mutfak ile cümle
mutfak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Böyle birçok evde, bu avlu mutfak görevini görürdü.Durante la settimana festiva, molte famiglie fanno in casa la Torta di Canegrate.
Soldaki büyük oda mutfak olarak düzenlenmiştir.A sinistra è posto il locale della portineria.
Yangın mutfakta başladı.На кухне начался пожар.
Tom ve Mary birkaç dakika önce mutfakta sessizce konuşuyorlardı.Фома и Маша тихо беседовали на кухне несколько минут назад.
Onlar mutfaktalar.Они на кухне.
Şimdi mutfakta kahve yapıyor.Она сейчас на кухне варит кофе.
Onu mutfakta ağlarken buldum.Я нашел её на кухне плачущей.
O, ne mutfakta ne de salonda.Её нет ни на кухне, ни в гостиной.
Okuldan eve döndüğünde mutfakta annesine yardım etmeye başladı.Вернувшись домой из школы, она принялась помогать матери на кухне.
Babam mutfakta mı?Папа на кухне?
Bu aletler mutfakta işinizi kolaylaştıracak.Эти приспособления облегчат вашу работу на кухне.
İdeal eş bir hamamböceği gibidir, onu sadece geceleri ya da mutfakta görebilirsiniz.Идеальная жена - как таракан, вы её можете увидеть только ночью или на кухне.
Tom pazar çantasını mutfak masasına koydu.Том поставил пакет с продуктами на кухонный стол.
Füzyon mutfağı, farklı mutfak geleneklerinin öğelerini birleştiren bir mutfaktır.Кухня фьюжн — кухня, сочетающая элементы различных кулинарных традиций.
Somali mutfağı bölgeden bölgeye değişiklik gösterir ve farklı mutfak etkilerinin bir karışımı gibidir.Кухня Сомали изменяется от области до области, и она охватывает различные стили кулинарии.
"Azeri Mutfak Kültürü".«Адская кухня»).
Ertesi yıl ilk romanı "Mutfak Çıkmazı"nı yayımladı.В следующем году вышел первый роман «Мона умерла».
Mutfak da buradaydı.Здесь же стоял стол.
Mutfak, yemek hazırlamak için kullanılan alandır.Кухня — помещение для приготовления пищи.
Genel olarak Japon Mutfağı, diğer Doğu Asya ülkelerinin mutfaklarına benzer.Кухня иракцев очень сходна с кухней других ближневосточных народов.
Mutfak hazır patates ürünleri imalatında uzmanlaşmıştır.Заметное влияние на кухню штата оказал картофель.
Oysa Ruthie mutfaktadır.Стейн возглавил кухню.
Böyle birçok evde, bu avlu mutfak görevini görürdü.Дойдя до хутора, люди увидели полковую кухню.
2005'ten beri BKM Mutfak'ta oynamaktadır.С 2005 года играл в дубле «Оболони».
Dahili bina normal olarak bir oturma odası, bir mutfak ve bir ağaç döşemeli merkezi salonu içerir.Внутреннее крыло обычно состоит из общей комнаты, кухни и холл с деревянным полом.
Hint, Japon ve diğer Asya mutfaklarının popüleritesi artmaktadır.Приправы для поке схожи с приправами японской и других азиатских кухонь.
Bir eğitim bir de mutfaktan hiç kesinti yapılmıyor.Не приемлет никакой критики относительно своей кухни.
Bu toplumların, özellikle Balkan toplumların mutfakları, Filistin mutfağının karakterine katkı sağlamışlardır.وقد تأثر المطبخ من هذه المجتمعات، ولا سيما من منطقة البلقان، ساهمت في إبراز الطابع الفلسطيني بالمطبخ.
Pasta pişirme genellikle ana mutfaktan biraz ayrı bir alanda yapılır.وعادة ما تخبز المعجنات في جزء منفصل إلى حد ما من المطبخ الرئيسي.
Bir eğitim bir de mutfaktan hiç kesinti yapılmıyor.ويستحيل علي أي شخص طبخها في المنزل.
Bol dökümlü bir hırka giyen Swift evin farklı yerlerinde (mutfak, yatak odası, banyo, hol) görülür.كانت سويفت ترتدي جاكيت صوف مهدل واسع وظهرت في أماكن مختلفة للبيت ( المطبخ و غرفة النوم و الحمام والصالة).
Güveç yemekleri Balkan ülkeleri mutfaklarında da yaygındır.ويعدّ الطعام رخيصا في عموم أراض البلقان.
Mutfak da buradaydı.عدت إلى المطبخ.
Saat 23:30’a kadar mutfak açıktır.يبقى المطبخُ مفتوحاً حتى الساعة 11.30 ليلاًً.
Mutfak,tuvalet,ahır avlunun bir köşesindedir.حمام البيدرة و هو موجود في باب الساحة في حي القصبة.
Konya Mutfak Kültürü ve Konya Yemekleri (2005) Mevlevi Mutfağı (2007).لندن: دار الساقي • أطعمة قونية و ثقافة المطبخ بقونية (2005 ) • المطبخ الملكي (2007 ).
Diğer pek çok ülkelerin lokantalarının bu ülkelere ait mutfaklarında da bu çubuklardan bulunur.تقدم العديد من المطاعم الأمريكية في دولٍ أخرى هذا الطبق أيضاً.
Bölge yemek ve pişirme kültürü, çeşitli mutfakların birleşiminden oluşmuştur.كما توجد توجد ثقافة الطعام والطبخ متكونة من الاتحاد بين الثقافات المختلفة.
İtalyan mutfağı dünyanın en zengin mutfaklarından biridir ve karakteristik özellikleriyle öne çıkmaktadır.يعتبر المطبخ الجزائري من أغنى المطابخ في العالم لتنوعه وتعدد مواد صنع الأغذية.
Babam neden mutfakta?لماذا أبي في المطبخ؟
ABD'de üç büyük TV kanalı 25 Temmuz tarihinde "Mutfak Tartışmalarını" yayınladı.Nos Estados Unidos, três grandes redes de televisão transmitiram o debate da cozinha em 25 de julho.
Eğer bir çamaşır yıkama makinesi varsa, mutfakta yıkama ve kurutma yapılabilir.Se uma máquina de lavar roupa está presente, lavar roupa e secar também é feito na cozinha.
Mutfak eğer yeterince büyükse ailenin yemek yediği yer olabilir.A cozinha pode ser também o lugar onde a família come, tendo espaço para isso.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Às vezes, também tem a função de controle fiscal.
Garip bir şekilde yapıda henüz bir mutfak ya da tuvalet açığa çıkarılmamıştır.Estranhamente, ainda não foram redescobertas, até agora, cozinhas ou latrinas.
Üst sınıftan olan Romalıların görece daha iyi donanımlı mutfakları vardı.Romanos ricos tinham cozinhas relativamente bem equipadas.
Ancak yerel halkı mutfaklarında kullanmaktadır.São usados na culinária.
Melamin reçinesi, mutfak eşyaları ve plakalarda (Melmac gibi) sıklıkla kullanılır.Resina melamínica é frequentemente usada em utensílios de cozinha e pratos.
Jackson, ilk tekli "Don't Stop 'til You Get Enough"ı mutfakta mırıldandığı melodilerden geliştirdi.Jackson teria composto "Don't Stop 'til You Get Enough" após cantarolar a melodia casualmente em sua cozinha.
Böyle birçok evde, bu avlu mutfak görevini görürdü.Na casa rural, é no espaço da cozinha que decorre toda a vida familiar.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Antiguidades como estátuas, moedas ultensilios e jóias são encontradas frequentemente.
Ertesi gece, Doug mutfakta bir gıcırtı duyar.No dia seguinte, o Xá fez um grande durbar na capital.
Mantar, özellikle Uzak Doğu mutfaklarında kullanılmaktadır.Esquilos ainda são comidos, especialmente no sul daquele país.
Mutfak, yemek hazırlamak için kullanılan alandır.A cozinha é uma divisão da casa especificamente usada para preparo da comida.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!Apesar de muito brincalhona, na cozinha é muito concentrada.
O, mutfaktadır.Ele está na cozinha.
Ben mutfaktayım.Estou na cozinha.
Oysa Ruthie mutfaktadır.Roux komt uit de Franse keuken.
Mutfak da buradaydı.Hier was ook de eetzaal.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Ook vindt hij af en toe werk bij een kwekerij.