mutluluk ile cümle

mutluluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat aşk her zaman mutluluk verici olmaz.Mas o amor nem sempre é uma experiência feliz.
Fakat aşk her zaman mutluluk verici olmaz.Men kärlek är inte alltid en glad upplevelse.
Fakat aşk her zaman mutluluk verici olmaz.Nhưng tình yêu không luôn luôn là một trải nghiệm hạnh phúc.
Fakat aşk her zaman mutluluk verici olmaz.Pero el amor no siempre es una experiencia feliz.
Fakat aşk her zaman mutluluk verici olmaz.Tapi cinta tidak selalu merupakan pengalaman yang menyenangkan.
Fakat aşk her zaman mutluluk verici olmaz.Αλλά ο έρωτας δεν είναι πάντα χαρούμενη εμπειρία.
Fakat aşk her zaman mutluluk verici olmaz.Але кохання не завжди приносить щастя.
Fakat aşk her zaman mutluluk verici olmaz.Но любовта не винаги е щастливо преживяване.
Fakat aşk her zaman mutluluk verici olmaz.Но любовь не всегда приносит счастье.
Fakat aşk her zaman mutluluk verici olmaz.אך האהבה איננה תמיד חוויה מאושרת.
Fakat aşk her zaman mutluluk verici olmaz.ولكن الحب ليس دائما تجربة سعيدة.
Fakat aşk her zaman mutluluk verici olmaz.ある大学生が 研究で
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.Dar, la fel, singura care a supravieţuit e fericirea.
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.하지만 아주 비슷하게, 단 한가지 생존한 가치는 행복이었습니다
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.Maar erg vergelijkbaar, was de enige waarde die overleefde: "geluk".
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.Mais de façon très similaire, la seule qui survive est le bonheur.
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.Ma parimenti, l'unico sopravvissuto era la felicità.
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.Nhưng điều tương đồng là đều có chung sự hạnh phúc.
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.Nur Glück blieb übrig.
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.Pero similarmente, el único que sobrevivió fue el de la felicidad.
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.Podobnie jednak jak w poprzednim przykładzie, przy zmianie ocaleje poczucie szczęścia.
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.Tapi sangat mirip, satu-satunya bahwa ketika kita bertahan akan ada kebahagiaan.
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.Але єдиною цінністю, яка пережила структурну зміну, було щастя.
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.Но много подобно, единствената оцеляла ценност била щастието.
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.При этом единственная не затронутая переменой ценность - это счастье.
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.אך בדומה להם, הערך היחיד שנותר הוא האושר.
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.ولكن شبه كبير ، القيمة الوحيدة التي بقيت هي السعادة.
Fakat çok benzer şekilde, sadece mutluluk ayakta kaldı.美貌、幸せ、富、自制などに対し
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti.Aber nach nur einem Jahr der Freude kroch ein dunkler Schatten zurück in ihr Leben.
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti. Arador, Argonui oğlu,Ale sotva po roce radosti se temný stín znovu vplížil do jejich životů.
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti. Arador, Argonui oğlu,Ale sotva po roku radosti, sa temný tieň znovu vpílil do ich životov.
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti. Arador, Argonui oğlu,Jednak po zaledwie roku radości cień wkradł się spowrotem w ich życie.
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti. Arador, Argonui oğlu,Maar na slechts een jaar van vreugde, kroop een donkere schaduw terug in hun leven.
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti. Arador, Argonui oğlu,Mais après seulement un an de bonheur, une ombre obscure s'étendit à nouveau sur leurs vies.
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti. Arador, Argonui oğlu,Mas apenas um ano de felicidade depois, uma sombra negra adentrou a vida deles novamente.
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti. Arador, Argonui oğlu,Men efter blott ett år av lycka... sänkte sig skuggan över deras liv igen.
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti. Arador, Argonui oğlu,Men efter kun et års glæde, krøb en mørk skygge tilbage i deres liv.
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti. Arador, Argonui oğlu,Pero tras solo de un año de alegría, una oscura sombra se deslizó de nuevo en sus vidas.
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti. Arador, Argonui oğlu,Αλλά ύστερα από ένα μόλις χρόνο χαράς μια μαύρη σκιά σύρθηκε πάλι στις ζωές τους.
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti. Arador, Argonui oğlu,Но когда прошёл всего один радостный год, их жизнь омрачилась новой тенью.
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti.Ma dopo solo un anno gioioso,
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti.しかし 1年が過ぎると- 再び暗い影が動き始める
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Chúng ta mới phát hiện ra rằng ta có thể đo đạc những dạng thức khác nhau của sự hạnh phúc.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Det har visat sig att vi kan mäta olika former av lycka.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Det viser sig at vi kan måle forskellige former for lykke.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.En het blijkt dat we verschillende vormen van geluk kunnen meten.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Es zeigt sich, dass wir verschiedene Arten von Glück messen können.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Il s'est avéré que l'on pouvait évaluer différentes formes de bonheur.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.다양한 방식으로 행복을 측정할 수 있다는 것이 밝혀졌습니다.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Osoittautuu, että voimme mitata onnellisuuden eri muotoja.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Resulta que podemos medir distintas formas de felicidad.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Risulta che possiamo misurare diverse forme di felicità.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.S-a dovedit că putem măsura diferite forme ale fericirii.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Ternyata kita dapat mengukur kebahagiaan dalam bentuk yang berbeda.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Úgy tűnik, képesek vagyunk a boldogság különböző megnyilvánulásait mérni.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Ukázalo se, že můžeme měřit rozdílné druhy štěstí.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Wygląda na to, że możemy mierzyć różne odmiany szczęścia.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Zdi se, da lahko merimo različne oblike sreče.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Αποδεικνύεται ότι μπορούμε να μετρήσουμε τις διαφορετικές μορφές της ευτυχίας.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Виявляється, ми можемо виміряти різні форми щастя.

İlgili Sayfalar