Ana içeriğe geç
Sözlük

nadir ile cümle

nadir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Geleceği görme gücüne sahip nadir taşlardandır.He has two abilities to see the future.
Azı-dişi-tipinde fazladan dişlerin görülmesi en nadir olan şeklidir.Molar-type extra teeth are the rarest form.
Resimlerini çok nadir olarak sergiledi.This resulted in some very unusual portraits.
Bu durum yetişkinlerde daha nadirdir.The condition is rare in adults.
Bu tarz politik evlilikler Merovenj Hanedanı'nda nadir görülür.This sort of political match was rare for the Merovingian kings.
Nadir türlerdendir.Rare variety.
Nadiren ilaç olarak kullanılır.Systemic medications are rarely used.
Dalışlar nadiren 2 dakikadan fazla sürer.Dives rarely exceed two minutes in duration.
Nadiren size saldırabilirler.They are rarely lobed.
Nadiren değişken olurlar.He seldom transforms.
27 Şubat - Cemal Nadir GülerFebruary 29 – There will be a rare full moon.
Fakat nadiren bu hayvanlar için zaman harcarlar.Otherwise, it rarely kills animals.
Nadir Şah, komutanları tarafından öldürüldü.The hijackers were killed by Singapore Commandos.
Dizide çoğunlukla kilise içinde görülür ve çok nadir olarak dış sahnelerde görülmüştür.He possibly lives in the Retirement Castle and is rarely seen in the series.
Doğada tek fotonlar nadir olarak olarak rastlanır.In nature, single photons are rarely encountered.
Fakat nadir bulunması ve kıymeti dolayısıyla, artık bu amaçla kullanılmamaktadır.However, because it is fragile and in poor condition it is no longer displayed.
Uygulamasındaki karmaşıklığı nedeniyle rahat sıralama çok nadiren kullanılır.Due to its complexity, smoothsort is rarely used.
Yara enfeksiyonu nadiren görülür.Wound infection is rare.
1930) Nadir Hastalıklar Günü (2016)COMMITTEE ON INFECTIOUS DISEASES (2016).
Fakat gösterilerde nadiren sesini duymak mümkündür.They are rarely seen in the show.
Asil Nadir hakkında çıkarılan yakalama kararı ile 17 Aralık 1990 tarihinde tutuklandı.A controversial verdict of not guilty was announced on 17 December.
Bu albümde, önceden kaydedilmiş nadir bulunan prova materyalleri yer almaktadır.These doors open to the highly intact former recording studios.
Fotovoltaik sistemler nadiren batarja depolamasını da kullanmaktadırlar.PV systems rarely use battery storage.
Sektörel Heterokromi insanlarda son derece nadir görülür, nüfusun yaklaşık 1%'inde bulunmaktadır..This is very uncommon in the population with about a 1% prevalence.
Hemen hemen her zaman kız çocuklarda görülür, bozukluk olan erkek fetüsler nadiren doğar.Furthermore, in rare cases, some girls are born without hymens.
Primer vajinismustan daha nadir görülür.The Telekiosk is rarely seen anymore.
Nehir nadir de olsa Kuzey Nehri (North River) olarak da bilinmektedir.The river is sometimes still called the North River at this point.
Bu tür olaylar nadiren de olsa Protestanların cezalandırılmasına yol açmıştır.Because of the nature of the circumstances, these crimes are rarely punished.
Eser miktarda nadir elementler ve alkali metaller bu işlemde katkı sağlar.Traces of rare-earth and alkali metals are beneficial to the process.
Nâdiren, preeklemsi doğum sonrası dönemde görülebilir.Breastfeeding can begin immediately after birth.
The Knife nadiren medya ile işbirliği içindeydi ya da müzik piyasasınınana karakteriydi.The Knife rarely cooperate with the media or the mainstream music scene.
Gunumuzse bu nadir bina "Guzel Sanatlar Muzesi" olarak kullanılmaktadır.Some sources incorrectly refer to this institution as "Yokohama Museum of Modern Art".
Nadiren uzak enfeksiyon veya enfekte bir serebral venöz sinüs trombozundan kaynaklanabilir.They rarely can be caused by distant infection or an infected cerebral venous sinus thrombosis.
İşi çok özel ve nadir gelen eşyaları pazarlamaktır.Special rules apply for use of rare and valuable items.
Tek bir B sınıfı elemanı pratikte nadiren bulunur.It will often be the case that one of the b terms will be negative.
Nadir restoranlarda da karşılaşılabilir.Rarely attainable in restaurants.
Genelde nadiren maksimum 5 yıllık süre beklenir, süre dolmadan meclis çözülerek seçime gidilir.Elections are held every five years unless the parliament is dissolved before that time.
Ancak unutulmamalıdır ki çok nadiren devletler yakalanan ajanlarına sahip çıkar.This does not include, however, those normally executed by the secular authorities.
Ancak bazı kadınlarda hareketin çok daha sonraları hissedilmeye başlaması da nadir değildir.It is common for some women not to feel the fetus move until much later.
Serttir, nadir bulunur ve korozyona karşı çok dayanıklıdır.It is very hard, and is extremely resistant to corrosion.
Uhud Savaşı Medine'den Yahudi Beni Nadir'lerin kovulması.Expulsion of Banu Nadir Jews from Medina.
Göçmendirler, tropikal Afrika'da kışı geçirirler ve üreme sahasının kuzeyinde nadirdirler.It is migratory, wintering in tropical Africa, and is rare north of the breeding range.
Ayrıca nâdir yıldırım bükme ustalarından da biridir.Also from Una goccia di splendore.
Çok nadirdir.Very rare.
Diğer ülkelerde de çok nadir olarak yapımlanmıştır.The film was also rare in other countries.
Ara sıra nadiren Kuzey Amerika'da görülürler.It can occasionally be found in North America.
Arızaya dayanıklılık ile nadiren sorun yaşayan sistemler arasında bir fark bulunmaktadır.There is a difference between fault tolerance and systems that rarely have problems.
O herhangi bir konuda nadiren tavır alır.He rarely says anything.
Rengi uçuk pembedir, elmasların en nadir bulunanlarından biridir. .Red diamonds are the rarest type of colored diamonds.
Bu şekilde çarpıklık gösteren anakütleler pratikte çok nadir bulunabilirler.Kidney failure is very rare in this form.
Nadiren ilerki kariyerleri boyunca oyunculuktan farklı bir mesleğe yönelirler.Only rarely will a singer specialize in these roles for an entire career.
Son derece nadirdir, özellikle bebeklerde ve çocuklarda görülür.They are found most often in infants and children.
Bu yıl Asil Nadir İngiltere'de en zengin 100 iş adamı arasına girdi.She regularly featured among the top fifty richest women in England.
Ancak bu etkileşimler çok nadir ve diğer deney verileriyle çok benzerlik taşımakta.This value and uncertainty are about the same as the latest experimental results.
Ancak bu daha yüksek sayıda faktörler için analizler çok nadir olarak yapılmaktadır.However, in case of large systems, such knowledge is rather rare.
Dünya üzerinde nadir kabilelerde özel insanlar difonik sesler çıkarabilmektedirler.On Earth, ordinary people are suspicious of Ludens.
Bu Asil Nadir'in konuyla ilgili takındığı tavırla paraleldi.I am entirely in sympathy with what the noble Earl said with regard to police traps.
Kaşıntı deride bozulmaya neden olabilir ve nadiren bakteriyel bir enfeksiyona neden olabilir.Itching may cause skin breakdown and uncommonly result in a bacterial infection.
Nadir toprak metal, monazit gibi minerallerinde bulunur.This rare metal is mined at Mt.
Tırnakları sayesinde nadirde olsa ağaçlara tırmanırlar.Because of this claw, they can climb trees.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod