mutlak ile cümle
mutlak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kişilerin eşya üzerindeki mutlak haklarını (ayni haklar) düzenler.О людях судят по их делам (Аплодисменты).
Lord Kelvin ile mutlak sıcaklık skalasını geliştirmiştir.Лорд Кельвин открыл абсолютный нуль температур.
Tedavi için mutlaka doktora başvurmak gerekir.В любом случае следует обращаться к врачу для назначения лечения.
Mutlak çoğunluğu almak çok zordur.Таких, как мы, абсолютное большинство.
Film mutlak bir başarı kazanmış ve devrinin en etkili filmlerinden biri olmuştu.Картина имела огромный успех, став одним из самых прибыльных фильмов в истории.
İnsanin yaratılış amacına yani özüne (Mutlak Bilinç) dönme çabasına din denir.Утерявший спасение человек может обрести его вновь через смирение, покаяние и участие в таинствах.
Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi.А когда его отвлекали, говорил: «Не мешайте мне — я Богу служу!».
Bu kuramdaki mutlak uzayın yokluğuyla ilgili.Воплощает абсолютное космическое Зло.
Mutlaka bir şeyler yapmalıyız.Что-то необходимо было делать.
(Hac, 55) ...O saat (kıyamet), mutlaka gelecektir.И наступит время правды.
Olağan Pazar günleri mutlaka iki kiliseden birinde kantat seslendirilirdi.Они исполнялись в пятницу страстной недели попеременно в двух церквах.
Mutlakiyet Monarşi OligarşiМонархический реванш олигархий.
Ama haydutun mutlaka onun takınmış olduğu mücevherat takılarında gözü olduğu açıktır.Спьяну он хвастается, что там у него хранятся драгоценности.
Kalite mutlak anlamda en iyi, en sağlam, en dayanıklı, en güzel değildir.Бог — Высшая Душа, наиболее добродетельная и совершенно непорочная.
Mutlak olandır.Они совершенны.
Bir şeyin olma ihtimali varsa mutlaka olur.Но как известно, если что-то может случиться — оно обязательно случается.
Kullanmakta olduğunuz bir ilaç varsa mutlaka doktorunuza danışılmalıdır.Если у вас есть такие проблемы, немедленно проконсультируйтесь со своим лечащим врачом.
Bu âdeti fazlaca genel yapar ve âdetin mutlaka iyi veya güzel olması gerekmez.Но тогда магия – это проклятие или, наоборот, благо, которого многие лишены?
Eksi bir sayı mutlak değerinin tümleyeni alınarak da ifade edilebilir.С его помощью можно определить только минимальную массу.
Mutlak varlık anlamına gelir.Существо в смысле сущность.
Her öğrencinin mutlaka bir rehber ve eş güdüm halinde çalışan bir danışman öğretmeni vardır.У каждого учащегося имеется личный учитель — профессиональный сёгист.
Ayrıca mutlak monarşiler yerine meşruti monarşilerin kabul edilmesinden yanaydılar.В абсолютных монархиях монарха практически обожествляли.
O'na göre, iman etmek mutlaka ibadet etmeyi gerektirmez.'Если нет, то у них нет оснований в него верить».
Mutlaka sinirlenip gitmiştir" dedi.И они в бешенстве!»
Kadılar Yokuşu ilçede mutlaka görülmesi gereken yerlerden birisidir.Винсенту придётся посетить места, о которых он бы предпочёл забыть.
Onların uçaklarını mutlaka indirmeliyiz." demiştir.«Как погибают самолеты».
Ona göre hakiki şiir için vezin ve kafiye mutlak gerekli olan şeyler değildi.Для него это были абсолютные истины, большего не требовалось.
Yemekler, mutlaka en az dört çeşitten oluşur.Она появляется, как минимум, в четырёх разных сценах.
1932 yılında kansız bir devrim sonucunda mutlak monarşiden parlamenter monarşiye geçilmiştir.В конечном счете абсолютная монархия после революции 1932 года была заменена конституционной монархией.
Bu kimseler içtikleri zaman mutlaka sarhoş olmak için içerler.Когда их вынимают из воды, то пищат.
Elektrik ve manyetizma (ışık) mutlaka James Clerk Maxwell ile de ilişkilidir.Трактат об электричестве и магнетизме // Максвелл, Джеймс Клерк.
Eru, sadece mutlak gereklilik içerdiğinde Arda üzerinde kendi gücünü faaliyete geçiriyordu.При необходимости взять какой-нибудь предмет он действовал всей рукой.
Aes Sedailer Amyrlin'e mutlak saygı duymak ve itaat etme durumundadırlar.Лондонцы выказывая атаману внимание и уважение.
Onlar, mutlaka boğulacaklardır.”И главное - они вырваны из своей среды» .
Ancak yolunuz Dereköye düşerse mutlaka sac böreği ve ot kavurmasının tadına bakınız.Кто ещё не закончил, то пусть спешит сеять гречиху и просо.
Bunun anlamı her takımın mutlaka kazanma şansı olmasıdır.Каждый игрок вносит свой вклад в победу команды.
Zemin rengi mutlaka yeşil olmalıdır.Указано также цвет почвы — зелёный.
Rostrum kısa ve nasus mutlaka mevcuttur.Нартекс отсутствует, из-за чего наос кажется квадратным.
Bazı ilaçlar mutlaka aç kullanılmalıdır.Осторожность нужна при применении препарата у беременных.
Guru Gobind Singh ölürken Guru Granth Sahib'i son ve mutlak Sih Gurusu ilan etmiştir.Перед смертью Гуру Гобинд Сингх объявил, что Гуру Грантх Сахиб будет окончательным и вечным гуру сикхов.
Babylon 5 dizisinin her bölümü mutlaka birbiriyle ilişkilidir.Посещаемость 5 кубковых игр бирмингемских команд с друг другом неизвестна.
İlacın kullanılması ve doz ayarlanması mutlaka uzman doktor kontrolünde yapılmalıdır.Другие дозировки и схемы применения устанавливаются врачом.
Juliet, kız kardeşiyle vedalaşır ve doğumdan önce mutlaka geri dönüp yanında olacağını söyler.Джульет прощается со своей сестрой Рэйчел, обещая вернуться до рождения ребёнка.
Ağda öyle makineler vardır ki bunların mutlaka her zaman aynı IP adresine ihtiyaçları olur.В таком тайнике обязательно есть печать, и она должна всегда оставаться в контейнере.
Dokuz sayısı mutlak Bir ayrı tutulacak olursa ilk tek sayı Üç'ün karesidir.Если остаток больше 9, то n1 = последней цифре остатка.
"Eğer birinci perde açıldığında duvarda bir tüfek asılıysa takip eden sahnede tüfek mutlaka patlamalı.«Если вы в первом акте повесили на стену пистолет, то в последнем он должен выстрелить.
İlk turda geçerli oyların mutlak çoğunluğu sağlanamamışsa ikinci tur oylama yapılır.Если ни один из списков не получил в первом туре абсолютное большинство, назначается второй тур.
Survivor Series maçı, her yıl mutlaka bir kez yapılır.Крупная серфинговые соревнования проходят здесь каждый год.
"Bir kişiye "Masa boyalı, sakın değme!" derseniz, size inanmadan önce mutlaka masaya dokunacaktır."И сочтешь когда, что различил ты Господа, доверься вере, не разуму».
Çok yorgunum ama toplantıya mutlaka katılmam lazım.Я чувствую себя очень молодым, вновь садясь за парту.
Mutlak monarşiyi meşruti monarşi ile karıştırmamak gerekir.Капитул в этом значении не следует путать с монастырём.
Anti otoriteryenler genellikle kanun önünde mutlak eşitliğe ve geniş sivil özgürlüklere inanırlar.ويؤمن المعادون للسلطة غالبًا بـالمساواة الكاملة أمام القانون والحريات المدنية القوية.
Mutlaka sinirlenip gitmiştir" dedi.وهو ما يثيره الانزعاج الشديد".
Kimilerine göre "mutlak olan" yalnızca Tanrı ya da Allah’tır.فتهيأ الرجل لليمين وقال: والله الذي لا إله إلا هو.
Mutlaka bir şeyler yapmalıyız.لا بدّ أن تفعل شيئاً.
İçinde bulunduğunuz sıkıntıları, mutlaka duymak isteyenler dışında kimseye açmayın.ولا تغرس لكم الآمال إلاّ ما تجتنيه الآجال، وأقلّوا الرغبة في ما يورث العطب، فكل ما تزرعه العاجلة تقلعه الآجلة.
Kullanmakta olduğunuz bir ilaç varsa mutlaka doktorunuza danışılmalıdır.إذا ما كنت في شك قم بسؤال المستشار الطبي الخاص بك.
Mutlak iktidar sahibi de, Senato ve halkın baş yöneticisi de olabilir.حيث قد يمتلك سلطة شبه مطلقة، أو قد يكون مجرد الرئيس التنفيذي لمجلس الشيوخ والشعب.
Siz, Cehennemde mutlaka zakkum ağacından yiyeceksiniz.(أفرأيتم النار التي تورون).
Yasal olarak, mutlak çoğunluk için -boş koltuklar olsa bile- 133 sandalye gerekmektedir.للفوز بأغلبية بسيطة، سيتعين على الحزب أن يأخذ 137 مقعدًا.