Ana içeriğe geç
Sözlük

mutsuz ile cümle

mutsuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İşte bu yüzden kendimi hep dışlanmış ve mutsuz hissediyordum.Vì vậy mình đã luôn xuất hiện với sự mệt mỏi và thất vọng.
Hikâye parçalanmış bir ailenin mutsuz çocukları ile başlar.Tác phẩm mở đầu bằng hình ảnh một gia đình bất hạnh.
Mutsuz bir çocukluk geçirdi.Đây là con người có tuổi thơ bất hạnh.
Eve döndüğüm zaman mutsuz bir insan olmaya başladım.Khi trở về nhà, cô trở nên chán nản.
"Mutsuz Mucit August Dayı'yı Hatırla".“Tùng Dương đam mê thời trang bất tận”.
Selahattin ile mutsuz bir evlilikleri vardır.Những tưởng đang có một cuộc hôn nhân hạnh phúc.
Fakat orada hiç hoş bir manzarayla karşılaşır çünkü çocukları evliliklerinde mutsuzdur.Họ cưới nhau trong hoàn cảnh bất đắc dĩ trải qua cuộc sống hôn nhân đầy trắc trở.
O tu che in seno aglı angeli - "Mutsuz olan kişiye hayat bir cehennemdir...そして天界の遥か下方の地獄に堕とされ堕天使となる。
Berlin’e gitmeyi en başından istemeyen Marić, şehirde gittikçe daha mutsuz hale geldi.ベルリンに行きたがらなかったミレヴァは、この街で徐々に不幸せになっていった。
Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum.''ただし城主の実名は記載されていない。
Babasıyla ilişkisi kötüydü ve evde mutsuzdu; bu yüzden 17 yaşında evden ayrıldı.その後、父親は再婚したが、継母とはうまくいかず、17歳の時に家を出た。
Fakat orada hiç hoş bir manzarayla karşılaşır çünkü çocukları evliliklerinde mutsuzdur.後に小野島と結婚するが、その性格が災いして結婚生活もうまくいかず離婚。
Ama, mutsuz bir evlilik olur ve üç yıldan sonra biter.その後に交際を重ね、3年ほど経って結婚する。
İnsanları mutsuz etmekten hoşlanır.人の不幸が好き。
Eve döndüğüm zaman mutsuz bir insan olmaya başladım.そのことがきっかけで元の世界に帰った後は円満な性格となっていった。
“Sigarayı bırakarak mutlu yaşayacağıma, sigarayla birlikte mutsuz da olsa keyifli yaşayayım” der.これを受けて、「禁煙して横綱だったら、煙草を吸いまくっての幕内の方が良いです」と答えたと言われる。
Yaşlı ve mutsuz kadın zayıflama hapları kullanmaya başlar.病気かつ老いた身の青峰を刑事は容赦なく連行し、それが病をこじらせることとなった。
“Mutsuz bir Sokrat (Sokrates) olmak mutlu bir domuz olmaktan yeğdir” sözü bu görüşünü anlatır.「満足な豚であるより、不満足な人間である方が良い。
Fakat, aynı zamanda eğer paraları yoksa mutsuz olacaklarını da ekler.彼はさらに、金が無ければ幸せになれないと言う。
Selahattin ile mutsuz bir evlilikleri vardır.臆病で内気なところがあり、不幸な結婚をしている。
Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum.''我受主公(指曹操)存命之恩,不敢违其命令。
Bunun yerine ebeveyni 1866'da Van Gogh'u Tilburg'da bir ortaokula gönderdi ancak burada da çok mutsuzdu.1866年雙親將其送至蒂尔堡的一間中學,但梵高對此地也很不滿意。
Sonra kader bu iki mutsuz insanı karşılaştırır.这个矛盾疑因后来两名伤者不治所致。
“Mutsuz bir Sokrat (Sokrates) olmak mutlu bir domuz olmaktan yeğdir” sözü bu görüşünü anlatır.密尔另有「做一个消瘦的苏格拉底,比做一只肥硕的猪好」的名言。
Ancak Rachel evlidir, mutsuzdur ve kocasından şiddet görmektedir.唯罗氏生性凶悍,夫妻感情不睦。
Mutsuz giden evlilik 2002'de noktalanır.2002年,婚變回台。
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.和上司曾有婚外情,后来分手了。
Fakat Marx Londra Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi'nde mutsuzdur.牛顿在伦敦出版《流数术和无穷级数》。
Ama, mutsuz bir evlilik olur ve üç yıldan sonra biter.他们的婚姻结果是不幸的,并且仅仅持续了三年多。
Rabbime ibadet etmekle de mutsuz olmayacağımı umuyorum.''그러나 타인의 권원에 의하여 부속된 것은 그러하지 아니하다.
Ama, mutsuz bir evlilik olur ve üç yıldan sonra biter.결혼은 그다지 행복하지 않았으며 3년 정도밖에 지속되지 않는다.
Marenka mutsuzdur, çünkü ailesi onu hiç tanımadığı bir erkele evlendirmek istemektedir.그런데 어느 날, 결혼도 하지 않았고 자신이 전혀 알지 못하는 아정과 결혼했다는 소문을 듣게 된다.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.둘은 임신까지 해서 진아를 낳았지만 결혼 허락을 받지 못하고 헤어져야 했다.
Gölaud ona neden kendini bu kadar mutsuz hissetiğini sorar.이에 사스케는 왜 이렇게까지 자신에게 집착하느냐고 나루토에게 질문한다.
Görmüyor musunuz ki sizin bu mutluluk arayışınız, kendinizi mutsuz ve çaresiz hissetmenizin asıl nedenidir?아득해진 하소연을 이제야 헤아려보니 슬프고 애통한 마음을 어찌 견뎌낼 수 있단 말인가?
Mutsuz bir çocukluk geçirdi.הייתה לה ילדות אומללה.
Müşterilerin MobileMe'den iCloud'a geçişi için mutsuz olan bir sınıf davası Mayıs 2012 başında açıldı.תובענה ייצוגית הוגשה נגד אפל על ידי לקוחות שלא היו מרוצים מהמעבר מ-MobileMe ל-iCloud במאי 2012.
Gölaud ona neden kendini bu kadar mutsuz hissetiğini sorar.וודי מגלה למה הוא נהפך לרשע כל כך.
Vegas'ta mutsuzdu ve birkaç ay sonra Chicago'ya geri döndü.הוא השתקע בקנדה ואחרי מספר חודשים חזר לישראל.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.נישואי הוריה לא היו מוצלחים, והם התגוררו בנפרד.
Onun için operet çifte mutsuzlukla sona erer.הספר מסתיים בטרגדיה כפולה.
Marenka mutsuzdur, çünkü ailesi onu hiç tanımadığı bir erkele evlendirmek istemektedir.השניים התארסו, אולם היא נלחצה מנישואין לאדם שהיא לא מכירה.
Bundan da kötüsü mutsuz bir İrlandalı Katolik çocuk olmaktır."אני חש יותר צער כלפי הנער האיראני.
1885'te Mária Molnár ile evlendi, ancak evlilikleri mutsuzdu ve 1892'de boşandılar.ב-1848 נשא לאשה את אפי גריי, שלה הקדיש נובלה בסגנון פנטסטי, אך הנישואים היו בלתי מאושרים ובוטלו ב-1854.
O mutsuz görünüyor.הוא נראה אומלל.
O mutsuz görünüyor.הוא נראה עצוב.
Ama, mutsuz bir evlilik olur ve üç yıldan sonra biter.Бракът им е щастлив, но продължава само три години.
Görmüyor musunuz ki sizin bu mutluluk arayışınız, kendinizi mutsuz ve çaresiz hissetmenizin asıl nedenidir?Не са ли тези двама млади, активни хора живо доказателство за собствените му пропуски и несгоди?
Başlarda askeriyede mutsuzdur ve kaçmayı düşünmektedir.В първата си битка той вижда смъртта и решава да избяга.
Ben niye mutsuzum diye bir soru sormaya başladım kendime.Защо трябва аз да се срамувам от нещо, което не съм предизвикала?
Istırap ya da mutsuzluğu tatmamış biri mutlu olabilir mi?Кой странник без въздишка можа да те остави?
Tom mutsuzdu.Том беше нещастен.
Sen hiç Tom'un ne kadar mutsuz göründüğünü fark ettin mi?Забелязал ли си колко нещастен изглежда Том?
Tom mutsuz görünüyordu.Том изглеждаше нещастен.
Mutsuz bir çocukluk geçirdi.Djetinjstvo joj je bilo nesretno.
Ebeveynleri mutsuz bir evliliğe sahipti ve bu yüzden boşandılar.U braku su imali dvoje djece, no rastali su se zbog bračnih razmirica.
Başlangıçtaki mutsuzluğuna rağmen Dodgson ölümüne kadar Christ Church'te kaldı ve birçok görev aldı.Napriek počiatočnému znechuteniu ale Dodgson na Christ Church zotrval v rôznych funkciách až do svojej smrti.
Ailesi avukat olmasını istediği için kolejde de mutsuzdu.Neskôr študoval právo, pretože otec si želal, aby sa stal advokátom.
23-25 yaş arası: Hayattan mutsuzluk ve rahatsızlık hissediliyor.Bolniki so bili stari od 70-75 let, trpeli so za pomanjkanjem teka, hujšanjem in duševno potrtostjo.
Yüzünden mutsuzluğu okunuyordu.Trpel je zaradi neprištevnosti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod