Hindistan'da kişi başına gelirin altıda biri Mumbai'den geliyor.Шоста частина ВВП Індії виробляється в Мумбаї.
Hindistan'da kişi başına gelirin altıda biri Mumbai'den geliyor.שישית מהתוצר הלאומי הגולמי של הודו מקורו במומבאי.
Hindistan'da kişi başına gelirin altıda biri Mumbai'den geliyor.سدس الناتج المحلي الإجمالي في الهند يأتي من بومباي
Hindistan'da kişi başına gelirin altıda biri Mumbai'den geliyor.彼らは恒常的にアップグレードし、少数の場合には政府もサポートします
Huzur içinde okuyamayacak mıyız? Mumları getir de yılbaşındaymış gibi yakalım.Wir zünden Kerzen an, dann ist wieder Weihnachten.
İlki kum, ikincisi mumlama.2つ目はワックスをかけることです しかしそれからというもの
İlki kum, ikincisi mumlama.Az egyik a csiszolás volt, a másik az újralakkozás.
İlki kum, ikincisi mumlama.De eerste heette schuren, en de tweede heette opnieuw in de was zetten.
İlki kum, ikincisi mumlama.Der erste hieß Abschleifen, und der zweite Neu-Wachsen.
İlki kum, ikincisi mumlama.El primero fue de lijado, y el segundo fue de pulido y encerado.
İlki kum, ikincisi mumlama.Il primo si chiamava scartavetrare, e il secondi si chiamava ri-laccare.
İlki kum, ikincisi mumlama.하나는 '사포질'이라는 수업이고, 다른 하나는 '재왁스질'이라는 수업이었습니다.
İlki kum, ikincisi mumlama.Le premier s'est appelé "ponçage", et le second, "cirage".
İlki kum, ikincisi mumlama.Lớp thứ nhất dạy chà nhám, và lớp thứ 2 dạy đánh bóng.
İlki kum, ikincisi mumlama.O primeiro chamava-se lixar, e o segundo re-encerar.
İlki kum, ikincisi mumlama.Pierwszy z nich to szlifowanie, a drugi to ponowne woskowanie.
İlki kum, ikincisi mumlama.Primul s-a numit sablare, iar al doilea s-a numit lustruire cu ceară.
İlki kum, ikincisi mumlama.Prvý sa nazýva šmirgľovanie a druhý voskovanie.
İlki kum, ikincisi mumlama.Ta první se jmenovala obrušování a ta druhá voskování.
İlki kum, ikincisi mumlama.Yang pertama disebut mengamplas, dan yang kedua disebut melapisi ulang.
İlki kum, ikincisi mumlama.Το ένα ονομάζεται τρίψιμο και το δεύτερο εκ νέου γυάλισμα.
İlki kum, ikincisi mumlama.Первый назывался "шлифовка", а второй "полировка".
İlki kum, ikincisi mumlama.Първият е шлайфане, а вторият - лакиране.
İlki kum, ikincisi mumlama.ועקב כך הם נרשמו לעוד שני קורסים. הראשון נקראה שיוף,
İlki kum, ikincisi mumlama.كان الاول يسمى الترميل (التعامل مع الرمل)، وسُمّي الثاني بإعادة التصفيف.
İnsanlar yakınlarının mezarlarına mum götürürler.Ihmiset vievät kynttilöitä omaistensa haudoille.
İnsanlar yakınlarının mezarlarına mum götürürler.La gente lleva velas a sus seres queridos al cementerio.
İnsanlar yakınlarının mezarlarına mum götürürler.Les gens déposent des bougies sur les tombes de leurs proches.
İnsanlar yakınlarının mezarlarına mum götürürler.Människorna tänder ljus på sina anhörigas gravar.
İnsanlar yakınlarının mezarlarına mum götürürler.Люди зажигают свечи на могилах своих близких.
İnsanlar yakınlarının mezarlarına mum götürürler.يقوم الناس بإشعال الشموع على قبور ذويهم.
Isabel Allende'nin "Ruhlar Evi" kitabındaki gibi otopsiler ve mumyalama için bir zaman."Het Huis van de Geesten".
Isabel Allende'nin "Ruhlar Evi" kitabındaki gibi otopsiler ve mumyalama için bir zaman.나오는 부검이나 시체방부처리처럼 더 끔찍한 것들을 위한 시간이죠
Isabel Allende'nin "Ruhlar Evi" kitabındaki gibi otopsiler ve mumyalama için bir zaman.כמו ניתוחים לאחר המוות וחניטה בספר של איזבל אלנד "בית הרוחות."
Isabel Allende'nin "Ruhlar Evi" kitabındaki gibi otopsiler ve mumyalama için bir zaman.مثل التشريح و تحنيط ايزابيل الليندي في فلم "بيت الارواح".
Isabel Allende'nin "Ruhlar Evi" kitabındaki gibi otopsiler ve mumyalama için bir zaman.死体の腐敗処置の時間になっていることです 緑色の髪をしたロサが殺された後
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.A insistat, fără îmbălsămare, fără sicriu deschis, fără slujbă.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Dia bersikeras, tanpa pembalseman, tanpa peti terbuka, tanpa pemakaman.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Ele insistiu: nem embalsamento, nem caixão aberto, nem funeral.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Él insistió: sin embalsamar, sin ataúd abierto, ni funeral.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Er hat darauf bestanden: keine Einbalsamierung, kein offener Sarg, keine Beerdigung.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Ha insistito, niente imbalsamazione, nessuna camera ardente, nessun funerale.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Han envisades. Ingen balsamering, ingen öppen kista, ingen begravning.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Han insisterede, ingen balsamering, ingen åben kiste, ingen begravelse.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Hij stond erop, geen balseming, geen open kist, geen begrafenis.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Il a insisté, pas d'embaumement, pas de cercueil ouvert, pas de funérailles.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.그는 주장했단다. 시체 방부처리 하지 말고, 관도 열어놓지 말고, 장례식도 없어야 한다고.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Nalegał, by nie było żadnego balsamowania, otwartej trumny, ani pogrzebu.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Ông ấy một mực không ướp xác, không mở quan tài, không đám tang.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Ragaszkodott hozzá, semmi balzsamozás, nyitott koporsó, semmi temetési szertartás.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Trval na tom, žádné balzamování, žádná otevřená rakev, žádný pohřeb.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Trval na tom, žiadne balzamovanie, žiadna otvorená rakva, žiadny pohreb.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Επέμενε, όχι ταρίχευση, όχι ανοικτό φέρετρο, όχι κηδεία.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Он настоял. Никакого бальзамирования и открытого гроба, никаких похорон.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.Той настоя, без балсамиране, без отворен ковчег, без погребение.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.הוא התעקש: בלי חניטה, בלי ארון פתוח, בלי לוויה.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.أصر على ذلك، لا تحنيط ولا كفن مفتوح، ولا جنازة.
Israr etti, mumyalamak yok, açık tabut yok, cenaze yok.弔問も 葬列も 絶対するなとおっしゃいました まぁ 普通の人のようにしていたら おじさまのような 富を我がモノにすることはできないのでしょうね
İşte çocuklarımın ilk doğum günü mumlarını üflemeleri.Aquí pueden ver a mis hijos apagando la vela en sus primeros cumpleaños.
İşte çocuklarımın ilk doğum günü mumlarını üflemeleri.여기 제 아이들이 첫돌 생일에 촛불을 끄는 것을 보고 계십니다.