Ana içeriğe geç
Sözlük

mutfak ile cümle

mutfak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'ye mutfakta yardım etti.Tom half Maria in der Küche.
Yeni bir mutfak aldık.Wir haben eine neue Küche gekauft.
Bu dönemlerde Japonların evlerinde, mutfak ayrı bir oda haline gelmeye başlamıştı.Zur selben Zeit wurde in japanischen Häusern die Küche ein separater Raum innerhalb des Gebäudes.
Oysa Ruthie mutfaktadır.Rommel in der Küche.
Meksika'da birbirinden çok farklı bölgesel mutfaklar mevcuttur.Es gibt in Mexiko verschiedene Regionalküchen, die sich deutlich voneinander unterscheiden.
Her ikisi de mutfak bıçaklarıyla öldürüldü.Beide wurden mit Genickschüssen hingerichtet.
Burası bazen mutfak görevini de görmüştür.Hier nahm der Pecher auch gelegentlich sein Essen ein.
Mutfak da buradaydı.Möglicherweise befand sich dort auch eine Küche.
Mutfaklar genelde altı metrekare oldukları için oldukça küçüktü.Die Ballhäuser waren gewöhnlich sechsmal so lang wie breit.
Sultanın mutfak görevlileridir.Der Sprecher des Soul Kitchen.
Rus, Polonya ve Türk mutfaklarından esinlenmiştir.Hier koexistieren die polnische und ukrainische Küche.
Bir eğitim bir de mutfaktan hiç kesinti yapılmıyor.Auch ein Brand in der Küche interessiert die Gesellschaft nicht.
Bu tür mutfak ürünleri İsviçre'nin batısında oldukça fazla türde bulunur.Von diesen Sorten gibt es recht alte Exemplare im Südwesten.
Böyle birçok evde, bu avlu mutfak görevini görürdü.In gehobenen Haushalten war dafür ein Küchenjunge zuständig.
Bu mutfaklar kaynakları olan Çin coğrafi bölgeleri ile isimlendirilmişlerdir.Wahrscheinlich seien das die geraubten chinesischen Münzen gewesen.
2005 yılında ise BKM Mutfak oyuncularına katıldı.2005 spielte sie an den Hamburger Kammerspielen.
Mutfak bölgenin etnik çeşitliliğini yansıtır.Seine Arbeit spiegelt die ethnische Vielfalt des Kaukasus wider.
Bunlardan zaman zaman mutfak taşı evyesi elde edilmektedir.Seitdem ist manchmal von der Küche der TARDIS die Rede.
Padişahtan en aşağı saray görevlisine kadar herkesin yemekleri bu mutfaklarda pişerdi.Die Schwestern arbeiteten in der Küche trotz aller Gefahr weiter.
Mutfak ile müşteriler arasındaki ilişkiyi sağlar.Zwischen der Küche und den Speisesälen bestanden Durchreichen.
Fransız mutfak tarzları 'Haute mutfağı', 'Klasik mutfak' ve 'Yeni mutfak' olarak üçe ayrılabilir.Hand- und Nachschlagebuch der klassischen französischen Küche und der feinen internationalen Küche.
Annem kadar mutfakta mükemmel değilim.Je ne suis pas meilleur que ma mère pour la cuisine.
O mutfaktan ortaya çıktı.Il émergea une heure plus tard.
Mutfakta robot kullanmanın rahatsız edici yanı nedir?Quel est l'inconvénient d'utiliser des robots pour le travail en cuisine ?
Babam neden mutfakta?Pourquoi papa est-il dans la cuisine ?
Baba mutfakta mı?Est-ce que Papa est dans la cuisine ?
Onun seslenişini mutfaktan duydum.Je l'ai entendu crier de la cuisine.
Mutfaktan çık!Sors de la cuisine !
Mutfaktan çıkın!Sortez de la cuisine !
Mutfak masasının üstünde dünün gazetesi var.Sur la table de la cuisine, il y a le journal d'hier.
Mutfakta birilerinin sesini duyduğumu düşünüyordum.Je pensais avoir entendu quelqu'un dans la cuisine.
Annem mutfakta.Ma mère se trouve dans la cuisine.
Tom Mary'yi mutfakta bıraktı.Tom a laissé Mary dans la cuisine.
Bu tiplere ise Amerikan mutfak denir.On nomme ce type d'organisation : cuisine américaine.
1964: Sosyal amaçlı kullanılmak üzere bodrum katına mutfak eklendi.1964: Ajout d'une cuisine au sous-sol, pour des "raisons sociales".
Soldaki büyük oda mutfak olarak düzenlenmiştir.Une grande salle de bal est aménagée dans l'aile gauche.
Koltukların arka kısmında ise mutfak ve tuvalet yer alıyor.Enfin, à l'arrière, se trouvent la cuisine et les toilettes.
Mutfak da buradaydı.Le disque était là.
Ancak yerel halkı mutfaklarında kullanmaktadır.Les Romains s'en servaient dans leur cuisine.
Mutfak bölgenin etnik çeşitliliğini yansıtır.La cuisine néo-zélandaise reflète la diversité ethnique du pays.
Bir eğitim bir de mutfaktan hiç kesinti yapılmıyor.Elle a toujours été incapable en cuisine.
Panama mutfağı özgün ve zengin bir mutfaktır.Enfin, la cuisine californienne est une cuisine légère et naturelle.
Böyle birçok evde, bu avlu mutfak görevini görürdü.Souvent, dans les campagnes, la confrérie prenait à sa charge tous les frais d'entretien du coite.
Panama mutfağı Afrika, Karayipler, İspanyol ve yöre halklarının mutfaklarının özgün bir karmasıdır.La cuisine Bajane reflète ses influences africaines, caribéennes, créoles et européennes.
Mitoloji dersini sever ama Mutfak sanatları dersini sevmez.Il adore la géographie mais déteste les cours de cuisine traditionnelle.
"Aynı anda mutfakta ve salonda".Il vit dans la cuisine et dans une pièce.
Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu.Une jeune femme, qui se trouvait au bar la veille, l'invite dans sa famille.
Dünyanın birçok mutfaklarında işkembe çorbası yapılır.Cette technique est pratiquée dans beaucoup de cuisines du monde.
Adana Mutfağı'nda et oldukça önemli bir malzemedir ve mutfak ürünlerinin çoğunda et kullanılmaktadır.La cuisine caladanaise est plutôt raffinée, la majorité de ses plats contenant de la viande.
O, mutfaktadır.Está en la cocina.
O, mutfakta.Está en la cocina.
Mutfakta bir kedi var.Hay un gato en la cocina.
Anne mutfakta yiyor.Mamá está comiendo en la cocina.
Baba niçin mutfakta?¿Por qué está papá en la cocina?
Bizim kedimiz mutfaktadır.Nuestro gato está en la cocina.
Babam neden mutfakta?¿Por qué está mi padre en la cocina?
O mutfakta, çünkü yemek yapıyor.Ella está en la cocina porque está preparando la cena.
O, bir mutfakta.Está en una cocina.
Gel, mutfaktaki meyveleri ye.Ven, come las frutas que hay en la cocina.
Paula mutfakta babasına yardımcı olmak zorundadır.Paula tiene que ayudar a su padre en la cocina.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod