Ana içeriğe geç
Sözlük

muhal ile cümle

muhal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak 360 yılında Constantius'un yönetimine yeniden muhalefet geldi.Konstanciju so se ponovo uprli leta 360.
Tüm yerleşkeler herhangi bir muhalefet olmaksızın teslim olmuştur.Uporniki so se predali brez boja.
Bu süre zarfında birkaç muhalif öldürüldü ve 'ortadan kayboldu'.Nekateri člani so bili pogrešani in so verjetno »izginili«.
İki muhalif Doğu Roma imparatorunun savaşı Procopius'un yenilgisine kadar sürdü.Vojne med rivalskima vzhodnima cesarjema se je nadaljevala do Prokopijevega poraza.
Ele geçirilen muhalifler, uzun süreli hapis cezalarına çarptırılıyordu.Karbonarski voditelji so bili obsojeni na dolge zaporne kazni.
Bu çatışmada muhalif gruplar birlikte muazzam bir direnişe geçmişlerdir.Na južnem delu pa so napadalci naleteli na izjemen odpor.
Bir şeye hemen muhalefet etme.Od nje se prejemat ne mudi.
Böylece daha güçlü bir muhalefet sesi oluşturuldu.Spolna selekcija gre tako v smeri močnejših zvokov.
Ayaklanmanın bastırılmasından muhalefet hareketi önemli kayıplara uğradı.Po zavrnitvi dekolonizacije so nastala tri odporniška gibanja.
Muhalefetin sindirilmesinde önemli rol oynadı.Dejavno je sodeloval v deklaracijskem gibanju.
Ancak muhalifler yeniden atağa geçti, İkinci Restan Muharebesi başladı.Ko sta se strani pomirile, se je začela druga faza izgradnje.
Muhalifler boykot etti.Legionarji so molče umirali.
Sol Muhalefet üyeleri, 1927.Srednjeveško Celje, 1927.
Bazı öğretim üyeleri, dini kişilikler ve gazeteciler muhalif kişilikleri nedeniyle reddedildiler.Verske osebnosti in delno tudi učitelji in zdravniki so bili oproščeni plačevanja davkov.
Bu dönemde bazı siyasi muhalifler, partilerini feshetmeyi kabul ettikten sonra cezaevinden tahliye edildi.V nekaterih vaseh so ljudje po osvoboditvi težko dobili svoj odbor.
Chávez bu açılım sayesinde politikalarına muhalif olanlara karşı önemli bir adım olmuştur.Krek je s svojimi odločitvami vplival na politike, ki so ostali doma.
2002 - 2006 yıllarında Fidesz komitesi muhalefet lideriydi.2002–2006 m. – partijos „Fidesz“ Nacionalinėje asamblėjoje lyderis.
Ama gerçekte muhalefet bölünmüştü.Tačiau tikrovėje autonomija buvo varžoma.
Blake ailesi muhaliflerdendi ve moravian kilisesine üyeydiler.Jo tėvas ir seneliai buvę aktyvūs Moravijos bažnyčios bendruomenės nariai.
Demokrat Parti iktidarına karşı sürdürdüğü sert muhalefetiyle tanındı.Jo valdoma partija užėmė griežtą opoziciją valdančiosios partijos atžvilgiu.
Sağ Muhalefet'in pek çok mensubu Moskova Davaları'nda yargılanmıştır.Teisynas buvo išplatintas visuose Maskvos prikazuose.
2016 yılı başında rejim ve müttefikleri muhaliflerin Azez koridorunu kapatmışlardır.Nuo 2016 metų žiemos uždarų patalpų čempionatai pradėti rengti lygos principu.
Orman Kardeşleri adı verilen silahlı muhalif grupların direnişi, 1950'li yılların ortasına kadar devam etti.Toliau veikė ginkluotos partizanų grupės, kurios išliko iki penktojo dešimtmečio pradžios.
Bu durum muhalif olan samuraylara, onların devrinin sona erdiğine dair güçlü bir mesaj vermiştir.Tai leido sukilėliams suprasti, kad samurajų laikas iš tiesų baigėsi.
Elçibey tam 4 yıl 4 ay sonra Bakü'ye geri dönüp, Azerbaycan muhalefetine katılmıştır.Palma buvo išrinktas ir grįžo į Kubą praėjus 4 mėnesiams po rinkimų.
Bunun üzerine kendisi muhalif bir kampanya yapmaya başlamıştır.Ji pradėta statyti Jogailos iniciatyva.
24 Aralık - Erbakan "seçim yasasına muhalefetten" yargılandı.Gruodžio 24 d. įvyko parodomasis „teismas”, skyręs jiems mirties bausmę.
Fakat yine ana muhalefet olarak kaldı.Pagrindinis priešas – vėl Mirties Žaltys.
5 Temmuz 1949, Erivan), Ermeni siyasetçi ve eski Sovyet muhalifi.5. juuli 1949, Jerevan) on Armeenia poliitik ja endine nõukogude dissident.
Kurulması ile birlikte Real Madrid'de bulunan tüm muhalif üyeler bu kulübe geçmiştir.Alljärgnevas tabelis on kajastatud kõik Madridi Reali presidendid alates klubi rajamisest.
Seçimde, muhalefet adayı Hakainde Hichilema'yı yendi ve 25 Ocak 2015 tarihinde göreve başladı.Ta võitis napilt vastaskandidaat Hakainde Hichilemat ja asus ametisse 25. jaanuaril 2015.
Muhalifler kendi bayraklarını dikti.Ka kõigil kuningriikidel olid oma lipud.
Muhalif görüşlü öğretim üyelerinin üniversiteden atılmasını protesto etmek amacıyla 1899 yılında istifa etti.1897 ta vallandati üliõpilaste protestide toetamise pärast.
1998, 2005 ve 2010 yılında yeniden seçilmiş bir seçimde muhalefet tarafından boykot edildi.1998., 2005. ja 2010. aastal valiti ta ametisse tagasi.
Tüm yerleşkeler herhangi bir muhalefet olmaksızın teslim olmuştur.Ka Lemburi alistus ilma igasuguse vastupanuta.
ABD'nin İran'a olası bir askeri müdahalesine muhalefet etmiştir.USA alustas teiste riikidega läbirääkimisi võimaliku sõjalise sekkumise üle Iraagis.
Bir şeye hemen muhalefet etme.Ärge kirjutage seda, mis varsti muutub.
Başta muhalifler olmak üzere iki tarafta büyük kayıplar ve yaralanmalar yaşamıştır.Mõlemal poolel saab olema vigastusi ja tõenäoliselt ohvreid.
Diğer Sith Lordlarının muhalefeti günden güne büyüdü.Põhja pool ulatusid setude valdused Oudovani.
26 Aralık'ta hükümet güçleri kaybettikleri bazı bölgeleri geri alarak muhalif taarruzu kırmışlardır.7. novembril otsustas valitsus juba hääbuma kippuvad meeleavaldused jõuga laiali ajada.
11 Kasım 2012'de yeni muhalefet hükümetinin eş başkan yardımcılığına seçildi.11. oktoobril 2002 nimetati ametisse uus üleminekuvalitsus.
Muhalifler saldırıyı geri püskürtmüştür.Presidendi ihukaitsel õnnestus rünnak tagasi lüüa.
20 Haziran 1978 günü Mahmut ve eşine karşı pasaport rejimine muhalefetten yeni bir ceza davası açıldı.21. mail 1975 algas tema ja teiste Punaarmee Fraktsiooni liikmete vastu uus kohtuprotsess.
Bu dönemde Haccâc, Emevî muhaliflerini bertaraf etmeye yönelik ciddi girişimlerde bulundu.Justiitsminister lubas oma vastuses, et ERLi tehtud ettepanekuid kaalutakse tõsiselt.
AB’de yalnızca son suç tipi – uyuşturucu yasasına muhalefet – hakkında rutin veriler bulunmaktadır.Aikaisemmat raja-arvot poistettiin vuonna 1993.
AB’de yalnızca son suç tipi – uyuşturucu yasasına muhalefet – hakkında rutin veriler bulunmaktadır.För EU finns endast rutindata när det gäller den sistnämnda typen av brott – narkotikabrott.
AB’de yalnızca son suç tipi – uyuşturucu yasasına muhalefet – hakkında rutin veriler bulunmaktadır.Il limite è indicato in uno specifico decreto del ministero della Salute dell’aprile 2006.
AB’de yalnızca son suç tipi – uyuşturucu yasasına muhalefet – hakkında rutin veriler bulunmaktadır.Los límites están recogidos en un decreto específico del Ministerio de Sanidad de abril de 2006.
AB’de yalnızca son suç tipi – uyuşturucu yasasına muhalefet – hakkında rutin veriler bulunmaktadır.Na maioria dos casos, a sanção aplicada foi uma pena suspensa sob vigilância.
AB’de yalnızca son suç tipi – uyuşturucu yasasına muhalefet – hakkında rutin veriler bulunmaktadır.prechovávanie alebo ponúkanie) alebo určovať trest za rovnaký trestný čin.
AB’de yalnızca son suç tipi – uyuşturucu yasasına muhalefet – hakkında rutin veriler bulunmaktadır.Rutinski podatki so v EU na voljo samo za zadnjo vrsto kaznivih dejanj – kršitve zakonov o drogah.
Afrika, önce sömürgeciliğin ve sonra muhalif hareketlerin yapay bir icadıdır.Afrika is een kunstmatige uitvinding, eerst van het kolonialisme, en daarna van oppositiebewegingen.
Afrika, önce sömürgeciliğin ve sonra muhalif hareketlerin yapay bir icadıdır.아프리카가 사실 옛 식민시대와 그 반향 운동들로 인한 인공적으로 발명된 개념이라는 데 동의합니다.
Afrika, önce sömürgeciliğin ve sonra muhalif hareketlerin yapay bir icadıdır.שאפריקה היא המצאה מלאכותית של הקולוניאליזם הראשון ושל תנועות ההתנגדות.
Afrika, önce sömürgeciliğin ve sonra muhalif hareketlerin yapay bir icadıdır.أن أفريقيا هي اختراع مصطنع أولا للاستعمار، ثم لحركات المعارضة.
Afrika, önce sömürgeciliğin ve sonra muhalif hareketlerin yapay bir icadıdır.人工的に作られたと考えています 2つ目に デザインの手法が共通でも 文化が同じということではありません
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Ale tiež viem, že táto rušivá sila zmeny, nebude poháňaná politikmi dneška.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Dar mai ştiu că forţa distrugătoare a schimbării nu va fi condusă de politica actuală.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.De azt is tudom, hogy a változás mindent elsöprő erejét nem a mai politika fogja mozgásba hozni.
Ama bu muhalif değişim gücünü bugünün siyasetinin sevk etmeyeceğini de biliyorum.Ich weiß auch, dass diese zerstörerische Kraft des Wandels nicht von den Politikern ausgehen wird.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod