Ana içeriğe geç
Sözlük

mutfak ile cümle

mutfak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Aynı anda mutfakta ve salonda".Este întâlnit în bucătării și restaurante.
Bunlardan zaman zaman mutfak taşı evyesi elde edilmektedir.La acestea se adauga mai recent și bucătăria de vară .
"Azeri Mutfak Kültürü".Perlele de cultură aurii.
Gastronomi ve mutfak sanatları sektöründe kullanılan ürünlerdir.Este asociată artei mesei și gastronomiei.
Tom mutfakta yalnız.Tom este singur în bucătărie.
Mutfakta birilerinin sesini duyduğumu düşünüyordum.Am crezut că am auzit vocea cuiva în bucătărie.
Mutfak masasının üstünde dünün gazetesi var.Ziarul de ieri este pe masa din bucătărie.
Ne mutfakta ne de oturma odasında.Nu este nici în bucătărie, și nici în camera de zi.
Tom'un köpeği fırtına sırasında mutfak masasının altına büzüldü.Câinele lui Tom s-a ghemuit sub masa de bucătărie în timpul furtunii.
Mutfaktaki musluk damlatıyor gibi görünüyor.Se pare că robinetul din bucătărie picură.
Mutfak da buradaydı.Közgyülést is tartottak itt.
Padişah sefere çıkarsa bu mutfak görevlileri de beraber giderlerdi.Akkor én kénytelen leszek ide járni, ha maguk ilyen konyhát tartanak.
Bu yüksek oran kısmen, emniyetsiz mutfaklar ve Hindistan’a özgü bol giysilere bağlanmaktadır.Ez részben a nem biztonságos konyhai körülményeknek és az Indiában hagyományos laza ruházatnak tudható be.
Öncesinde çok sayıda batılı tarafından tecrübe edilmemiş bir mutfaktı.Ez volt az addig nyugaton nem ismert cukornád.
Füzyon mutfağı, farklı mutfak geleneklerinin öğelerini birleştiren bir mutfaktır.A fúziós konyha különböző étkezési kultúrák konyhaművészetét igyekszik ötvözni.
Kim var mutfakta?Ki van a konyhában?
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Hän työskenteli myös ajoittain valintamyymälässä.
Hong Kong mutfağı Dim sum ^ "Çin'deki sekiz büyük mutfak".Min-keittiötä Fuzhoussa pidetään yhtenä kahdeksasta suuresta keittiöstä Kiinassa.
Oysa Ruthie mutfaktadır.Matti parkuu keittiössä.
En önemli bölümlerden birisi mutfaktır.Eräät suurimmista lajeista ovat tärkeitä ruokakaloja.
Genel olarak Japon Mutfağı, diğer Doğu Asya ülkelerinin mutfaklarına benzer.Irlantilainen ruoka muistuttaa muiden pohjoiseurooppalaisten maiden keittiötä.
Kaba tuz ise 100 kg’lık çuvallarla mutfak tuzu olarak satılır.Keittoja myydään kilon pakkauksissa.
BKM Mutfak ekibinde oyuncu.Mikael Kokko Näyttelijäliitto.
Mutfak, yemek hazırlamak için kullanılan alandır.Keittiö on ruoan valmistukseen tarkoitettu huone tai tila.
Konya Mutfağı (2011) Açıklamalı Yemek ve Mutfak Terimleri Sözlüğü(2013).Kertomuksia keittiöstä, ruuasta ja elämästä (WSOY 2011) Sukupuu.
Mutfak,tuvalet,ahır avlunun bir köşesindedir.Keittiö ja kylpyhuone ovat L:n nurkassa.
Kitabı çıktıktan sonra bir mutfak atölyesine ihtiyaç duymaya başlar.Artikkelien jälkeen näyttelystä aloitettiin poliisitutkinta.
Zambak bitkisinin çiçekleri kimi ülke mutfaklarında besin olarak tüketilmektedir.Käpypalmuista tehdään joissakin maissa saagon tapaista jauhoa ihmisravinnoksi.
Mary mutfak zeminini paspaslarken Tom halıyı temizliyordu.Tom imuroi maton sillä aikaa, kun Mary moppasi keittiön lattian.
Onlar mutfakta konuşuyorlar.He keskustelevat keittiössä.
O, mutfakta.Hän on keittiössä.
Meksika'nın altı bölgesinin mutfakları birbirinden çok farklıdır.Οι έξι περιοχές του Μεξικό διαφέρουν αρκετά στις κουζίνες τους.
Bu durum da çoğunlukla mutfak kazaları ve aile içi şiddete bağlanmaktadır.Αυτό συχνά σχετίζεται με ατυχήματα στην κουζίνα ή με ενδοοικογενειακή βία.
Jackson, ilk tekli "Don't Stop 'til You Get Enough"ı mutfakta mırıldandığı melodilerden geliştirdi.Ο Τζάκσον έγραψε το Don't Stop 'til You Get Enough, αφού σφύριζε τη μελωδία στην κουζίνα του.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Μερικές φορές, είναι επίσης το καθιστικό ή η τραπεζαρία του σπιτιού.
Bir Romalı evinde mutfak ana binaya eklenmiş ayrı bir odaydı.Στη ρωμαϊκή βίλα, η κουζίνα ενσωματώθηκε στο κύριο κτήριο ως ξεχωριστό δωμάτιο.
Halen İtalyan, İspanyol, Türk ve Yunan mutfaklarında kullanılır.Η μπουράντζα χρησιμοποιείται στην γερμανική, Ισπανική, Ελληνική και Ιταλική κουζίνα.
Her ikisi de mutfak bıçaklarıyla öldürüldü.Και οι δύο είχαν πεθάνει από δεκάδες χτυπήματα με μαχαίρι.
Pek çok insana mutfakta daha fazla zaman harcama ve daha fazla keyif alma ilhamını vermiştir.Ως αποτέλεσμα περισσότεροι άνθρωποι είχαν χρήματα και χρόνο γα να ταξιδεύουν.
Dünyanın birçok mutfakları buğulama yöntemini kullanırlar.Υπάρχουν πολλοί τρόποι για να μαγειρευτούν οι αρτόκαρποι.
Bakın! Mutfakta bir kedi var.Δείτε! Μια γάτα στην κουζίνα.
O, mutfakta bulaşıkları yıkarken sıkça şarkı söyler.Συχνά τραγουδάει όταν πλένει τα πιάτα στην κουζίνα.
Mutfak Ziri'nin odasına yakın.Η κουζίνα είναι κοντά στο δωμάτιο του Ζίρι.
Melamin reçinesi, mutfak eşyaları ve plakalarda (Melmac gibi) sıklıkla kullanılır.Melaminplast anvendes ofte i køkkengrej og tallerkener.
Uygulama aynı zamanda ünlü şeflerden bilgi toplar ve mutfak tarzlarına göre listeler.Appen samlede også information fra berømte kokke og oplistede dem efter deres køkkentype.
Kevgirden veya mutfak robotundan geçirilerek püre haline getirilir.Til udvaskning af stenen bruges viskoseklude eller køkkenrulle.
Bu eser, Çin mutfak kültürü için mühim bir kaynaktır.Uddybende artikel: Kinesisk madlavning Mad er en vigtig del af kinesisk kultur.
Oysa Ruthie mutfaktadır.Cook er kokkepige.
En sevdiği ders mutfak sanatlarıdır.Hennes yndlingsfag er Artimantikk.
Modern mutfaklarda genellikle bulaşık makinesi de bulunur.Huset har et moderne kjøkken med oppvaskmaskiner.
Mutfaktan geçerek balo salonunun arkasındaki kiler bölümüne yol almak ister.Inngangen til Kjøkkenet går via bakgangen.
Örneğin Müslüman ve Yahudi mutfaklarında domuz eti kullanılmaz.Muslimer og jøder spiser av religiøse årsaker ikke svinekjøtt.
Her ikisi de mutfak bıçaklarıyla öldürüldü.Begge to ble drept med et geværskudd.
Kavramın Asya ülkelerindeki kullanımı farklı mutfak türlerini kapsayacak biçimde genişlemiştir.Mattradisjonene i Japan skiller seg fra andre asiatiske lands måter å tilberede maten på.
Bu durum da çoğunlukla mutfak kazaları ve aile içi şiddete bağlanmaktadır.Hal ini sering dikaitkan dengan kecelakaan di dapur dan kekerasan rumah tangga.
Hızlı yiyecekler, Güney Asya ve Çin mutfakları da oldukça popüler olup geniş miktarda bulunabilmektedir.Makanan cepat saji, masakan Asia Selatan, masakan Cina juga sangat terkenal dan tersedia secara luas.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Terkadang, dapur juga memiliki tempat yang berfungsi sebagai ruang makan juga.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!Saat ia ingin memasak di dapur.
İlk mutfak ocağını İngiliz fizik bilgini Sir Benjamin Thompson 1795'te geliştirdi.Cara memasak ini pertama ditulis oleh Sir Benjamin Thompson pada tahun 1799.
Şirketin ürün yelpazesinde çamaşır makineleri, buzdolapları, mutfaklar, televizyonlar bulunmaktadır.Produknya meliputi peralatan rumah tangga seperti alat pendingin, mesin cuci, kulkas dan televisi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod