Ana içeriğe geç
Sözlük

nüfuz ile cümle

nüfuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Neden acaba? Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?Ellos no consultaron la demografía.
Neden acaba? Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?모두가 깜짝 놀랐습니다. 왜냐구요? 그들이 인구 통계를 보지 않았기 때문입니다.
Neden acaba? Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?Nie obchodziła ich demografia.
Neden acaba? Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?Ze keken niet naar de demografie.
Neden acaba? Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?Και ξέρετε τι; Δεν παρακολουθούσαν τις πληθυσμιακές εξελίξεις.
Neden acaba? Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?Вони знехтували демографією.
Neden acaba? Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?כדי להביא שינוי. למרבה הפלא, הם לא בדקו את הנתונים הדמוגרפיים.
Neden acaba? Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?لعمل التغيير. احرزوا ؟ لم يشاهدوا التركيبة السكانية.
Neden acaba? Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?エジプト人の平均年齢は24才で
Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?Ei nu urmăreau datele demografice.
Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?Eles não observavam a demografia.
Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?Họ không xem nhân khẩu học.
Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?Mert nem törődött senki a népesség alakulásával.
Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?Non diedero ascolto ai dati demografici.
Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?On n'a pas regardé les données démographiques.
Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?Wissen Sie - man hat die Demographie nicht beachtet.
Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?Демография сделала своё дело.
Nüfuz dağılımını kimse biliyor mu?Познайте. Те не гледаха демаграфските данни.
Nüfuz EtBehatolás
Nüfuz EtDoordringen
Nüfuz EtGå igennem
Nüfuz EtGenomträng
Nüfuz Et침투
Nüfuz EtPenetração
Nüfuz EtPenetracja
Nüfuz EtPenetra
Nüfuz EtPenetrate
Nüfuz EtPenetrate
Nüfuz EtPenetrate
Nüfuz EtPenetrează
Nüfuz EtPenetroi
Nüfuz EtPercer
Nüfuz EtPreboj
Nüfuz EtPronikání
Nüfuz EtRaketenabwehr
Nüfuz EtXuyên vào
Nüfuz EtΔιείσδυση
Nüfuz EtАтака
Nüfuz EtПроникнення
Nüfuz Etטילים
Nüfuz Etإخترق
Nüfuz Et侵入
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.Am intervievat o femeie de afaceri sus-pusă - ea mi-a zis că n-are timp.
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.Entrevisté a una poderosa mujer de negocios, me dijo que no tenía tiempo.
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.Entrevistei uma poderosa mulher de negócios; ela disse-me que não tinha tempo.
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.Ich habe eine hochdotierte Geschäftsfrau interviewt, sie sagte mir, sie habe keine Zeit.
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.Ik interviewde een machtige zakenvrouw. Ze zei me dat ze geen tijd had.
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.J'ai interviewé une grande femme d'affaires, qui m'a dit qu'elle n'avait pas le temps.
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.한 권위있는 여성 사업가에게 물었더니 그럴 시간이 없다더군요.
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.Pewna bizneswoman powiedziała mi, że nie ma na to czasu.
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.Una potente donna d'affari che ho intervistato mi ha detto che non aveva tempo.
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.Πήρα συνέντευξη από μια δυναμική επιχειρηματία. Μου είπε πως δεν είχε το χρόνο.
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.Интервюирах една успяла бизнесдама, която ми каза, че нямала време.
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.Я брала интервью у одной высокопоставленной бизнес-леди. Она заявила, что у нее нет времени и пояснила:
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.ראיינתי אשת עסקים רבת עוצמה. היא אמרה לי שאין לה זמן.
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.لقد اجريت مقابلة مع سيدة اعمال ذوات نفوذ, لقد اخبرتني انه لم يكن لديها الوقت.
Nüfuzlu bir işkadınıyla röportaj yapmıştım, bunun için zamanının olmadığını söyledi.ヴァギナを見る時間はないと言いました 彼女曰く "ヴァギナを見るのは一日がかり"
Nüfuzunuzu, kapsamlı sürdürülebilir değişimleri desteklemek için her yerde kullanın.Gebruik je invloed ter ondersteuning van een alomvattende duurzame verandering overal.
Nüfuzunuzu, kapsamlı sürdürülebilir değişimleri desteklemek için her yerde kullanın.Használják a befolyásukat arra, hogy támogassák a fenntartható, átfogó változást mindenhol.
Nüfuzunuzu, kapsamlı sürdürülebilir değişimleri desteklemek için her yerde kullanın.Hãy sử dụng tầm ảnh hưởng của mình để ủng hộ thay đổi mang tính bền vững toàn diện ở khắp nơi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod