Ana içeriğe geç
Sözlük

mutfak ile cümle

mutfak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom mutfakta olabilir, ama ben bilmiyorum.Tom podría estar en la cocina, pero no lo sé.
O, mutfakta çalışır mı?¿Trabaja en la cocina?
Mutfakta ne pişiyor?¿Qué está preparando en la cocina?
Annem mutfakta meşgul.Mi madre está ocupada en la cocina.
Mutfakta anneme yardım ettim.Le ayudé a mi madre en la cocina.
Bakın! Mutfakta bir kedi var.¡Mire! Hay un gato en la cocina.
Onu mutfakta ağlarken buldum.Lo encontré llorando en la cocina.
O, ne mutfakta ne de salonda.No está ni en la cocina ni en el salón.
Tom mutfakta yalnızdı.Tom estaba solo en la cocina.
Tom hâlâ mutfakta.Tom todavía está en la cocina.
Tom şu anda mutfakta.Tom ahora está en la cocina.
Tom mutfaktaydı.Tom estaba en la cocina.
Annem mutfakta yemek pişiriyor.Mi madre está en la cocina haciendo la comida.
Tom bıçağı bilerken mutfak masasında oturdu.Tom se sentó en la mesa de la cocina mientras afilaba el cuchillo.
Annem şimdi mutfakta yemek yapıyor.Mi madre está ahora en la cocina preparando la comida.
Mutfaktaki her şey güzel kokuyor.Todo lo que hay en la cocina huele bien.
Bu bir mutfak bıçağı.Esto es un cuchillo de cocina.
Mutfakta bir telefon var.Hay un teléfono en la cocina.
O nerede? O mutfakta.¿Dónde está? En la cocina.
Mutfakta bir telefon var mı?¿Hay un teléfono en la cocina?
Mutfak da buradaydı.Allí se dispuso también la cocina.
Bu sırada kampta Kate ve Jack mutfakta eski günlerden konuşmaktadırlar.En el campamento, Kate y Jack tienen una conversación en la cocina, y recuerdan los días pasados en la isla.
Geleneksel Fin mutfağı İsveç, Alman ve Rus mutfaklarına benzerdir.La cocina finlandesa parece mucho a la cocina sueca, alemana y rusa.
Oysa Ruthie mutfaktadır.Lewton en la cocina.
Ürdün mutfağı, komşu ülkeler Suriye ile Lübnan'ın mutfaklarından pek farklı değildir.La Gastronomía de Jordania se distingue poco de la cocina de sus países vecinos Siria o el Líbano.
Mutfaklar genelde altı metrekare oldukları için oldukça küçüktü.Por su parte, las cocinas también eran pequeñas, usualmente de unos 6 metros cuadrados.
Genel olarak Japon Mutfağı, diğer Doğu Asya ülkelerinin mutfaklarına benzer.En general, la cocina de Camboya se parece a la de sus vecinos del sudeste asiático.
Hint, Japon ve diğer Asya mutfaklarının popüleritesi artmaktadır.La selección de condimentos ha sido influida fuertemente por la cocina japonesa y de otros países asiáticos.
Bodrum katında toplantı salonu, mutfak, çamaşırhane, sağlık merkezi ve idari ofisler yer alır.En el sótano se encuentran la sala de estar, cocina, lavandería, centro médico y la administración.
Olgunlaşmış mangolar taze olarak tüketilse de yine mutfaklarda pek çok kullanımı vardır.Actualmente se está extendiendo mucho el maridaje con otros platos, así como su uso en cocina.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!Además es bueno en la cocina.
Ancak yerel halkı mutfaklarında kullanmaktadır.El apio nabo se utiliza en cocina.
Orta Doğu ve Balkan mutfaklarının yararlanmış melez bir mutfaktır.En el sur y medio oeste de Estados Unidos, son muy usados sus frutos para postres y cocina.
Ertesi gece, Doug mutfakta bir gıcırtı duyar.En el siguiente día, el vaivoda recibe la llave de la ciudad.
Tom Mary'nin mutfakta ne yaptığını merak etti.Tom si chiedeva cosa stesse facendo Mary in cucina.
Mutfakta neredeyse hiçbir şeyimiz yoktu.Non avevamo quasi niente in cucina.
Tom mutfak masasındaki tabaktan bir şekerli kurabiye aldı.Tom ha preso un biscotto zuccherato dal piatto che era sul tavolo di cucina.
Mutfakta bir telefon var.C'è un telefono in cucina.
Tom kahve fincanını mutfakta yere düşürdü.Tom ha lasciato cadere la sua tazza di caffè sul pavimento di cucina.
Heykeller, bozuk paralar, mutfak eşyaları ve mücevher gibi antik eserler yaygın olarak görülmektedir.Antichità quali statue, monete, utensili e gioielleria sono molto comuni.
Birçok ailede mutfakta kullanılan sebzelerin yetiştirilmesi için bu bahçeler bulunmaktadır.In diverse zone queste piante trovano un utilizzo in cucina.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Ha partecipato occasionalmente anche a gare automobilistiche.
Bir eğitim bir de mutfaktan hiç kesinti yapılmıyor.Non sopporta il disordine in cucina.
"Aynı anda mutfakta ve salonda".Il vino a tavola e in cucina.
Panama mutfağı özgün ve zengin bir mutfaktır.La cucina tipica torinese è una cucina ricca ed elaborata.
Oysa Ruthie mutfaktadır.Henry va in cucina, velocemente.
Her ikisi de mutfak bıçaklarıyla öldürüldü.Entrambi furono uccisi dalle teste di cuoio della polizia tunisina.
Mutfakta muhakkak bolluk olması esas!Non si destreggia molto in cucina.
Güveç yemekleri Balkan ülkeleri mutfaklarında da yaygındır.Condivide aspetti della cucina dei Balcani.
Belirgin ürünler arasında mutfak takımları bulunmaktadır.Per cucinare gli alimenti vi sono molti strumenti.
Böyle birçok evde, bu avlu mutfak görevini görürdü.Durante la settimana festiva, molte famiglie fanno in casa la Torta di Canegrate.
Soldaki büyük oda mutfak olarak düzenlenmiştir.A sinistra è posto il locale della portineria.
Yangın mutfakta başladı.На кухне начался пожар.
Tom ve Mary birkaç dakika önce mutfakta sessizce konuşuyorlardı.Фома и Маша тихо беседовали на кухне несколько минут назад.
Onlar mutfaktalar.Они на кухне.
Şimdi mutfakta kahve yapıyor.Она сейчас на кухне варит кофе.
Onu mutfakta ağlarken buldum.Я нашел её на кухне плачущей.
O, ne mutfakta ne de salonda.Её нет ни на кухне, ни в гостиной.
Okuldan eve döndüğünde mutfakta annesine yardım etmeye başladı.Вернувшись домой из школы, она принялась помогать матери на кухне.
Babam mutfakta mı?Папа на кухне?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod