Ana içeriğe geç
Sözlük

nadir ile cümle

nadir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bulanık görme nadirdir.Imettäminen on harvinaista.
Meningosel en nadir görülen spina bifida formudur.Meningoseele on spina bifida -tyypin sulkeutumishäiriöistä harvinaisin.
Kuyrukları yukarı doğru dik durur ve nadiren hareketsiz kalır.Kävyt ovat yleensä latvassa ja jäävät pystyasentoon.
Nehir nadir de olsa Kuzey Nehri (North River) olarak da bilinmektedir.Sen vuoksi joen pohjoispuolta sanotaan tavallisesti Oikeaksi rannaksi (ransk.
Osmiyumun oksit bileşeninin zehirli olması nedeniyle nadiren kendi saf hâliyle kullanılır.8-bittistä Z-puskuria ei käytetä juuri koskaan sen hyvin heikon tarkkuuden vuoksi.
Fakat gösterilerde nadiren sesini duymak mümkündür.Tavataan harvoin myös kuusella.
Bu yüzden Avustralya dışında nadiren yetiştirilirler.Britanniaan muutettuaan hän kävi enää harvoin Australiassa.
Bu genç yaşta böylesine doğal yetenekli birini bulmak çok nadirdir." cümleleriyle yorumladı.Vain harvoin voi kuulla näin nuorta, jolla on näin kaunis ääni."
Güney Birleşik Devletler ve Güney Amerika'ya göç ederler ve batı Avrupa'da çok nadir görülürler.Koska lajin muutto suuntautuu aluksi etelään ja kaakkoon, on se melko harvinainen Länsi-Euroopassa.
Dışarıdan kız alıpverme olayı pek nadirdir.Seurakunnasta erottaminen oli sangen harvinaista.
Bu olay neden elmasın nadir bulunduğunu açıklar.Elokuvassa ei tule koskaan selkeästi ilmi, miksi Adasta on tullut mykkä.
Çok nadir raslanılır ve pek tanılmaz.Laji on harvinainen ja huonosti tunnettu.
Tom, nadiren Jerryi yemek için yakalamıştır, sadece ona zarar vermeye çalışır.Tomin jahdatessa Jerryä väkivalta yltyy yleensä varsin voimakkaaksi.
Köpek ile tilki arasında üreme çok nadir görülür.Nisäkkäillä ja ihmisillä parittelua lähisukulaisten kesken tapahtuu harvoin.
Güney Afrika tavşanı (Bunolagus monticularis), dünyanın en nadir hayvanlarından biridir.Bushmannijänis eli kapinkaniini (Bunolagus monticularis) on yksi maailman harvinaisimmista nisäkkäistä.
Avrupa'da çok nadir görülen bir türdür.Rotu on suhteellisen harvinainen kaikkialla maailmassa.
Fakat cezalandırıcı oluşu nadiren gösterilen bir özelliğiydi.Näin ankara rangaistus oli muuten harvinainen.
Fakat nadiren bu hayvanlar için zaman harcarlar.Sorkkaeläinten kimppuun se käy harvoin.
Nadiren erkek çocuklarına da konulur.Kivet harvoin näkevät poikia.
Bu hastalık nadir de olsa günümüzde de görülmektedir.Nykyisin sairaus tosin on harvinaistunut.
Bu opera eseri günümüzde nadir olarak yapımlanmaktadır.Oopperaa esitetään nykyään säännöllisesti.
Şarkının klibi o dönemler nadir yabancı klip gösteren Türkiye kanallarında bile sık sık döndü.Hän matkusti laajalti, ja hänen runoissaan on usein Kanadan ulkopuolelle ulottuva poliittinen viesti.
Ayrıca nâdir yıldırım bükme ustalarından da biridir.Hän on myös kuulu voimakkaista kaukolaukauksistaan.
Sübyancıların büyük çoğunluğu erkektir ve bu durum kadınlarda çok nadir görülür.Miehet ovat usein moniavioisia ja naisten asema on heikko.
Nadiren ilaç olarak kullanılır.Vain pientä osaa käytetään lääkkeinä.
Ordulardaki bu uygulama çok nadir görüldüğü için kanıtların test edilme imkânı sınırlıdır.Näitä aseita käytetään harvoin rintamalinjassa niiden epätarkkuuden takia.
Kışın kar çok nadir yağıyor ve yağdığı takdirde de hemen eriyor.Talvella lunta voi sataa hieman, mutta sekin sulaa yleensä nopeasti pois.
Nadiren rastlanır.Pärryttää harvoin.
Toplantımız nadiren zamanında başlar.Meidän kokouksemme alkavat harvoin ajallaan.
İki dozdan fazlası nadiren gerekli olur.Σπάνια απαιτούνται περισσότερες από δύο δόσεις.
Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.Σπάνια απαιτούνται μεταγγίσεις αίματος.
El tırnaklarına nadiren geçer.Σπάνια χρησιμοποιεί τα νύχια του.
Şehirlerde, taze meyveler çok pahalıydı ve nadiren tüketilirdi.Για τους κατοίκους των πόλεων τα φρέσκα οπωροκηπευτικά ήταν πολύ ακριβά κι έτσι καταναλώνονταν σπάνια.
Çok nadir durumlarda, ikizler yapışık ikiz olabilir.Σε πολύ σπάνιες περιπτώσεις, τα δίδυμα γίνονται σιαμαία.
Bu bakteriler yiyeceklerde yaşayabilirler ama bu duruma oldukça nadir rastlanır.Αυτά τα βακτήρια επιζούν στις τροφές, ωστόσο αυτό είναι μάλλον ασυνήθιστο.
Avrupa'da nadir görülürler.Ακόμη σπάνιος αλλού στην Ευρώπη.
Gelişmiş ülkelerde çok nadir görülmektedir.Τέτοιες περιπτώσεις στον αναπτυγμένο κόσμο είναι σπάνιες.
Resmi sözleri olmayan nadir ulusal marşlardan biridir.Είναι από τους λίγους εθνικούς ύμνους που δεν έχουν επίσημους στίχους.
Kar oldukça nadir görülür.Χιονοπτώσεις παρατηρούνται σπάνια.
Bu hastalığın ölüme yol açması çok nadirdir.Ο θάνατος εξαιτίας αυτής της ασθένειας είναι πολύ σπάνιος.
Nadiren diğer oyuncular ön plana çıktı.Σε σπάνιες περιπτώσεις άλλοι ηθοποιοί έχουν παίξει τον πρωταγωνιστικό ρόλο.
Afganistan’da yanıkları TVYA’nın %60’ını geçen hastalar nadiren hayatta kalabilmektedir.Στο Αφγανιστάν, οι άνθρωποι με εγκαύματα μεγαλύτερα του 60% της TBSA σπάνια επιβιώνουν.
İyi tanımlanmış üç tane kola sahip galaksiler ise oldukça nadirdir.Οι γαλαξίες με τρεις καθαρά διαχωρισμένους σπειροειδείς βραχίονες είναι σπάνιοι.
Son derece nadirdir, özellikle bebeklerde ve çocuklarda görülür.Εκδηλώνεται κυρίως σε βρέφη και μικρά παιδιά.
Yağmur çok nadir görülür.Οι βροχές δεν είναι συχνές.
Hiç birisi özellikle nadir değildir.Κανένα σημείο δεν είναι πιο σπάνιο.
Tek kollu sarmal galaksiler de çok nadirdir.(Στα αγγλικά:One-armed spiral galaxies) Οι σπειροειδείς γαλαξίες είναι επίσης σπάνιοι.
Nadiren kullanılır.Χρησιμοποιήθηκε σπάνια.
Çok nadirdir.Είναι σπάνια.
Nadiren hastane koşullarında tedavi gerekebilir.Σπάνια απαιτείται νοσηλεία στο νοσοκομείο.
Bazen bir çakal başlı olan bir kadın olarak tasvir edildi, ama bu çok nadirdir.Ενίοτε απεικονιζόταν επίσης με κεφάλι τσακαλιού, αλλά πολύ σπάνια .
Nadiren diensefalonun bazı parçaları da bu tanıma girer.Σπάνια εμφανίζεται αυτή η πλευρά της φύσης του, όμως.
Oldukça nadir olarak bulunur. ^ "Archived copy".Πρότυπο:Retrieved «Archived copy».
Piyelonefrit ise 20 ila 30 kat daha nadir görülür.Η συχνότητα εμφάνισης της πυελονεφρίτιδας είναι 20 έως 30 φορές μικρότερη.
Bununla beraber bazı bestekârlar bir küçük mücennep aralığı ile nadiren karar vermişlerdir.Οι απόψεις αυτές δεν έπεισαν ποτέ σχεδόν κανέναν, εκτός από μία μικρή ομάδα οικονομολόγων.
20 yaşın altında görülmesi çok nadirdir.Είναι σπάνιο να τη δούμε σε άλλες ηλικίες.
Evliliklerde boşanmalara, çok nadir rastlanmaktadır.Οι γάμοι μέσα στην οικογένεια είναι πολύ σπάνια.
Ciddi krupa nadiren rastlanmaktadır (< %1).Η σοβαρή ψευδομεμβρανώδης λαρυγγίτιδα είναι σπάνια (<1%).
El bombaları nadiren patlıyordu.Όπλα αποκαλύπτονται σπάνια.
Fakat nadiren bu hayvanlar için zaman harcarlar.Υπάρχουν πολλά σπάνια ζώα σε αυτό.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod