Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.하지만 저는 이 강력한 변화의 힘이 오늘날의 정치로는 안된다는 것 또한 알고 있습니다.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Maar ik weet ook dat deze ontwrichtende veranderkracht niet door de hedendaagse politiek zal worden geleid.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Ma so anche che questa dirompente forza del cambiamento non sarà guidata dalla politica attuale.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Mas também sei que esta força perturbadora de mudança não será impulsionada pela política de hoje.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Men jag vet också att den här störande naturkraften inte kommer att drivas av dagens politik.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Pero también sé que esta disruptiva fuerza de cambio no debe ser conducida por la política de hoy.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Ta rozsadzająca siła zmian nie będzie zależna od nas, polityków.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Αλλά επίσης γνωρίζω ότι η επαναστατική δύναμη αλλαγής δε θα καθοδηγηθεί από την πολιτική του σήμερα.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Але також я знаю, що ця підривна сила змін сьогодні не йтиме від політиків.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Но също така знам, че тaзи скъсваща сила на промяната няма да бъде задвижена от политиката, каквато е днес.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Но я знаю также, что эти сокрушительные перемены будут созданы не сегодняшними политиками.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.אבל אני גם יודע שהכוח המשבש הזה של שינוי לא יבוא מצד הפוליטיקה הקיימת.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.ولكني أعلم أيضا أن هذه القوة المانعة للتغير لن يتم التغلب عليها من قبل سياسات اليوم
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.そんな劇的な変化を 起こす力はありません 民主的な政治の復活は
Aynı zamanda dinleyiciler arasında muhalefet destekçileri olmamasından dolayı memnuniyetini de dile getirdi.También expresó su satisfacción por la falta de seguidores de oposición en el público.
Babam, İspanya'da ki Franco'ya karşı muhalifler içinApám iratokat hamisított a disszidenseknek
Babam, İspanya'da ki Franco'ya karşı muhalifler içinBố tôi đã làm giả giấy tờ cho những người chống đối
Babam, İspanya'da ki Franco'ya karşı muhalifler için스페인의 프랑코와 폴투갈의 살라자르에 항거하는
Babam, İspanya'da ki Franco'ya karşı muhalifler içinMein Vater machte die falschen Papiere für die Dissidenten von Franco in Spanien.
Babam, İspanya'da ki Franco'ya karşı muhalifler içinMio padre faceva i documenti falsi per i dissidenti di Franco in Spagna.
Babam, İspanya'da ki Franco'ya karşı muhalifler içinMon père faisait les faux papiers pour les dissidents de Franco en Espagne.
Babam, İspanya'da ki Franco'ya karşı muhalifler içinO meu pai fez documentos falsos para os dissidentes de Franco na Espanha.
Babam, İspanya'da ki Franco'ya karşı muhalifler için Portekiz'deki Salazar karşıtı muhalifler içinOtec vyráběl doklady pro odpůrce generála Franca ve Španělsku, pro odpůrce Salazara v Portugalsku.
Babam, İspanya'da ki Franco'ya karşı muhalifler için Portekiz'deki Salazar karşıtı muhalifler içinОтец делал фальшивые паспорта для диссидентов во время правления Франко в Испании, Салазара в Португалии,
Babam, İspanya'da ki Franco'ya karşı muhalifler içinאבי הכין מסמכים מזויפים עבור המתנגדים
Babam, İspanya'da ki Franco'ya karşı muhalifler içinوالدي زور الاوراق للمنشقين
Babam, İspanya'da ki Franco'ya karşı muhalifler içinポルトガルのサラザール政権
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.A jardinagem é a ação mais terapêutica e desafiante que se pode fazer, especialmente no centro da cidade.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.A kertészkedés a leginkább terápiás és ellenálló cselekvés, amit csak csinálni lehet, főleg a belvárosban.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.Berkebun adalah penyembuh terhebat dan pekerjaan menantang yang dapat Anda kerjakan, khususnya di tengah kota.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.Gärtnern ist der therapeutischste und kühnste Akt, den man machen kann, besonders mitten in der Stadt.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.Grădinăritul e cel mai terapeutic și sfidător act pe care-l puteți face, mai ales în centrul orașului.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.Il giardinaggio è l'atto più terapeutico e ribelle che si possa fare, specialmente nel centro della città.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.정원 가꾸기는 빈민 지역에서 우리가 할 수 있는 가장 치유적이며 담대한 행동입니다.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.La jardinería es el acto más terapéutico y provocativo que puedan hacer, especialmente en una urbe.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.Trädgårdsarbete är det mest lugnande och utmanande handling du kan göra, speciellt i innerstaden.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.Tuinieren is de meest therapeutische en opstandige daad die je kunt verrichten, vooral in de binnenstad.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.Záhradkárstvo je najterapeutickejšou výzvou, ktorej sa môžte oddať, najmä uprostred mesta.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.Zahradničení je ta nejvíce léčebná a nejvíce protestní činnost, kterou můžete dělat. Obzvláště v centru města.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.Η κηπουρική είναι η πιο θεραπευτική δράση αντίστασης που μπορείτε να κάνετε, ειδικά στο κέντρο της πόλης.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.Градинарството е най-терапевтичното и предизвикателно нещо, което можеш да правиш, особено в града.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.Садоводство это самое благотворное и дерзкое занятие, особенно внутри города.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.גינון הוא המעשה הכי מרפא והכי הפגנתי שאפשר לעשות, במיוחד בפנים העיר.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.فالزراعة هي أنجع وأجرأ وسيلة علاج يمكنك اتخاذها، خصوصاً في داخل المدينة.
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.かつ 挑戦的な活動なんです 特に都心の貧しい地域ではね おまけにイチゴも手に入ります
Bahçıvanlık en iyi tedavi edici ve yapabileceğiniz en muhalif harekettir, özellikle şehrin içindeyken.園藝尤其是喺城市入邊 係最有治療功效嘅 兼最可以放膽做嘅行為
Barışçıl Başkanlık Seçimi Sonucuyla Gambiya Dünyayı Şaşırttı, Muhalefet KazandıGambia sorprendió al mundo con elecciones pacíficas en las que triunfó la oposición
Barışçıl Başkanlık Seçimi Sonucuyla Gambiya Dünyayı Şaşırttı, Muhalefet KazandıGambia verrast de hele wereld met vreedzame presidentsverkiezingen en een overwinning van de oppositie
Barışçıl Başkanlık Seçimi Sonucuyla Gambiya Dünyayı Şaşırttı, Muhalefet KazandıLa Gambie surprend le monde avec une élection présidentielle pacifique et une opposition victorieuse
Barışçıl Başkanlık Seçimi Sonucuyla Gambiya Dünyayı Şaşırttı, Muhalefet KazandıΗ Γκάμπια σοκάρει τον κόσμο με ειρηνικές προεδρικές εκλογές, στις οποίες νίκησε η αντιπολίτευση
Barışçıl Başkanlık Seçimi Sonucuyla Gambiya Dünyayı Şaşırttı, Muhalefet Kazandıالمعارضة تفوز، غامبيا تفاجئ العالم بانتخابات رئاسية سلسة
Ben değilim herhangi bir muhalefet sunan değil Seninle evlenmek herhangi bir kızgınlık tutarak난 그냥 모든 반대를 제공하지 당신이 결혼 할 수있는 모든 분노를 개최
Ben değilim herhangi bir muhalefet sunan değil Seninle evlenmek herhangi bir kızgınlık tutarakTier aus
Ben değilim herhangi bir muhalefet sunan değil Seninle evlenmek herhangi bir kızgınlık tutarakלא מציע שום התנגדות אני לא מחזיק שום טינה תוכל להינשא
Ben değilim herhangi bir muhalefet sunan değil Seninle evlenmek herhangi bir kızgınlık tutarakلا تقدم أي معارضة لست عقد أي استياء يمكنك الزواج
Ben değilim herhangi bir muhalefet sunan değil Seninle evlenmek herhangi bir kızgınlık tutarakあなたにあなたが平和と幸運を誰 約今じゃないパドルホイールOPその
Benim güçlü askerlerimi bu sıska muhallebi çocuklarıyla kıyaslamayın!Älkää verratko miehiäni noihin aloittelijoihin.
Benim güçlü askerlerimi bu sıska muhallebi çocuklarıyla kıyaslamayın!I skal ikke sammenligne mine robuste mænd med de skvat.
Benim güçlü askerlerimi bu sıska muhallebi çocuklarıyla kıyaslamayın!Jämför inte mina män med de här fjantarna.
Benim güçlü askerlerimi bu sıska muhallebi çocuklarıyla kıyaslamayın!Não comparem os meus homens robustos com esses fracos novatos!