S?radan olmaktan korkmamal?s?n, bu mumkun degil.Να μην φοβάται κανείς ότι λέει τα τετριμμένα. Δεν γίνεται αλλιώς.
S?radan olmaktan korkmamal?s?n, bu mumkun degil.Не надо бояться быть слишком банальным. Это невозможно.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.Er is altijd een alternatief scenario mogelijk waarin er iets anders gedaan had kunnen worden.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.È sempre possibile prevedere scenari in cui le cose sarebbero potute andare diversamente.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.어떤 일을 다르게 하는 것이 가능한 상황을 그려볼 수 있는 다른 시나리오는 언제나 존재합니다.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.Luôn có 1 kịch bản khác mà bạn có thể vẽ ra khả năng giải quyết vấn đề khác đi.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.Vždy existuje odlišný scenár, ktorý môžete navrhnúť, kde sa mohlo stať, že to bolo inak.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.Vždy se najde nějaký scénář, kterým vypíchnete, kde bylo možné udělat něco jinak.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.Zawsze można nakreślić inny scenariusz, który pokazuje, że można było coś zrobić inaczej.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.Винаги може да се нахвърля различен сценарий, при който е възможно нещо да е било направено различно.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.תמיד אפשר לדמיין אירוע בו ניתן היה לעשות משהו אחרת.
Su veya bu farkli yapilabilirdi diye farkli senaryolar gelistirmek her zaman mumkun.違うやり方があったと指摘できるのです 私たちは 完全な社会という基準に照らしてどんな論争も判断できるという
Tabaklar, mumlar, şarap.Βοήθησέ με, Όττο. Ούτε οι τωρινοί χάρτες λένε την αλήθεια. Ποια αλήθεια; Όλο για την αλήθεια μιλάς.
Talihsiz 26/11 Mumbai terör saldırılarında bu servis etkili ve yararlı bir şekilde kullanıldı.이 서비스는 불행한 26/11 뭄바이 테러 공격동안 효과적이고
Talihsiz 26/11 Mumbai terör saldırılarında bu servis etkili ve yararlı bir şekilde kullanıldı.De dienst reageerde effectief en efficiënt tijdens de ongelukkige terreuraanslagen van 26/11 in Mumbai.
Talihsiz 26/11 Mumbai terör saldırılarında bu servis etkili ve yararlı bir şekilde kullanıldı.Der Dienst reagierte effektiv und effizient während der unglücklichen 26/11 Terrorangriffe in Mumbai.
Talihsiz 26/11 Mumbai terör saldırılarında bu servis etkili ve yararlı bir şekilde kullanıldı.Службата отговаряше ефективно и ефикасно по време на ужасните терористични атаки в Бомбай от 26.11.
Talihsiz 26/11 Mumbai terör saldırılarında bu servis etkili ve yararlı bir şekilde kullanıldı.השירות הגיב היטב וביעילות, במהלך האירועים המצערים
Talihsiz 26/11 Mumbai terör saldırılarında bu servis etkili ve yararlı bir şekilde kullanıldı.وأصبحت الخدمة فعالة وبكفاءه في الأحداث المؤسفة
Talihsiz 26/11 Mumbai terör saldırılarında bu servis etkili ve yararlı bir şekilde kullanıldı.かつ効率的に機能し、 11月26日にムンバイで起きてしまった テロ事件でも役割を果たしました。
Tamam mı? Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir. Aynı şey.Kaars aan de muur, geen kaarsvet op de tafel.
Tamam mı? Mumu duvara masaya damlatmayacak şekilde yerleştir. Aynı şey.חברו את הנר לקיר כך ששעווה לא תטפטף על השולחן.
Tell him to come over here as well, with his mum.Πες του να έρθω εδώ, μαζί με την μαμά.
Ufak bir kek alıp, bir kaç tane de mum yaktık... ...beraber kutladık.Abbiamo comprato una piccola torta, acceso le candeline... e festeggiato insieme, noi due.
Ufak bir kek alıp, bir kaç tane de mum yaktık... ...beraber kutladık.Am cumpărat un mic tort, am aprins lumânările... ... şi am sărbătorit împreună.
Ufak bir kek alıp, bir kaç tane de mum yaktık... ...beraber kutladık.Compramos um pequeno bolo, acendemos as velas... e celebramos juntos.
Ufak bir kek alıp, bir kaç tane de mum yaktık... ...beraber kutladık.Compramos un pastel, encendimos velas... y la celebramos juntos.
Ufak bir kek alıp, bir kaç tane de mum yaktık... ...beraber kutladık.Kupila sva torto, prižgala sveče in skupaj praznovala.
Ufak bir kek alıp, bir kaç tane de mum yaktık... ...beraber kutladık.Nous avons acheté un petit gâteau, allumé les bougies... et nous avons fêté Noël ensemble.
Ufak bir kek alıp, bir kaç tane de mum yaktık... ...beraber kutladık.We kochten een taart, staken de kaarsen aan... en vierden samen Kerst.
Ufak bir kek alıp, bir kaç tane de mum yaktık... ...beraber kutladık.Αγόρασε ένα μικρό κέικ, άναψε τα κεριά... και γιορτάσαμε μαζί.
Ufak bir kek alıp, bir kaç tane de mum yaktık... ...beraber kutladık.Мы купили маленький торт, зажгли свечи... и отпраздновали вместе.
Ufak bir kek alıp, bir kaç tane de mum yaktık... ...beraber kutladık.اشترينا كعكة صغيرة وأشعلنا الشموع و احتفلنا معا
Vakumda mum yanmaz. belki muhtemelen kıvılcımda oluşmaz.Ese tipo de cosa. Las velas no pueden arder en un vacío, luego, probablemente tampoco lo haría los chisperos.
Vakumda mum yanmaz. belki muhtemelen kıvılcımda oluşmaz.Kaarsen kunnen niet branden in een vacuüm, sterretjes daarom waarschijnlijk ook niet.
Vakumda mum yanmaz. belki muhtemelen kıvılcımda oluşmaz.Kerzen können im Vakuum nicht brennen, deshalb werden Wunderkerzen es vermutlich auch nicht tun.
Vakumda mum yanmaz. belki muhtemelen kıvılcımda oluşmaz.다른 예로, 촛불은 진공에선 타지 않는데, 그렇기에 아마 불꽃도 일어나지 않을 것 이라고 가정을 합니다.
Vakumda mum yanmaz. belki muhtemelen kıvılcımda oluşmaz.Le candele non bruciano nel vuoto percio' non lo faranno nemmeno le scintille.
Vakumda mum yanmaz. belki muhtemelen kıvılcımda oluşmaz.Lumânările nu pot arde în vacuum de aceia, probabil nici bujiile nu ar arde.
Vakumda mum yanmaz. belki muhtemelen kıvılcımda oluşmaz.Świece nie palą się w próżni, więc pewnie zimne ognie też nie.
Vakumda mum yanmaz. belki muhtemelen kıvılcımda oluşmaz.Свечи не горят в вакууме, поэтому, вероятно, не будут гореть и бенгальские огни.
Vakumda mum yanmaz. belki muhtemelen kıvılcımda oluşmaz.Свещите не могат да горят във вакуум, поради това вероятно и фойерверките не биха горяли.
Vakumda mum yanmaz. belki muhtemelen kıvılcımda oluşmaz.נרות אינם דולקים בריק, לכן, כנראה שגם לא זיקוקים.
Vakumda mum yanmaz. belki muhtemelen kıvılcımda oluşmaz.الشموع لا يمكنها الاشتعال في الفراغ، وبالتالي، ربما المشررة كذلك.
Vakumda mum yanmaz. belki muhtemelen kıvılcımda oluşmaz.なのでおそらく線香花火も同じでしょう とか 正確なところは不明ですが 実際は線香花火は燃えます
Vay canına, burada kaç tane mum var?Ouah ! Il y a combien de bougies ?
Vay canına, burada kaç tane mum var?Hú, hány gyertya ez?
Vay canına, burada kaç tane mum var?Oυάου, τόσο πολλά κεράκια είναι πάνω;
Vay canına, burada kaç tane mum var?واو كم من شمعة هنا؟
Ve bugunlerde iletisim ile bunun mumkun olduguna iunaniyorum.A s ohledem na dnešní komunikační možnosti věřím, že to není nereálná myšlenka.
Ve bugunlerde iletisim ile bunun mumkun olduguna iunaniyorum.Ed è grazie alla comunicazione di oggi che credo questa non sia un'idea assurda.
Ve bugunlerde iletisim ile bunun mumkun olduguna iunaniyorum.Grâce aux formes de communication d'aujourd'hui, je suis convaincu que c'est chose possible.
Ve bugunlerde iletisim ile bunun mumkun olduguna iunaniyorum.그리고 이는 지금 이 순간에도 논의되고 있으며 비현실적인 아이디어라고는 생각하지 않습니다.
Ve bugunlerde iletisim ile bunun mumkun olduguna iunaniyorum.Met de huidige communicatiemiddelen lijkt me dat geen onrealistisch idee.
Ve bugunlerde iletisim ile bunun mumkun olduguna iunaniyorum.Przy obecnych środkach przekazu uważam, że ten pomysł nie jest nierealny.
Ve bugunlerde iletisim ile bunun mumkun olduguna iunaniyorum.Și prin aceste comunicații de astăzi cred că nu este o idee fără legătură cu relitatea.
Ve bugunlerde iletisim ile bunun mumkun olduguna iunaniyorum.Und die heute mögliche Kommunikation lässt mich glauben, dass das keine unrealistische Vorstellung ist.
Ve bugunlerde iletisim ile bunun mumkun olduguna iunaniyorum.Y es a través de la comunicación de hoy por lo que creo que no es una idea irreal.
Ve bugunlerde iletisim ile bunun mumkun olduguna iunaniyorum.А чрез комуникациите днес смятам, че това не е нереална идея.
Ve bugunlerde iletisim ile bunun mumkun olduguna iunaniyorum.И уровень коммуникаций сегодня таков, что эта идея представляется мне реалистичной.