Ana içeriğe geç
Sözlük

muhal ile cümle

muhal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Burmalı muhaliflere,初耳かもしれませんが
Dişlerinizi o Central muhallebi çocuklarının gırtlağına geçirin!Hincad los dientes en las tráqueas de esos gallinas de Central.
Dişlerinizi o Central muhallebi çocuklarının gırtlağına geçirin!Hugg tänderna i struparna på fjollorna från Central.
Dişlerinizi o Central muhallebi çocuklarının gırtlağına geçirin!Sæt tænderne i struben på svansene fra Central.
Dişlerinizi o Central muhallebi çocuklarının gırtlağına geçirin!Saltate alla gola di quelle femminucce di Central City!
Dişlerinizi o Central muhallebi çocuklarının gırtlağına geçirin!Upottakaa hampaanne Centralin mammanpoikien kurkkuun!
Dişlerinizi o Central muhallebi çocuklarının gırtlağına geçirin!Vamos ferrar bem os dentes naqueles maricas de Central!
Dişlerinizi o Central muhallebi çocuklarının gırtlağına geçirin!Zanurzcie zęby w tchawicach tych maminsynków z Central.
Dişlerinizi o Central muhallebi çocuklarının gırtlağına geçirin!Χώστε τα δόντια σας στα λαρύγγια των κλαψιάρηδων του Σέντραλ!
Dişlerinizi o Central muhallebi çocuklarının gırtlağına geçirin!Вцепитесь зубами в горло этим слюнтяям из Централа!
Eğer bir şey bir şey yaptım muhalefetteki sol ve içerleme당신은 일의 일을 한거야 야당의 왼쪽과 원한
Eğer bir şey bir şey yaptım muhalefetteki sol ve içerlemeZdravila ne bi govoril, kot so idiot sem morda potrebovali, saj celotno živali iz si stvar stvar
Eğer bir şey bir şey yaptım muhalefetteki sol ve içerlemeВи зробили річ річчю зліва в опозицію і обурення
Eğer bir şey bir şey yaptım muhalefetteki sol ve içerlemeВы сделали вещь вещью слева в оппозицию и негодование
Eğer bir şey bir şey yaptım muhalefetteki sol ve içerlemeאתה עשית דבר דבר שמאל ובאופוזיציה תרעומת
Eğer bir şey bir şey yaptım muhalefetteki sol ve içerlemeهل هذا الشيء الشيء اليسار في المعارضة و استياء
Eğer bir şey bir şey yaptım muhalefetteki sol ve içerleme野党での左側と 恨み 彼は、右前方に結婚した母に行きました すべての時間にもかかわらず
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.De tycker att om något är mot dem, då är vi en oppositionstidning.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Domnívají se, že ve chvíli, kdy vydáme cokoliv proti nim, jsme opoziční tisk.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Ei cred că dacă există ceva împotriva lor, atunci suntem un ziar din opoziție.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Eles acham que, se escrevermos qualquer coisa contra eles, estamos a ser um jornal da oposição.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Họ cho rằng cứ có thứ gì phản đối họ, thì có nghiã là chúng tôi là tờ báo phe chống đối.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Ils pensent que s'il y a la moindre chose à leur encontre, c'est que nous sommes un journal d'opposition.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.정부는 그들에 반대하는 게 있다고 판단되면 무조건 반정부 신문사로 치부합니다.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Mereka berpikir jika ada apapun yang menentang mereka, kami menjadi surat kabar oposisi.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Mislijo, da če pišemo proti njim, smo opozicijski časopis.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Ők azt hiszik, ha bármi is ellenük irányul, akkor mi egy ellenzéki lap vagyunk.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Pensano che se diciamo qualcosa contro di loro, allora siamo un giornale di opposizione.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Piensan que si hay algo contra ellos entonces somos un diario de la oposición.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Sądzą, że jeśli cokolwiek jest im przeciwne, to jesteśmy gazetą opozycyjną.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Sie denken, wenn wir etwas gegen sie schreiben, sind wir eine Oppositionszeitung.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Ze denken dat we een oppositiekrant zijn als er iets in staat dat tegen hen is.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Νομίζουν ότι αν γράψουμε κάτι εναντίον τους, τότε είμαστε εφημερίδα της αντιπολίτευσης.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Вони вважають, що якщо хтось їм суперечить, значить ми опозиціонери.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Они считают, что раз им что-то противоречит, то мы — оппозиционная газета.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.Те мислят, че ако има нещо против тях, тогава ние сме опозиционен вестник.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.הם חושבים שאם יש דבר כלשהו שנגדם, אז אנחנו מתנהגים כמו עיתון של האופוזיציה.
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.هم يعتقدون انه ما ان ننشر شيئاً ضدهم .. فاننا صحيفة معارضة لهم ولسنا مستقلين
Eğer onlara karşı herhangi bir şey varsa, o zaman muhalif bir gazete olduğumuzu düşünüyorlar.反体制新聞の新聞でないかと思われ 大変な困難を経験してきました
Elbette 4 numaralı kural beni kendime getiriyor: muhalifleri dinlemeyinCe qui m'amène à la règle numéro 4 qui est : N'écouter pas les défaitistes
Görünüşe göre Kahire muhalif gazetecileri ülke dışında tutmaya karar vermiş.Parece que El Cairo ha decidido seguir disintiendo con los periodistas del exterior del país.
Görünüşe göre Kahire muhalif gazetecileri ülke dışında tutmaya karar vermiş.Такое ощущение, что Каир решил выдворять из страны всех инакомыслящих журналистов.
grev veya hava muhalefeti nedeniyle uçuşun iptalicancelación del vuelo por motivos meteorológicos,
grev veya hava muhalefeti nedeniyle uçuşun iptaliinställt flyg på grund av strejk eller väderförhållanden,
grev veya hava muhalefeti nedeniyle uçuşun iptalil’annulation des vols aériens en raison d’une grève ou des conditions météo
grev veya hava muhalefeti nedeniyle uçuşun iptalilennon peruuntuminen lakon tai sään vuoksi
grev veya hava muhalefeti nedeniyle uçuşun iptaliотмена рейса ввиду забастовки или непогоды
grev veya hava muhalefeti nedeniyle uçuşun iptaliإلغاء رحلة الطيران بسبب الإضراب أو بسبب الطقس.
grev veya hava muhalefeti nedeniyle uçuşun iptali因突发重病而无法旅行 在芬居住的亲属突发重病或死亡
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.Ambos fundamentalistas, vendo a oposição como obra dos comunistas e do Diabo.
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.Båda var kristna fundamentalister som ansåg all opposition som ett av kommunismens och djävulens verk.
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.Obaja boli kresťanskí fundamentalisti, ktorí považovali akúkoľvek opozíciu za dielo komunizmu a diabla.
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.Oba sta bila krščanska fundamentalista, ki sta vsako nasprotovanje imela za delo komunitsov in hudiča.
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.И двамата са християни фундаменталисти и считат всяка опозиция за дело на комунизма и дявола.
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.Оба были христианскими фундаменталистами и рассматривали любую оппозицию как дело рук коммунистов и дьявола
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.שניהם היו נוצרים קיצוניים שהתייחסו לכל המתנגדים שאל קומוניסטים או התגלמות השטן
Her ikisi de köktenci Hristiyandılar herhangi bir muhalefeti şeytan ve komünizm işi addediyorlardı.共産主義を悪魔と見なしました 1950年 Jacobo Árbenzはグアテマラで 多数派により民主的に
Hükümet ve muhalefet, felç olmuş durumdaydı.A kormány és az ellenzék egyszerűen megbénult.
Hükümet ve muhalefet, felç olmuş durumdaydı.Chính phủ và phe đối lập, hoàn toàn sững sờ.
Hükümet ve muhalefet, felç olmuş durumdaydı.De regering en de oppositie waren met verstomming geslagen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod