılın ikinci yarısı boyunca güneş lekelerinin nadiren kaydı alınmıştır.17世紀後半期太陽黑子的記錄非常罕見。
Kilin ve karbonatın genellikle oluşabilmesi için suya ihtiyaç vardır ve sodyumsa uzayda nadirdir.粘土和碳酸盐需要液态水才能形成,而钠在太空中很罕见。
Bu hastalığın ölüme yol açması çok nadirdir.该病极少导致患者死亡。
Vakaların üçte ikisinde aile içinde migren vardır ve nadiren tek gen bozukluğuna bağlı olarak meydana gelir.三分之二的病例都有家族遗传的因素,很少是因为一种基因缺陷而导致的。
Yasal olarak cezalandırılabilmelerine rağmen (gerçekte) nadiren eziyet edilirdi.源休因赏赐太少,心里常对朝廷怀怨。
Her bölümün yapımı altı ay aldığından, şov nadiren güncel olaylar hakkında yorum yapar.由于每一集都会花费6个月的制作时间,因此在剧中鲜少有对当时时事的评论。
20 yaşın altında görülmesi çok nadirdir.为20多年来罕见。
Almanya'da nadiren görülürler.这个词在德国以外很少见。
Yerli Amerikalılar arasında daha yaygındır; beyazlar ve Meksikalı Amerikalılar arasında daha nadirdir.该病在美洲土著人中很常见而在美国白人和墨西哥裔美国人中不是很常见。
Dünyadaki en nadir nişanlardan biriydi.牠們是世界上最稀有的企鵝之一。
Herhangi bir ciddi alerjik reaksiyon nadir gelişir.嚴重的過敏反應則是罕見的。
Nadir türlerdendir.屬於稀有種類。
Migrene yol açan tek gen bozukluğu nadiren görülür.单基因病导致的偏头痛尚属罕见。
Viral menenjit ise kendiliğinden iyileşme eğilimindedir ve nadiren ölümcüldür.相反地,病毒性脑膜炎往往会自行痊癒,也很少致命。
Resmi sözleri olmayan nadir ulusal marşlardan biridir.这首国歌是极个别没有官方歌词的国歌之一。
Nadir durumlar içinse yalnızca analitik çözüm geçerlidir.只有對於少數案例,這方程式存在分析解答。
Dağlarda çok nadir ağaç bulunur.山上草木稀疏。
Geceleri, nadiren gündüzleri de, ağaçlara tırmanarak veya yüzerek yiyecek ararlar.特別是在枯草季,每天傍晚要到溪邊或有淡水的地方飲水。
Nadiren çizgiler arasında küçük siyah noktalar bulunuyordu.偶尔在条纹之间还会出现黑色的小斑点。
Bu ayrım nadiren İngilizce dışındaki dillerde yapılır.在英文之外的語言,很少會對這兩者加以區分。
Bir röportajında, arada sırada sigara içtiğini; nadiren de alkollü içki tükettiğini söylemiştir.他曾在采访中提到,他很少喝酒,只会偶尔饮用香槟,并已经戒断了香烟和大麻。
Nadir olmakla birlikte, tüm MİB'lerin global saat sinyali içermeden üretildiği de olmuştur.罕见的是,所有的CPU建造在沒有利用全程时钟信号的狀況。
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.不孝的人,很少不为患。
Oysa aynı dönemde Bursa'nın zengin bir tüccarı dört bin altın servete nadiren sahipti" .在黃子明的黃金年代,他控有上市公司總共有4家,總市值達600億港元。
Bu kullanım nadirdir çünkü sıvı argon daha az pahalıdır.这种用途比较罕见,因为使用液态氩的热量计比较便宜,也通常使用。
Kendi kendine tozlaşan bitkiler çok nadirdir.完全自养的物种是非常罕见的。
Nadiren sıcaklıklar 16 °C'nin altına düşer.牠們很少會在水溫低於16℃的地方出現。
Tom'un ise galip geldiği zamanlar oldukça nadirdir.汤姆很少战胜过杰瑞。
Resimlerini çok nadir olarak sergiledi.他的作品罕有传世。
Hamann, gerçek cinayetlerle nadiren katıldı.單位指揮官哈曼本人鮮少參與屠殺。
Bu tür Batı Avrupa'da nadiren görülür.这种鸟在西欧很罕见。
Nadiren migren de menenjite sebep olur ama teşhis ancak diğer sebepler elendiğinde yapılabilir.在罕见的情况下,偏头痛也可能导致脑膜炎,但只有在其他病因均被排除之后才会考虑此一诊断。
Yeni doğan bebeklerde de veya ergenlik öncesi çocuklarda nadir olarak görülebilir.睪丸扭轉對於剛出生的嬰兒或幼兒是非常常見的。
Av tüfekleri; piyade tüfeklerinden farklı olarak birbirine bitişik iki namlu, nadiren de tek namluludur.枪托和常见的步枪一样只有两个枪带挂扣,而不是三个。
Nadiren de olsa sadece avcıların başka birini öldürdükleri görülürdü.牠們很少會自己動手殺死獵物。
Çoğunlukla her doğumda tek yavru, nadiren de ikiz doğururlar.一般每胎仅一头幼兽,双胞胎极少见。
'Nadir Bey Avrupaya gitti.'不久之后,马嘉娜去了欧洲。
Afganistan’da yanıkları TVYA’nın %60’ını geçen hastalar nadiren hayatta kalabilmektedir.在阿富汗,灼伤总体表面积超过60%的人几乎不能幸存。
Nadiren hastane koşullarında tedavi gerekebilir.本病往往需要住院治疗。
İsrail'de çok nadirdir.在爱尔兰也非常稀有。
Siyah inci nadir bulunduğundan daha değerlidir.而錯色變體票更加稀罕。
Fıkracılarımız" ve " Nadire Ablanın Saçları" isimli 5 kitabı bulunmaktadır.五符,指書中所載之「五方靈寶符命」。
Nadiren kullanılmaktadır.已不常用。
Artık 10 yaşın altındaki çocuk emeği nadir karşılaşılan bir durumdur.10岁上下的两兄弟是难以理解当时的危险形势。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod