Alt katta bir mutfak ve bir yemek salonu bulunmaktadır.Ruang dapur dan makan terdapat dalam satu kamar.
Kuzey Amerika’ya ilk yerleşenler, Avrupa’daki mutfaklarda kullandıkları kap kacaktan çok az götürmüşlerdi.Maskapai bertarif rendah pertama yang melakukan hal seperti itu di Eropa.
Bu durum da çoğunlukla mutfak kazaları ve aile içi şiddete bağlanmaktadır.Điều này thường liên quan đến tai nạn trong nhà bếp hoặc bạo lực gia đình.
Bodrum katı mutfak olarak kullanılmak amacıyla yapılmıştır.Tầng hầm dùng cho việc nấu nướng.
Bazı bölümlerde koridorlar, merdiven, mutfak vb. sonsuzdur.Trong một số tập phim có cảnh đuổi bắt, hành lang và cầu thang thường dài vô tận.
Oysa Ruthie mutfaktadır.Sfoglia là đầu bếp.
Jackson, ilk tekli "Don't Stop 'til You Get Enough"ı mutfakta mırıldandığı melodilerden geliştirdi.Jackson đã viết "Don't Stop 'til You Get Enough" sau khi nghĩ ra giai điệu trong nhà bếp của anh.
Hızlı yiyecekler, Güney Asya ve Çin mutfakları da oldukça popüler olup geniş miktarda bulunabilmektedir.Thức ăn nhanh, thức ăn Nam Á, và các món ăn Trung Quốc cũng rất phổ biến và được nhiều người biết đến.
Alt katta bir mutfak ve bir yemek salonu bulunmaktadır.Ở trung tâm vườn có một quán café và quán ăn.
Dahili bina normal olarak bir oturma odası, bir mutfak ve bir ağaç döşemeli merkezi salonu içerir.Khu vực cánh trong thường gồm phòng khách, bếp và một phòng sinh hoạt trung tâm có sàn lót bằng gỗ.
Pirinç pişirici, pirinci kaynatmak veya buharlamak için tasarlanmış otomatik bir mutfak aletidir.Nồi cơm điện là một thiết bị gia dụng tự động được thiết kế để nấu cơm bằng cách hấp hơi gạo.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Các đồ cổ như tượng, đồng tiền, đồ dùng và đồ trang sức thường được tìm thấy.
Dünya mutfağı kavramı, Yerel Mutfak kavramı ile karıştırılmaktadır.Ở thành phố phòng bếp thường được kết hợp làm phòng ăn của gia đình.
Saray mutfakları ikisi helvaheneye ait olmak üzere 10 gözden oluşuyordu.Khối nhà ở liền kề được chia làm 10 khu.
Belirgin ürünler arasında mutfak takımları bulunmaktadır.Một số nhà sản xuất có bộ dụng cụ có sẵn.
Mutfaklar genelde altı metrekare oldukları için oldukça küçüktü.キッチンは小さく、通常6 m 2 だった。
Mutfakta yemek kokularının giderilmesi için kullanılmaktadır.厨房の料理の匂いがする。
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.たまに、事務所スタッフに手料理を振舞っている。
Bir heykeltıraş, mutfak tasarımcısı ve üreticisi olan babası sayesinde sanatkârane bir ortamda yetişti.父親が飾り棚のデザイナー・制作者、彫刻家だったので、美術的な環境で育った。
Somali mutfağı bölgeden bölgeye değişiklik gösterir ve farklı mutfak etkilerinin bir karışımı gibidir.ソマリア料理は地域ごとに様々な変化があり、多様な調理法を包括する。
İçeriği dekorasyon, mutfak, sağlık, güzellik konularına odaklanır.テーマは料理、手芸、教養、健康、美容、娯楽など。
Mutfak, Evlerde yemeklerin hazırlandığı odaya verilen ad.指示された部屋に夕餉を運ぶ。
Halen İtalyan, İspanyol, Türk ve Yunan mutfaklarında kullanılır.イタリア、ポルトガル、トルコ、ギリシアの料理に用いられる。
Belirgin ürünler arasında mutfak takımları bulunmaktadır.特定の品物にプロダクトコードが付属している。
Doğal olarak Asya'da pek çok farklı mutfak kültürü bulunur.イラン各地には多種多様の食文化が存在する。
Ana madde: Türk mutfağı Türk mutfağı, dünyanın sayılı mutfaklarından biri sayılır.トルコ料理(トルコりょうり)は、トルコのトルコ民族の郷土料理であり、世界三大料理の一つである。
Bodrum katı mutfak olarak kullanılmak amacıyla yapılmıştır.地下には厨房が配置されている。
Oysa Ruthie mutfaktadır.スキットが料理コーナーになっている。
Biryani de popüler mutfak ürünlerinden birisi olup en çok Hindistan ve Pakistanlılar arasında tutulmaktadır.シンディービリヤニはパキスタン料理のなかでとても人気のあるメニューであり、パキスタン全域はおろか世界中で食べられている。
Chris ile beraber Hannah'ya yapılan şakada mutfakta yer almıştır.サマーキャンプで彼はジェナと用具室の中でセックスをした。
Bu yüksek oran kısmen, emniyetsiz mutfaklar ve Hindistan’a özgü bol giysilere bağlanmaktadır.这一高发生率部分是因为不安全的厨房和典型的印度式宽松服装所致。
Oyunun girişinde Hannah'ya yapılan şakada mutfakta yer almıştır.他立刻把鹅抓进了厨房里。
Geleneksel mutfakta işler iki mekân içinde yürütülür.開始時,兩組的廚房都可以正常運作。
Mahallenin kendine özgü bir mutfak kültürü bulunmaktadır.还是一所具备自足厨房的寺院。
Sesi araştırmaya başlar ve mutfak bıçağının kendisiyle kamera arasına düşmesiyle Alex'e inanmaya başlar.突然,一把菜刀落在他和相机之间时,他被吓了一跳但也开始相信亚历克斯。
Diğer pek çok ülkelerin lokantalarının bu ülkelere ait mutfaklarında da bu çubuklardan bulunur.在美国很多中餐厅里都可以找到这种甜点。
Her ikisi de mutfak bıçaklarıyla öldürüldü.2人被刀子刺死。
Somali mutfağı bölgeden bölgeye değişiklik gösterir ve farklı mutfak etkilerinin bir karışımı gibidir.索馬里的菜餚是因地區而有所不同的,且融合了多種烹煮元素。
"Aynı anda mutfakta ve salonda"."기차에서 방으로 그리고 차에서 방으로 그리고 방에서 방으로".
Kitaplarda Arya kız olduğunu gizliyordu ve mutfaklarda çalışıyordu.그녀의 일은 아몬드를 따고 닭을 돌보고 부엌에서 일하는 것이었다.
Bunların dışında: Hemşire hizmetçi Mutfak hizmetçisi Hanımın hizmetçisi신하연 : 임 간호사 역 보건소 간호사.
Köşkün ahşap olması nedeniyle içinde mutfak yoktur.즉, 책상은 나무로 되어 있기 때문에 책상이 있는 것이다.
Alt katta bir mutfak ve bir yemek salonu bulunmaktadır.지하에는 식당 및 휴게실이 있다.
Oysa Ruthie mutfaktadır.지리나베는 국물 요리이다.
Mutfak da buradaydı.가가 번의 저택이 이곳에 있었다.
BKM Mutfak ekibinde oyuncu.권투선수 출신의 초밥요리사.
Genellikle servisin kolay olması için yemek odaları, mutfakların yakınında yer alırlar.현대식 주택에서 식기실은 부엌과 식사 장소 사이에 자리잡는 것이 보통이다.
Sanayileşme dönemindeki teknolojik ilerlemeler mutfaklara büyük değişiklikler getirdi.הפיתוחים הטכנולוגיים של המהפכה התעשייתית הביאו לשינויים מרחיקי לכת במבנה המטבח הביתי.
Bir eğitim bir de mutfaktan hiç kesinti yapılmıyor.תמיד בתורנות מטבח על אף שאינו יודע לבשל.
Ama tabii ki sadece oltada değil, mutfakta da kalitesini ortaya koyar.ששת בישול לא רק מציג מתכונים, אלא מלמד בישול גם ברמה התאורטית.
Kitaplarda Arya kız olduğunu gizliyordu ve mutfaklarda çalışıyordu.שם היה צבי בקר שומר בגליל והיא עבדה עם החברות במטבח בתור מבשלת.
Bu toplumların, özellikle Balkan toplumların mutfakları, Filistin mutfağının karakterine katkı sağlamışlardır.מאכלים של הקהילות האלה תרמו לאופי המטבח של ערביי ארץ ישראל, בעיקר הקהילות ממדינות הבלקן.
Mutfak da buradaydı.המבשר שם.
Her ikisi de mutfak bıçaklarıyla öldürüldü.חלק מהילדים נרצחו בעזרת כידונים.
Belirgin ürünler arasında mutfak takımları bulunmaktadır.בין צבעי המאכל יש כאלה העשויים מנפט.
Odanın birisi, oturma odası, yatak odası ve mutfak olarak kullanılıyordu.חלל זה משמש כחדר שינה, חדר מגורים ומטבח.
Ürdün mutfağı, komşu ülkeler Suriye ile Lübnan'ın mutfaklarından pek farklı değildir.הבשר פחות בשימוש במטבח המצרי לעומת המטבחים האחרים של צפון אפריקה והלבנט.
Bu durum da çoğunlukla mutfak kazaları ve aile içi şiddete bağlanmaktadır.Често пъти това е свързано със злополуки в кухнята или с домашно насилие.
Bu yüksek oran kısmen, emniyetsiz mutfaklar ve Hindistan’a özgü bol giysilere bağlanmaktadır.Част от този висок процент е свързан с необезопасени кухни и свободните широки дрехи, характерни за Индия.
Somali mutfağı bölgeden bölgeye değişiklik gösterir ve farklı mutfak etkilerinin bir karışımı gibidir.Кухнята на Сомалия варира от район на район, като обхваща различни начини на готвене.