mutlaka ile cümle

mutlaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Eğer birinci perde açıldığında duvarda bir tüfek asılıysa takip eden sahnede tüfek mutlaka patlamalı.「もし、第1幕から壁に拳銃をかけておくのなら、最終幕にはそれが発砲されるべきである。
Bir ağın mantıksal topolojisi, mutlaka fiziksel topolojisi ile aynı değildir.論理ネットワークのトポロジーは物理配置と同じとは限らない。
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.主に生薬が用いられる。
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.宝具は使用すると自分や相手に何らかの効果を及ぼす。
Mutlaka ona da bahşiş verilir.阿難とも書く。
Allah’a yemin olsun Resulullah’ın yaptığını gördüğüm bir işi terk etmem, mutlaka onu yaparım.私がアッラーとアッラーの使徒に逆らうような行為や態度を示すのなら、あなた方が私に従順である必要はない。
Oyunda bir komutan mutlaka ölür.ゲームでは父が亡くなってしまう。
Ama bütün toplumların yapılarında, kendi aralarında çatışan çelişkiler mutlaka vardır.相手がいればいかなる種族(同じスラードでも)にも喧嘩をふっかける。
Kendisine kötülük yapanları mutlaka cezalandırır.呪受者 「呪」に取り憑かれた者。
Her öğrencinin mutlaka bir rehber ve eş güdüm halinde çalışan bir danışman öğretmeni vardır.専任の教職者には按手された教職者と、執事としての教職者がいる。
Babylon 5 dizisinin her bölümü mutlaka birbiriyle ilişkilidir.キバシリ上科は5科に分類される。
Bu yüzden mutlaka UPS(kesintisiz güç kaynağı) kullanılması gerekir.OPSEKに使用される可能性あり。
Yağmurlama ve damlama ile sulamaya mutlaka geçilmelidir.雨やかみなりを発生させる事ができる。
İnterstadiyal iklim nispeten sıcak olabilir, ancak bu mutlaka öyle değildir.亜間氷期の気候は比較的温暖であったかもしれないが、必ずしもそうであったわけではない。
Burada X mutlaka hiç olasılıksız x0 değeri alır.ここで |x| は x の絶対値である。
Salma mutlaka iple, mümkünse gergin bir lastikle bağlanmalıdır.ラーメンには自信があるが、タンポポの口車に乗せられるお人好しな性格。
Bu kimseler içtikleri zaman mutlaka sarhoş olmak için içerler.そして、飲み始めたら酩酊するまで飲んでしまう。
Sovyet birliklerinin bölgeye getirilmesi mutlaka gizlenmeliydi.ソ連兵を陣地に通さなければそれで十分だ。
Yemekler, mutlaka en az dört çeşitten oluşur.メニューは以下の4種類のみである。
Bundan kazanç sağlamanın mutlaka bir yolu olmalı!' düşüncesiyle hareket ediyorlar'" demiştir.その場合は潔くあきらめるさ!」と指導を受けたという。
Bunun anlamı her takımın mutlaka kazanma şansı olmasıdır.それぞれ、チームパワーを0にさせることが勝利条件となる。
İstediği şeyi mutlaka gerçekleştirir.求められているものを、きちっとだす。
Mutlaka yayınlamamı istedi, başımın etini yedi.声をかけようと思ったが自分の体質を思いやめてしまった。
Bu filmi mutlaka izlemelisin.この映画を称えよ。
Öğle vakti mutlaka mola verilecek ve öğle yemeği yenilecekti.やがて昼になり、弁当が配られた。
Bugün bilişim sektöründe uzmanlaşmış kişilerin çoğunun mutlaka Amiga geçmişi vardır.現在、情報工学の分野で要職に就いている者にはこの機構での経歴を持つ者が多い。
Kuran’ın oluştuğu devirde Tevrat tahrif edilmiş olsaydı, bu Kuran’da mutlaka belirtilmiş olurdu.「as if」が(特に「it」の前で)短縮されて「an」と書かれることもある。
Ziyaretçiler buradan ayrılmadan mutlaka lokomotifin önünde hatıra fotoğrafı çektiriyor.乗客の乗降時には写真中の手前側に見える停止位置に停車する。
Önceleri çeyizlerde mutlaka bir sini olması gerekirdi.当初は府立四中に間借り。
Çatı mutlaka tamir edilmeli.屋根をぜひ修理する必要がある。
Her yıl bir ayı mutlaka babasıyla ya İsviçre'de, ya da Rusya'da geçiriyordu.每年,她都会和她的父亲在俄罗斯或瑞士一起待一个月。
USB-C'yi uygulayan bir aygıt, mutlaka USB 3.1 veya USB Güç Dağıtımını desteklemez.但現實USB-C的設備不一定支援USB 3.1或Power Delivery。
Bir de; olumsuz eleştiri mutlaka olacaktır, olmalıdır.此事如果屬實,曹操就太不厚道了。
Mutlaka ona da bahşiş verilir.明初內附,授宣慰使。
Onlar, mutlaka boğulacaklardır.”牠們估計已經滅絕。
(Hac, 55) ...O saat (kıyamet), mutlaka gelecektir.經過了漫長的歲月,那個時候終於來到。
Salma mutlaka iple, mümkünse gergin bir lastikle bağlanmalıdır.此外,Yama也可以被引申為成對的繩束,有捆绑的意思。
Lepromlar iyileşecek olurlarsa mutlaka yerlerinde iz bırakırlar.有的時候如果沒有妥善處理,反而會讓自己疲於奔命。
Olağan Pazar günleri mutlaka iki kiliseden birinde kantat seslendirilirdi.普通的星期日,頌讚曲在兩個教堂交替演出。
Şedim takıntı de sebep olabilir, ancak mutlaka kötülük değildir.惟一欲令定國上疏認罪,不果。
Mutlaka uygun tornavida ve anahtarlar bulundurulmalı.屢奏邊備事宜,輒中機要。
Tedavi için mutlaka doktora başvurmak gerekir.並立即請醫生治療。
Burada X mutlaka hiç olasılıksız x0 değeri alır.B根本無法存取X。
Kendisine kötülük yapanları mutlaka cezalandırır.謂有害者逼惱他故。
Bu kimseler içtikleri zaman mutlaka sarhoş olmak için içerler.你们每逢喝的时候,要如此行,为的是记念我。
Yemekler, mutlaka en az dört çeşitten oluşur.非聯招主要分為四大類。
Ayrıca sulama mutlaka drenajla birlikte düşünülmelidir.此外風機也需留意沙害。
Mutlaka doktora danışmanız gerekir.卒贈通議大夫。
Kuran’ın oluştuğu devirde Tevrat tahrif edilmiş olsaydı, bu Kuran’da mutlaka belirtilmiş olurdu.如果對於AΣ可定義其上的那些序列,AΣ是個線性泛函的話,則簡單地稱AΣ是線性的。
Askere gidecek gençlere mutlaka cağ kebap (AHBAP KEBABı) için uygun ortam hazırlanılır.张季鹰纵任不拘,时人好为江东步兵。
Mutlaka bir şeyler yapmalıyız.我要做些什么。
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.激素药物最好不要使用。
Kendisine kötülük yapanları mutlaka cezalandırır.절도죄(竊盜罪)는 타인의 재물을 절취하는 죄이다.
Kurbanı kabul edilmeyen, "Andolsun seni mutlaka öldüreceğim" demişti.백광언이 분하여 말하기를, “차라리 적에게 죽겠다.”
Zorda kalmadikca savasmaz savasirsa da mutlaka kazanir.무서운 전쟁 또는 안내가 쉽게 이긴다네.
Her odada ocak (şömine) mutlaka bulunur.모든 온에 있는 ‘욕탐(欲貪)’을 가리킨다.
Evet, mutlaka bir tane yapacağım.한 명하고 할 것이냐?
Mutlaka bir şeyler yapmalıyız.무언가 해야 했다.
Yavuz Bingöl mutlaka yavrum ...김정순 박희순 ...
Mod mutlaka eşsiz tek olmayabilir.단사 분해는 유일하지 않을 수 있다.

İlgili Sayfalar