Ana içeriğe geç
Sözlük

mutlak ile cümle

mutlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
(Hac : 1,7, 55) ...O saat (kıyamet), mutlaka gelecektir.行政対応のタイミングの逸失(この時点で すべきであったのに しなかった)。
Şedim takıntı de sebep olabilir, ancak mutlaka kötülük değildir.また神事ではない祝辞の場合にはいやさかでも間違いではない。
1848 - William Thomson, mutlak sıfır kavramını gazlardan tüm maddelere genişletir.1848年 - ケルヴィン卿(ウィリアム・トムソン)が絶対零度の概念を気体から全ての物質に拡張する。
Her odada ocak (şömine) mutlaka bulunur.各階の各部屋にも置かれている。
İki türlü kadir vardır: Yıldızın yeryüzünden görünen kadri ve mutlak kadri.さそり座ζ1星 - 隣のさそり座ζ2星と見かけの二重星を構成している。
Mutlaka bir şeyler yapmalıyız.やらなければならないことがある。
Evet, mutlaka bir tane yapacağım.〜してまう1 〜してもらう。
"Eğer birinci perde açıldığında duvarda bir tüfek asılıysa takip eden sahnede tüfek mutlaka patlamalı.「もし、第1幕から壁に拳銃をかけておくのなら、最終幕にはそれが発砲されるべきである。
Örneğin; bir reel sayının mutlak değeri, hiçbir zaman negatif değildir.例えば、実数の絶対値は常に非負であって、それは必ずしも正である必要はない。
Mutlak çoğunluk sistemi adı da verilir.巨大型 名称のみ登場。
Bir ağın mantıksal topolojisi, mutlaka fiziksel topolojisi ile aynı değildir.論理ネットワークのトポロジーは物理配置と同じとは限らない。
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.主に生薬が用いられる。
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.宝具は使用すると自分や相手に何らかの効果を及ぼす。
Mutlaka ona da bahşiş verilir.阿難とも書く。
Newton’a göre, mutlak zaman herhangi bir algılayıcı olmadan var olur ve evrende tutarlı adımlarla ilerler.... ニュートンの言葉によれば、絶対時間はいかなる観察者とも無関係に存在し、宇宙のいかなる場所でも一定の早さで進んでいく。
Allah’a yemin olsun Resulullah’ın yaptığını gördüğüm bir işi terk etmem, mutlaka onu yaparım.私がアッラーとアッラーの使徒に逆らうような行為や態度を示すのなら、あなた方が私に従順である必要はない。
Oyunda bir komutan mutlaka ölür.ゲームでは父が亡くなってしまう。
Ama bütün toplumların yapılarında, kendi aralarında çatışan çelişkiler mutlaka vardır.相手がいればいかなる種族(同じスラードでも)にも喧嘩をふっかける。
Demokrat Parti ilk defa halkın mutlak çoğunluğundan az oyla iktidardaydı.単一政党がこれほどの絶対的多数派となったのは初めてであった。
Görecelilik kuramı, mutlak eşzamanlılığın var olmaması nedeniyle mutlak zamanın varlığına izin vermez.相対性理論では絶対的な同時性というものが存在しないため、絶対時間の存在を認めない。
1702 - Guillaume Amontons gazların gözlemlerine dayanarak, mutlak sıfır kavramını tanıttı.1702年 - ギヨーム・アモントンが気体の観測に基づいて絶対零度の概念を導入する。
Kendisine kötülük yapanları mutlaka cezalandırır.呪受者 「呪」に取り憑かれた者。
Mutlak üstünlüğü vardır.桁外れの力を持つ。
Her öğrencinin mutlaka bir rehber ve eş güdüm halinde çalışan bir danışman öğretmeni vardır.専任の教職者には按手された教職者と、執事としての教職者がいる。
Babylon 5 dizisinin her bölümü mutlaka birbiriyle ilişkilidir.キバシリ上科は5科に分類される。
Bu yüzden mutlaka UPS(kesintisiz güç kaynağı) kullanılması gerekir.OPSEKに使用される可能性あり。
Kişilerin eşya üzerindeki mutlak haklarını (ayni haklar) düzenler.人の世のことは(修羅ではない)人同士で決めれば良い。
Mutlak gücü ele geçirme amacıyla Dünya'da tanrılarla insanlar arasında bir savaş sürmektedir.そして人間たちは神々に反旗を翻し、神と人間の間で地上の支配者をめぐる戦争が勃発。
Yağmurlama ve damlama ile sulamaya mutlaka geçilmelidir.雨やかみなりを発生させる事ができる。
Bu sebeple Gaybu’l-Guyûb (bilinmezlerin en bilinmezi), Gayb-ı Mutlak (mutlak bilinmez) isimleriyle de bilinir.またその人物の言葉から下の名前が「信雄(のぶかつ)」であることが分かる。
İnterstadiyal iklim nispeten sıcak olabilir, ancak bu mutlaka öyle değildir.亜間氷期の気候は比較的温暖であったかもしれないが、必ずしもそうであったわけではない。
Burada X mutlaka hiç olasılıksız x0 değeri alır.ここで |x| は x の絶対値である。
Salma mutlaka iple, mümkünse gergin bir lastikle bağlanmalıdır.ラーメンには自信があるが、タンポポの口車に乗せられるお人好しな性格。
Bu kimseler içtikleri zaman mutlaka sarhoş olmak için içerler.そして、飲み始めたら酩酊するまで飲んでしまう。
Aynı zamanda tek güzelliktir (Hüsn-i Mutlak).大まかな設定も(龍人に関わる部分を除いて)同一である。
Quantum hapishanesi olarak da adlandırılır) büyüktür bu durum mutlak sıfır noktasında bile geçerlidir.以上から、絶対冗長性(絶対冗長量)は次のように定義される。
Sovyet birliklerinin bölgeye getirilmesi mutlaka gizlenmeliydi.ソ連兵を陣地に通さなければそれで十分だ。
Hatta Newton mekaniğinin kapsamında, modern görüş mutlak uzayın gereksiz olduğu yönündedir.ニュートン力学の枠内で考える場合でも、現代的な観点では絶対空間は必ずしも必要ではない。
Aradaki fark günlük hayatta mutlak bir sonuç doğurmamıştır.しかし、彼はそんな日々の生活に何か足りないものを感じていた。
Yemekler, mutlaka en az dört çeşitten oluşur.メニューは以下の4種類のみである。
İslamda insan mutlak anlamda hür değildir.故に完全なイスラーム国家ではない。
Mesela bak, "Burnum böyle olsaydı, mösyö, mutlak dibinden kestirirdim!スーパーモード時の決め台詞は、「君の勇気がこの胸に、熱く響いてイイ感じ!
Bundan kazanç sağlamanın mutlaka bir yolu olmalı!' düşüncesiyle hareket ediyorlar'" demiştir.その場合は潔くあきらめるさ!」と指導を受けたという。
Bunun anlamı her takımın mutlaka kazanma şansı olmasıdır.それぞれ、チームパワーを0にさせることが勝利条件となる。
İstediği şeyi mutlaka gerçekleştirir.求められているものを、きちっとだす。
Bir diğer varsayım ise mutlak kazançların işbirliği ve dayanışma aracılığı ile sağlanıbilineceğidir.もうひとつの前提は、絶対利得が協調と相互依存を通じて得られ、平和が達成されるというものである。
Mutlaka yayınlamamı istedi, başımın etini yedi.声をかけようと思ったが自分の体質を思いやめてしまった。
Mutlak sıcaklık birimi olan kelvin cinsinden ifade edilmektedir.絶対温度の単位ケルビンの由来。
Evrensel ya da mutlak zaman vardır.空間的または時間的な間隔のこと。
Bu filmi mutlaka izlemelisin.この映画を称えよ。
Örneğin hem -3 hem de 3 sayılarının mutlak değeri 3'dür.例えば −3 の絶対値も 3 の絶対値もともに 3 に等しい。
Amerikan NBC televizyonunun yayınladığı kayıtlarda, şunları söylüyordu: "Bu mutlak bir ihtiyaçtı.NBCの広報関係者は「これは制作上の問題です。
Öğle vakti mutlaka mola verilecek ve öğle yemeği yenilecekti.やがて昼になり、弁当が配られた。
Bugün bilişim sektöründe uzmanlaşmış kişilerin çoğunun mutlaka Amiga geçmişi vardır.現在、情報工学の分野で要職に就いている者にはこの機構での経歴を持つ者が多い。
Ama Almanya’nın savaşı kazanacağına mutlak gözü ile bakılmaktadır.アラブ諸国はドイツが必ずや戦争に勝利すると確信している。
Kuran’ın oluştuğu devirde Tevrat tahrif edilmiş olsaydı, bu Kuran’da mutlaka belirtilmiş olurdu.「as if」が(特に「it」の前で)短縮されて「an」と書かれることもある。
Çünkü her bilgisayar arasında mutlak bir bağlantı mevcuttur.すべてコンピュータキャラである。
Ziyaretçiler buradan ayrılmadan mutlaka lokomotifin önünde hatıra fotoğrafı çektiriyor.乗客の乗降時には写真中の手前側に見える停止位置に停車する。
Önceleri çeyizlerde mutlaka bir sini olması gerekirdi.当初は府立四中に間借り。
Yasal olarak, mutlak çoğunluk için -boş koltuklar olsa bile- 133 sandalye gerekmektedir.一定の条件が付された場合について、民法は法律行為につき無条件あるいは無効とする(131条~134条)。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
mutlak ile cümle - Sayfa 31 - mutlak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App