Ana içeriğe geç
Sözlük

mutsuz ile cümle

mutsuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat orada hiç hoş bir manzarayla karşılaşır çünkü çocukları evliliklerinde mutsuzdur.Nors ji yra mylimas vaikas, jos tėvai nėra laimingi santuokoje.
Başlarda askeriyede mutsuzdur ve kaçmayı düşünmektedir.Kalėjimo sąlygos buvo baisios ir jis bandė pabėgti.
1885'te Mária Molnár ile evlendi, ancak evlilikleri mutsuzdu ve 1892'de boşandılar.1885 abiellus ta Mária Molnáriga, aga abielu oli õnnetu ja nad asusid 1892 lahku elama.
Mutsuzluk getirir.Ta ostab õnnetu.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.Abielu ei olnud õnnelik ja see lahutati.
Mutsuz ve problemli bir evlilik.See abielu osutus õnnetuks.
Görmüyor musunuz ki sizin bu mutluluk arayışınız, kendinizi mutsuz ve çaresiz hissetmenizin asıl nedenidir?Mis on meie kalduvuses armastada iseennast nii piinlikku ja õnnetut?
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.Aber ein paar Kinder sind traurig und blau, weil sie ihren Mantel vergessen haben.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.Ale několik dětí je smutných a skleslých, protože si zapomněly svůj kabát.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.Ale niektoré si zabudli kabát, preto sú smutné a modré.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.De páran közülük szomorúak és kékek, mert nem vettek kabátot.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.Gra polega na śledzeniu które dzieci miały kurtki, a które nie.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.하지만 몇몇 아이들은 슬프고 우울해 보입니다. 코트을 잃어버렸기 때문인데요,
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.Ma alcuni sono tristi e sconsolati perché si sono dimenticati il cappotto.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.Mais quelques enfants sont tristes et bleus parce qu'ils ont oublié leur manteau.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.Men några barn är ledsna (dvs blå) eftersom de har glömt sin jacka.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.Mulți sunt veseli pentru că e pauză, dar câțiva albaștri sunt triști pentru că și-au uitat haina.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.Nhưng một số chúng thì buồn và xanh vì đã để quên áo khoác ở nhà.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.Pero unos pocos niños están tristes y azules porque olvidaron su abrigo.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.Αλλά λίγα παιδιά είναι λυπημένα και μπλε επειδή ξέχασαν το πανωφόρι τους.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.Но несколько детей грустные, они синие, потому что забыли пальто.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.Но няколко деца са тъжни и сини, защото са си забравили палтата.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.אבל כמה ילדים עצובים וכחולים כי הם שכחו את המעילים שלהם.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.ولكن بعضهم حزينين ويرتدون الملابس الزرقاء، لأنهم نسوا معاطفهم.
Ama birkaç çocuk mutsuz ve üşümüş çünkü paltolarını unutmuşlar.子供たちが動き始めますので
Ama eğer mutsuzsan, bu genellikle bir şey ile ilgilidir.De ha szomorú vagy, az többnyire valami miatt van.
Ama eğer mutsuzsan, bu genellikle bir şey ile ilgilidir.Mais si tu es triste, c'est généralement à propos de quelque chose.
Ama eğer mutsuzsan, bu genellikle bir şey ile ilgilidir.Ma se sei triste, di solito e' per qualcosa.
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Aber die Leute sagte zu ihr: "Warum bist du so schlecht gelaunt?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Ale lidé jí říkali, "Proč jsi tak nešťastná?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Ale ludzie mówili do niej: "Czemu jesteś taka przygnębiona?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Dar oamenii obișnuiau să-i spună: "De ce ești atât de tristă?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.하지만 사람들은 그녀에게 말합니다. "왜 그렇게 슬퍼 보이세요?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Maar mensen zegden tegen haar: "Waarom ben je zo ongelukkig? "
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Mais les gens lui disaient, "Pourquoi es-tu si malheureuse?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Ma la gente le diceva: "Perché sei così infelice?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Mas as pessoas costumavam perguntar-lhe. "Porque estás tão infeliz?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Men folk brukade säga "varför är du så olycklig?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Nhưng mọi người hay nói với cô ấy "sao trông cô khó chịu thế"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Pero la gente solía decirle: "¿Por qué eres tan infeliz?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Але всі питали в неї: "Що трапилося?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Но люди обычно спрашивали её : "Что случилось, чем ты так расстроена?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.Хората обаче й казваха: "Защо си толкова нещастна?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.אבל אנשים נהגו להגיד לה, "למה את כל כך אומללה?"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.ولكن اعتاد الناس على القول لها ، " لماذا انتي بائسة هكذا؟"
Ama insanlar ona "Niçin bu kadar mutsuzsun?" diyorlardı.人々はいつも彼女の気持ちを
Amerika güvenliğini tehdit eder. Eğer gittikçe mutsuz olurlarsa, bu Amerikanlar için kötü bir şey olucaktır.Als ze minder en minder gelukkig zullen zijn, zal dat slecht zijn voor de Amerikanen.
Amerikan yorganlarına benzer, ve üzerinde yamalar vardır, mutlu ve mutsuz yamalar.In realtà, questo tessuto assomiglia ad un tradizionale quilt americano, con pezze felici e pezze infelici.
Amerikan yorganlarına benzer, ve üzerinde yamalar vardır, mutlu ve mutsuz yamalar.구식 미국 퀼트(누비 천)와도 같죠. 여러가지 천 조각이 붙어있습니다. 행복한 조각, 불행한 조각.
Amerikan yorganlarına benzer, ve üzerinde yamalar vardır, mutlu ve mutsuz yamalar.אם אתם מדמיינים רשתות חברתיות כסוג של מארג אנושי רחב --
Amerikan yorganlarına benzer, ve üzerinde yamalar vardır, mutlu ve mutsuz yamalar.لحاف أمريكي من الطراز القديم، وعليه بُقع، بقع سعيدة وبقع حزينة.
Amerikan yorganlarına benzer, ve üzerinde yamalar vardır, mutlu ve mutsuz yamalar.幸せな布切れと不幸せな布切れが継ぎ合わせられていて その人が幸せになるかどうかは
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Aber das Fehlen eines metaphorischen Goldfischglases ist ein Rezept für Elend, und, ich vermute, Katastrophe.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Absencia metaforického akvária je receptom na biedu. a obávam sa, že aj na nešťastie.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Ale brak jakiegoś metaforycznego akwarium jest receptą na niedolę, i, jak podejrzewam, katastrofę.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Ale nepřítomnost nějakého metaforického akvária je recept na problémy, a možná i neštěstí.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Dar absența unui acvariu metaforic este o rețetă pentru nefericire și presupun eu, dezastru.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.De a metaforikus akvárium hiánya a receptje a nyomorúságnak, és, ahogy feltételezem, a katasztrófának.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.하지만 은유적인 표현으로의 수조가 없다면 괴로움의 지름길 입니다. 재앙이라고 할 수 있겠죠.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Maar de afwezigheid van een figuurlijke vissenkom is vragen om ellende, en, vermoedelijk, onheil.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod