mutluluk ile cümle

mutluluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Оказалось, что различные формы счастья поддаются измерению.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.Оказва се, че може да се измерят различни форми на щастие.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.מתברר שאנו יכולים למדוד צורות שונות של אושר.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.و تحول الأمر لنستطيع قياس أشكال مختلفة من السعادة.
Farklı mutluluk şekillerini ölçebileceğimiz anlaşıldı.どなたでもこのウェブサイトにアクセスして
Fikri mülkiyeti bize ait bu işle ilgilenmek isteyen herkesle bu çözümü paylaşmaktan mutluluk duyarız.Es ist unsere Technologie und wir teilen unsere Erkenntnisse gern mit allen, die sie auch anwenden wollen.
Fikri mülkiyeti bize ait bu işle ilgilenmek isteyen herkesle bu çözümü paylaşmaktan mutluluk duyarız.우리가 배운 기술을 기꺼이
Fikri mülkiyeti bize ait bu işle ilgilenmek isteyen herkesle bu çözümü paylaşmaktan mutluluk duyarız.Ne apartine si suntem fericiti sa o impartasim cu oricine e interesat sa faca acelasi lucru.
Fikri mülkiyeti bize ait bu işle ilgilenmek isteyen herkesle bu çözümü paylaşmaktan mutluluk duyarız.То е наша собственост и с удоволствие ще споделим каквото сме научили с всеки, който е заинтересован от това.
Fikri mülkiyeti bize ait bu işle ilgilenmek isteyen herkesle bu çözümü paylaşmaktan mutluluk duyarız.ואנו שמחים לחלוק את מה שלמדנו עם כל אחד
Fikri mülkiyeti bize ait bu işle ilgilenmek isteyen herkesle bu çözümü paylaşmaktan mutluluk duyarız.و نحن سعيدون بمشاركة ما تعلمناه مع أي أحد
Fikri mülkiyeti bize ait bu işle ilgilenmek isteyen herkesle bu çözümü paylaşmaktan mutluluk duyarız.お役に立ててもらえると思います
Fransız kahvesinin beynimize nasıl mutluluk salgıladığını anlatmak için geldiyseniz, bu çok iyi bir seçim.Glückseligkeit in unseren Gehirnen verbreitet, wäre das ein Erfolg.
Fransız kahvesinin beynimize nasıl mutluluk salgıladığını anlatmak için geldiyseniz, bu çok iyi bir seçim.불란서 커피가 어떻게 우리의 두뇌에 행복을 확산시키는지에 대해 이야기 하려 한다면, 그 강연은 꼭 해야 되겠죠.
Fransız kahvesinin beynimize nasıl mutluluk salgıladığını anlatmak için geldiyseniz, bu çok iyi bir seçim.levittää onnellisuutta aivoissamme, on oikeilla raiteilla.
Fransız kahvesinin beynimize nasıl mutluluk salgıladığını anlatmak için geldiyseniz, bu çok iyi bir seçim.Se vocês vierem aqui falar sobre como o café francês espalha felicidade nos nossos cérebros, é uma vantagem.
Fransız kahvesinin beynimize nasıl mutluluk salgıladığını anlatmak için geldiyseniz, bu çok iyi bir seçim.לדבר על: איך קפה צרפתי יפיץ שמחה במוח שלנו שיחקת אותה!
Fransız kahvesinin beynimize nasıl mutluluk salgıladığını anlatmak için geldiyseniz, bu çok iyi bir seçim.لمحادثة حول كيف أن القهوة الفرنسية ستنشر السعادة في أدمغتنا، فذلك سينجح.
Fransız kahvesinin beynimize nasıl mutluluk salgıladığını anlatmak için geldiyseniz, bu çok iyi bir seçim.「あなたの」「脳」にもたらす「幸福感」について 話をすれば 成功間違いなしです (拍手)
Gay olmaktan mutluluk duyuyordum ki sanırım bu böyle olmalı çünkü gay aynı zamanda mutlu demek.Boldogan voltam meleg, ez logikusnak tűnt, mert a meleg (gay) boldogot is jelent.
Gay olmaktan mutluluk duyuyordum ki sanırım bu böyle olmalı çünkü gay aynı zamanda mutlu demek.Byłem szczęśliwym gejem, tak być powinno, bo "gay" oznacza też "wesoły".
Gay olmaktan mutluluk duyuyordum ki sanırım bu böyle olmalı çünkü gay aynı zamanda mutlu demek.Ero felicemente gay e credo fosse la cosa giusta perché la parola gay vuole anche dire felice.
Gay olmaktan mutluluk duyuyordum ki sanırım bu böyle olmalı çünkü gay aynı zamanda mutlu demek.동성애자여서 행복했고, 사실 말이 되는 얘기죠 'gay'라는 말은 '행복'을 뜻하기도 하니까요
Gay olmaktan mutluluk duyuyordum ki sanırım bu böyle olmalı çünkü gay aynı zamanda mutlu demek.Ich war glücklich schwul und das ist wohl auch richtig so, weil "gay" ja auch "glücklich" bedeutet.
Gay olmaktan mutluluk duyuyordum ki sanırım bu böyle olmalı çünkü gay aynı zamanda mutlu demek.Я был счастливым геем, и так оно и должно быть, ведь слово "гей" значит "счастливый".
Gay olmaktan mutluluk duyuyordum ki sanırım bu böyle olmalı çünkü gay aynı zamanda mutlu demek.--והייתי מאושר למדי, למען האמת, הייתי "עליז" מאושר, וזה נראה לי בסדר,
Gay olmaktan mutluluk duyuyordum ki sanırım bu böyle olmalı çünkü gay aynı zamanda mutlu demek.أصبحتُ مثليّاً سعيداً وفي اعتقادي أن هذا صحيح فالمثليّة تعني السعادة أيضاً.
Gay olmaktan mutluluk duyuyordum ki sanırım bu böyle olmalı çünkü gay aynı zamanda mutlu demek.でも 僕のように「同性に惹かれる」という意味ではなく「ハッピー」という意味で
Geçmişe bakıp onunla yaşadığım uzun, mutluluk dolu yıllar görüyorum.[Herbie] Non posso guardare indietro a tutti questi anni appaganti con lei.
Geçmişe bakıp onunla yaşadığım uzun, mutluluk dolu yıllar görüyorum.Живях много пълноценни години с нея.
Geçmişe bakıp onunla yaşadığım uzun, mutluluk dolu yıllar görüyorum.私と共に歩んでくれたことを深く感謝しています
Giriverdi kalbime, bir parça mutluluk sebebini bildiğim.♫ 그는 제 마음에 들어와 ♫ ♫ 행복의 일부가 되었죠 ♫ ♫ 저는 그 이유를 알아요 ♫
Giriverdi kalbime, bir parça mutluluk sebebini bildiğim.♫הוא נכנס לליבי♫ ♫פיסת אושר♫ ♫שאת מקורה אני יודעת.♫
Giriverdi kalbime, bir parça mutluluk sebebini bildiğim.♫幸せなひと時♫ ♫だってわかってる♫ ♫彼は私のため、私は彼のため♫
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.Älkää olko niin surullisia kun olemme poissa, ja olkaa onnellisia kun tapaamme jälleen.
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.Đừng quá buồn vì chúng tôi đi, và hãy thật vui vẻ cho đến khi chúng ta gặp lại nhau.
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.Känn ingen sorg när vi är borta och var lyckliga tills vi träffas nästa gång.
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.잠시 못보는 동안 너무 서운해 하지 마시구. 다시 뵐 때까지 행복 하세요.
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.Nebuďte smutní když tu nebudeme a buďte šťastní až se zase uvidíme.
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.Ne legyetek túl szomorúak amiért elmegyünk, és legyetek boldogok, amíg újra nem találkozunk.
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.Ne soyez pas trop tristes de notre départ, soyez heureux puisque nous nous rencontrerons encore.
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.Nie czujcie się smutno, kiedy pojedziemy i bądźcie szczęśliwi dopóki nie spotkamy się znowu.
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.Non siate tristi mentre siamo via, siate felici fino a quando ci incontreremo di nuovo.
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.Nu fiti tristi ca plecam, vreau sa fiti fericiti pana la urmatoarea intalnire.
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.Seit nicht zu traurig, wenn wir weg sind und seit glücklich bis wir uns wiedersehen.
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.Μην στεναχωριέστε που φεύγουμε και να <br />είστε χαρούμενοι μέχρι να ξανασυναντηθούμε.
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.Не грустите слишком, в то время пока нас не будет, и будьте счастливыми, пока мы не встречаемся снова.
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.Не тъгувайте, докато ни няма и бъдете щастливи, докато пак се срещнем.
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.لا تشعروا بالحزن لأننا ذاهبون , وابقوا سعداء حتى نتقابل مرة اخرى
Gittiğimiz için çok üzgün hissetmeyin ve yeniden buluşana kadar mutlulukla kalın.あの女... やっぱりクセ者だったな
Görünüşe göre beynimizde mutluluk ölçmek için bir yöntem var.Acontece que há uma forma de medir a felicidade no cérebro.
Görünüşe göre beynimizde mutluluk ölçmek için bir yöntem var.Eh bien, il s'avère qu'il existe un moyen de mesurer le bonheur dans le cerveau.
Görünüşe göre beynimizde mutluluk ölçmek için bir yöntem var.Kiderült, hogy lehet mérni az agyban a boldogságot.
Görünüşe göre beynimizde mutluluk ölçmek için bir yöntem var.두뇌에서 행복을 측정하는 방법이 있다고 밝혀졌습니다.
Görünüşe göre beynimizde mutluluk ölçmek için bir yöntem var.Naja, anscheinend gibt es eine Methode, das Glück im Gehirn zu messen.
Görünüşe göre beynimizde mutluluk ölçmek için bir yöntem var.Nou, het blijkt mogelijk om geluk te meten in de hersenen.
Görünüşe göre beynimizde mutluluk ölçmek için bir yöntem var.Okazuje się że istnieje metoda mierzenia poziomu szczęścia w mózgu.
Görünüşe göre beynimizde mutluluk ölçmek için bir yöntem var.Se pare că există o cale de măsurare a fericirii în creier.
Görünüşe göre beynimizde mutluluk ölçmek için bir yöntem var.Si scopre che c'è un modo per misurare la felicità nel cervello.
Görünüşe göre beynimizde mutluluk ölçmek için bir yöntem var.Ternyata ada cara untuk mengukur kebahagiaan di otak.

İlgili Sayfalar