Laponya Savaşı sırasında şehirde Rovaniemi Muharebesi gerçekleşmiştir.Nel processo il serpente Vasuki fece da corda.
Muharebedeki başarı Sovyet toplumunun moralini yükseltmiştir.La vittoria nella Battaglia di Mosca fornì un importante spinta al morale della popolazione sovietica.
Bu durumda da muharebe sırasında sıklıkla tutukluk yapıyorlardı.Lo si vede spesso bere anche durante un combattimento.
Muharebe, İngiliz donanmasının kayıpsız zaferi ile sonuçlanmıştır.La battaglia terminò con una netta vittoria della squadra navale britannica.
Bu kentin yakınlarında çok geçmeden Bibracte Muharebesi ortaya çıktı.In quella città il suo grande talento bebop emerse quasi immediatamente.
Washington 11 Eylül 1777’de Brandywine Muharebesi’nde yenilgiye uğradı.La situazione degenerò l'11 settembre 1777, dopo la sconfitta americana alla battaglia di Brandywine.
Ertesi gün Talavera Muharebesi savaşılacaktır.Un mese dopo verrà combattuta la decisiva battaglia di Salamina.
Bu grup figürleri, Sakarya Meydan Muharebesi başlamadan önceki dönemi temsil etmektedir.Viene poi mostrata la classifica popolare aggiornata a prima dell'inizio della sfida.
Bu isyan Shiroyama Muharebesi ile bastırılacaktır.Cambierà idea grazie ad un affronto della stessa Shirayuki.
11 Eylül 1297'de Wallace, Stirling Köprüsü Muharebesi'ni kazandı.L'11 settembre 1297 vide una decisiva vittoria per Wallace e gli scozzesi a Stirling Bridge.
1396'da en önemli olay Niğbolu Muharebesi oldu.La battaglia più importante si tenne nel 1369.
Onun tercihleri Kırk Kilise Muharebesinin sonuçlarını belirlemiştir.Lui stesso fondò l'Ordine dei quaranta ladroni.
Mitridates sonunda Pompeius'a gece Likus Muharebesi'nde yenildi.Mitridate fu definitivamente sconfitto da Pompeo nella notturna battaglia del Lycus.
Peloponez gemilerinin çoğu aslında bir deniz muharebesi için donatılmamışlardı.In realtà i Pirati Spaziali erano tutt'altro che sconfitti.
Beatty, muharebe kruvazörlerine Alman muharebe kruvazörleriyle çatışmaya girmesini emretti.Beatty ordinò ai suoi incrociatori da battaglia di ingaggiare le rispettive controparti nella linea tedesca.
Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra Mersin yoluyla Türkiye'ye döndü.Ross tornò in territorio indiano dopo il funerale.
Günümüzde en çok Little Bighorn Muharebesi'ndeki talihsiz askeri çarpışması ile bilinir.In questo biennio avvengono le battaglie più cruente, come quella di Little Bighorn.
Kanadalılar ise Vimy Ridge Muharebesi'ne benzer bir bakış açısıyla yaklaşmaktadırlar.I canadesi vinsero la battaglia del crinale di Vimy in una simile prospettiva.
Savaşın en kanlı çatışmaları Isonzo Nehri'nde olmuştur ve burada 11 büyük muharebe meydana gelmiştir.Mancanza di esperienza difensiva: le precedenti undici battaglie dell'Isonzo erano state tutte offensive.
Şiddetli muharebeler başladı.Iniziano durissimi scontri.
İbrahim Paşa, Osmanlı ordusunu Nizip Muharebesi'nde büyük bir bozguna uğrattı.Abramo li rimprovera e viene gettato in una fornace ardente per ordine di Nimrod.
Yaklaşık 20 bin Kızıl Ordu askeri de bu muharebede ölmüş ve çoğu yakındaki bir mezarlığa gömülmüştür.Circa 300 confederati vi morirono e lì furono sepolti.
Bu muharebe 1. Balkan Savaşındaki az sayıdaki Osmanlı zaferlerinden biridir.Fu uno dei pochi successi ottomani della guerra.
Saat 12:45'te Mikasa'nın muharebe sancağı indirildi.Intorno alle 6:15, suona la sveglia di Micah.
Bunların işi gücü, başıboş dolaşmak ve gelip muharebeyi seyretmekti."Tutto quello che potevo fare era continuare a serpeggiare e a virare..."
Bu muharebeyi Fransızlar kazanmıştır.La vittoria arrise ai francesi.
31 Mayıs 1916'da ise Jutland Muharebesi'ne katıldı.Il 31 maggio 1916 partecipò alla battaglia dello Jutland.
Günümüzde muharebe alanı İskoçya tarihi açısından öneminden ötürü koruma altındadır.Al giorno d'oggi l'abbazia è mantenuta da Historic Scotland.
Herodot bize General Mardonius'un kesin sonuçlu bir muharebeye eğilimli olduğunu söylemektedir.Tuttavia il generale rassicura Hansard che probabilmente arriverà un contrordine.
Ankara ili, Türk-Yunan Savaşı'nın en yoğun muharebesinin gerçekleştiği yer olmuştur.Questo avvenne nel contesto più ampio della Guerra greco-turca.
Üçüncü Harkov MuharebesiTerza guerra servile
Muharebe, ABD zaferi ile sonuçlandı.Il torneo terminò con la vittoria degli Stati Uniti.
Muharebeyi kazanan Octavianus Roma'nın yegane lideri haline geldi.Ottaviano divenne così il signore indiscusso di Roma.
Bu muharebede Ostrogotlar 6.000'den daha çok sayıda ölü zayiat vermişlerdir.Gli ostrogoti subirono un totale di 6000 vittime.
Muharebe, Aleksios için büyük bir mağlubiyetti.La battaglia di Durazzo costituì una pesante sconfitta per Alessio.
Muharebe Felluce kentinin tamamını yıkmıştı.Poiché la guerra aveva distrutto ogni segno di bellezza.
Muharebede kardeşlerinden Albay Charles Fairfax hayatını kaybetmiştir.Uno dei suoi fratelli, il colonnello Charles Fairfax, venne ucciso durante lo scontro.
İlk muharebesine 1905 Rus-Japon Savaşında katılır.Due volte ferito e contuso nella guerra russo-giapponese del 1905.
Bu muharebelerdekine benzer bir şekilde saldırmaya karar vermişti.Ci sollecitava a fare qualcosa contro quel vecchio scempio.
İlk büyük savaş olan Birinci Bull Run Muharebesi'nde savaştı.Partecipò alla prima battaglia di Bull Run.
Geri rezerv ordusunun komutanı olarak imparatorun öldüğünü ilan edip, muharebe alanını terk etmiştir.Recatosi dall'imperatore come ambasciatore, morì nel viaggio di ritorno.
Şiddetli muharebelerin sonunda, 1945 yılının Mart ayında yeniden imha edildi.L'attesa liberazione giunse solo agli inizi di maggio 1945.
Kara muharebelerinde de başarılı sonuçlar elde ettiler.La Triplice alleanza, d'altro canto, aveva ottenuto risultati modesti.
Bu bölgede Çanakkale Savaşı sonuna dek süren bir dizi muharebe yaşanmıştır.Un piccolo numero di Horsa vennero inoltre valutati in India al termine del conflitto.
Sırpsındığı Muharebesi ,"Sırpların kırıldığı muharebe" demektir.“Il Niente consacrato a Niente è il serpente che si morde la coda” (Raciti).
Muharebede Sparta kuvvetleri, Atina ve Argos kuvvetleri karşısında yenilgiye uğramıştı.Nella battaglia di Sepeia Argo è sconfitta da Sparta e i suoi alleati.
11 Ekim 1992'de Hoçaz'da son muharebe gerçekleşti.Il 2 ottobre ci fu l'ultimo combattimento a Caserta.
Kış Fırtınası Operasyonu Üçüncü Harkov MuharebesiBattaglia di Stalingrado Operazione Tempesta Invernale 6.
İngiltere'de ise ordu birlikleri büyük çaplı muharebelerden çok asayiş görevlerinde kullanılmıştır.Al suo entourage tedesco venivano affidati importanti incarichi a corte.
İttifak 1495 yılındaki Fornovo Muharebesi'nde Fransızları yenerek geri çekilmelerini sağlar.Nel 1495 combatté per i francesi nella Battaglia di Fornovo.
Pasinler Muharebesi'nde esir alındı.Come il padre fu tenuto a lungo ostaggio a Genova.
Berlin Muharebesi artık sona ermişti.La battaglia di Lima era terminata.
Örneğin Ağustos 1346'da İngiliz – Fransız savaşı Crecy Muharebesi'nde İngiliz ordusu tarafından kullanılmıştı.Il 26 agosto 1346 partecipò alla vittoria inglese di Crecy contro l'esercito francese.
Muharebelerin ikinci gününde bir ABD Bell UH-1N helikopteri direnişçiler tarafından düşürülür.Un primo tentativo di recupero fallì, due elicotteri Bell UH-1 vennero abbattuti.
Bu mücadelenin sonucunda Levktra Muharebesi(en:Battle of Leuctra) (MÖ 371) patlak verdi.Combatté nella battaglia dei Salici (377).
Çok sayıda muharebeye girmiş bir askerdir.È un veterano di moltissime battaglie.
Bu muharebe bir başabaş yenişemezlikle sonuçlanmakta idi.Questa gara fu caratterizzata da una partenza alquanto difficile.
Sokak muharebeleri sabah saat 4:00'e kadar sürdüler.Le schermaglie tra rivoltosi e polizia proseguirono fino alle 4 del mattino.
İmroz Deniz Muharebesi ve Mondros Deniz Muharebesi'ne katılmıştır.Ceto - dea dei pericoli del mare e dei mostri marini.
1916 yılında Jutland Muharebesi'ne katılmıştır.In tale veste partecipò alla battaglia dello Jutland nel 1916.