mutfak ile cümle

mutfak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Oysa Ruthie mutfaktadır.지리나베는 국물 요리이다.
Mutfak da buradaydı.가가 번의 저택이 이곳에 있었다.
BKM Mutfak ekibinde oyuncu.권투선수 출신의 초밥요리사.
Genellikle servisin kolay olması için yemek odaları, mutfakların yakınında yer alırlar.현대식 주택에서 식기실은 부엌과 식사 장소 사이에 자리잡는 것이 보통이다.
ABD'de üç büyük TV kanalı 25 Temmuz tarihinde "Mutfak Tartışmalarını" yayınladı.שלוש רשתות הטלוויזיה הראשיות בארצות הברית שידרו את ויכוח המטבח ב-25 ביולי.
Sanayileşme dönemindeki teknolojik ilerlemeler mutfaklara büyük değişiklikler getirdi.הפיתוחים הטכנולוגיים של המהפכה התעשייתית הביאו לשינויים מרחיקי לכת במבנה המטבח הביתי.
Bir eğitim bir de mutfaktan hiç kesinti yapılmıyor.תמיד בתורנות מטבח על אף שאינו יודע לבשל.
Ama tabii ki sadece oltada değil, mutfakta da kalitesini ortaya koyar.ששת בישול לא רק מציג מתכונים, אלא מלמד בישול גם ברמה התאורטית.
Kitaplarda Arya kız olduğunu gizliyordu ve mutfaklarda çalışıyordu.שם היה צבי בקר שומר בגליל והיא עבדה עם החברות במטבח בתור מבשלת.
Bu toplumların, özellikle Balkan toplumların mutfakları, Filistin mutfağının karakterine katkı sağlamışlardır.מאכלים של הקהילות האלה תרמו לאופי המטבח של ערביי ארץ ישראל, בעיקר הקהילות ממדינות הבלקן.
Mutfak da buradaydı.המבשר שם.
Her ikisi de mutfak bıçaklarıyla öldürüldü.חלק מהילדים נרצחו בעזרת כידונים.
Belirgin ürünler arasında mutfak takımları bulunmaktadır.בין צבעי המאכל יש כאלה העשויים מנפט.
Odanın birisi, oturma odası, yatak odası ve mutfak olarak kullanılıyordu.חלל זה משמש כחדר שינה, חדר מגורים ומטבח.
Ürdün mutfağı, komşu ülkeler Suriye ile Lübnan'ın mutfaklarından pek farklı değildir.הבשר פחות בשימוש במטבח המצרי לעומת המטבחים האחרים של צפון אפריקה והלבנט.
Bu durum da çoğunlukla mutfak kazaları ve aile içi şiddete bağlanmaktadır.Често пъти това е свързано със злополуки в кухнята или с домашно насилие.
Bu yüksek oran kısmen, emniyetsiz mutfaklar ve Hindistan’a özgü bol giysilere bağlanmaktadır.Част от този висок процент е свързан с необезопасени кухни и свободните широки дрехи, характерни за Индия.
Somali mutfağı bölgeden bölgeye değişiklik gösterir ve farklı mutfak etkilerinin bir karışımı gibidir.Кухнята на Сомалия варира от район на район, като обхваща различни начини на готвене.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!Голямо е разнообразието в кухнята.
Dahili bina normal olarak bir oturma odası, bir mutfak ve bir ağaç döşemeli merkezi salonu içerir.Вътрешното крило обикновено се състой от дневна стая, кухня и централна зала с дървен под.
Anavatanı Endonezya olup, tüm dünya mutfaklarında baharat olarak kullanılır.Неговата родина е Индонезия, а подправката се използва в целия свят.
Belirgin ürünler arasında mutfak takımları bulunmaktadır.Индустриалните кухни са със специално оборудване.
Ancak yerel halkı mutfaklarında kullanmaktadır.На места местното население я използва за храна.
"Aynı anda mutfakta ve salonda".Централно място заемат кухнята и трапезарията.
Diğer pek çok ülkelerin lokantalarının bu ülkelere ait mutfaklarında da bu çubuklardan bulunur.Картофите участват в много национални ястия в тези райони.
Dünya mutfaklarında yiyecek olarak sıklıkla tüketilmektedir.Много често краде продукти от кухнята.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!Zereshk se dosta koristi u kuhinji.
Jackson, ilk tekli "Don't Stop 'til You Get Enough"ı mutfakta mırıldandığı melodilerden geliştirdi.Jackson je napisao skladbu "Don't Stop 'til You Get Enough", nakon što je pjevušio melodiju u svojoj kuhinji.
Kinder, Küche, Kirche (3 K), Türkçesi "Çocuk, Mutfak, Kilise" olan bir Alman slogandır."Kinder, Küche, Kirche" (Djeca, kuhinja, crkva).
Her ikisi de mutfak bıçaklarıyla öldürüldü.Oboje su ubijeni iz vatrenog oružja.
Örneğin Müslüman ve Yahudi mutfaklarında domuz eti kullanılmaz.Bravčové mäso sa nepoužíva v moslimských a židovských krajinách z náboženských dôvodov.
Mutfak, yemek hazırlamak için kullanılan alandır.Kuchyňa je miestnosť v byte určená na varenie a prípravu jedál.
Halen İtalyan, İspanyol, Türk ve Yunan mutfaklarında kullanılır.Kuchyňa je zmesou gréckej, tureckej, maďarskej a talianskej.
Geleneksel Fin mutfağı İsveç, Alman ve Rus mutfaklarına benzerdir.Backerbsen sú tradičné cestoviny do polievky nemeckej alebo rakúskej kuchyne.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Niekedy sa takisto pridáva do kozmetických prípravkov.
"Aynı anda mutfakta ve salonda".V isti stavbi je tudi kuhinja z jedilnico in klub.
Kitaplarda Arya kız olduğunu gizliyordu ve mutfaklarda çalışıyordu.Njegovi življenjepisci so tradicionalno trdili, da je delal v kuhinjah.
Zaman içinde Osmanlı mutfak kültürü, Anadolu, Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da da yaygınlaşmıştır.Osmanska kuhinja še danes živi tudi na Balkanu, v Anatoliji in na Bližnjem vzhodu.
Mutfak da buradaydı.Tukaj je delovala tudi carinarnica.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!V kuhinji je odprto ognjišče.
Saat 23:30’a kadar mutfak açıktır.20:00 - 21:30: Otvoritvena slovesnost.
Bu mutfak seneler boyunca çeşitli geleneklerin harmanlanmasıyla zenginleşmiştir.To kulinarično prireditev pripravljajo že vrsto let in je postala tradicionalna.
Yemen mutfağı Yemen'de yayılmış bir mutfak türüdür.Jemeno virtuvė – viena iš islamo virtuvių, paplitusi Jemene.
Balkan ve Akdeniz mutfaklarının bir parçasıdır.Ją galima priskirti Viduržemio jūros virtuvėms ir Balkanų virtuvėms.
Mantar, özellikle Uzak Doğu mutfaklarında kullanılmaktadır.Šis augalas naudojamas ir Tolimųjų Rytų virtuvėse.
Mutfak tekrar yaşam alanından kesin olarak ayrılması gereken bir yer olarak görüldü.Palikimo atsiradimo vieta laikoma paskutinė palikėjo nuolatinė gyvenamoji vieta.
Mutfak hazır patates ürünleri imalatında uzmanlaşmıştır.Bandymų stotis specializuojasi bulvininkystėje.
Meksika'da birbirinden çok farklı bölgesel mutfaklar mevcuttur.Labai skirtingi valgiai valgomi skirtinguose regionuose.
Bu eser, Çin mutfak kültürü için mühim bir kaynaktır.Raštas – svarbus kinų kultūros aspektas.
Meksika'nın altı bölgesinin mutfakları birbirinden çok farklıdır.Kesk-Vietnami köök on teistest erinev.
Mutfak aletlerinin çoğu emaye kaplamalıdır.Enamus aparatuurist on salastatud.
Alt katta bir mutfak ve bir yemek salonu bulunmaktadır.I korrusel oli köök ja laoruumid.
BKM Mutfak'ında çıraklık geçmişi vardır.See asub endise raekoja köögi mantelkorstnas.
Acele et ve mutfakta yapılması gerekenleri bitirmeye git.Beeil dich und mach den Rest, der noch in der Küche ist, fertig.
Acele et ve mutfakta yapılması gerekenleri bitirmeye git.Cepat dan selesaikan apa yang harus diselesaikan di dapur.
Acele et ve mutfakta yapılması gerekenleri bitirmeye git.Grabeste-te si termina ce trebuie facut in bucatarie.
Acele et ve mutfakta yapılması gerekenleri bitirmeye git.Nhanh lên, lo làm xong những việc trong bếp đi
Acele et ve mutfakta yapılması gerekenleri bitirmeye git.Pośpiesz się i skończ to co ma być zrobione w kuchni.
Acele et ve mutfakta yapılması gerekenleri bitirmeye git.Sbrigati e vai a finire quello che deve essere fatto in cucina.
Acele et ve mutfakta yapılması gerekenleri bitirmeye git.Schiet op en ga je werk afmaken in de keuken.

İlgili Sayfalar