O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Ea a intrat înapoi în prima bucătărie-grădină ea a intrat şi a găsit vechi om săpat acolo.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Ela caminhou de volta para a primeira horta que ela tinha entrado e encontrou o velho homem cavando lá.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Ella volvió a la primera huerta que había entrado y ha encontrado los viejos hombre cavando allí.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Elle revint dans la cuisine-jardin d'abord elle était entrée et a trouvé l'ancien homme creusant là.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Hän käveli takaisin ensimmäiseen keittiö-puutarha hän oli tullut ja löytänyt vanhan mies kaivaa siellä.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Hon gick tillbaka till den första köksträdgård hon hade gått in och fann den gamla Mannen gräva där.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Hun gik tilbage til den første køkkenhave hun var kommet ind og fundet de gamle Manden grave der.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.그녀는 옛를 입력하고 찾았다는 최초의 부엌 - 정원에 다시 걸어
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Ő ment vissza az első konyhakert ő belépett, és megtalálta a régi férfi ásni ott.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Sie ging zurück in den ersten Gemüsegarten sie getreten und hatte die alte gefunden Mann gräbt dort.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Stopila nazaj v prvo kuhinjo, vrt ona je začela in ugotovila, stare človek kopati tam.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Tornò nel primo orto era entrata e ha trovato il vecchio l'uomo a scavare lì.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Vrátila sa do prvej kuchyne, záhrada jej vstúpil a našiel starý Muž tam kopať.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Vrátila se do první kuchyně, zahrada jí vstoupil a našel starý Muž tam kopat.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Ze liep terug naar de eerste moestuin zij was binnengekomen en vond de oude man graven daar.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Περπάτησε πίσω στο πρώτο κουζίνα-κήπο που είχε εισέλθει και βρήκε την παλιά άνθρωπος σκάψιμο εκεί.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Вона повернулася в першу город вона увійшла і знайшов старі Людина копати там.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Она вернулась в первую огород она вошла и нашел старые Человек копать там.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Тя се върна в първата кухня, градина, тя е влязъл и е установено, старата човек да копаят там.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.היא הלכה חזרה לתוך הגן במטבח הראשונה שנכנסה ומצא את הישן
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.مشى عادت الى حديقة المطبخ الأولى التي دخلت وجدت القديم
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.そこに掘り男。彼女は行き、彼のそばに立っていたと見
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Ça doit pouvoir s'utiliser dans nos maison, nos chambres, nos cuisines.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Den er kommet ind i folks hjem, ind i deres soveværelser, ind i deres køkkener.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Deve entrare nelle case della gente, nelle camere da letto, nelle cucine.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Ennek be kell jutnia az emberek házába, a hálószobákba, a konyhákba.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Es muss in die Häuser der Leute, in die Schlafzimmer, in die Küchen gelangen.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Je vindt het in huizen, in slaapkamers, in keukens.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.이 모기는 사람들의 집, 안방, 부엌에 들어와 있습니다.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Musíme ten nový prostředek dostat k lidem do domu, do jejich ložnic a kuchyní.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Musi się dostać do domów, do sypialni i kuchni.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Tem que ir dentro da casa das pessoas, dentro dos quartos, dentro das cozinhas.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Tiene que entrar en las casas de la gente, en sus habitaciones en las cocinas.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Tôi đã vào nhà của nhiều người, vào phòng ngủ, nhà bếp,
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Trebuie să ajungă în casele oamenilor, în dormitoare, în bucătării.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Він має бути всередині будинку, у спальні, на кухні.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Он будет использоваться внутри помещений — в спальне, на кухне.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.וזה אומר להיכנס לבתיהם של אנשים, לחדרי השינה, למטבחים.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.عليه أن يصل إلى بيوت الناس وإلى غرف نومهم وإلى المطابخ.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.台所に入り込んでくるのです ところで、蚊の生物学的な特徴が2つあります
Pasajda şiddetli bir hapşırık vardı. Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.통로에서 폭력 재채기가 발생했습니다. 그들까지는, 그들이했던 것처럼 있도록
Pasajda şiddetli bir hapşırık vardı. Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.كان هناك العطس العنيف في الممر. هرعوا خارج ، وكما فعلوا ذلك
Pasajda şiddetli bir hapşırık vardı. Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.台所のドアがバタン。
Peki mutfaktan ne haber?En hoe is het in de keuken?'
Peki mutfaktan ne haber?Et dans la cuisine ? (rire)
Peki mutfaktan ne haber?А как насчет кухни?"
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.A személyzet egyetlen konyhai eszköze egy doboznyitó volt.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Công cụ nhà bếp duy nhất nhân viên của tôi có là đồ cắt hộp.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Die einzigen Küchenutensilien meiner Angestellten waren Teppichmesser.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Edini kuhinjski pripomoček, ki so ga imeli moji zaposleni, so bili nožki za odpiranje škatelj.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Het enige keukengerei dat mijn personeel had, was een stanleymes.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Jedynym narzędziem kuchennym był nóż do kartonu.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.저희 직원이 가지고 있던 유일한 주방용품은 문구용커터였습니다.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.La única herramienta de cocina que tenía mi personal era un cúter.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Les seuls ustensiles de cuisine que mon personnel avait c'était des cutters.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.L'unico utensile che il mio staff aveva era una taglierina.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.O único utensílio de cozinha do meu pessoal, era um x-acto.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Singurele ustensile de bucatarie pe care personalul meu le avea erau cutite de deschis cutiile.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Единственият кухненски инструмент, който имаше моят персонал, беше кутия-резачка.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Единственным кухонным инструментом был нож для коробок.