Ana içeriğe geç
Sözlük

muhalefet ile cümle

muhalefet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Protestující si stojí za tím, že volby byly zfalšovány.
2001 yılında Millet Meclisi'nde muhalefet partisi genel başkan yardımcısı olarak atandı.V roce 2001 byl jmenován místopředsedou opoziční strany v Národním shromáždění.
Karaizm'e karşı aktif bir şekilde muhalefet etmiştir.Proti opozici postupoval Milošević rázně.
Sağ Muhalefet'in pek çok mensubu Moskova Davaları'nda yargılanmıştır.Mnoho z nich bylo za moskevských procesů popraveno.
Seçimlere muhalefet etme yetkisi sadece Komünist Parti ve onun organizasyonlarına verildi.Toto rozdělení platilo pouze pro účely voleb a místní samosprávy.
Muhalefet kamulaştırmanın anayasaya aykırı olduğu dillendirmiştir.Následně se rozhořela kontroverze, zda tento zákon není protiústavní.
Görüşlerini savunmak için Uluslararası Komünist Muhalefeti'ni kurdular.Velkoněmci pro propagaci svých názorů vstoupily do opozice.
Günümüzdede muhalefet olan bu ittifak sağ ve sol pozisyondadır.Takovéto rozpoložení rozděluje postoj na levý a pravý.
Bir şeye hemen muhalefet etme.Ničím už ji nezatěžkávejte.
Referandımla kabul edilen anayasa senatoda çoğunluk oluşturan muhalefetçe kabul edilmedi.Většinu návrhů, které byly v tomto projevu Trumanem předneseny, Kongres neschválil.
Ayaklanmanın bastırılmasından muhalefet hareketi önemli kayıplara uğradı.Naprostou katastrofou pro povstalce byl fakt, že ztratili moment překvapení.
Prusya'nın güçlü-silahlı taktiklerine diğer sosyal ve politik gruplarda da muhalefet oluştu.Opoziția față de tactica Prusiei a ieșit la iveală și în alte grupuri politice și sociale.
Popüler muhalefet, çok sayıda doğal olmayan direniş eyleminde ifade edildi.Opoziția populației a fost exprimată prin numeroase acte de rezistență nonviolentă.
Öneri Merkez Komitede Nadejda Krupskaya’nın muhalefetine rağmen kısmi çoğunlukla kabul edildi.Propunerile au fost adoptate cu majoritate de voturi în ciuda obiecțiilor lui Krupskaia.
Ekim Bildirgesi sonrası muhalefet İmparator'a karşı bölündü.Opoziția antițaristă era divizată de Proclamația din octombrie.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Adversarii săi s-au retras denunțând condițiile de organizare a votului.
Muhalefetteki Sosyal Demokrat Parti'nin adayı olarak 25 Nisan 2004 tarihinde göreve seçildi.El a fost numit pe 25 aprilie 2004 candidat al Partidului Social Democrat, aflat în acel moment în opoziție.
Ancak 360 yılında Constantius'un yönetimine yeniden muhalefet geldi.În anii 360, rezultatele politicii lui Constantin au fost evidente.
Muhalefetteki Bolşevikler, sorumluluk almayarak hükümet uygulamalarını sahiplenmedi.Bolșevicii nu au știut de bijuterii până după execuție.
Ordu küçük muhalefetle karşı karşıya geldi.Armata s-a confruntat cu o opoziție neînsemnată.
Muhalefet daha belirgin oluyor.Opoziția devine mai evidentă.
Sezar düşmanlarını yasaklamak yerine hepsini affettiği için kendisine karşı güçlü bir muhalefet yoktu.Mivel Caesar megbocsátott ellenségeinek, ezért nem alakult ki igazi ellenállás.
Arap Baharı patlak verdiğinde, Suriye protestocular, çok sayıda muhalefet konseyi oluşturmaya başladı.Az arab tavasz kitörésekor a szíriai tüntetők több ellenzéki bizottságot is összefogtak.
Bir şeye hemen muhalefet etme.Nem egy alkalommal elveri Dugót.
Bu kanuna dayanarak tüm muhalefet partilerini ve muhalif gazeteleri kapattırdı.Ez alapján eltörölte az ellenpápák minden határozatát, dekrétumát és törvényét.
1742'de yeterince güçlenen muhalefetin zorlamasıyla Walpole istifa etti.Lecsökkent támogatottsága miatt Walpole 1742-ben, húszévnyi hivatalviselés után lemondott.
Günümüzdede muhalefet olan bu ittifak sağ ve sol pozisyondadır.A jobboldali radikalizmus tegnap és ma.
Bu muhalefetin sebebi insanı değil, ekonomikti.Véleménye szerint a gazdaság van az emberért, és nem az ember a gazdaságért.
Fakat uzaktan muhalefetini sürdürür.A távolban csatazaj halatszik.
1819 yılında İbrahim Paşa Arap Yarımadasındaki bütün muhalefeti azaltarak Kahire'ye döndü.1819 végén Ibrahim visszatért Kairóba, mivel Arábiában minden ellenállást elfojtott.
IV. Aleksios'a herkes muhalefetti.IV. Gaston nyughelye vitatott.
2004 - Muhalefet lideri Viktor Yuşçenko, Ukrayna seçimlerini kazandı.2004 – Az ukrajnai választások második fordulójában Viktor Juscsenko diadalmaskodott.
Bu kısmın inşa projelerine, çeşitli sebeblerden birçok muhalefet gelmektedir.Sillan rakentamista vastustettiin kuitenkin useista syistä.
Muhalefet partileri ise gayrimeşru ilan edildi ve liderleri ya tutuklandılar ya da sürgüne yollandılar.Rautakaarti kiellettiin ja sen johtajat vangittiin tai karkotettiin maasta.
AP kanuna muhalefet etti.Bah kiisti kuitenkin riidan.
Devrim sonrası dönemde Kongrede ilk defa başkanlık yapan ilk muhalefet partisi üyesi oldu.Hän on ensimmäinen vallankumouksen jälkeen kommunistiseen puolueeseen liittynyt puoluejohtaja.
Bu liberal burjuvazinin muhalefetini arttırmasına yol açtı.Kehitys edesauttoi liberaalisen opposition kasvua.
Vichy Hükümeti'ne muhalefet etti.Hän työskenteli Vichyn hallituksen alaisuudessa.
Böylece hükümet ve muhalefet partileri arasında bir anlaşmayla sonuçlandı.Lopulta valtion ja kirkon riita saatiin sovittua.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Vangit esittivät protestinsa syyksi tyytymättömyyden oloihinsa.
Franklin D.Roosvelt ve onun New Deal'ine karşı muhalefette bulundu.Hänet muistetaan myös Franklin D. Rooseveltin ja tämän New Dealin vastustajana.
Günümüzde ana muhalefet partisi görevini Front social démocrate/Social Democratic Front (SDF) yürütmektedir.Ndi perusti oppositiopuolue Sosiaalidemokraattisen rintaman (SDF).
Fakat yine ana muhalefet olarak kaldı.Βασικός αντίπαλος του ήταν και πάλι η Ομόνοια.
Bununla birlikte İşçi Muhalefeti'nin pekçok eski destekçisi de Birleşik Muhalefet'e katıldı.Προσχώρησαν επίσης πολλοί πρώην υποστηρικτές της Εργατικής Αντιπολίτευσης.
2008 - Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref muhalefet baskısı nedeniyle istifa etti.2008 - Ο πρόεδρος του Πακιστάν, Περβέζ Μουσάραφ, παραιτείται υπό την απειλή της μομφής.
Bir şeye hemen muhalefet etme.Μην αποφεύγεις την αντιπαράθεση.
Muhalefet kamulaştırmanın anayasaya aykırı olduğu dillendirmiştir.Η ευρύτερη απαγόρευση ομιλίας θα ήταν αντισυνταγματική.
"Tek Parti Diktatörlüğü ve İslami Muhalefet".«Ο αντιδικτατορικός αγώνας και οι οργανώσεις του».
1960 yılında ise muhalefet ve iktidar arasındaki ilişkiler kopma noktasına geldi.Μέχρι την ανεξαρτησία της χώρας το 1960, οι διαφορές στην πρόσβαση στη σύγχρονη παιδεία ήταν μεγάλες.
Köyün yolları asfalt değil toprak yol olduğundan ulaşım hava muhalefeti nedeniyle aksayabilmektedir.Η σύνδεση δε μπορεί να γίνει με το έδαφος, γιατί τα οχήματα κινούνται.
Vichy Hükümeti'ne muhalefet etti.Η Γαλλία υποστήριξε την κυβέρνηση Ντιορί.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Οι ανεξάρτητοι παρατηρητές εκφράζουν την ανησυχία τους για τον τρόπο διεξαγωγής των εκλογών.
Öncülleri Sol Muhalefet ve Uluslararası Komünist Birlik'tir.Η οργάνωση εκπροσωπείται στα ΑΕΙ και ΤΕΙ από την Αριστερή Ενότητα.
Bu karara Şili hükümeti tarafından muhalefet edilmiştir ve şu zamana kadar anlaşmazlıklara yol açmıştır.Denne beslutning blev anket af Chiles regering og har været et stridsspørgsmål op til i dag.
Genetiği değiştirilmiş organizmalara karşı muhalefet yürütmektedir.I begge tilfælde afviser man brugen af genetisk modificerede organismer.
Franklin D.Roosvelt ve onun New Deal'ine karşı muhalefette bulundu.Hun anså de arbejdsløse som dovne, opponerede mod Franklin D. Roosevelt og hans New Deal.
İktidar ve muhalefet arasındaki gerilimi yumuşatma işi devletin başı İsmet İnönü'ye düşüyordu.Trods det er afvejningen mellem staternes og føderationens magt forblevet et stridspunkt i højestret.
Böylece hükümet ve muhalefet partileri arasında bir anlaşmayla sonuçlandı.Dér opstod en strid mellem Sambandspartiet og Selvstyrepartiet.
Raila Odinga tartışmalı 2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ana muhalefet adayı oldu.I valget i december 2007 var præsidentkandidaten Raila Odinga repræsentant fra luofolket.
IV. Louis'in imparatorluğuna muhalefet etmiştir.Han var oldesøn af kejser Ludvig 4.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod