Ana içeriğe geç
Sözlük

nüfuz ile cümle

nüfuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu acı sayesinde, Hofstadter ne kadar derinden birbirimize nüfuz ettiğimizi anladı.Prin suferinţa lui, Hofstadter a înţeles cât de adânc suntem inter-penetraţi.
Bu acı sayesinde, Hofstadter ne kadar derinden birbirimize nüfuz ettiğimizi anladı.Skrz utrpenie, Hofstadter pochopil, ako sme hlboko prepojení.
Bu acı sayesinde, Hofstadter ne kadar derinden birbirimize nüfuz ettiğimizi anladı.Thông qua sự chịu đựng, Hogstadter hiểu ra họ thực sự thâm nhập sâu sắc thế nào.
Bu acı sayesinde, Hofstadter ne kadar derinden birbirimize nüfuz ettiğimizi anladı.Παρόλο τον πόνο του ο Χοφστάντερ κατάλαβε πόσο βαθιά διαπερνάμε ο ένας τον άλλον.
Bu acı sayesinde, Hofstadter ne kadar derinden birbirimize nüfuz ettiğimizi anladı.Въпреки страданието си, Хофстадер рабрал колко дълбоко и взаимосвързани сме ние.
Bu acı sayesinde, Hofstadter ne kadar derinden birbirimize nüfuz ettiğimizi anladı.Через своє страждання Гофстадтер зрозумів, наскільки глибоко ми взаємопроникаємось.
Bu acı sayesinde, Hofstadter ne kadar derinden birbirimize nüfuz ettiğimizi anladı.Через свои страдания Хофштадтер понял, насколько глубоко мы все взаимосвязаны.
Bu acı sayesinde, Hofstadter ne kadar derinden birbirimize nüfuz ettiğimizi anladı.דרך סיבלו הבין הופשטטר עד כמה כולנו חדורים הדדית.
Bu acı sayesinde, Hofstadter ne kadar derinden birbirimize nüfuz ettiğimizi anladı.خلال معاناته فهم هوفستادتر مقدار عمق اختراقنا.
Bu acı sayesinde, Hofstadter ne kadar derinden birbirimize nüfuz ettiğimizi anladı.深く繋っているかを理解したのです 長年にわたる政策の失敗で
Bunun yanı sıra, FCM 50(t)"nin topu yüksek ateş hızına ve ortalama bir nüfuza sahiptir.En plus de cela, le FCM50(t) possède un canon doté d'une cadence de tir élevée et d'une pénétration moyenne.
Bunun yanı sıra, FCM 50(t)"nin topu yüksek ateş hızına ve ortalama bir nüfuza sahiptir.Kromě toho má FCM 50(t) také dělo s vysokou rychlostí střelby a průměrnou průbojností.
Bunun yanı sıra, FCM 50(t)"nin topu yüksek ateş hızına ve ortalama bir nüfuza sahiptir.La potencia de su motor le permite moverse a esta velocidad constantemente.
Bunun yanı sıra, FCM 50(t)"nin topu yüksek ateş hızına ve ortalama bir nüfuza sahiptir.Poza tym FCM 50(t) jest wyposażony w działo o wysokiej szybkostrzelności i przeciętnej penetracji.
Bunun yanı sıra, top muhteşem bir nüfuza ve düzgün kavisli açılara sahiptir.Aparte, el cañón tiene una gran capacidad de penetración y un buen ángulo vertical.
Bunun yanı sıra, top muhteşem bir nüfuza ve düzgün kavisli açılara sahiptir.Działo T71 cechuje się świetnym potencjałem penetracji oraz dużym zakresem pionowego wychyłu.
Bunun yanı sıra, top muhteşem bir nüfuza ve düzgün kavisli açılara sahiptir.En outre, le canon possède une excellente pénétration ainsi que de bons angles d'élévation d'arc.
Bunun yanı sıra, top muhteşem bir nüfuza ve düzgün kavisli açılara sahiptir.Kromě toho se dělo vyznačuje vynikající průbojností a dobrým náměrem.
Bunun yanı sıra, top muhteşem bir nüfuza ve düzgün kavisli açılara sahiptir.Zudem hat das Geschütz eine hohe Durchschlagskraft und ordentliche Neigungswinkel.
Çinliler apaçık bir şekilde Kuzey Bölgesi üzerinde daha fazla nüfuza sahipti;Číňané měli pochopitelně na severu větší vliv,
Çinliler apaçık bir şekilde Kuzey Bölgesi üzerinde daha fazla nüfuza sahipti;중국은 북베트남에 큰 영향을 끼쳤고
Çinliler apaçık bir şekilde Kuzey Bölgesi üzerinde daha fazla nüfuza sahipti;Trung Quốc rõ ràng có nhiều ảnh hưởng hơn ở miền Bắc
Çinliler apaçık bir şekilde Kuzey Bölgesi üzerinde daha fazla nüfuza sahipti;イギリスは南にもっと影響を与えた。
Elindeki nedir? Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.너의 손에 무엇이 있느냐? 거기에는 신분, 소득, 영향력이 있습니다.
Elindeki nedir? Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.Τι έχεις στο χέρι σου; Έχεις μια ταυτότητα, έχεις εισόδημα, έχεις επιρροή.
Elindeki nedir? Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.מה בידך? יש לך זהות, יש לך הכנסה, יש לך השפעה.
Elindeki nedir? Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.ماذا بين يديك؟ إن لديك هوية، ولديك دخل، ولديك نفوذ.
Güney Bölgesi'nde daha fazla nüfuza sahiptiler.프랑스는 남베트남에 좀더 큰 통치력을 끼쳤다.
Güney Bölgesi'nde daha fazla nüfuza sahiptiler.Pháp cũng có tầm ảnh hưởng ở miền Nam lớn hơn.
Güney Bölgesi'nde daha fazla nüfuza sahiptiler.フランスの植民地支配の間に
İngilizler de Güney Bölgesi'nde bu nüfuza sahiptiler.Anh có nhiều ảnh hưởng hơn ở miền Nam.
İngilizler de Güney Bölgesi'nde bu nüfuza sahiptiler.Britové měli zase větší vliv na jihu.
İngilizler de Güney Bölgesi'nde bu nüfuza sahiptiler.영국은 남베트남에 큰 영향을 끼쳤다.
İngilizler de Güney Bölgesi'nde bu nüfuza sahiptiler.フランス人が、戻ってくる
İyi nüfuz potansiyeline sahip Yüksek Patlayıcılıkta Tanksavar Mermi doldurabilme özelliği, bu açığını kapatır.Dieser Nachteil wird durch die Fähigkeit ausgeglichen, HEATs mit einem guten Durchschlagspotential zu laden.
İyi nüfuz potansiyeline sahip Yüksek Patlayıcılıkta Tanksavar Mermi doldurabilme özelliği, bu açığını kapatır.이런 약점은 관통력이 좋은 성형작약탄을 장전할 수 있는 능력으로 보완됩니다
İyi nüfuz potansiyeline sahip Yüksek Patlayıcılıkta Tanksavar Mermi doldurabilme özelliği, bu açığını kapatır.Tato nevýhoda je kompenzována možností používat explozivní munici s dobrým potenciálem průbojnosti.
Kafalara nüfuz etmek yeterli değildir... ...akıllara nüfuz etmek gerekir.Каждый герой по-своему.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.Ai identitatea ta, ai venitul tău, ai influenţa ta.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.Anda memiliki identitas, anda memiliki sumber pendapatan, anda memiliki pengaruh.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.Con có danh tính; con có thu nhập; con có ảnh hưởng.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.Du hast eine Identität, du hast ein Einkommen, du hast Einfluss.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.Je identiteit, je inkomen, je invloed.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.La tua identità, il tuo reddito, il tuo potere.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.Máš svoju identitu, máš svoj príjem, máš svoj vplyv.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.Máš svou identitu, máš svůj příjem, máš svůj vliv.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.Masz tożsamość, masz dochód i masz wpływ.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.Tu as une identité, tu as un revenu, tu as de l'influence.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.¿Tu identidad, tu salario, tu influencia?
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.Van személyazonosságom, jövedelmem, hatalmam.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.Имаш идентичност, доход, влияние.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.У тебе ідентичність, у тебе дохід, у тебе вплив.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.У тебя есть индивидуальность, есть доход, есть влияние.
Kimliğin var, gelirin var, nüfuzun var.何を持っているのか?
Mustang, Bradley'in ortadan kaybolmasından faydalanıyor ve Başkumandan'ın nüfuzunu dilediğince kullanıyorsun!Mustang... Du utnyttjar att Bradley saknas- -och använder hans inflytande i eget syfte.
Mustang, Bradley'in ortadan kaybolmasından faydalanıyor ve Başkumandan'ın nüfuzunu dilediğince kullanıyorsun!Mustang, käytät Bradleyn poissaoloa hyväksesi- -ja hänen vaikutusvaltaansa.
Mustang, Bradley'in ortadan kaybolmasından faydalanıyor ve Başkumandan'ın nüfuzunu dilediğince kullanıyorsun!¡Mustang, te estás aprovechando de la ausencia de Bradley y estás usando su influencia para tus propios fines!
Mustang, Bradley'in ortadan kaybolmasından faydalanıyor ve Başkumandan'ın nüfuzunu dilediğince kullanıyorsun!Mustang udnytter, at Bradley er forsvundet - - og bruger hans indflydelse til at fremme sin sag.
Mustang, Bradley'in ortadan kaybolmasından faydalanıyor ve Başkumandan'ın nüfuzunu dilediğince kullanıyorsun!Mustang, wykorzystujesz nieobecność Bradleya i manipulujesz jego autorytetem zgodnie z potrzebami.
Mustang, Bradley'in ortadan kaybolmasından faydalanıyor ve Başkumandan'ın nüfuzunu dilediğince kullanıyorsun!Мустанг, вы пользуетесь отсутствием Брэдли и его влиянием так, как вам заблагорассудится.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod