mutlaka ile cümle
mutlaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kullanmakta olduğunuz bir ilaç varsa mutlaka doktorunuza danışılmalıdır.Pokud musíte brát ráno léky, předem se poraďte se svým lékařem.
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.K léčbě bývají používány některé vitamíny.
Oyunda bir komutan mutlaka ölür.Tato postava ve hře nezemře.
1975'in sonunda "Mutlaka Yavrum/Kavga" 45'liği yayınlandı.V letech 1945 – 1947 prošlo „akcí zámky“ 810 dětí.
Uygun çözüm hem amaç fonksiyonunu, hem de kısıtları mutlaka sağlamalıdır.V kódu je popsána jak maximalizační funkce, tak i omezující podmínky.
Çok yorgunum ama toplantıya mutlaka katılmam lazım.Víte, je to zlé, ale musím udělat místo.
Makine konstrüksiyonu ve imalatında bu husus göz önünde mutlaka bulundurulmalıdır.Maximální hodnota kolektorového proudu je totiž volena mimo jiné i s ohledem na tento jev.
Evet, mutlaka bir tane yapacağım." dedi.Zcela jistě mi bude stačit jediný“.
Genleşmeyi kontrol etmek için ise mutlaka kaygan klipsler kullanılmalıdır.V případě potřeby umístění prázdných míst se používají právě pomlčky.
Yavuz Bingöl mutlaka yavrum ...MUDr. Jiří MALÝ . .
Salma mutlaka iple, mümkünse gergin bir lastikle bağlanmalıdır.Pokud je kapalina zakalená, bude zataženo s možností srážek.
Mutlaka bir şeyler yapmalıyız.Noi trebuie să facem ceva.
Mod mutlaka eşsiz tek olmayabilir.Modul nu este neapărat unic.
Geçerken bizim eve mutlaka uğra.Să nu umblați din casă în casă.
Bu filmi mutlaka izlemelisin.Pentru film vedeți Ea (film).
Her sıkıntının sonunda mutlaka gülünecek bir şey bulunur.Indiferent de situație el termină întotdeauna cu un râs.
Bütün yollar denenecek ve Sivasspor mutlaka ikinci ligde oynayacaktır.Capii de serie vor juca cu outsiderii, iar capii de serie vor juca a doua manșă pe teren propriu.
Suçu mutlaka itiraf ettirme anlayışına dayanır.El refuză să-și mărturisească vina.
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.Medicamentele antivirale pot fi folosite pentru a trata gripa.
Birey, mutlaka iki cinsiyetten birinde karar kılmalıdır.Quien are o singură formă pentru ambele genuri.
Fakat o kadar çok email aldım ki, insanlar benden mutlaka bir şeyler bekliyorlar.Consider că sunt câteva cântece strălucite cărora oamenii nu le-au acordat nicio șansă.
Mutlaka bir şeyler yapmalıyız.Valamit tennünk kell.
Bu ikili birbirlerinin filmlerinde mutlaka görünmektedirler.A mozifilmekben mindkét ilyen alakjában feltűnik.
Köye gelen misafirler mutlaka uğramaları tavsiye edilir.A faluba érkező vendégeket is ebben fogadják.
Mutlaka doktora danışmanız gerekir.Mindenképpen javasolt orvoshoz fordulni.
Soru cümlelerine karşı mutlaka cevap cümleleri ortaya çıkar.A többi kérdést a kérdezett mondatrészek helyére tett kérdőszavakkal kérdezik.
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.Egyes származékai gyógyszerként használatosak.
Ancak bu hastalığa yakalananlar mutlaka psikoloğa gitmelidirler.Azt a személyt, aki ebben a mentális betegségben szenved, exhibicionistának nevezik.
Bu filmi mutlaka izlemelisin.Nézd meg a filmet!
Mutlaka manevi güç de bulunmalıydı.Emellett hatalmas fizikai erővel is rendelkezett.
Bunlar da mutlaka devlet eliyle çözüme kavuşturulmalıdır.Mindezt pedig azzal éri el, hogy a hatóságok kezére adja őt.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.Olyat cselekedj, ami dicséretre méltó, és amivel jót teszel magadnak és másoknak is!
Yemekler, mutlaka en az dört çeşitten oluşur.A levesek négy alapvető típusra oszthatóak.
Derin ve sert kenarlı dil yaralarında, mutlaka doktora başvurmak gerekir.Nagyon heves vagy hosszan tartó fájdalmak esetén okvetlenül forduljunk orvoshoz.
Ve böyle durumlarda mutlaka duyuru yapılmaktadır.Ezekben az esetekben ez megjegyzés formában megtalálható.
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.Lääke voidaan ottaa tyhjään mahaan.
Zaten Ned'in ortağı, bir şey kendisine ters geldi mi mutlaka belirten türde bir karakterdir.Nestori Kaasalaisen veli oli Väinö Kaasalainen.
Tedavi için mutlaka doktora başvurmak gerekir.Terapiaan pääsyyn tarvitaan lääkärin lähete.
Tüm temsiller mutlaka gece yarısından önce biter.Suurin osa kokouksista päättyi kuitenkin oletettavasti puoleen päivään mennessä.
Bir ağın mantıksal topolojisi, mutlaka fiziksel topolojisi ile aynı değildir.Verkon fyysinen rakenne voi olla erilainen kuin sen looginen rakenne.
Her mevlid kandilinde ve cemiyetlerde mutlaka pilav mevlidi yapılır.Kaikissa lajeissa tarvitaan tietenkin vetovene ja köysi.
Söyledikleri ifade olarak kalmaz, mutlaka yaşama geçer.Pysykää vain hiljaa, niin pysytte hengissä.
Buna karşılık borçlu devlet de mutlaka borcunu tanımak ve ödeme yollarını aramak zorundadır.Velkaan liittyy yleensä takaisinmaksuvelvollisuus ja velvollisuus maksaa korkoa.
Sadrazam Belgrad'ın mutlaka geri alınmasını istemekteydi.Todistaakseen uskollisuutensa Belisarius päätti palata.
Yemekler, mutlaka en az dört çeşitten oluşur.Eliitti jakautui ainakin neljään eri ryhmään.
Bu filmi mutlaka izlemelisin.Elokuvasta katso Kertokaa se hänelle....
Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım.Jos et usko, vedän sinua turpaan.
İyi oynadığında mutlaka kaptanlığı alacaktır.Silloin hän on kyllä vakavasti otettava Kapteeni.
Av yapılırken mutlaka gizlenmek gerekir.Kankaan tulee olla tarpeeksi peittävä.
Zemin rengi mutlaka yeşil olmalıdır.Paidan väri ei saa olla harmaa.
Mod mutlaka eşsiz tek olmayabilir.Piste u ei ole välttämättä yksikäsitteinen.
Hükümdar tarafından atanan başbakan, Avam Kamarası'ndan mutlaka güvenoyu almak zorundadır.Pääministerin tulee nauttia alahuoneen luottamusta.
Mod mutlaka eşsiz tek olmayabilir.Η λύση μπορεί να μην είναι μοναδική.
Mutlaka bir şeyler yapmalıyız.Κάτι πρέπει να γίνει".
Bu filmi mutlaka izlemelisin.Τιμήστε την ταινία.
Parazitler (amip ve kurtlar) mutlaka tedavi edilmelidir.Οι φάγοι, ή πρωτεΐνες αυτών (λυσίνες) χρησιμοποιούνται σήμερα για τη θεραπεία ασθενειών.
Bu bölüm mutlaka bir beklenti içerir.Αυτό ακουμπάει σε μια περικεφαλαία.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.Κάθε άνθρωπος μπορεί να εργάζεται είτε για τον εαυτό του είτε για κάποιον άλλο.
Bunun anlamı her takımın mutlaka kazanma şansı olmasıdır.Υπάρχουν πολλά ερωτήματα για κάθε ομάδα έτσι ώστε οι παίκτες να έχουν περισσότερες ευκαιρίες για να κερδίσουν.
Verdiği sözleri mutlaka tutar.Et løfte som de åbenbart holdt.