mutfak ile cümle
mutfak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!In de keuken bevindt zich een grote haard.
Bir Romalı evinde mutfak ana binaya eklenmiş ayrı bir odaydı.De keuken was in de Romeinse villa een deel van het hoofdgebouw, echter als aparte ruimte aangelegd.
Böyle birçok evde, bu avlu mutfak görevini görürdü.Tijdens de oogst is er veel werk bij de hoeve.
Hemen mutfağa gider ve bir mutfak bıçağını eline alıp yüzünü de palyaço maskesiyle kapatır.Hij belandt met zijn gezicht in de openstaande klep van de vaatwasser, met zijn oog in een keukenmes.
Mutfak, yemek hazırlamak için kullanılan alandır.De keuken is altijd al als keuken gebruikt.
Ortaçağda ne gündelik yaşamda, ne de mutfakta günümüzdeki gibi bir temizlik anlayışı yoktu.In de middeleeuwen was er geen sprake van een kern zoals tegenwoordig.
Babam neden mutfakta?Waarom is mijn pa in de keuken?
Bu bölüm o zamandan beri Mutfak Şampiyonu Bölümü olarak anılmıştır.Deze divisie heet sindsdien Keuken Kampioen Divisie.
"Aynı anda mutfakta ve salonda".W kuchni i przy stole.
Mutfak da buradaydı.Znajdowała się tutaj przykładowo kuchnia.
Charlie gemide tayfa ve mutfakta beceriksiz aşçı yardımcısı olarak çalışır.Na statku pełni rolę palacza i kucharza w jednej osobie.
Burası Orta Avrupa mutfak özelliklerinin eklenmeye başladığı sahadır.Przeważają na tym terenie gatunki środkowoeuropejskie.
Baklava, Türk, Orta Doğu, Balkan ve Güney Asya mutfaklarında yer etmiş önemli bir hamur tatlısıdır.Pilaw jest popularną potrawą na Bliskim Wschodzie, w krajach Azji Środkowej i na Bałkanach.
Genel olarak Japon Mutfağı, diğer Doğu Asya ülkelerinin mutfaklarına benzer.Asyryjska kuchnia jest podobna do innych kuchni Bliskiego Wschodu.
Rus, Polonya ve Türk mutfaklarından esinlenmiştir.Potrawa kuchni polskiej oraz litewskiej.
Ertesi yıl ilk romanı "Mutfak Çıkmazı"nı yayımladı.W tym roku uzyskano pierwszy węgiel z odkrywki „Niesłusz”.
Saray mutfakları ikisi helvaheneye ait olmak üzere 10 gözden oluşuyordu.W środkowej części dworu było dziesięć pomieszczeń w układzie dwutraktowym.
Mutfak da buradaydı.Här låg också köket.
"Aynı anda mutfakta ve salonda".Matsalsbord finns både i matsalen och i köket.
Özellikle İspanyol, Portekiz, Fransız, Hollanda, Belçika ve İtalyan mutfaklarında kullanılmaktadır.Den är vanligt i det spanska, portugisiska, franska, tyska, belgiska och italienska köket.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!Särsö passar bra i köket.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Statyer, mynt, husgeråd och smycken hittas ofta.
Her ortanın kışla mutfaklarında bir kazanı vardı.En koloni höll vinterdvala i en byggnad.
Oysa Ruthie mutfaktadır.Biryani är en maträtt.
Mutfak bölgenin etnik çeşitliliğini yansıtır.Föremålen illustrerar den lokala befolkningens etniska diversitet.
Mutfak da buradaydı.Крім того, тут також знаходилась кухня.
Bu durum da çoğunlukla mutfak kazaları ve aile içi şiddete bağlanmaktadır.Часто це спричинено нещасними випадками на кухні та домашнім насильством.
Bu yüksek oran kısmen, emniyetsiz mutfaklar ve Hindistan’a özgü bol giysilere bağlanmaktadır.Частково це спричинено небезпечними умовами на кухні та через вільний одяг, характерний для Індії.
Mutfak, birçok Balkanlı için bir diğer paylaşılan şeydir.Гагаузька кухня має багато спільного з кухнями інших народів балканського регіону.
Mutfak,tuvalet,ahır avlunun bir köşesindedir.Туалет та колонка із водою були у загальному дворі.
Diğer pek çok ülkelerin lokantalarının bu ülkelere ait mutfaklarında da bu çubuklardan bulunur.Багато рецептів було запозичено з кухонь цих країн.
Her ortanın kışla mutfaklarında bir kazanı vardı.У зимовий час у саду працювала ковзанка.
Ertesi yıl ilk romanı "Mutfak Çıkmazı"nı yayımladı.Наступного року вийшов перший роман «Мона померла».
Oysa Ruthie mutfaktadır.Гамлет на кухні.
Kitaplarda Arya kız olduğunu gizliyordu ve mutfaklarda çalışıyordu.Щур стояв біля столика на кухні, в руках він тримав якісь листи.
Halen İtalyan, İspanyol, Türk ve Yunan mutfaklarında kullanılır.Використовується в італійській, індійській, мексиканській і карибській кухнях.
Füzyon mutfağı, farklı mutfak geleneklerinin öğelerini birleştiren bir mutfaktır.Ф'южн (кухня) — кухня, що поєднує елементи різних кулінарних традицій.
Türk mutfağı sebze yemekleri açısından çok büyük bir çeşitliliğe sahip bir mutfaktır.Туркменська кухня вирізняється особливим набором жирів.
Padişahtan en aşağı saray görevlisine kadar herkesin yemekleri bu mutfaklarda pişerdi.Стало традицією готувати в цій кухні для офіцерів всіх частин, які приходили.
O, mutfaktadır.Він на кухні.
O, mutfakta.Він на кухні.
Onlar mutfakta konuşuyorlar.Вони розмовляють на кухні.
Bak! Mutfakta bir kedi var.Дивись! На кухні кіт.
O, mutfakta.Вона на кухні.
Tom mutfakta.Том на кухні.
Tom hâlâ mutfakta.Том все ще на кухні.
Mutfak nerede?Де кухня?
Tom Mary'yi mutfakta bıraktı.Том залишив Мері на кухні.
Tom, Mary ve John mutfakta.Том, Мері та Джон - на кухні.
Tom mutfaktadır.Том на кухні.
Bu dönemlerde Japonların evlerinde, mutfak ayrı bir oda haline gelmeye başlamıştı.V japonských domácnostech se v té době stávaly kuchyně oddělenou místností hlavního domu.
Mutfak da buradaydı.Byla sem též vestavěna kuchyně.
İtalyan mutfağı dünyanın en zengin mutfaklarından biridir ve karakteristik özellikleriyle öne çıkmaktadır.Italská kuchyně patří mezi nejznámější světové kuchyně, jelikož má množství specialit různého druhu.
Böyle birçok evde, bu avlu mutfak görevini görürdü.Podle pověsti v tomto domě bydlel kuchařský rod Baštů.
Kırım Tatarları çok zengin bir mutfak kültürüne sahiptir.Buňoro-Kitara má bohatou vlastní kulturu.
Bu yüksek oran kısmen, emniyetsiz mutfaklar ve Hindistan’a özgü bol giysilere bağlanmaktadır.Příčinou jsou zčásti ne zcela bezpečné prostředí kuchyní a volný oděv, typický pro tuto zemi.
"Aynı anda mutfakta ve salonda".V přírodě i v hale.
Avrupa’daki birkaç çiftlik evinde, dumanlı mutfak 20. yüzyılın ortasına kadar kullanımdaydı.Na několika evropských statcích se černé kuchyně používaly ještě do poloviny 20. století.
Mutfak, yemek hazırlamak için kullanılan alandır.Kuchyň - ve které byla připravována jídla.
Her ikisi de mutfak bıçaklarıyla öldürüldü.Gančarčík všechny tři ženy ubodal kuchyňskými noži.