Kışın sıcaklıklar nadiren 0 °C'nin altına düşebilmektedir.Οι χειμερινές θερμοκρασίες είναι συχνά κάτω από 0 ° C.
Hastalığın nadir görüldüğü yerlerde 12 aylıkken uygulanması uygundur. canlı aşı.Σε περιοχές όπου η ασθένεια είναι σπάνια, κρίνεται λογική η χορήγησή του σε ηλικία 12 μηνών.
Nadiren arıcılık da yapılır.Σπάνια παρατηρείται και αιμόπτυση.
Fazla hareket etmezler; hızlı koşar; nadiren uçarlar.Μπορούν να τρέχουν γρήγορα, αλλά δεν πετούν εύκολα.
Banu Nadir de 625'te kovuldu.Ο Γκεντιμίνας γεννήθηκε περίπου το 1275.
Viral menenjit ise kendiliğinden iyileşme eğilimindedir ve nadiren ölümcüldür.Σε αντίθεση, η ιογενής μηνιγγίτιδα τείνει να λύεται αυτομάτως και σπάνια οδηγεί στο θάνατο.
Hipomani dönemleri nadiren maniye evilir.Κατά τους ιστορικούς χρόνους η Μύκονος αναφέρεται σπάνια.
Resimlerini çok nadir olarak sergiledi.Ωστόσο, σπάνια εμφανίζονται ρητά ως πίνακες.
Altın Orda'da Tanrı resmine çok nadir rastlanır.Στην Β. Ευρώπη, ο πετροκότσυφας εμφανίζεται πολύ σπάνια.
Günümüzde ise bu kullanımın modası geçmiştir nadiren kullanılır.Ωστόσο, αυτή η προσέγγιση χρησιμοποιείται σπάνια σήμερα.
17. yüzyılın ikinci yarısı boyunca güneş lekelerinin nadiren kaydı alınmıştır.Στο δεύτερο μισό του 17ου αιώνα μ.Χ., κατά το λεγόμενο «Ελάχιστο Μώντερ», σπάνια εμφανίζονταν ηλιακές κηλίδες.
Nadir olarak yüzlerce Deniz ineğinin toplandığı da görülür.Απαντώνται επίσης σχεδόν όλες οι ποικιλίες της θαλάσσιας πανίδας.
Bu buzullarda aşınma bölgesi ile nadiren karşılaşılır.Ο όγκος αυτός δεν εμφανίζεται σχεδόν ποτέ σε άτομα της μαύρης φυλής.
Çiğ sebzeler tüm bebekler ve küçük çocuklar için nadirdir.Η αργινίνη είναι απαραίτητη για τα βρέφη και τα παιδιά.
Orfizm veya nadir kullanımıyla Orfikizm, eski Yunanistan'da gizemli bir dindir.Η Αλκυόνη λίμνη ή Αλκυονία: Αρχαία ελληνική μυστηριώδης λίμνη.
Bu ilaçlar büyük oranda nadir komplikasyonları azaltmakta kullanılır.Τα φάρμακα χρησιμοποιούνται, κυρίως, στην προσπάθεια περιορισμού των σπάνιων επιπλοκών.
Bulanık görme nadirdir.Η υποφυσιακή αποπληξία είναι σπάνια.
Emniyetsizlik durumunda dişiler nadiren yumurtalarını yiyebilir.Κατά την γενική εξέταση των κοπράνων σπάνια ανευρίσκονται αβγά.
Nadiren etçillere saldırır.Σπάνια επιτίθεται στους εχθρούς της.
Nadir şeyler değerlidir. (proton pseudos) Kör atlar nadirdir.Σπάνια είναι τα πτηνά και ελάχιστα τα εδώδιμα είδη οστρέων.
Madagaskar'da yaşayan oldukça nadir bir makimsi maymun türü..Στην Τασμανία είναι σπάνιο πτηνό.
Ciddi dövüşler nadir görülür.Τα σοβαρά αποτελέσματα είναι σπάνια.
Daha nadir olarak tahta ya da oyulmuş taşlar da kullanılır.Περιστασιακά, χρησιμοποιείται ξύλο ή λαξευμένη πέτρα.
Nadiren plâja giderim.Σπάνια πηγαίνω στην παραλία.
Tom nadiren Fransızca konuşur.Σπάνια μιλάει Γαλλικά ο Τομ.
1865, 1866 ve 1883'te defalarca rektör seçildi, bu üniversitenin yıllıklarında nadir görülen bir olay.Εκλέχτηκε επανειλημμένα πρύτανης, το 1865, 1866 και 1883, γεγονός σπάνιο στα χρονικά του πανεπιστημίου.
Ancak Maggie, Marge'a nadiren ihtiyaç duyacak kadar fazla bağımsızlaşır.Men Maggie bliver så uafhængig, at hun sjældent behøver Marge.
Marge'ın babası Clancy, dizide nadiren yer almaktadır ve şu ana kadar sadece iki bölümde konuşurken göründü.Marges far, Clancy, er sjældent nævnt i serien og har kun talt i to episoder.
Arjantin'in diğer bölgelerindeki dağlar çok nadir 1000 metreyi aşar.I de andre områder i Argentina er bjergene kun undtagelsesvis over 1.000 m høje.
Bu ayrım nadiren İngilizce dışındaki dillerde yapılır.Denne skelnen er mindre almindelig på sprog som engelsk.
Güney Birleşik Devletler ve Güney Amerika'ya göç ederler ve batı Avrupa'da çok nadir görülürler.Den trækker til det sydlige USA og Sydamerika og er en sjælden gæst i Vesteuropa.
Bu fenomen, daha bol olarak görülen türlerle temasa giren nadir türler için özellikle zararlı olabilir.Disse fænomener kan være særligt skadelig for sjældne arter, der kommer i kontakt med mere omfangsrige arter.
Almanya'da nadiren görülürler.Den ses sjældent i Danmark.
Ama bunu nadiren yapar.Hvad den ikke sjældent gør.
20 yaşın altında görülmesi çok nadirdir.De optræder sjældent før 20-årsalderen.
Bu tip bugün nadirdir.Den er i dag sjælden.
Bu opera eseri günümüzde nadir olarak yapımlanmaktadır.Operaen er sjældent opført i nutiden.
Çok nadirdir.Meget sjælden.
Piyelonefrit ise 20 ila 30 kat daha nadir görülür.Pyelonephritis opstår 20–30 gange mindre hyppigt.
İnsanda oldukça nadir olarak rastlanır.Det menes at ske ganske sjældent hos mennesker.
Diğer adalara nadiren kar yağar.På Nordøen er det sjældent det sner.
Nâdiren, preeklemsi doğum sonrası dönemde görülebilir.I sjældne tilfælde kan præeklamsi konstateres i perioden efter fødslen.
Yağışlar gayet nadirdir ve yılda bir veya iki defa kuzey yarı-kürenin kış mevsiminde yağmur yağmaktadır.Snevejr er sjældent, og indtræffer i nord en eller to gange om året.
Herpes simpleks hepatiti: Çok nadirdir.Hysterisk skoliose: Sjælden tilstand.
Evliliklerde boşanmalara, çok nadir rastlanmaktadır.De blandede ægteskaber blev sjældnere.
Ayrıca nadiren Meksika kıyılarında görülmektedir.Den ses kun sjældent i nærheden af kysterne.
Çok nadir durumlarda, ikizler yapışık ikiz olabilir.I ekstremt sjældne tilfælde kan enæggede tvillinger have forskelligt køn.
Nadiren 3 cm'yi aşar.De er sjældent mere en 7 centimeter lange.
Fakat Avam Kamarası'nda nadiren sandalye kazanırlar.Det er sjældent, at nogen foretrækker stolen.
Nadiren ilaç olarak kullanılır.Kun ganske sjældent anvendes narkose.
Nadiren bazılarının Ryukyu Adaları'na ulaştığı görülmüştür.Det er usikkert hvornår Ryukyu-øerne blev opdagede.
Nehir nadir de olsa Kuzey Nehri (North River) olarak da bilinmektedir.Floden kendes også som den gamle flod.
Çoğunlukla çok yıllık nadiren bir yıllık veya iki yıllık otsu bitkilerdir.Det er kun sjældent enårige, men oftere toårige eller flerårige, urteagtige planter.
Simen Dağları, Afrika'da kar yağışının gözlemlenebildiği nadir yerlerden biridir.Bjergene er i øvrigt specielle derved, at det er et af de få steder i Afrika, hvor det sner jævnligt.
Ancak bu çok nadir görülür.Dette forekommer dog meget sjældent.
Psikoz seri katiller arasında nadiren görülür.Dog er skader sjældne blandt jonglører.
50 yaşın altındaki kişilerde nadir olarak görülür.Sygdommen er sjælden blandt mænd under 50 år.
Karşılaştırılacak olursa ak aynak nadiren 1 kg. ağırlığa ulaşır.Mens hannen kan veje op til 290 kg, vejer hunnen sjældent mere end 260 kg.
Kuzey Avrupa'da nadir olarak görülür.Arten er sjælden i Nordeuropa.
Monozigotik ikizler, nadir durumlarda, farklı cinsiyetlerde (bir oğlan, bir kız) doğmuş olabilir.Galaktorré kan forekomme både hos mænd (men meget sjældent) og kvinder, i det ene eller i begge bryster.