mutlaka ile cümle
mutlaka kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Juliet, kız kardeşiyle vedalaşır ve doğumdan önce mutlaka geri dönüp yanında olacağını söyler.Джульет прощается со своей сестрой Рэйчел, обещая вернуться до рождения ребёнка.
Ağda öyle makineler vardır ki bunların mutlaka her zaman aynı IP adresine ihtiyaçları olur.В таком тайнике обязательно есть печать, и она должна всегда оставаться в контейнере.
"Eğer birinci perde açıldığında duvarda bir tüfek asılıysa takip eden sahnede tüfek mutlaka patlamalı.«Если вы в первом акте повесили на стену пистолет, то в последнем он должен выстрелить.
Survivor Series maçı, her yıl mutlaka bir kez yapılır.Крупная серфинговые соревнования проходят здесь каждый год.
"Bir kişiye "Masa boyalı, sakın değme!" derseniz, size inanmadan önce mutlaka masaya dokunacaktır."И сочтешь когда, что различил ты Господа, доверься вере, не разуму».
Çok yorgunum ama toplantıya mutlaka katılmam lazım.Я чувствую себя очень молодым, вновь садясь за парту.
Mutlaka sinirlenip gitmiştir" dedi.وهو ما يثيره الانزعاج الشديد".
Mutlaka bir şeyler yapmalıyız.لا بدّ أن تفعل شيئاً.
İçinde bulunduğunuz sıkıntıları, mutlaka duymak isteyenler dışında kimseye açmayın.ولا تغرس لكم الآمال إلاّ ما تجتنيه الآجال، وأقلّوا الرغبة في ما يورث العطب، فكل ما تزرعه العاجلة تقلعه الآجلة.
Kullanmakta olduğunuz bir ilaç varsa mutlaka doktorunuza danışılmalıdır.إذا ما كنت في شك قم بسؤال المستشار الطبي الخاص بك.
Siz, Cehennemde mutlaka zakkum ağacından yiyeceksiniz.(أفرأيتم النار التي تورون).
Mutlaka manevi güç de bulunmalıydı.وكن قد وُهبن قدر من القدرة الروحية.
Oldukça ağrılı bir durumdur ve mutlaka cerrahi bir işlemle açılması gerekir.هذه الحالات عرضة للمضاعفات ومن المرجح أن تتطلب عملية جراحية.
Ayrıca "Mutlaka vahşeti gösteriyoruz.إنهم على العكس من ذلك، لم يظهروا سوى الوحشية."
Yemekler, mutlaka en az dört çeşitten oluşur.ويمكن تقسيمها إلى أربعة أنواع.
Mutlaka doktora danışmanız gerekir.يجب استشارة الطبيب.
İstediği şeyi mutlaka gerçekleştirir.وفعلا تحقق له ما أراد.
O'na göre, iman etmek mutlaka ibadet etmeyi gerektirmez.'فقلت: ذلك ما لا يحتاج أمير المؤمنين إلى إيصائي به.
Parçalar mutlaka birbiriyle uyumludur.جميع القطع تباع معاً.
Mutlaka arada bir paravan kullanılır.يتم تطبيق طوق TOT في بعض الأحيان.
Audioslave, mutlaka dinlenmesi gereken bir albüm.هذه بذرة مقالة عن ألبوم بحاجة للتوسيع.
Çabanız mutlaka sonuç verecek.سوف تؤتي جهودهم ثمارها بالفعل
Bu filmi mutlaka izlemelisin.Você deveria ver este filme.
Mutlaka sinirlenip gitmiştir" dedi.Ele é que espalha para se gabar!".
Charlie Aaron'un mutlaka kötülükten korunmak için vaftiz olması gerektiğini düşünür, ve bebeği çalar.Charlie acredita que Aaron deve ser batizado (ser salvo deste perigo) e rouba o bebê.
Onların uçaklarını mutlaka indirmeliyiz." demiştir.Queiram dar os seus prefixos para a guia de nossas aeronaves”.
Ayrıca, genel olarak Green fonksiyonlarının dağılım'ları vardır , mutlaka doğru fonksiyonlar'dır.Além disso, funções de Green em geral são distribuições, não necessariamente funções próprias.
Mutlaka bir şeyler yapmalıyız.Precisamos fazer algo!
Önemli nokta, her denklemin 5 değişkenden 4' ünü mutlaka içeriyor olmasıdır.Note que cada uma das equações contém quatro das cinco variáveis.
Çok yorgunum ama toplantıya mutlaka katılmam lazım.Mas agora eu estou muito cansado para continuar a luta.
Bu yüzden palpasyon mutlaka bilateral (simetrik) bir şekilde yapılmalıdır.O rizomorfo é bilateralmente simétrico.
Fakat sen mutlaka nutkunu söyleyeceksin ve tesadüf edeceğin herhangi bir engeli bana bildireceksin.Colocarei as Minhas Palavras em Sua Boca e ELE lhes comunicará tudo o que Eu lhes ordenar.
Yemekler, mutlaka en az dört çeşitten oluşur.O género é constituído por quatro espécies.
İlacın kullanılması ve doz ayarlanması mutlaka uzman doktor kontrolünde yapılmalıdır.O diagnóstico e escolha do tratamento devem ser determinados pelo médico dermatologista.
Ancak bu hastalığa yakalananlar mutlaka psikoloğa gitmelidirler.Estas pessoas que sofrem este tipo de fobia, para se tratarem devem ter um acompanhamento psicológico.
Tonio, Canio'ya temsil sırasında Nedda'nin sevgilisini mutlaka kendini ele vereceğini söyler.Canio pede para saber o nome do amante de Nedda.
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.Estão disponíveis alguns fármacos para o tratamento de obesidade.
Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi.Toda vez que Extroyer é invencível ou onipotente, ele diz: "Nada pode me deter!".
Bundan kazanç sağlamanın mutlaka bir yolu olmalı!' düşüncesiyle hareket ediyorlar'" demiştir.Aqueles que se veem incapazes de compartilhar essa crença tendem a culpar a si mesmos, em vez dela."
Yavuz Bingöl mutlaka yavrum ...Rodrigo jovem Jullie....
Elektrik ve manyetizma (ışık) mutlaka James Clerk Maxwell ile de ilişkilidir.As descrições físicas e matemáticas da eletricidade e magnetismo foram unificadas por James Clerk Maxwell.
Kırılmışlık temanın bir parçası olmuştur, mutlaka bir çözüm önermeksizin."Da morte ao triunfo, definitivamente era algo que tentamos capturar".
Mod mutlaka eşsiz tek olmayabilir.Em caso contrário podem não ser únicas.
Renkli olsa bile taban mutlaka siyah yapılır.As cores eram vivas, embora também se escolhesse o preto.
Yavuz Bingöl mutlaka yavrum ...Rietje Wik Jongsma ...
Bu kimseler içtikleri zaman mutlaka sarhoş olmak için içerler.Tijdgenoten schreven zijn vroege dood toen aan drankzucht.
Tüm temsiller mutlaka gece yarısından önce biter.Alle kinderen mogen tot middernacht opblijven.
Önceleri çeyizlerde mutlaka bir sini olması gerekirdi.In eerste instantie was bij Den Dungen geen kwartier nodig geacht.
Onlar, mutlaka boğulacaklardır.”Zo zouden zij geweld tegen zich uitlokken.
Çiğ tüketildiğinde mutlaka sirke kullanmak gerekir.Tijdens het manoeuvreren moet het roer rigoureus gebruikt worden.
Her odada ocak (şömine) mutlaka bulunur.In alle funderingsplaten zijn (dicht gezette) scheuren aangetroffen.
Bu ikili birbirlerinin filmlerinde mutlaka görünmektedirler.De verhalen in beide films vullen elkaar aan.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.Streef naar datgene wat een positief resultaat oplevert, voor jezelf en voor anderen.
Lepromlar iyileşecek olurlarsa mutlaka yerlerinde iz bırakırlar.Als die voor hen een bepaald item vinden, belonen zij de speler.
Söz konusu eylemlerin mutlaka "kasten" işlenmesi gerekmemektedir.Deze acties mogen echter niet zonder meer als "straf" worden beschouwd.
O'na göre, iman etmek mutlaka ibadet etmeyi gerektirmez.'Mede daarom was hij niet geliefd onder de gelovigen.
Hidrojen kullanımının verimli hale gelebilmesi için, patlama riskinin mutlaka azaltılması gerekmektedir.Om te voorkomen dat brand ontstaat moet het risico van ontbranding geminimaliseerd worden.
Bu bölüm mutlaka bir beklenti içerir.Hier vangt het fragment aan.
Burada X mutlaka hiç olasılıksız x0 değeri alır.Mister X heeft onbeperkt kaartjes.
Korunmak için mutlaka koruyucu elbise ve koruyucu maske takmak gerekir.Het dragen van een helm en beschermende kleding is dan ook verplicht.