mutfak ile cümle
mutfak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.تم حفظه في الثلاجة لعشرة أيام. و الخس في المنتصف، على طاولة مطبخي. لا يختلف كثيراً.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.真ん中はテーブルに置いたもので 左と変わりません 右のレタスは切り花のように 世話をしたものです
Son model arabalar. ve bir gurme mutfak.*Autos de último modelo.* *Y una cocina gourmet.*
Son model arabalar. ve bir gurme mutfak.Carros de última geração. E uma cozinha gourmet.
Son model arabalar. ve bir gurme mutfak.Da, familia Jones e dovada vie că dacă suntem dispuşi să urmăm aceeaşi cale consacrată...
Son model arabalar. ve bir gurme mutfak.Najnowsze modele aut. I wykwintna kuchnia.
Son model arabalar. ve bir gurme mutfak.미식가를 위한 부엌 맞습니다. 존스씨 가족은 산 증인이죠. 우리가 그 믿을 수 있는 길만 따를 의향이 있다면.. [RECORD SCRATCH]
Son model arabalar. ve bir gurme mutfak.Ultimi modelli di auto. E una cucina deliziosa.
Son model arabalar. ve bir gurme mutfak.سيارات حديثة الطراز ومطبخ للذواقة
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Achteraf trof ik George op het terras bij de keukentuin.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Apoi l-am găsit pe George pe terasa din grădina bucărăriei.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Después, me encontré con George en la terraza que da al jardín de la cocina.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Efteråt fann jag George på terrassen mot köksträdgården.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Efterfølgende fandt jeg George på terrassen, mens han kiggede ud over køkkenhaven.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Ensuite, je trouvai George sur la terrasse qui donnait sur le jardin de la cuisine.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Később George-ot az kiskert feletti erkélyen találtam.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.나중에 부엌 정원이 내려다 보이는 테라스에서 조지를 찾았다.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum."Mais tarde, encontrei o George no terraço a olhar para o jardim da cozinha.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Nachher fand ich George auf der Terrasse mit Blick auf den Küchengarten.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Poi, trovai George sulla terrazza che dava sul giardino della cucina.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Potem, wpadłem na Georgea na tarasie wychodzącym na ogród.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Potom jsem potkal George na terase, jak hledí do zahrady.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Sau đó, tôi thấy George trên bậc thang đang quan sát khu vườn bếp.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Setelah itu, saya menemui George di teras yang menghadap taman dapur.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Μετά βρήκα τον Τζωρτζ στην βεράντα που κοιτούσε τον κήπο της κουζίνας.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Вскоре я нашёл Джорджа на террасе с видом на сад.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.Потім, я зустрів Джорджа на терасі з видом на сад.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.След това, намерих Джордж на терасата, която гледаше към кухненската градина.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.אחר כך מצאתי את ג'ורג על המרפסת המשקיפה לגינת המטבח.
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.بعد ذلك، وجد جورج جالساً في الشرفة المطلة على حديقة المطبخ
Sonradan, George'u terasta, mutfak bahçesine bakarken buldum.午後中ずっと飲んでいたのに 彼はやはり青白い顔をしていた
Sonra odada bir sürü ses oldu. Annesi mutfaktaydı, ne olduğuna bakmaya geldi.Pak byl v pokoji veliký hluk, její matka byla v kuchyni, vyšla ven a volala:
Şöyle cevapladı, -Oh, hayır. Mutfakta değil.Он ответил - "О, нет.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Escucho cosas como, el porche, la terraza, la cocina.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak."Hová mennek, amikor valami fontos dolgot kell elvégezniük?" ilyen dolgokat mondanak, hogy terasz vagy konyha.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Ik hoor dan dingen als de veranda, het dek, de keuken.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.In slišim odgovore kot veranda, terasa, kuhinja.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Jeg hører steder som på varandaen, på dækket, eller i køkkenet.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.J'entends des choses comme le porche, le pont, la cuisine.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.베란다, 마당, 부엌 같은 답을 듣습니다
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak."La veranda, la terrazza, la cucina."
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Mówią o rzeczach takich jak taras, pomost, kuchnia.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Odpověď většinou zní: na terasu, na verandu, do kuchyně.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak."Onde vai quando precisa de fazer qualquer coisa?" oiço coisas como, o alpendre o pátio, a cozinha.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Saya akan mendengar jawaban seperti serambi, beranda, dapur.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Tôi sẽ có câu trả lời đại loại như là hiên nhà, nhà sau, nhà bếp.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Ακούω πράγματα όπως: στη βεράντα, στην ταράτσα, στην κουζίνα.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Я слышу в ответ, например - на веранде, на балконе, на кухне.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.Я чую щось на зразок: на ґанок, на балкон, на кухню.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.אני שומע תשובות כמו: המרפסת, הדק, המטבח.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.سوف أسمع أشياء مثل , الشرفة , وسطح السفينة , المطبخ.
Şöyle şeyler duyuyorum, veranda, güverte, mutfak.キッチン 自宅の空き部屋
Şu soldaki yüksek tepeler mutfakta.A baloldali csúcsok jelzik ezeket.
Şu soldaki yüksek tepeler mutfakta.Acolo se află vârfurile înalte, în partea stânga.
Şu soldaki yüksek tepeler mutfakta.C'est là que sont ces grands pics tout à gauche.
Şu soldaki yüksek tepeler mutfakta.Chamamos-lhes "paisagens-de-palavras". Esta é a "paisagem-de-palavras" da palavra água.
Şu soldaki yüksek tepeler mutfakta.Daar zie je die hoge pieken aan de linkerkant.
Şu soldaki yüksek tepeler mutfakta.Das sind hier diese hohen Spitzen auf der linken Seite.
Şu soldaki yüksek tepeler mutfakta.Đó là nơi có mấy cái đỉnh đó ở phía bên trái.
Şu soldaki yüksek tepeler mutfakta.Dove troviamo quei grossi picchi sulla sinistra.