Ana içeriğe geç
Sözlük

muhal ile cümle

muhal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
26 Eylül'de otobüsler muhalifleri Zabadani şehir merkezinden alarak İdlip'e götürmüştür.Szeptember 26-án elhagyta Zabadánit az első busz, mely felkelőket szállított a városból Idlib kormányzóságába.
Toplu tutuklamalar ve muhalif avı sonucu, mevcut hapishanelerde yer kalmadı.Mivel a dombon ma nagyszabású fejlesztések folynak, a börtönmaradványokat már nem látjuk.
Bu kısmın inşa projelerine, çeşitli sebeblerden birçok muhalefet gelmektedir.Sillan rakentamista vastustettiin kuitenkin useista syistä.
Muhalefet partileri ise gayrimeşru ilan edildi ve liderleri ya tutuklandılar ya da sürgüne yollandılar.Rautakaarti kiellettiin ja sen johtajat vangittiin tai karkotettiin maasta.
İttihat ve Terakki muhalifiydi, İstanbul'da meçhul bir katilin kurşunuyla hayatına son verildi.Hän kärsi jatkuvasta uhkailusta ja kuoli lopulta henkirikoksen uhrina Istanbulissa.
Ocak 2014'te muhalif güçler arasındaki anlaşmazlıklar derinleşmiştir.Mielenosoitukset yltyivät tammikuussa 2014 väkivaltaisiksi.
AP kanuna muhalefet etti.Bah kiisti kuitenkin riidan.
Bardot günümüzde güçlü bir hayvan hakları aktivisti ve özellikle at eti tüketimine karşı güçlü bir muhalif.Bardot on ollut aktiivinen eläinten oikeuksien puolustaja näyttelijänuransa jälkeen.
Muhalif görüşler bu aşamada belirginleşmiş ve sertleşmiştir.Lakia on sittemmin sanotuilta osin selvennetty ja tiukennettu.
Muhalifler saldırıyı geri püskürtmüştür.Puolustajat onnistuvat lyömään tämänkin hyökkäyksen takaisin.
Devrim sonrası dönemde Kongrede ilk defa başkanlık yapan ilk muhalefet partisi üyesi oldu.Hän on ensimmäinen vallankumouksen jälkeen kommunistiseen puolueeseen liittynyt puoluejohtaja.
Bu liberal burjuvazinin muhalefetini arttırmasına yol açtı.Kehitys edesauttoi liberaalisen opposition kasvua.
Vichy Hükümeti'ne muhalefet etti.Hän työskenteli Vichyn hallituksen alaisuudessa.
Böylece hükümet ve muhalefet partileri arasında bir anlaşmayla sonuçlandı.Lopulta valtion ja kirkon riita saatiin sovittua.
Suriye hükûmetinin bilinçli olarak muhalif bölgelerdeki halka su ve elektrik vermediği iddia edilmiştir.Puebloa hallinoiva heimoneuvosto ei salli historialliselle alueelle juoksevaa vettä tai sähköä.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Vangit esittivät protestinsa syyksi tyytymättömyyden oloihinsa.
Diğer Alman muhalifler için de aynı şeyi yapmış olduğu söylenmiştir.Samannimisiä saksalaisia sukuja on tosin ollut muitakin.
Franklin D.Roosvelt ve onun New Deal'ine karşı muhalefette bulundu.Hänet muistetaan myös Franklin D. Rooseveltin ja tämän New Dealin vastustajana.
Orman Kardeşleri adı verilen silahlı muhalif grupların direnişi, 1950'li yılların ortasına kadar devam etti.Metsäveljiksi sanottujen sissien toiminta loppui 1950-luvulla.
Libyalı muhalifler ne yaptıklarını bilmiyorlar.Väärennetyn teoksen ostajat eivät tiedä mitä tehdä.
Ağabeyigibi o da Tang Hanedanı' na karşı olan muhalif Çinlileri destekledi.Lisäksi kiinalaismafian palveluksessa oleva paikallinen poliisi on hänen perässään.
Günümüzde ana muhalefet partisi görevini Front social démocrate/Social Democratic Front (SDF) yürütmektedir.Ndi perusti oppositiopuolue Sosiaalidemokraattisen rintaman (SDF).
Fakat yine ana muhalefet olarak kaldı.Βασικός αντίπαλος του ήταν και πάλι η Ομόνοια.
Libyalı muhalifler ne yaptıklarını bilmiyorlar.Οι ντόπιοι λευκοί δεν ήξεραν τι να κάνουν με αυτήν.
Orman Kardeşleri adı verilen silahlı muhalif grupların direnişi, 1950'li yılların ortasına kadar devam etti.Αμέσως ξεκίνησε ένοπλη αντίσταση υπό την ονομασία "Οι Αδελφοί του Δάσους", η οποία συνέχισε μέχρι το 1991.
Bununla birlikte İşçi Muhalefeti'nin pekçok eski destekçisi de Birleşik Muhalefet'e katıldı.Προσχώρησαν επίσης πολλοί πρώην υποστηρικτές της Εργατικής Αντιπολίτευσης.
2008 - Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref muhalefet baskısı nedeniyle istifa etti.2008 - Ο πρόεδρος του Πακιστάν, Περβέζ Μουσάραφ, παραιτείται υπό την απειλή της μομφής.
Aynı zamanda 2012 yılından beri muhaliflerin kontrolünde idi.Η πόλη τελούσε υπό τον έλεγχο των ανταρτών από το 2012.
Örneğin, muhaliflerini yargılanmadan tutuklattı, gazeteleri kapattı.Πριν το συλλαλητήριο, οι δημοσιογράφοι τέθηκαν υπό κράτηση για να ελέγξουν τα έγγραφα.
Atlayışları sırasında muhalifler tarafından ateş açıldı.Κατά τη διάρκεια της συμπλοκής πέφτουν και πυροβολισμοί.
Bir şeye hemen muhalefet etme.Μην αποφεύγεις την αντιπαράθεση.
Muhalefet kamulaştırmanın anayasaya aykırı olduğu dillendirmiştir.Η ευρύτερη απαγόρευση ομιλίας θα ήταν αντισυνταγματική.
"Tek Parti Diktatörlüğü ve İslami Muhalefet".«Ο αντιδικτατορικός αγώνας και οι οργανώσεις του».
Ocak 2014'te muhalif güçler arasındaki anlaşmazlıklar derinleşmiştir.Από την ομάδα αποχώρησε τον Ιανουάριο του 2014 επικαλούμενη οικονομικές διαφορές.
W.E. bir muhalliftir.Η A.E.Λ. είναι πλέον γεγονός.
1960 yılında ise muhalefet ve iktidar arasındaki ilişkiler kopma noktasına geldi.Μέχρι την ανεξαρτησία της χώρας το 1960, οι διαφορές στην πρόσβαση στη σύγχρονη παιδεία ήταν μεγάλες.
Köyün yolları asfalt değil toprak yol olduğundan ulaşım hava muhalefeti nedeniyle aksayabilmektedir.Η σύνδεση δε μπορεί να γίνει με το έδαφος, γιατί τα οχήματα κινούνται.
Vichy Hükümeti'ne muhalefet etti.Η Γαλλία υποστήριξε την κυβέρνηση Ντιορί.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Οι ανεξάρτητοι παρατηρητές εκφράζουν την ανησυχία τους για τον τρόπο διεξαγωγής των εκλογών.
Öncülleri Sol Muhalefet ve Uluslararası Komünist Birlik'tir.Η οργάνωση εκπροσωπείται στα ΑΕΙ και ΤΕΙ από την Αριστερή Ενότητα.
Bu karara Şili hükümeti tarafından muhalefet edilmiştir ve şu zamana kadar anlaşmazlıklara yol açmıştır.Denne beslutning blev anket af Chiles regering og har været et stridsspørgsmål op til i dag.
Genetiği değiştirilmiş organizmalara karşı muhalefet yürütmektedir.I begge tilfælde afviser man brugen af genetisk modificerede organismer.
Habere göre ölenler sadece muhaliflerdendi.Dengang dog kun for herrer.
Franklin D.Roosvelt ve onun New Deal'ine karşı muhalefette bulundu.Hun anså de arbejdsløse som dovne, opponerede mod Franklin D. Roosevelt og hans New Deal.
Ayrıca onun döneminde birçok muhalifin uyuşturucu kaçakçısı damgasıyla idam edildiği iddia edilmektedir.Han selv og mange i hans samtid var overbevist om, at der var tale om giftmord.
Bu arada kendisine muhalif olan birçok insanı öldürtür.Så derfor er der mange, der prøver at få fat i ham.
İktidar ve muhalefet arasındaki gerilimi yumuşatma işi devletin başı İsmet İnönü'ye düşüyordu.Trods det er afvejningen mellem staternes og føderationens magt forblevet et stridspunkt i højestret.
C. W. Mills gibi, Talcott Parsons'ın kuramlarının sesli muhalifidir.Således også hos den amerikanske sociolog Talcott Parsons.
Sütlaç Muhallebi Keşkül ^Bamse uden pondus.
Böylece hükümet ve muhalefet partileri arasında bir anlaşmayla sonuçlandı.Dér opstod en strid mellem Sambandspartiet og Selvstyrepartiet.
Muhalifler boykot etti.Om de har provokeret fans.
Raila Odinga tartışmalı 2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ana muhalefet adayı oldu.I valget i december 2007 var præsidentkandidaten Raila Odinga repræsentant fra luofolket.
21 Nisan - Cezayir'deki Fransız birliklerinin Charles de Gaulle muhalifi 4 komutanı darbe girişiminde bulundu.Den 27. februar kom den alvorligt sårede franske kaptajn Charles de Gaulle i tysk fangenskab.
Ayrıca, ABD'nin Latin Amerika politikasının da sert muhaliflerindendir.Desuden er et væsentligt interesseområde amerikansk politik.
IV. Louis'in imparatorluğuna muhalefet etmiştir.Han var oldesøn af kejser Ludvig 4.
ETA'nın şiddet kullanmasına muhalefet etmektedir.Den spanske regering har krævet, at ETA tager fuldstændig afstand fra brug af vold.
Bu güç sık sık siyasal muhalifleri engellemek için kullanılırdı.Denne makten ble ofte benyttet for å motarbeide politiske motstandere.
Prusya'nın güçlü-silahlı taktiklerine diğer sosyal ve politik gruplarda da muhalefet oluştu.Motstanden mot Preussens maktbaserte taktikk kom til syne i andre sosiale og politiske grupper.
Muhalefet komşu eyalet Numidia'dan geldi.Opposisjonen kom fra naboprovinsen Numidia.
Müdahale bazı Doğu Bloku ülkelerdeki muhaliflerin protestolarına yol açtı.Invasjonen vakte protester blant dissidenter i flere land i Østblokken.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod