mutluluk ile cümle

mutluluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Mutluluk cam gibidir: kırılgandır.Fericirea este ca sticla: fragilă.
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.A mosolygás leggyakoribb kiváltó oka a boldogság.
2. Mutluluk.2. A boldog szerelem.
Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir.Rájön, hogy önmagában a jólét nem teszi boldoggá az embert.
Adı Mutluluk.Makariusról nevezett el.
"Sürekli mutluluk aramak aptallıktır"."A gyakori megbocsátás az ostobát gazfickóvá teszi."
Mutluluk duygusunun zıddı olarak görülebilir.Rajta látható a Boldogasszony szobra.
İnsanların mutlulukları ve umutlarıyla beslenirler.Az emberek öröm és élvezet nélkül élnek.
Fani şeylere bağlı ve onlarla geçerli hiçbir mutluluk devamlı olamaz.A bennünket körülvevő tárgyak nem adhatnak tartós boldogságot.
Mutluluk için tek bir umut var: O da sizin içinizde!Ez a szemlélet azt mondja: élvezd önmagad, az élvezetben önmagadat élvezed.
Üretilen her şarap fıçısı onların mutluluklarını besler.A szárnyakat kapcsoló sörte minden fajon megtalálható.
Mutluluk ise bir amaç değil, bir sonuçtur.A művészetnek nem célja, hanem oka van.
Charlie, sonunda birisinin müzik geçmişini hatırlamış olmasından mutluluk duyar.Charlie on helpottunut löytäessään viimeinkin jonkun, joka tuntee hänen musikaalisen taustansa.
Mutluluk duygusunun zıddı olarak görülebilir.Mielihyvän vastakohtana voidaan nähdä mielipaha.
SinemaTürk'te Elveda MutluluklarEläköön kuvat! -animaatioblogi.
Mutluluk için tek bir umut var: O da sizin içinizde!Toinen ehto onnelliselle elämälle on terveys, joka on myös haluttu itsensä vuoksi.
Buriram mutluluk şehri anlamına gelir.Sana Buriram tarkoittaa onnellisuuden kaupunki.
Bulgaristan'ı uluslararası maçlarda temsil etmekten mutluluk duyacağını söyledi.Kansainvälisissä otteluissa Fedotenko edustaa Ukrainaa.
İnsanın özlemi mutluluk içinde yaşamaktır.Onnellisuutta tukee myös tyytyväisyys elämään.
Elveda Mutluluklar, Şahin Gök'ün yönettiği 1988 yapımı Türk filmidir.Näkemiin, hyvästi on Anssi Mänttärin ohjaama elokuva vuodelta 1986.
"Küçük Mutluluklar". sabah.com.tr.Hienola, Eriikka: ”Oon kevään lapsi” Jatkoaika.com.
Mutluluk adasında yaşayan kötü kalpli şövalye.Hirvensalon saarella sijaitseva ekumeeninen taidekappeli.
"Sürekli mutluluk aramak aptallıktır".Tulos on usein kömpelö.”
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.Laulujen teemat olivat yleensä humoristisia.
Bu şekliyle kelime “mutluluk” ve “hayal” anlamlarına gelir.Arvoja esittelee esimerkiksi näyttely ”Toivo ja unelmat”.
Clara mutlulukla kabul eder.Isolde suostuu mielihyvin.
Mutluluk nedir?Mitä on onnellisuus?
Uzun bir gece, sona eriyor Büyük mutluluk başladı.Μια μακρά νύχτα έλαβε τέλος, μια μεγάλη ευτυχία ήρθε.
Mutluluk için tek bir umut var: O da sizin içinizde!Μόνο η ευτυχία αναζητείται για τον εαυτόν της.
Burada onunla birlikte çalışmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum.Στην πραγματικότητα, όμως, ήταν χαρά να συνεργάζεσαι μαζί του.
Hikayenin parçasını mutlulukla ve gururla aldım ve doğrudan senaristle çalışmaya başladım.Κοίταξα τα έργα μου, πήρα την αγαπημένη μου πένα και άρχισα να γράφω και να υπολογίζω ...
Birbirlerini tanımadan evlenmelerine rağmen 20 yıl mutluluk içinde yaşamışlardır.Ωστόσο, ερωτεύθηκαν ακαριαία, και αποφάσισαν να παντρευτούν, μετά από 20 μέρες γνωριμίας.
Mutluluk ve keder, yaşam ve ölüm, karanlık ve aydınlık..Θερμότητα και κρύο, ζωή και θάνατος, και φυσικά...
Ve bu bize mutluluk veriyor çünkü ölümü unutuyoruz...Τις ζωές μας μαζί θα δέσουμε, για να μην μας χωρίσει ούτε ο θάνατος.
Edith ile birlikte daha lüks bir atölyeye taşındılar, ancak mutluluk kısa sürdü.Το θεατρικό δεν είχε ιδιαίτερη επιτυχία, λίγο αργότερα η Ντέιβις αρρώστησε και οι παραστάσεις αναβλήθηκαν.
Charlie, sonunda birisinin müzik geçmişini hatırlamış olmasından mutluluk duyar.Charlie er lettet over, at nogen endelig kender hans musikalske baggrund.
SinemaTürk'te Elveda MutluluklarFilm om velkomst og farvel på Filmdatabasen
Ayrıca, Avrupa Birliği’nin idaresinde “Mutluluk Komiseri” kurulmasını istemektedir.Ydermere efterspørger han en “Kommissær for Glæde” i den Europæiske Unions administration.
Burada onunla birlikte çalışmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyuyorum.Jeg er meget glad for at samarbejde med dem.
Clara mutlulukla kabul eder.Louise vil gerne være lykkelig.
Sansa mutlulukla kabul ederken Joffrey'nin bu davranışının annesi tarafından yapılması istendiğini bilmez.Sansa accepterer undskyldning, er uvidende om at Joffrey blevet tvunget ind i det af sin mor.
İnsanların mutlulukları ve umutlarıyla beslenirler.De forestillede De forskellige menneskealdres glæder og sysler.
İnsanın özlemi mutluluk içinde yaşamaktır.Er prisen for lykken et liv i ensomhed?
Mutluluk ise bir amaç değil, bir sonuçtur.Magt er ikke et middel, den er et mål.
Görmüyor musunuz ki sizin bu mutluluk arayışınız, kendinizi mutsuz ve çaresiz hissetmenizin asıl nedenidir?Til hans store rædsel går det op for ham, at han selv er grunden til sine medmenneskers ulykke og lidelse.
Para mutluluk satın alabilir mi?Kan penge købe lykke?
Mutluluk arıyoruz.Vi søger lykke.
İslam inancında bolluk, mutluluk, refah gibi iyi kavramlarla özdeşleşmiştir.Rettferdiggjøring kommer gjennom tro, sammen med gode gjerninger og lydighet.
SinemaTürk'te Elveda MutluluklarSkuespillerinnen Aase Bye.
"Sürekli mutluluk aramak aptallıktır".Det skaper illusjonen av at de alltid er glade».
Bu iki devletin bileşimi, en üst düzeyde mutluluk oluşturuyor.Kombinasjonen av disse to tilstandene ble antatt å utgjøre lykke i sin høyeste form.
Mutluluk Adasında yaşamakta.Bosatt på Ås.
Hikayenin parçasını mutlulukla ve gururla aldım ve doğrudan senaristle çalışmaya başladım.I sin skisseblokk skrev og malte han flittig, samt at han også begynte med å skrive vers.
Ancak mutluluk daha çok iyi bir yaşam tarzı ve halinden memnun olmayı ifade eder.Velvære ble definert som en sammensetning av opplevd lykkelighet og tilfredshet med livet.
Gıdıklandıkları zaman şempanzelerin aldığı mutluluk yaşa bağlı değildir.Kegembiraan terhadap gelitikan pada simpanse tidak hilang dengan usia.
Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu.Namun pekerjaan sebagai seniman jalanan adalah yang paling berkesan baginya.
İnsanların mutlulukları ve umutlarıyla beslenirler.Rakyat dapat menikmati kedamaian dan kesejahteraan.
Adı Mutluluk.Kan namanya kerjasama.
Bu bir mükemmel mutluluk anı değildir.Tidak bergaya hidup mewah.
Mutluluk ancak Gerçek Hak anlayışı ile sağlanabilir.Hanya pertobatan yang membawa sukacita sejati.

İlgili Sayfalar