Ana içeriğe geç
Sözlük

mutsuz ile cümle

mutsuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu durumda, mutsuzluk gerçekten de sevinç getirir.Neste caso, a miséria adora companhia.
Bu durumda, mutsuzluk gerçekten de sevinç getirir.Niemand ist mit seinem Schmerz gerne allein, insbesondere in diesem Fall.
Bu durumda, mutsuzluk gerçekten de sevinç getirir.Takto viděno, čím větší chudoba, tím větší podnět s ní něco dělat.
Bu durumda, mutsuzluk gerçekten de sevinç getirir.Trong trường hợp này, sự bất hạnh thật sự yêu bạn đồng hành
Bu durumda, mutsuzluk gerçekten de sevinç getirir.W tym wypadku , nieszczęścia na prawdę chodzą parami.
Bu durumda, mutsuzluk gerçekten de sevinç getirir.Σε αυτή την περίπτωση η αθλιότητα πραγματικά αγάπα τη συντροφιά.
Bu durumda, mutsuzluk gerçekten de sevinç getirir.В този случай нещастието наистина не идва само.
Bu durumda, mutsuzluk gerçekten de sevinç getirir.В цьому випадку, страждання насправді полюбляє компанію.
Bu durumda, mutsuzluk gerçekten de sevinç getirir.В этом случае, бедность воистину любит кампанию.
Bu durumda, mutsuzluk gerçekten de sevinç getirir.במקרה הזה - צרת רבים היא אכן חצי נחמה.
Bu durumda, mutsuzluk gerçekten de sevinç getirir.في هذه الحالة البؤس والعناء حقا يحب الصحبة.
Bu durumda, mutsuzluk gerçekten de sevinç getirir.さて、以下のことを考えてみて下さい:
Bu görüntünün altında ben son derece mutsuzdum,güvensiz hissediyordum ve gerçekten korkuyordum.and fundamentally frightened - frightened of other people, of the future, of failure
Bugün, herkes mevcut küresel vaziyetten ötürü mutsuz ve hayal kırıklığına uğramış durumda.Aujourd'hui, tout le monde est déçu par l'ordre international actuel et de mécontentement.
Bugün, herkes mevcut küresel vaziyetten ötürü mutsuz ve hayal kırıklığına uğramış durumda.皆様、
Bundan dolayı mutsuz değildi.Elle n'était pas inquiète.
Bundan dolayı mutsuz değildi.Không phải bà thấy bất hạnh về điều này.
Bundan dolayı mutsuz değildi.Nebyla z toho nešťastná.
Bundan dolayı mutsuz değildi.Nie była z tego powodu nieszczęśliwa.
Bundan dolayı mutsuz değildi.No estaba infeliz al respecto.
Bundan dolayı mutsuz değildi.Non era infelice.
Bundan dolayı mutsuz değildi.Sie war nicht unglücklich darüber.
Bundan dolayı mutsuz değildi.Şi nu era nefericită din cauza asta.
Bundan dolayı mutsuz değildi. Tevekkül içindeydi.유언장 때문에 기분이 별로 안좋아 보였습니다. 체념한 상태였지요.
Bundan dolayı mutsuz değildi. Tevekkül içindeydi.היא לא הייתה אומללה בגלל זה. היא הייתה מנועה.
Bundan dolayı mutsuz değildi. Tevekkül içindeydi.لم تكن حزينة من وضعها هذا. كانت قد تقاعدت.
Bundan dolayı mutsuz değildi. Tevekkül içindeydi.「死ぬことをわすれないように 遺書はいつもベッド脇においてあり
Bundan dolayı mutsuz değildi.Ze was hier niet ongelukkig over.
Bundan dolayı mutsuz değildi.Δεν ήταν δυστυχής.
Bundan dolayı mutsuz değildi.Ее это не огорчало.
Bundan dolayı mutsuz değildi.Не беше нещастна заради това.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Asta a fost unul dintre ei moduri nefericite, dezagreabil.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Cela a été un de ses malheureux, manières désagréables.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Das war einer ihrer unglücklichen, unangenehme Art und Weise.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Dat was een van haar ongelukkig, onaangenaam manieren.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Det var en af ​​hendes ulykkelige, ubehagelige måder.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Det var en av hennes olyckliga, obehagligt sätt.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Đó là một trong những cách khó chịu, không vui của cô.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Esa fue una de sus maneras infelices, desagradables.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Ez volt az egyik boldogtalan, kellemetlen módon.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Itu adalah salah satu bahagia nya, cara menyenangkan.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.그것은 그녀의 행복, 마음에 안드는 방법 중 하나였습니다.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Que foi um de seus infelizes, maneiras desagradáveis.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Questo è stato uno dei suoi infelici, modi sgradevoli.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Se oli yksi hänen onneton, epämiellyttävä tavoilla.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.To bol jeden z jej nešťastných, nepríjemný spôsobmi.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.To była jedna z jej nieszczęśliwy, sposoby nieprzyjemne.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.To byl jeden z jejích nešťastných, nepříjemný způsoby.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.To je bil eden od njenih nesrečnih, neprijeten način.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Αυτός ήταν ένας από δυστυχισμένος, δυσάρεστες τρόπους της.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Това беше един от нейните нещастни, неприятни начини.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Це була одна з її нещасною, неприємне способами.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.Это была одна из ее несчастной, неприятное способами.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.זה היה אחד, לא נעים לה דרכים אומלל.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.وكان أن واحدة من طرق لها ، لم تكن راضية سارة.
Bu onu mutsuz, nahoş yollarından biriydi.そう彼女はまだ座っていた。 "まあ、"夫人Medlockは言った。
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.C'est un espace où les citoyens peuvent exprimer leur mécontentement et montrer leur pouvoir.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.Đó là một không gian mà người dân có thể lên tiếng phản đối và thể hiện quyền lực của họ.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.Es ist ein Raum, wo Bürgerinnen und Bürger ihren Unmut kundtun und ihre Macht zeigen können.
Burası vatandaşların mutsuzluklarını dillendirebilecekleri ve güçlerini gösterebilecekleri bir alan.Es un espacio donde los ciudadanos pueden expresar su descontento y demostrar su poder.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod