Ana içeriğe geç
Sözlük

muhal ile cümle

muhal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Muhalefetin büyük kazancı olduğu yerel seçimlerde geçerli tek bakan ve PDS liderlerinden biriydi.이는 동학 농민군의 주요 파벌 중 하나인 서포의 지도자 서장옥이 불교 승려 출신인 점이 작용하였다.
Sütlaç Muhallebi Pepeçura성교 모조남근 페깅
1931), Suriye muhalefetinin siyasi liderlerinden biri.1913년 - 중화민국의 정치인 쑹자오런.
Fakat Muhalefete Devam Edecektir” görüşü paylaşıldı.위안부들이 더 있어야 한다.'는 의견이 나왔다.
Muhalifler kendi bayraklarını dikti.אני אשא את הדגל שלהם.
Vezirin ölçüsüz hareketleri, kendisine karşı bir muhalefetin meydana gelmesine sebeb oldu.לחץ בלתי פוסק לחקיקה דתית הביא לתגובת נגד.
2005'te muhalefete geçmiştir.בשנת 2005 עבר לברשה.
Bir şeye hemen muhalefet etme.אל תנהג בחיפזון בדרך.
Muhalifler saldırıyı geri püskürtmüştür.משלא נענו חידשו את ההתקפה.
Her tür muhalif hareket hatta muhalefet şüphesi bile şiddetle bastırılıp yok edilir.כל תנועה של כל מתחרה, ואפילו הקלה ביותר תגרור עבירה.
Sol Muhalefet üyeleri, 1927.חוטפי העריסות, 1927.
Infestissumam (Latince'de muhalif anlamına gelmektedir.)התוצאות הן הזיות (האלוצינציות - שפירושו בלטינית 'לתעות ברחבי המוח').
Dursun'u muhallebiciden attırmak için elinden geleni yapar.הוא רוצה לשמח את אדריאן כמה שהוא יכול.
Bu muhalif hareket “sonnō jōi” hareketinde cisimleşecektir.פעולה זו הביאה בסופו של דבר לשינוי בתנועת סונו ג'וי.
Thorbecke, Temsilciler Meclisinde muhalefet liderliğinde dokuz yıl geçirdi.תורבקה המשיך להנהיג את האופוזיציה בפרלמנט במשך 9 שנים.
Reformcu ve muhalif lider Muhammed El Baradey Cuma günü olacak protestolara katılacağına dair söz vermiştir.מנהיג האופוזיציה, מוחמד אל-בראדעי הצהיר כי יחזור למצרים להפגנות יום שישי.
Tüm yerleşkeler herhangi bir muhalefet olmaksızın teslim olmuştur.המורדים נכנעו ללא קרב.
Muhalefet partileri ise gayrimeşru ilan edildi ve liderleri ya tutuklandılar ya da sürgüne yollandılar.תנועות האופוזיציה רבות הוצאו מחוץ לחוק, ומנהיגיהן נאסרו או יצאו לגלות.
Adalet ve Kalkınma Partisi, Fas'taki ana muhalefet partisi.חוק וצדק (PiS) - מפלגת ימין שמרנית.
Muhalif ekibin başını Nihat Erim çekiyordu.למפקד החטיבה התמנה נחום שריג.
Muhalefet faaliyetleri için Şah'ın güçleri tarafından üç kez tutuklandı.Арестуван е от силите на шаха три пъти за опозиционните си дейности.
Hitler'in Yahudi finans kapitalizmi konusunda muhalefetinin ilham kaynağı oldu.Той помага да вдъхнови опозицията на Хитлер към "еврейския финансов капитализъм".
Bir şeye hemen muhalefet etme.Не започвайте спор.
Bu arada çok sayıda muhalif ülkeden kaçmaya çalışmaktadır.Междувременно, трима от лагеристите се опитват да избягат.
Bu nedenle muhalefet tarafından sık sık eleştirildi.По тази причина то често е критикувано.
AP kanuna muhalefet etti.Не съм съгласен с политиката на в.
ABD'nin İran'a olası bir askeri müdahalesine muhalefet etmiştir.Въоръжените се надявали евентуална спонтанна военна намеса на Турция.
Pompey, şehri askerlerle doldurdu ve muhaliflerin gözünü korkutmayı başardı.Помпей пълни града с войници и опонентите на триумвирата са сплашени.
Muhalifleri populares olarak adlandırılmışlardır.В този смисъл те се разглеждат като популистки.
Muhalifler kendi bayraklarını dikti.САДР използва свой флаг.
1920'lerin sonunda Josef Stalin'in muhalefet eden önde gelen isimlerden biridir.В средата на 20-те години на XX век начело застава Йосиф Сталин.
Bu olay ile ilk defa Güney Kore'de iktidar ile muhalefet barışçıl bir yoldan el değiştirmiş oldu.По този начин бе възможно за първи път в Сеул, Южна и Северна Корея да застанат „ръка за ръка“ един до друг.
1974 yılında kurulan partiye Wade 1978 yılında katıldı ve uzun zaman muhalefet liderliği yaptı.Създадена е през 1974 година от Абдулай Уад и дълго време е водеща опозиционна партия в страната.
Çalışamayanlar ve muhalefet edenler Ortaçağ işkence yöntemleriyle öldürüldüler.Тримата марани, които не издържали на мъченията и загинали, били изгорени като кукли по време на аутодафето.
AAA, sadece komünistlere değil kendilerine muhalif birçok kesime saldırmıştır.Не само йонийците стигнали до такива колонизаторски решения.
Ajans iç muhalefeti yönetmek ve rejimin bireysel üyelerinin çıkarlarını korumak için kullanılır olmuştur.Създадена е Национална доброволческа милиция, която да следи дейността на противниците на режима.
Muhalefeti sürekli baskı altında tuttu.Sve se to odvija na konstantnom tlaku.
1933'te kentin yönetimi yerel Nazi Partisi'ne geçmiş ve bu problem demokratik muhalefetle bastırılmıştır.Godine 1933., vlast je preuzela lokalna nacistička stranka i demokracija je potisnuta.
Daha önce Muhalefet Lideri ve Avrupa Parlamentosu üyesi idi.Prije je bio i kandidat za irski parlament i Europski parlament.
Bunun üzerine kendisi muhalif bir kampanya yapmaya başlamıştır.Nakon toga je pokrenuo privatni nakladnički projekt.
Dayanışma önderleriyle siyasi muhalifleri kitle halinde tutuklattı.Kojeg smo mi to svog političkog protivnika otjerali na robiju?
Bunun üzerine İnönü CHP içinde Peker'e karşı bir muhalefet başlattı.Njegove tvrdnje je odmah osporio Peary.
Muhaliflerin çekmiş olduğu videolarda Kaddafi'nin darp edildiği ortadadır.Razni mediji bavili su se pitanjem gdje je pobjegao Gaddafi.
Dolayısıyla Smith, Darwinci evrim teorisinin bir muhalifidir.Također su pobornici darvinističkih teorija evolucije.
Diğer Sith Lordlarının muhalefeti günden güne büyüdü.Velikimorski gmazovi Mozasauri živjeli su u razdoblju krede.
Ele geçirilen muhalifler, uzun süreli hapis cezalarına çarptırılıyordu.Međutim, obojica su uhićena te su dobili duge zatvorske kazne.
2011 yılının sonundan itibaren muhalifler önemli kazanımlar elde etmeye başlamışlardır.Početkom 2000-ih počeo je primjećivati zapažene rezultate.
Tasavvuf aleminde ekberi sufilerin görüşlerine muhalif olan sufiler de bulunmaktadır.U nekim dijelovima zemlje prakticira se i libijski oblik sufizma.
Rakka şehri ilk başlarda güçlü bir muhalif merkezi olmamıştır.Capelle je u početku bio protivnik neograničenog podmorničkog ratovanja.
Bir batılı olarak, Yunanların muhalefetine rağmen, İtalyan tacirlere bazı iltimaslarda bulunmuştur.I grčki moral je suprotno talijanskim očekivanjima bio iznimno visok.
Parker'ın Güneş rüzgârı hipotezine muhalefet güçlüydü.Odpor voči Parkerovej domnienke o slnečnom vetre bol silný.
2006 Aralık’ta Netanyahu resmi olarak Knesset’te muhalefet lideri ve Likud Partisi’nin başkanı oldu.V decembri 2006 sa stal oficiálnym lídrom opozície v Knesete a predsedom strany Likud.
Dolayısıyla Smith, Darwinci evrim teorisinin bir muhalifidir.Preto volajú po výraznej modifikácii (neo) darwinovskej evolučnej teórie.
3 Şubat 1998'de ülkede artan ekonomik sıkıntılar ve muhalif baskılar nedeniyle istifa etmek zorunda kaldı.31. decembra 1999 po výraznom poklese politických preferencií a zdravotných problémoch rezignoval.
Ama gerçekte muhalefet bölünmüştü.Opozícia však zostávala roztrieštená.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Protestujúci si stoja za tým, že voľby boli sfalšované.
Bush yönetimine muhalif olarak insan embriyonik hücre araştırmalarını desteklemiştir.Prezident Bush zaviedol niektoré obmedzenia na podporu výskumu kmeňových buniek.
Muhalefet sustu, hiç kimseden çıt çıkmadı.Povstanie bolo potlačené a nikomu sa nepodarilo utiecť.
Bu zorunlu hizmetten sonra, hükümete karşı muhalefetini ılımlaştırdı.Po nástupe do funkcie ostro kritizoval vnútorné pomery vo vláde.
Fakat uzaktan muhalefetini sürdürür.Radí jej stále aj na diaľku.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod