mutlaka ile cümle
mutlaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Mutlaka ona da bahşiş verilir.7:27, 28; 8:1 등) 그는 또한 역대기도 썼으리라 여겨진다.
Lepromlar iyileşecek olurlarsa mutlaka yerlerinde iz bırakırlar.만약 그들이 성공을 누리게 되더라도 곧장 그들 밑으로 부와 권력이 넘어가게 되는 거지."
Fakat, geliştirim esnasında mutlaka bir metodoloji veya framework kullanmalısınız.다만 나고야 행은 시간대에 따라 야마토야기 또는 쓰에 정차하는 경우가 있다.
Onların uçaklarını mutlaka indirmeliyiz." demiştir.비행기를 타는 일도 힘들었다."고 밝혔다.
USB-C'yi uygulayan bir aygıt, mutlaka USB 3.1 veya USB Güç Dağıtımını desteklemez.USB-C를 구현하는 장치는 반드시 USB 3.1, USB 전력 전송, 얼터네이트 모드(Alternate Mode)를 구현할 필요는 없다.
Verdiği sözleri mutlaka tutar.오빠가 하는 말을 곧잘 따라한다.
Yine alüminyumun da elde edilebilmesi için cevherin mutlaka boksit formunda olması gerekir.또한 상황에 따라 배트맨을 런아웃 시키기 위해 수비수는 위켓을 다시 원상태로 복구할 수도 있다.
Bütün yollar denenecek ve Sivasspor mutlaka ikinci ligde oynayacaktır.각 조별 라운드로빈 방식으로 경기가 진행되었고, 각 조 상위 2명의 선수가 결선에 진출한다.
Eğer mutlaka bir şey denecekse bir yönelimdir.하지만 뭔가에 있어 한번 결심을 내리면 그야말로 일직선.
Bundan kazanç sağlamanın mutlaka bir yolu olmalı!' düşüncesiyle hareket ediyorlar'" demiştir.만약 그렇다면 이 대상을 어째서 관찰되는 것이라고 이름하는가라고 물으므로 그것에 대하여 회통하여 답변한다."
Yemekler, mutlaka en az dört çeşitten oluşur.쌀은 크게 4개의 품종으로 분류된다.
Ayrıca "Mutlaka vahşeti gösteriyoruz."확실히 우리들은 극악인이었다.
Düzgün sonlandırma yapılmalı (ağ mutlaka kapalı bir yol izlemelidir).정정(正定)은 올바른 선정(禪定)을 가리킨다.
Çerimoya saklanırken bu hususlar mutlaka dikkate alınmalıdır.재처리를 한 후 보관을 할 시에도 이러한 점을 염두에 두어야 한다.
Geçerken bizim eve mutlaka uğra.너는 집에서 나의 전화를 기다려라.
Salma mutlaka iple, mümkünse gergin bir lastikle bağlanmalıdır.또한 EGLM은 총에 장착할 수도 있으며 원할경우 특별제작된 독립형 개머리판에 장착하여 사용할 수 있다.
Evet, mutlaka bir tane yapacağım." dedi.한 번 더 할 것이다.”라고 공언했다.
Bu sistemlerde mutlaka bir katılım ücreti bulunmaktadır.따라서 이 조직에서는 내재적 보상이 충분히 제공되어야만 한다.
Mutlaka bir şeyler yapmalıyız.אנחנו חייבים לעשות משהו.
Önceleri çeyizlerde mutlaka bir sini olması gerekirdi.יש להניח כי קודם היה במקום אחר.
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.חלק מהתרופות הפומיות אסורות לשימוש בהריון.
Av yapılırken mutlaka gizlenmek gerekir.לכן לאחר שנוצרו שלפוחיות, יש לחטא אותן.
Eğer mutlaka bir şey denecekse bir yönelimdir.הייתי בטוחה שאם תהיה לו אפשרות, הוא יעשה משהו.
Bunun anlamı her takımın mutlaka kazanma şansı olmasıdır.חשוב כי לכל חבר צוות תהיה הזדמנות להביע את דעתו.
Onların uçaklarını mutlaka indirmeliyiz." demiştir.ייווצר מצב שהפיקוח המלא על הטיסות יוצא מידינו..."
Suçu mutlaka itiraf ettirme anlayışına dayanır.הוא הודה כמעט מיד באשמתו.
Her öğrencinin mutlaka bir rehber ve eş güdüm halinde çalışan bir danışman öğretmeni vardır.כל תלמיד עובד בהנחיית איש אקדמיה או מורה מסגל בית הספר.
Elektrik ve manyetizma (ışık) mutlaka James Clerk Maxwell ile de ilişkilidir.התורה המאוחדת של החשמל והמגנטיות תוארה באופן מלא על ידי ג'יימס קלרק מקסוול במשוואות מקסוול.
İstediği şeyi mutlaka gerçekleştirir.שמיד יבצע את מה שאמר.
Mutlaka doktora danışmanız gerekir.בכל מקרה יש להיוועץ ברופא.
Babylon 5 dizisinin her bölümü mutlaka birbiriyle ilişkilidir.חמש העונות של סדרת הטלוויזיה בבילון 5 מתייחסות כל אחת ישירות לשנה בה מתרחשים האירועים.
Manavgat ve Akseki'den kalkan kervan mutlaka haftanın Salı akşamını Süleymaniye'de geçirirdi.מריה ולואי, שהתאהבו אחד בשני במהרה, בילו את ירח הדבש שלהם בארמון פונטנבלו עד דצמבר.
Bu bölüm mutlaka bir beklenti içerir.פרק זה דורש עריכה.
Geçerken bizim eve mutlaka uğra.לאחר הפעולה שב לביתו.
Parçalar mutlaka birbiriyle uyumludur.שלושת החלקים התאימו אחד לשני.
Mutlaka doktora danışmanız gerekir.Консултирайте се с лекар!
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.Редица лекарства са достъпни за употреба.
Ve böyle durumlarda mutlaka duyuru yapılmaktadır.В тези случаи се показва предупреждение.
Mutlaka tedavi edilmesi gerekir.Препоръчва се по възможност да се лекуват.
Bu filmi mutlaka izlemelisin.За филма вижте Нощта.
Cumhurbaşkanının mutlaka Kıbrıs kökenli olması gereklidir.Функцията на президента ще бъде основно представителна.
İki taraf da işçi sınıfının mutlaka bu devrimsel süreçte rol oynaması gerektiğini düşünüyordu.Успоредно на това Стойче Станков се занимава с революционна дейност като деец на ВМОРО.
Bu sistemlerde mutlaka bir katılım ücreti bulunmaktadır.В тези уговорки може да бъде включена и парична компенсация.
Mutlaka doktora danışmanız gerekir.Preporuča se konzultacija s liječnikom.
Türü belirleyen temel öge mutlaka Hüseyni makamında ezgilendirilmiş olmasıdır.Vrsta sladoleda mora biti navedena u deklaraciji.
Mutlaka manevi güç de bulunmalıydı.Primjenjivala se i fizička sila.
Bu nedenlerle epilepsiye mutlaka müdahale edilmelidir.Za definiranje epilepsije potrebno je da se dogodi barem jedan epileptički napadaj."
Zorda kalmadikca savasmaz savasirsa da mutlaka kazanir.Pobijediti bez borbe jest najbolje.
İyi oynadığında mutlaka kaptanlığı alacaktır.Jednostavno možete vidjeti da igra dobro u napadu.
Yemekler, mutlaka en az dört çeşitten oluşur.Takve grupe obično čine najviše četiri jedinke.
Her sıkıntının sonunda mutlaka gülünecek bir şey bulunur.Vždy sa smeje na konci akejkoľvek vety, ktorú povie.
Oyunda bir komutan mutlaka ölür.V takom prípade je hráč mŕtvy.
Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekir.Vhodné je aj použitie ochranných okuliarov a ochranného odevu.
Hükümdar tarafından atanan başbakan, Avam Kamarası'ndan mutlaka güvenoyu almak zorundadır.Federálna vláda, formálne vymenovaná kráľom, musí získať dostatočnú dôveru v dolnej komore parlamentu.
Evet, mutlaka bir tane yapacağım.Niečo proti tomu urobím.
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.Využíva sa na výrobu niektorých liečiv.
Yemekler, mutlaka en az dört çeşitten oluşur.Táto oblasť by sa dala rozdeliť približne na štyri podoblasti.
Bu sosun içinde mutlaka un, yumurta ve yoğurt bulunur.Pri tejto obchôdzke nezabudli zozbierať vajíčka a slaninu.
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.Nekatere kisline se uporabljajo kot zdravila.
Ama dışarıda bulunan her köylümüzün köye ait özlemi mutlaka vardır.Na peto: Kmeta, ki bi imel zemljo celega naselja v naši vasi ni.