Ana içeriğe geç
Sözlük

nadir ile cümle

nadir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İyicil varlıklardır, nadiren kötü davranırlar.I noduli caldi sono molto raramente maligni.
Albüm ayrıca sanatçının en nadir bulunabilen albümüdür.Forse questo è l'album più raro che abbia mai prodotto.
Oldukça nadir bulunan bir türdür.È una specie piuttosto rara ovunque.
İnsanda oldukça nadir olarak rastlanır.Non apparve che raramente in pubblico.
Primer vajinismustan daha nadir görülür.Il camuffamento dall'olfatto è invece più raro.
Funda (roman), Kerime Nadir romanı.Grazia Romani, Una vita breve.
Batı Avrupa'da nadir ama düzenli görülen rastlantısal konuklardır.Nell'Europa occidentale compare come visitatore occasionale molto raro.
Bu form, batı Avrupa'ya çok nadir bir serseridir.Questa specie è un raro visitatore dell'Europa occidentale.
Ayrıca belgelendirilmemiş yeni veya nadir türlerin belirlenmesinde de yararlı olabilir.Ormai può essere classificato nei frutti rari e dimenticati.
Ağaç ya da çalı, nadiren de liana formunda bitkilerdir.Le piante sono cespugli o piccoli alberi, a volte liane come Actinidia.
Bu keçeleşme sorunu, nadir de olsa kısa tüylü türlerde de görülebilmektedir.Tale caratteristica sembra essere abbastanza rara nei pipistrelli.
Russell engereği dağılım bölgesindeki bazı yerlerde çok yaygındır bazı yerlerde ise çok nadir görünür.Solo D. russelli è relativamente comune in un'area del Mediterraneo orientale, le altre sono rare o rarissime.
Nadir durumlarda enfeksiyon, tedaviye gerek kalmadan temizlenir.In rari casi, l'infezione può risolversi senza alcun trattamento.
Günümüzde ise bu kullanımın modası geçmiştir nadiren kullanılır.Al di fuori di questi casi sembra che questo sistema sia usato piuttosto raramente.
Nadiren arıcılık da yapılır.Raramente si manifesta epatotossicità.
Nadir olarak ikiz de doğabilir.Raramente nascono dei gemelli.
Fakat halen nadiren de olsa bazı zorunlu durumlarda kullanılabilmektedir.Più raramente, potrebbe essere applicato ad altre religioni.
Bu tür Batı Avrupa'da nadiren görülür.In Europa questo tipo di corse vengono organizzate raramente.
Bu yetenek hayvanlar arasında çok nadirdir.Questa pratica è estremamente rara presso i rapaci.
O nadiren kiliseye gider.Он редко ходит в церковь.
Saldırılmadığı sürece bir köpek nadiren ısırır.Собака редко кусает, не будучи атакованной.
Bizim köpek nadiren ısırır.Наша собака редко кусается.
Tom nadiren şapka giyiyor.Том редко надевает шляпу.
O para üstünü nadiren kontrol eder.Он редко проверяет сдачу.
O para üstünü nadiren sayar.Он редко проверяет сдачу.
Tom işi hakkında nadiren konuşur.Том редко говорит о работе.
Nadiren kravat takarım.Я редко ношу галстук.
Tom bir yere yürüyerek çok nadir gider.Том редко ходит куда-нибудь пешком
"Elementlerin keşfi: XVI. Nadir toprak elementleri".«The discovery of the elements: XVI. The rare earth elements».
Halk kütüphanelerinin aksine, milli kütüphaneler nadiren vatandaşların kitap borçlanmasına izin verir.В отличие от публичных библиотек, они редко позволяют гражданам брать книги.
20. yüzyılın ilk yarısında Don Carlos/Don Carlo operası çok nadir olarak sahnelenmiştir.В течение первой половины XX века «Дон Карлоса» ставили редко.
Bugün, UUCP nadiren çevirmeli bağlantı üzerinde kullanılmakta, ama bazen TCP/IP üzerinde kullanılmaktadır.Сегодня UUCP редко используется по каналам коммутируемого доступа, но иногда используется по TCP/IP.
Tom'un ise galip geldiği zamanlar oldukça nadirdir.Это — один из редких случаев, когда Том говорит.
Nadiren suyun içinde bulundukları gözlemlenmiştir.Потом они увидели змею, последовали за ней и вышли к источнику воды.
20 yaşın altında görülmesi çok nadirdir.В возрасте до 2 лет он встречается крайне редко.
Simen Dağları, Afrika'da kar yağışının gözlemlenebildiği nadir yerlerden biridir.Из-за высотности, Сыменские горы — одно из немногих мест в Африке, где снег выпадает регулярно.
Hiç birisi özellikle nadir değildir.На практике ничьи бывают исключительно редко.
Aşırı yüksek veya düşük sıcaklıklar nadiren görülmektedir.Очень высокая и очень низкая температура регистрируются редко.
Çok nadiren görülmeyebilir.Его нечасто можно увидеть.
Bu hastalık nadir de olsa günümüzde de görülmektedir.Это, хотя и редко, можно встретить и в наше время.
Şah, at ve fil çok nadir durumların dışında (%0,5) yalnız kalan bir şahı mat edemez.Король, конь и слон не могут поставить мат одинокому королю (исключение составляют 0,5 % позиций).
Kalp kası biyopsisi çok nadir durumlarda yapılır.Биопсии сердечной мышцы проводится в очень редких случаях.
Ağrı çok nadir görülür.При этом боль возникает редко.
Fazla hareket etmezler; hızlı koşar; nadiren uçarlar.Прекрасно бегают, летают быстро, но редко продолжительно.
Ayrıca Kızıl Kitap'ta geçen nadir bilinen hayvan türleri de vardır.Здесь обитают редкие виды животных занесённых в Красную книгу.
Hem de Avustralya'da nadir bir serseridir.Также редок в Австралии.
NADIR istatistik tabanlı bir anomallik detektörü ve bir uzman sistem kullandı.NADIR использовала основанный на статистике детектор аномалий и экспертную систему.
Grup içerisinde anlaşmazlık çok nadir görülür.Тем не менее, ссоры в группе крайне редки.
Ksenon nadir bulunuşu sebebi ile diğer hafif soy gazlardan çok daha pahalıdır.Из-за своей малой распространенности ксенон гораздо дороже более легких инертных газов.
Bunun üzerine Nadir de kuvvetleriyle Meşhed üzerine yürüdü.Его преемником стал его почти полный тёзка (у них различались только отчества).
Tek kollu sarmal galaksiler de çok nadirdir.Спиральные галактики с одним рукавом также редки.
Dünyadaki ayıların en nadir türden biri olan mavi ayı, doğada nadiren görülür.Один из самых редких подвидов бурого медведя в мире, очень редко встречается в дикой природе.
Meksika kurdu (Canis lupus baileyi) Kuzey Amerika'da bulunan nadir kurt türlerinden biridir.Волк мексиканский (Canis lupus baileyi) — один из малых подвидов североамериканского серого волка.
GLP-1'in metabolik olarak aktif formları, endojen GLP-1- (7-36) NH2 ve daha nadir olan GLP-1- (7-37) 'dir.Биологически активные формы глюкагоноподобного пептида-1: GLP-1-(7-37) и GLP-1-(7-36)NH2.
Nadir olarak görülen ancak önemli olabilecek yan etkiler şunlardır.Одна из самых редких вещей, которые мы делаем, мы думаем.
Resiften oluşan halkanın genişliği nadiren bir kilometreyi geçer.Мощность современных турбидитов редко превышает 1 км.
El bombaları nadiren patlıyordu.Огнестрельное оружие попадается редко.
Bu nedenle böyle nadir bir kültüre, antik ve zengin bir tarihe sahipler.Немногие дворянские роды имеют такую древнюю и богатую историю.
Çok nadiren flanşın, dörtgen veya eliptik tasarlandığı da olur.Однако, иногда их делали четырёхугольными или эллиптическими.
Kan transfüzyonlarına nadiren ihtiyaç duyulmaktadır.В редких случаях применяют переливание крови.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod