Ana içeriğe geç
Sözlük

mutsuz ile cümle

mutsuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.É um espaço onde os cidadãos podem dar voz ao seu descontentamento e mostrar o seu poder.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.È uno spazio in cui i cittadini possono esprimere il malcontento e mostrare la loro forza.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.E un spațiu unde cetățenii pot să-și exprime nemulțumirea, să-și arate puterea.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.Het is een ruimte waar burgers hun ongenoegen kunnen luchten en hun macht tonen.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.그곳은 시민들의 그들의 불만을 이야기하고, 대중의 힘을 보여주는 장소입니다.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.Przestrzeń, gdzie obywatele mogą wyrazić swe niezadowolenie i pokazać swą siłę.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.То е пространство, където гражданите могат да изразят недоволството си и да покажат силата си.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.Это место, где граждане могут высказать своё недовольство и показать свою мощь.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.זה מרחב בו אזרחים יכולים להביע את חוסר שביעות רצונם ולהראות את כוחם.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.أنها مساحة حيث يمكن للمواطنين التعبير عن سخطهم وإظهار قوتهم.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.市民が意見を述べ 力を示せる場所です ここは アメリカ史における
Bu sizin için şaşırtıcı olabilir. Mutsuzken bu tür bir refaha sahip olabilir miyiz?Můžeme mít tenhle druh pocitu duševní pohody, když jsme smutní?
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.A tohle se jim nelíbí.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.A toto sa im nepáči.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.E eles não ficaram nada contentes com isto.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.E non sono contenti di questa cosa.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.És ennek nem örülnek.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.Et ils ne sont pas du tout contents.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.그래서 아이들은 이 사실을 좋아하지 않습니다.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.Nie są więc tym zachwyceni.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.Och de är inte glada över det här.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.Und sie sind hiermit gar nicht glücklich.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.Và chúng sẽ không vui vẻ vì điều này lắm đâu.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.Y no les hace gracia esta teoría.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.Ze zijn hier niet blij mee.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.И не са щастливи от това.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.И такой расклад их удручает.
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.והם לא מרוצים מזה
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.وهم ليسوا سُعداء بهذا
Bu sonuç onları mutsuz ediyor.(笑)
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.Al mismo tiempo, este tipo de constante vagabundeo de la mente también es una causa directa de la infelicidad.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.Ao mesmo tempo, esta espécie de pensamento errante é também uma causa directa de infelicidade.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.A zároveň, tohle neustálé putování mysli je přímou příčinou neštěstí.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.Contemporaneamente, questa specie di distrazione mentale costante è anche una causa diretta dell'infelicità.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.Dit constante zwerven van de gedachten is een directe oorzaak van ongelukkig zijn.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.Đồng thời, chính sự mất tập trung này là nguyên nhân trực tiếp của việc không hạnh phúc.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.Iar această rătăcire a minții e o cauză directă a tristeții.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.Istočasno pa je to, stalno beganje uma, neposreden vzrok za nesrečnost.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.동시에 이런 식으로 마음이 생각에 빠져 헤매는 것이 불행의 직접적인 원인이라고 합니다.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.Másrészt a gondolatoknak ez a fajta állandó elkalandozása közvetlen oka a boldogtalanságnak is.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.På samme tid, dette konstant flakkende sind er også en direkte årsag til ulykkelighed.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.Samtidigt är det här ständiga dagdrömmandet också en direkt orsak till nedstämdhet.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.Takéto neustále cestovanie mysle je tiež priamou príčinou nešťastia.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.Takie błądzenie umysłu jest też bezpośrednim źródłem braku szczęścia.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.Zugleich ist dieses ständige Gedankenkreisen auch eine direkte Ursache fürs Unglücklichsein.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.Ταυτόχρονα, αυτή η συνεχής περιπλάνηση του νου είναι επίσης άμεση αιτία της δυστυχίας.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.В сьщото време, това постоянно лутане на ума е директна причина за нещастие.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.В то же время, такая постоянная загруженность мозга — основная причина того, что мы несчастны.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.Саме тому, що ми стільки літаємо в небесах, ми почуваємося нещасними.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.מצד שני, התעייה המתמדת הזו במחשבות היא גם גורם ישיר לאומללות.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.في الوقت نفسه، هذا النوع من التيه هو سبب مباشرا للتعاسة.
Bu tür bir zihin dalgınlığı, aynı zamanda mutsuzluğun açık bir sebebi.不幸の直接的な原因ともなります 私たちの寿命は そんなに長くないのに
Bu yüzden size sadece bir tek mutsuz bir çocuğunun olduğu bir örnek göstereceğim.In dit voorbeeld is slechts één droevig kindje.
Bu yüzden size sadece bir tek mutsuz bir çocuğunun olduğu bir örnek göstereceğim.Jag kommer att visa dig ett exempel där bara finns ett ledset barn.
Bu yüzden size sadece bir tek mutsuz bir çocuğunun olduğu bir örnek göstereceğim.Mutatok egy példát, egyetlen szomorú gyerekkel.
Bu yüzden size sadece bir tek mutsuz bir çocuğunun olduğu bir örnek göstereceğim.Vă voi arătă un exemplu unde un singur copil e trist.
Çok mutsuz oldum.Było mi bardzo przykro.
Çok mutsuz oldum.Eram foarte supărat.
Çok mutsuz oldum.Ero molto arrabbiato.
Çok mutsuz oldum.Ich war sehr aufgebracht.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod