Her halükarda, Anna daha sonra Dukas Hanedanı'na karşı çıkılmaz bir şekilde muhalif kaldı.Ma Maria ricordò come la zia lentamente si abbandonò ai singhiozzi.
Onlar, kendilerine muhalif olanların çocuklarının, ebedi olarak cehennemde kalacağını söylerler.Согласно Корану, после смерти лицемеры будут вечно пребывать в нижнем (самом мучительном) уровне ада.
De Tounens muhalif olarak kalmış ve anılarını 1863 yılında yayımlamıştır.Де Тунан и на родине продолжал вести себя эксцентрично и опубликовал в 1863 году свои мемуары.
Aralarındaki fark, istidracın Allah'ın rızasına muhalif sûrette meydâna gelmesidir.Часть откровения «Аллах суров в отместку» означает, что его конец будет ужасным, и он будет наказан Богом.
Muhalifler Ürdün'e kaçtığını iddia ettiler.Детективы рассказали ему, что Купер сбежал в Мексику.
Rehineler Suriye hükümetinin elindeki esir muhaliflerle değişim sağlanarak serbest kalmıştır.Их освободили в результате обмена на трёх пленных сирийских офицеров.
Muhalif senatörleri kovdu.Военные Таиланда распустили сенат.
Ancak Aktium Savaşı'ndan sonra muhaliflerinin birçoğunu affederek itibar kazanmıştı.После разгрома восставших он, однако, был прощён, как и многие знатные участники восстания.
Bu arada çok sayıda muhalif ülkeden kaçmaya çalışmaktadır.Многие кубинцы делали попытки покинуть страну.
Bu muhalif hareket “sonnō jōi” hareketinde cisimleşecektir.土佐勤王党), которая стояла на позициях движения «Сонно Дзёи».
Muhalifleri seçime hile karıştığı ithamlarını dile getirmişlerdir.Подача исков против тех, кто распространяет клевету.
Muhalifler kendi bayraklarını dikti.Каждая рота имела своё знамя.
Bu süre zarfında birkaç muhalif öldürüldü ve 'ortadan kayboldu'.Некоторые заключённые погибли от такого обращения или бесследно «исчезли».
Yasal siyasi muhalifleri hapse gönderdi.Его политическая оппозиция отправлена в тюрьму.
Muhalifleri populares olarak adlandırılmışlardır.Множество агентов принято называть популяцией.
25 Haziran'da muhalifler Dera şehir merkezine bir operasyon başlatmışlardır.25 июня герцог прибыл в столицу.
Ancak tasarı, 22 Haziran 2005'te muhalif Halk Partisi'nin çoğunluğu elinde bulundurduğu Senato'da reddedildi.ولكن رفُض في 22 يونيو 2005 في مجلس الشيوخ أين لدى حزب الشعب المعارض المحافظ الأغلبية.
Mustafa Kemal ve arkadaşları Kurtuluş Savaşı yıllarından itibaren muhalif gruplarla karşılaşmışlardı.وكان مصطفى كمال ورفاقه قد التقوا مع جماعات المعارضة منذ أعوام حرب الإستقلال.
“Yasak yayınları okumak ve muhalif derneklere üye olmak” nedeniyle 1898’de tutuklandı.عام 1898تم إلقاءالقبض عليه بسبب"قراءة المنشورات الممنوعةوانتمائه لجمعيات معارضة".
Tito, iç harp esnasında muhalifi olan Dragoljub Mihailović'i 1946 yılında idam ettirdi.وفي أثناء الحرب الأهلية أمر تيتو بإعدام عدوه Dragoljub Mihailović في عام 1946 ميلاديًا.
Erişim tarihi: 9 Ağustos 2012. ^ "Suriyeli muhaliflere Türkmen desteği".اطلع عليه بتاريخ 11 يوليو 2012. "Monday 9 July 2012 : Support Kurds in Syria".
Muhalifler 10 köy ve kasabanın kontrolünü ele geçirmişlerdir.تمكن الثوار مؤقتا خلاله من السيطرة على 10 قرى.
Gün sonunda, 23 muhalif protestocu ve 19 asker ölmüştür.قتل 18 جنديا و 9 متمردين بحلول نهاية اليوم.
Suriye İç Savaşı sırasında Mart 2014'te kasaba muhalifleri eline geçmiştir.تفجيرا دمشق مارس 2012 أثناء الحرب الأهلية السورية.
Hükümete muhalif bir politik çizgide yer aldı.وجد الأمير نفسه في معضلة سياسية.
Rosas'ın gücü arttıkça muhalifler daha fazla edebi eser üretti.ومع ذلك، كلما تلاشى جمال إليزابيث، امتدحها رجال الحاشية.
4 Ağustos'ta muhalifler Kürt Dağları'nın batısına ve Haffa yönüne bir saldırı başlatmışlardır.في 14 أبريل ، شن داعش هجومًا على المحور الغربي لحي القدم .
Muhalif görüşleri ve faaliyetleri nedeniyle birçok kez hapis yattı.دخل السجن أكثر من مرة بسبب قصائده ومواقفه القومية.
Suriye Ordusu Ocak ayının ortalarından itibaren muhaliflerin elindeki Darayya'ya büyük bir saldırı başlattı.يشن الجيش هجوما كبيرا على داريا الواقعة تحت سيطرة المتمردين في منتصف شهر يناير.
Ertesi gün Yan Yaban köyü muhaliflerin eline geçmiştir.وفي اليوم التالي، عبرت الفيلة.
Ayrıca onun döneminde birçok muhalifin uyuşturucu kaçakçısı damgasıyla idam edildiği iddia edilmektedir.كما قال أيضًا أنه في ذلك الوقت سيتم الكشف عن عظام شخص مقتول.
Her tür muhalif hareket hatta muhalefet şüphesi bile şiddetle bastırılıp yok edilir.كما كانت تجاب دعوات الناشطين في مجال مكافحة التدخين بالتشكك إن لم يكن بالازدراء الكامل.
Bardot günümüzde güçlü bir hayvan hakları aktivisti ve özellikle at eti tüketimine karşı güçlü bir muhalif.روبيرتو رجل ضخم البنية قوي الصرعة، كما أنه قاتل محترف.
De Tounens muhalif olarak kalmış ve anılarını 1863 yılında yayımlamıştır.De Tounens permaneceu desafiador e publicou suas memórias em 1863.
Mengistu Haile Mariam'ın siyasi muhaliflerini kendi elleriyle öldürdüğü iddia edilmiştir.O dirigente Mengistu Haile Mariam é acusado de ter matado os opositores políticos com as próprias mãos.
Muhalifler kendi bayraklarını dikti.Os beis tinham, no entanto, as suas próprias bandeiras.
Muhaliflerin çoğu Goli otok'ta gulag benzeri hapishaneye gönderildi.Muitos deles foram enviados como prisioneiros para a ilha de Goli Otok.
Bu durum muhalif olan samuraylara, onların devrinin sona erdiğine dair güçlü bir mesaj vermiştir.Este enviou uma mensagem forte para os samurais dissidentes que seu tempo estava realmente acima.
Bu reaksiyon gerek iktidara, gerekse muhalif olanlara yönelebilir.E talvez a resposta seja a continuidade psicológica, por quaisquer meios que sejam necessários.
İlerleyen günlerde ise Mare'de kontrolün muhaliflerde olduğu belirtilmiştir.A Garde sempre soube que há poder em números.
Libyalı muhalifler ne yaptıklarını bilmiyorlar.Não se sabe a quais povos Lívio está fazendo referência.
Rosas'ın gücü arttıkça muhalifler daha fazla edebi eser üretti.E também Quanto mais IZ foi exposto ao mundo, mais fãs responderam.
Bush yönetimine muhalif olarak insan embriyonik hücre araştırmalarını desteklemiştir.Ela apoiava a pesquisa em células humanas embrionárias, em oposição à Administração Bush.
Bunun üzerine kendisi muhalif bir kampanya yapmaya başlamıştır.Motivado, começou a realizar boas campanhas.
Diğer Alman muhalifler için de aynı şeyi yapmış olduğu söylenmiştir.Acredita-se que companheiros alemães tenham se apropriado das mesmas.
Ancak muhalifler yeniden atağa geçti, İkinci Restan Muharebesi başladı.Outros detentos decidiram se vingar e começaram o motim, no segundo andar.
Bölge önemli bir erzak yoluydu, çünkü yol sayesinde Humus'daki muhaliflerle savaşmak için bu yol gerekliydi.A região era muito visitada por autoridades, pois aquele era o caminho, utilizado para chegar a Ouro Branco.
30 Eylül 2015'te, Rusya'ya ait savaş uçakları Hama kırsalındaki muhalif mevzilerini bombalamaya başlamıştır.As operações russas começaram no dia 30 de setembro de 2015, bombardeando posições na região de Homs.
Muhalif ve Şii gazeteciler tutuklanmıştır.Os opositores e os jornalistas são presos.
Onun bu muhalifliğine kızan Sâlim b.Ele sente animosidade em relação ao seu padrasto.
Juliette'in ilk görevi bakanın bir muhalifini zehirleme işidir.A primeira meta de Juliana é contratar novos funcionários.
Muhalif ekibin başını Nihat Erim çekiyordu.Já a equipe da base estava indo muito bem.
Suriye İç Savaşı sırasında Mart 2014'te kasaba muhalifleri eline geçmiştir.Batalha de Samarra ocorre em 2014 durante a Guerra Civil Iraquiana.
Ocak 2014'te muhalif güçler arasındaki anlaşmazlıklar derinleşmiştir.Em janeiro de 2014, as manifestações se intensificaram.
Diğer bir mezhep olan Saddukiler, Farisilerin baş muhalifi olan bir topluluktur.É um conjunto de casas que pertenceu à grande fazenda el principal.
Muhalifler aynı anda IŞİD ile de mücadele etmektedir.Seus atletas estão lutando pela vez.
Muhalifler kendi bayraklarını dikti.Zij gebruikten eigen vlaggen.
Aralarındaki fark, istidracın Allah'ın rızasına muhalif sûrette meydâna gelmesidir.Hierbij dienden de leden zich met elkaar te verzoenen zodat ook God hun zonden kon vergeven (vgl.
Ekim 1977'de tüm muhaliflerin politik aktivitelerini yasakladı.In 1974 verbood Banzer alle politieke activiteiten.
Saldırıdan yıllar sonra, Cử, Diệm'in muhaliflere karşı tavrını saldırıya sebep olarak gösterdi.Jaren later gaf Cử als reden voor de aanval de behandeling van oppositiepartijen door Diệm.