Çok mutsuz oldum.Ik was geschokt.
Çok mutsuz oldum.J'étais très énervé.
Çok mutsuz oldum.전 굉장히 화가 났습니다.
Çok mutsuz oldum.Nagyon felkavart.
Çok mutsuz oldum.Saya sangat kesal.
Çok mutsuz oldum.Yo estaba muy disgustado.
Çok mutsuz oldum.Ήμουν πραγματικά αναστατωμένος.
Çok mutsuz oldum.Бях много разстроен.
Çok mutsuz oldum.Я был очень расстроен.
Çok mutsuz oldum.הייתי מאוד מרוגז.
Çok mutsuz oldum.كنت مستاءا جدا.
Çok mutsuz oldum.かつて 母が私に 女の子の服を着せていた事を思い出しました
Çünkü mutluluk senin doğan. Ama eğer mutsuzsan, bu genellikle bir şey ile ilgilidir.Porque la felicidad es tu naturaleza, ¿lo ves? pero si estás triste, normalmente es por algo.
Diğerlerinin mutsuz olduğu değil, mutlu olduğu bir hayat yaşamak istiyoruz.Kami ingin hidup dengan kebahagiaan masing-masing bukan dengan penderitaan masing-masing.
Diğerlerinin mutsuz olduğu değil, mutlu olduğu bir hayat yaşamak istiyoruz.Vogliamo vivere della reciproca felicità non dalla reciproca infelicità.
Diğerlerinin mutsuz olduğu değil, mutlu olduğu bir hayat yaşamak istiyoruz.Vrem sa traim dupa fericirea celorlalti, nu dupa suferinta altora;
Diğerlerinin mutsuz olduğu değil, mutlu olduğu bir hayat yaşamak istiyoruz.Wir sollten am Glück des anderen teilhaben und nicht einander verabscheuen.
Diğerlerinin mutsuz olduğu değil, mutlu olduğu bir hayat yaşamak istiyoruz.Искаме да живеем щастливи, а не в страдание.
Diğerlerinin mutsuz olduğu değil, mutlu olduğu bir hayat yaşamak istiyoruz.互いに憎んだり軽蔑したりはしたくないはずだ。
Doğrusu, çoğu zaman görmüyorum. Ve oradan gerçekten mutsuz ayrılıyorum.Direi che per me la maggior parte delle volte non è così, e me ne vado sentendomi davvero infelice.
Dördüncü sınıf öğrencileri dinozorlarını severler, ve onları ezberlerler. Bu sonuç onları mutsuz ediyor.Copiii de-a patra îşi iubesc dinozaurii, îi învaţă pe de rost, şi nu sunt mulţumiţi de situaţia aceasta.
Durumun böyle olması olası, ama şu da mümkün: insanlar mutsuzken, akılları başka yerde olabilir.Det är möjligt att så är fallet, men det kan också vara så att människor dagdrömmer när de är olyckliga.
Durumun böyle olması olası, ama şu da mümkün: insanlar mutsuzken, akılları başka yerde olabilir.Het is mogelijk, maar ook is mogelijk dat mensen dagdromen als ze ongelukkig zijn.
Durumun böyle olması olası, ama şu da mümkün: insanlar mutsuzken, akılları başka yerde olabilir.Je možné, že je to pravda, ale tiež môže byť pravda, že ľudia snívajú práve vtedy, keď sú nešťastní.
Durumun böyle olması olası, ama şu da mümkün: insanlar mutsuzken, akılları başka yerde olabilir.'딴생각'을 하면 불행해질 수도 있지만, 어쩌면 불행할 때, '딴생각'을 하게 되는지도 모릅니다
Durumun böyle olması olası, ama şu da mümkün: insanlar mutsuzken, akılları başka yerde olabilir.Možná. Možná je to tak, že když jsou lidé nešťastní, mají tendenci nechávat své myšlenky se toulat.
Durumun böyle olması olası, ama şu da mümkün: insanlar mutsuzken, akılları başka yerde olabilir.Poate că așa este, dar poate că e invers: când sunt nefericiți, oamenii își lasă minea să hoinărească.
Durumun böyle olması olası, ama şu da mümkün: insanlar mutsuzken, akılları başka yerde olabilir.To prawdopodobna hipoteza, ale może nieszczęśliwi ludzie częściej się zamyślają.
Durumun böyle olması olası, ama şu da mümkün: insanlar mutsuzken, akılları başka yerde olabilir.Vielleicht ist das eher der Fall. Wie kann man herausfinden, welche Annahme stimmt?
Durumun böyle olması olası, ama şu da mümkün: insanlar mutsuzken, akılları başka yerde olabilir.Възможно е, това да е случая, но може да бъде и случая, че когато хората са нещастни, те се разсейват.
Durumun böyle olması olası, ama şu da mümkün: insanlar mutsuzken, akılları başka yerde olabilir.Можливо це й так, але може бути, що люди поринають у роздуми тоді, коли нещасні.
Durumun böyle olması olası, ama şu da mümkün: insanlar mutsuzken, akılları başka yerde olabilir.יתכן שזה המצב אך יתכן גם שכשאנשים לא מאושרים אז מחשבתם נודדת.
Durumun böyle olması olası, ama şu da mümkün: insanlar mutsuzken, akılları başka yerde olabilir.という逆の可能性もあります そっちの方がもっともらしいですね
Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.Daca devin tot mai nefericiti, va fi rau pentru americani.
Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.Gdy są coraz mniej szczęśliwi, to jest to złe dla Amerykanów. Ok.
Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.Ha egyre kevésbé boldogok, az rossz lesz az amerikaiak számára.
Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.만약 그들이 점점 더 불행해진다면, 미국인에게도 나쁘겠죠.
Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.Più saranno infelici e peggio sarà per gli Americani.
Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.Pokud budou míň štastní, bude to špatné i pro Američany.
Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.Si cada día se sienten menos contentos, eso será malo para los estadounidenses.
Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.S'ils deviennent de moins en moins heureux, ça ne sera pas bon pour les Américains.
Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.Wenn sie immer unglücklicher werden, ist das schlecht für die Amerikaner. Okay.
Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.Ако стават все по-малко и по-малко щастливи, това ще бъде лошо за американците. Така.
Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.Если же они будут чувствовать всё большее недовольство, американцам от этого станет хуже.
Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.אם הם יהיו פחות ופחות מרוצים, זה רע לאמריקאים. אוקיי.
Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.اذا كانوا أقل وأقل سعادة، سيكون ذلك سيئا بالنسبة للأميركيين ، حسنا.
Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.なのでこれはノンゼロサムといえます
'Ekranda gördüđünüz mutsuz adam Derrick Jensen'dir.Aber es sind Aussagen wie diese, die ihn so kontrovers machen:'
'Ekranda gördüđünüz mutsuz adam Derrick Jensen'dir.Ale sú to výroky ako je tento, čo z
'Ekranda gördüđünüz mutsuz adam Derrick Jensen'dir.Dar afirmații de genul ăsta îl fac atât de controversat:'
'Ekranda gördüđünüz mutsuz adam Derrick Jensen'dir.Kannanotot kuten nämä tekevät hänestä kuitenkin kiistellyn hahmon:'
'Ekranda gördüđünüz mutsuz adam Derrick Jensen'dir.그런데 그는 다음과 같은 발언으로 논란을 불러일으키기도 했습니다. - 캘리포니아 샤스타 댐 건설을 제안한
'Ekranda gördüđünüz mutsuz adam Derrick Jensen'dir.Mais ce sont des déclarations comme celles-ci qui le rendent controversé:'
'Ekranda gördüđünüz mutsuz adam Derrick Jensen'dir.Ma sono dichiarazioni come questa che lo rendono cosi' discusso:
'Ekranda gördüđünüz mutsuz adam Derrick Jensen'dir.Men det är uttalanden som denna som gĂśr honom sĂĽ kontroversiell:
'Ekranda gördüđünüz mutsuz adam Derrick Jensen'dir.Pero son declaraciones como ésta que lo hace ser tan controversial:
'Ekranda gördüđünüz mutsuz adam Derrick Jensen'dir.'Ο λυπημένος άντρας που βλέπεται σε αυτή την οθόνη είναι ο Derrick Jensen.
'Ekranda gördüđünüz mutsuz adam Derrick Jensen'dir.Но именно подобные утверждения делают его идеи столь интересными для дискуссии:
Eminim, bu olay ailenizi çok mutsuz etmiştir.그들은 당신의 가족을 나는 확실히 매우 불행 한 느낌을 했다.
Eminim, bu olay ailenizi çok mutsuz etmiştir.Είμαι σίγουρος ότι έκαναν την οικογένειά σας πολύ δυστυχισμένη.