mutluluk ile cümle
mutluluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Adı Mutluluk.Dit heet geluksutilisme.
Buda bu durumun zarif bir mutluluk (pīti ve sukha’dan daha yüce) olduğunu belirtmiştir.Dat bracht haar tot de bewering dat zij mooier haar had dan de godin Hera.
Yine bu yüzdendir ki her ahlakın temeli mutluluk eğilimi olmalıdır.Elk ethisch handelen moet gebaseerd zijn op genot.
Aynı zamanda mutluluk, neşe demektir.De blijdschap is maar voor even.
Dizinin adı ilk başta Mutluluk olarak duyuruldu.De eerste productie heette Laat geluk.
Stüdyo ise filmin bütçesinin düşük olmasından dolayı projeyi mutlulukla kabul etti.Er werden vanwege het relatief lage budget van de film slechts twee stuntmannen ingehuurd.
Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir.De zandmannetjes leggen uit dat rijkdom niet gelukkig maakt.
Mutluluk paylaşılarak büyür.Gedeelde smart is halve smart.
Özgürlük mutluluktur.Vrijheid, blijheid.
Gözleri mutluluktan parlıyordu.Haar ogen straalden van blijdschap.
Sağlık mutluluk için gereklidir.Gezondheid is onmisbaar voor het geluk.
Bu benim; ve kendi iç yüzümü 18 Kasım'da insanlarla paylaşacak olmaktan mutluluk duyuyorum.To po prostu ja i dlatego jestem bardzo podekscytowana, by podzielić się tym ze światem 18 listopada.”
Sukhánuraktih paramá jaeviivrttih: Canlıların en temel içgüdüsü mutluluk arayışıdır.Sukhánuraktih paramá jaeviivrttih: Głębokie pragnienie szczęścia jest najważniejszą skłonnością istot żywych.
Aynı zamanda mutluluk, neşe demektir.Śmiech jest także drogą do szczęścia.
SinemaTürk'te Elveda MutluluklarWesołych świąt. „Kino”.
Mutluluk için tek bir umut var: O da sizin içinizde!Jego największym pragnieniem jest śmierć, w której doszukuje się szczęścia.
Halihazırda Pink Floyd seven bir dinleyici olan Eldin, bu isteği büyük bir mutlulukla kabul etti.Będąc fanem Pink Floyd zaakceptował ofertę z entuzjazmem.
Mutluluk ise bir amaç değil, bir sonuçtur.Życie jest przyszłością, nie przeszłością.
Buriram mutluluk şehri anlamına gelir.Dla miasta oznaczało to prosperity.
Demek ki şu koca dünyada herkese yetecek kadar mutluluk var ama herkese yetecek kadar yer yokmuş.Uważa, że na całym świecie nie ma osoby, która miałaby więcej szczęścia niż ona!
Aynı zamanda mutluluk, neşe demektir.Även minnen av njutningar är njutningar.
Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir.Carion säger att rikedom inte kan köpa lycka.
Ali'yle mutluluk hayalleri peşindedir.Bart drömmer sedan en glad dröm om själarna.
Dizinin sloganı "Bazen mutluluk ve acının yolları kesişir"dir.Företagets slogan är ungefär "Spara tid och pengar".
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.Människor uttrycker ofta glädje genom att le.
Büyü bir çeşit mutluluk kalkanıdır ve yapmak oldukça zordur.Det finns väldigt många olika figurspel och en generalisering är svår att göra.
Bazı araştırmalar ortaya koymaktadır ki mutluluklar verimli bir şekilde ölçülebilir.Деякі дослідження вказують, що рівень щастя може бути виміряний ефективно.
Ama mutluluk eğilimi başıboş bırakılamaz elbet.Як можна ощасливити без поваги.
İnsanların mutlulukları ve umutlarıyla beslenirler.Їхньою їжею є людська радість і щастя.
Bu bir mükemmel mutluluk anı değildir.Це не шлях для досягнення справжнього щастя.
Demek ki şu koca dünyada herkese yetecek kadar mutluluk var ama herkese yetecek kadar yer yokmuş.На святі він буде настільки великим, що його вистачить усім!
Öğrenmek ona büyük bir mutluluk veriyordu.Спілкування з ним справляло велику радість.
Adı Mutluluk.Назва означає щастя.
İnsanın özlemi mutluluk içinde yaşamaktır.Людина простих життєвих радостей.
2. Mutluluk.Щастя 2.
Yardımseverlik Merhamet Mutluluk SoğukkanlılıkЩастя Радість Бажання Спонтанність
SinemaTürk'te Elveda MutluluklarФільм «До побачення, хлопчики!»
Mutluluk için tek bir umut var: O da sizin içinizde!Але власного щастя Ліда зречеться сама… Мати все — і все втратити!
Bu durumda mutluluk artık ilgi alanızın dışında kalacaktır.Незважаючи на це, інтерес до даного регіону зберігся.
Onlar ancak dünyevi zevklerin peşinde koşar ve bunu mutluluk sanır.Вони проводять ніч кохання і відчувають себе щасливими.
Genellikle paranın mutluluk getirdiğine inanılır.Багато хто вірить, що гроші приносять щастя.
Meitus tarafından Çalınan Mutluluk.Майбороди, «Богдан Хмельницький» К.
SinemaTürk'te Elveda MutluluklarŠťastné a veselé . cinema .
Mutluluk ise bir amaç değil, bir sonuçtur.Nejsem posedlá cílem, ale procesem.
Öğrenmek ona büyük bir mutluluk veriyordu.Učení mu dělalo velké potíže.
2. Mutluluk.Díl 2: šlechta.
Ona ufak hediyeler şunlar ve ayrılmadan önce ona mutluluklar dilerler.Přinášejí jí dary a přejí mnoho štěstí, pak odejdou.
Çoğunlukla gülümsemenin nedeni mutluluktur.Kdo se usmívá, musí být šťastný.
Philo, Caligula'nın ilk yedi aylık yönetimini tamamen mutluluk dolu olarak tasvir eder.Filon descrie primele șapte luni ale domniei lui Caligula ca fiind fericite.
Japonya'da çiçeğin kutlandığı ve "Mutluluk Festivali" olarak anılan bir festival bulunmaktadır.În Japonia există un "Festival al Fericirii" dedicat florii.
Fukurokuju: Mutluluk, sağlık ve uzun ömür tanrısı.Fukurokuju, zeul bucuriei, bogăției și longevității.
Yaşamın amacı mutluluktur (endaimonia) ve buna ancak erdemle ulaşılabilir.Considerau că scopul vieții este fericirea iar ea nu putea fi atinsă decât prin virtute.
Mutluluk, tüm özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan doğan kıvanç durumudur.Fericirea ar trebui să fie ceva care le cuprinde pe toate în mod nedespărțit.
Çocukluk günlerindeki bayramların verdiği neşe ve mutluluk akıllardan kolay kolay çıkmaz.Amintirile despre acele zile ale copilăriei îi par atât de aproape.
İnsanların mutlulukları ve umutlarıyla beslenirler.El împarte oamenilor norocul și prosperitatea.
Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir.Și ai nevoie și de foarte mult noroc, ca să nu-ți facă altcineva viața un iad.
Bu yüzden bireyin temel amacı da mutluluk ve hazza ulaşmaktır.Interesul suprem era atingerea plăcerii și a fericirii.
Herkes mutluluk arar/arıyor.Toată lumea caută fericirea.
Mutluluk narin bir çiçektir.Fericirea este o floare delicată.
Ne mutluluk ne de üzüntü sonsuza kadar sürebilir.Nici bucuria nici durerea nu poate dura până la nesfârșit.