mutfak ile cümle

mutfak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Onlara mutfak düzenlemelerinde yardımcı olduk ve şimdi bütün çocuklarımızın yemeğini onlar sağlıyor.今では 子供たちの給食をつくっています とてもいい仕事をしていますよ
Onlar, arka kapıdan refastened incelenen mutfak, kiler ve iyice bulaşıkçı ve son kiler içine indi.주방, 찬장, 철저 방, 마지막에 지하실했다.
Onlar, arka kapıdan refastened incelenen mutfak, kiler ve iyice bulaşıkçı ve son kiler içine indi.Oni uzavřen zadní dveře, zkoumal kuchyň, spíž, černá kuchyně a důkladně, a konečně šel dolů do sklepa.
Onlar, arka kapıdan refastened incelenen mutfak, kiler ve iyice bulaşıkçı ve son kiler içine indi.Oni uzavretý zadné dvere, skúmal kuchyňa, špajza, čierna kuchyňa a dôkladne, a konečne šiel dole do pivnice.
Onlar, arka kapıdan refastened incelenen mutfak, kiler ve iyice bulaşıkçı ve son kiler içine indi.So zapre zadnja vrata, pregledal kuhinja, shramba in Pralnica posode temeljito, in na zadnji šel dol v klet.
Onlar, arka kapıdan refastened incelenen mutfak, kiler ve iyice bulaşıkçı ve son kiler içine indi.Вони refastened задні двері, оглянув кухня, комора, комори ретельно, і, нарешті, спустилися в підвал.
Onlar, arka kapıdan refastened incelenen mutfak, kiler ve iyice bulaşıkçı ve son kiler içine indi.Они refastened заднюю дверь, осмотрел кухня, кладовая, кладовые тщательно, и, наконец, спустились в подвал.
Onlar, arka kapıdan refastened incelenen mutfak, kiler ve iyice bulaşıkçı ve son kiler içine indi.Те запечатват отново през задната врата, разгледа кухня, килер, и миячка добре, и най-после слезе в мазето.
Onlar, arka kapıdan refastened incelenen mutfak, kiler ve iyice bulaşıkçı ve son kiler içine indi.المطبخ ومخزن وحجرة غسل الاطباق وافية ، وأخيرا سقطت في القبو.
Onlar, arka kapıdan refastened incelenen mutfak, kiler ve iyice bulaşıkçı ve son kiler içine indi.家で発見される魂、彼らは同じように検索がありませんでした。
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.De rusade ut, och som de gjorde så köksdörren smällde.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Ei au repezit afară, şi aşa cum au făcut, astfel încât trântit uşa de la bucătărie.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Eles correram para fora, e como o fizeram o porta da cozinha bateu.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.He ryntäsivät ulos, ja he tekivät niin keittiön ovi pamahti.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Họ đổ xô ra, và khi họ đã làm như vậy đập cửa nhà bếp.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Ils sortirent, et, comme ils l'ont fait les porte de la cuisine a claqué.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Mereka bergegas keluar, dan seperti yang mereka lakukan sehingga membanting pintu dapur.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Ponáhľali von, a keď to tak kuchynské dvere zabuchla.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Rzucili się, i tak jak tak zatrzasnął drzwi do kuchni.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Salieron, y como lo hicieron los puerta de la cocina se estrelló.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Sie eilten hinaus und wie sie es taten, so die Küchentür zugeschlagen.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Si precipitarono fuori, e come hanno fatto in modo che il porta della cucina sbatté.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Spěchali ven, a když to tak kuchyňské dveře zabouchla.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Ti rushed ven, in kot so to storili zato je kuhinjska vrata zaloputnila.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Úgy rohant ki, és ők ezért a konyhai ajtó becsapódott.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Ze renden naar buiten en zoals ze deden, zodat de keuken deur sloeg.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Έτρεξαν έξω, και όπως έπραξαν το πόρτα της κουζίνας χτύπησε.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Вони вибігли, і як вони зробили це кухонні двері зачинилися.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Они выбежали, и как они сделали это кухонную дверь захлопнулась.
Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.Те се втурнаха, и тъй като те са така затръшна вратата на кухнята.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Cô bước vào khu vườn nhà bếp đầu tiên cô đã bước vào và thấy cũ người đàn ông đào ở đó.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Cofnęła się do pierwszego ogród warzywny tylko weszła i znalazł stary człowiek kopanie tam.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Dia berjalan kembali ke kebun dapur-pertama ia masuk dan menemukan yang lama orang menggali di sana.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Ea a intrat înapoi în prima bucătărie-grădină ea a intrat şi a găsit vechi om săpat acolo.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Ela caminhou de volta para a primeira horta que ela tinha entrado e encontrou o velho homem cavando lá.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Ella volvió a la primera huerta que había entrado y ha encontrado los viejos hombre cavando allí.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Elle revint dans la cuisine-jardin d'abord elle était entrée et a trouvé l'ancien homme creusant là.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Hän käveli takaisin ensimmäiseen keittiö-puutarha hän oli tullut ja löytänyt vanhan mies kaivaa siellä.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Hon gick tillbaka till den första köksträdgård hon hade gått in och fann den gamla Mannen gräva där.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Hun gik tilbage til den første køkkenhave hun var kommet ind og fundet de gamle Manden grave der.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.그녀는 옛를 입력하고 찾았다는 최초의 부엌 - 정원에 다시 걸어
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Ő ment vissza az első konyhakert ő belépett, és megtalálta a régi férfi ásni ott.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Sie ging zurück in den ersten Gemüsegarten sie getreten und hatte die alte gefunden Mann gräbt dort.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Stopila nazaj v prvo kuhinjo, vrt ona je začela in ugotovila, stare človek kopati tam.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Tornò nel primo orto era entrata e ha trovato il vecchio l'uomo a scavare lì.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Vrátila sa do prvej kuchyne, záhrada jej vstúpil a našiel starý Muž tam kopať.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Vrátila se do první kuchyně, zahrada jí vstoupil a našel starý Muž tam kopat.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Ze liep terug naar de eerste moestuin zij was binnengekomen en vond de oude man graven daar.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Περπάτησε πίσω στο πρώτο κουζίνα-κήπο που είχε εισέλθει και βρήκε την παλιά άνθρωπος σκάψιμο εκεί.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Вона повернулася в першу город вона увійшла і знайшов старі Людина копати там.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Она вернулась в первую огород она вошла и нашел старые Человек копать там.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.Тя се върна в първата кухня, градина, тя е влязъл и е установено, старата човек да копаят там.
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.היא הלכה חזרה לתוך הגן במטבח הראשונה שנכנסה ומצא את הישן
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.مشى عادت الى حديقة المطبخ الأولى التي دخلت وجدت القديم
O, o eski girdi ve bulmuştu ilk mutfak-bahçeye geri yürüdü adam orada kazma.そこに掘り男。彼女は行き、彼のそばに立っていたと見
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Ça doit pouvoir s'utiliser dans nos maison, nos chambres, nos cuisines.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Den er kommet ind i folks hjem, ind i deres soveværelser, ind i deres køkkener.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Deve entrare nelle case della gente, nelle camere da letto, nelle cucine.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Ennek be kell jutnia az emberek házába, a hálószobákba, a konyhákba.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Es muss in die Häuser der Leute, in die Schlafzimmer, in die Küchen gelangen.

İlgili Sayfalar