Ana içeriğe geç
Sözlük

muhal ile cümle

muhal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Muhalefet gazeteleri kapatıldı.Então o jornal La Protesta foi encerrado.
30 Eylül 2015'te, Rusya'ya ait savaş uçakları Hama kırsalındaki muhalif mevzilerini bombalamaya başlamıştır.As operações russas começaram no dia 30 de setembro de 2015, bombardeando posições na região de Homs.
Muhalif ve Şii gazeteciler tutuklanmıştır.Os opositores e os jornalistas são presos.
Onun bu muhalifliğine kızan Sâlim b.Ele sente animosidade em relação ao seu padrasto.
Kömüre karşı büyük bir muhalefet vardır.Grande polémica existe sobre o imposto automóvel.
Juliette'in ilk görevi bakanın bir muhalifini zehirleme işidir.A primeira meta de Juliana é contratar novos funcionários.
Bununla birlikte muhalefet bir bütünlük oluşturmuyordu.Mas o movimento não era unanimidade.
Ömer halifeliği alıralmaz Yezid bin Muhalleb 'e bir mektup yazarak ondan sadakat yemini yapmasını istedi.Para questioná-lo acerca da sua lealdade, Daisy enviou-lhe uma carta sobre o assunto.
1998, 2005 ve 2010 yılında yeniden seçilmiş bir seçimde muhalefet tarafından boykot edildi.Foi reeleito contra a oposição fraca em 1998, 2005 e 2010.
Muhalif ekibin başını Nihat Erim çekiyordu.Já a equipe da base estava indo muito bem.
Siyasi iktidarın muhalefeti bastırmaya yönelik tüm yaptırımlarına karşı çıkıyoruz.Tratou de expulsar toda a oposição política.
Suriye İç Savaşı sırasında Mart 2014'te kasaba muhalifleri eline geçmiştir.Batalha de Samarra ocorre em 2014 durante a Guerra Civil Iraquiana.
Ocak 2014'te muhalif güçler arasındaki anlaşmazlıklar derinleşmiştir.Em janeiro de 2014, as manifestações se intensificaram.
Paraguay'ın ana muhalefet grubunun desteğini kazandı.A seleção do Paraguai conquistou a competição.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Os partidos de oposição, por sua vez, fizeram acusações de irregularidades sérias na eleição.
Seçimlerin ardından Baykal'a karşı muhalefet yükseliyordu.Violência diminui na Guiné após eleição polêmica.
Çünkü gücünü İngilizlere karşı muhalefetten alıyordu.E sente que está dividindo sua energia com o público.
Diğer bir mezhep olan Saddukiler, Farisilerin baş muhalifi olan bir topluluktur.É um conjunto de casas que pertenceu à grande fazenda el principal.
Muhalifler aynı anda IŞİD ile de mücadele etmektedir.Seus atletas estão lutando pela vez.
Muhafazakâr Optimates kliği tarafından muhalefet edilmişlerdir.Estas reformas foram duramente combatidas pelos optimates liderados por Numídico.
Ülkedeki muhalefet gruplarını nasıl organize ediyorlar?Como se organizam os grupos de oposição no país?
Muhalifler kendi bayraklarını dikti.Zij gebruikten eigen vlaggen.
Aralarındaki fark, istidracın Allah'ın rızasına muhalif sûrette meydâna gelmesidir.Hierbij dienden de leden zich met elkaar te verzoenen zodat ook God hun zonden kon vergeven (vgl.
Ekim 1977'de tüm muhaliflerin politik aktivitelerini yasakladı.In 1974 verbood Banzer alle politieke activiteiten.
Saldırıdan yıllar sonra, Cử, Diệm'in muhaliflere karşı tavrını saldırıya sebep olarak gösterdi.Jaren later gaf Cử als reden voor de aanval de behandeling van oppositiepartijen door Diệm.
Savaş sırasında muhaliflere ve Yahudilere yardım etmiştir.Hij verleende tijdens de Tweede Wereldoorlog hulp aan joden, onderduikers en piloten.
Ancak bu muhalefete rağmen kanun 11 Haziran 1945'te kabul edildi.Na verzet werd dit vonnis op 19 januari 1945 bevestigd.
2010 yılında yapılan seçimler sonucu partisinin muhalefete düşmesi üzerine görevinden istifa etti.Bij de verkiezingen van 2010 beloofde hij dat zijn partij fraude zou aanpakken.
2012 yılı itibarıyla da, Suriye İç Savaşı'nda muhaliflerin safına geçmiştir.Sinds 2012 heeft Hezbollah zich gemengd in de Syrische burgeroorlog.
Fakat uzaktan muhalefetini sürdürür.Ze plaatste zich daarmee voor de WK Afstanden.
Giderek büyüyen öğrenci hareketleri paramento dışı muhalefetin bir parçası haline gelmişti.Het begeleiden van de studenten op buitenlandse studiereizen, werkte meer dan eens inspirerend.
Muhalefet yanlıları Sünniler ve rejim yanlısı Nusayriler bu bahaneyle çatışmaya girmişlerdir.Sommige bevrijdingsbewegingen provoceerden om die reden de regimes waartegen ze streden zelfs opzettelijk.
Ele geçirilen muhalifler, uzun süreli hapis cezalarına çarptırılıyordu.De gevangen genomen Communards werden veroordeeld tot lange gevangenisstraffen.
2012-2015 yıllarında Guyana Millet Meclisi'nde muhalefet lideri idi.Van 2012 tot 2015 was hij oppositieleider in de Nationale Assemblee van Guyana.
İlk Millet Meclis'inde İkinci Grup içinde yer aldı ve en şiddetli muhaliflerden biri oldu.Hij behoorde in de Tweede Kamer tot de conservatiefste leden.
Genetiği değiştirilmiş organizmalara karşı muhalefet yürütmektedir.Hij zou op irrationele wijze de angst voor genetisch gewijzigde organismen aanmoedigen.
Muhalifler boykot etti.Hij riep op tot een boycot.
Vigilantius şehitler kültüne ve kutsal emanetlere, fakirlik andına ve rahiplerin bakir kalmasına muhalifti.Priester Poppe had voorliefde en aandacht voor de armen, de jongeren en de heiligheid van de priesters.
Mecliste etkili, Kağana muhalefet edebilir.Doch, snelle Pekkie kan het papiertje beetpakken.
Rosas'ın gücü arttıkça muhalifler daha fazla edebi eser üretti.Hoe vaker Rogue haar krachten gebruikte, des te meer kreeg ze herinneringen van andere mensen binnen.
Muhafazakâr Optimates kliği tarafından muhalefet edilmişlerdir.De klimaat- optimisten hebben ongelijk gekregen.
Yeni Osmanlılar, İstanbul’da hükümete muhalif bir gizli örgüttü.Het achtste district was een sterk en betrouwbaar Democratisch bastion in Californië.
Kitabın bir bölümü Dawkins'in muhalifi Stephen Jay Gould'a ithafen yazılmıştır.Een andere bekende voorstander van deze theorie is Stephen Jay Gould.
Bu süre zarfında birkaç muhalif öldürüldü ve 'ortadan kayboldu'.Veel gewonden bleken enige tijd 'zoek' te zijn.
Vichy Hükümeti'ne muhalefet etti.Oorlogskruis van de Vichy-regering.
Muhalefet kamulaştırmanın anayasaya aykırı olduğu dillendirmiştir.Volgens hem is het ontslag ook in strijd met de constituties van de orde.
Ocak 2014'te muhalif güçler arasındaki anlaşmazlıklar derinleşmiştir.Tymczasem w styczniu 2014 nastąpiła intensyfikacja działań partyzantów.
ETA'nın şiddet kullanmasına muhalefet etmektedir.Uważa, że na przemoc powinni odpowiedzieć przemocą.
Muhalefet gazeteleri kapatıldı.Wstrzymane zostały wydawnictwa prasowe.
1928 yılında muhalefetini geri çekmesinden sonra parti üyeliği tekrar verilmiştir.W 1928, gdy zerwał z opozycją, został ponownie przyjęty do partii.
Bir diğer bestesinde muhallebicileri konu aldı.Zajmował się m.in. zagadnieniem neurastenii.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Opozycja ogłosiła, że wybory nie mają sensu.
Diğer Alman muhalifler için de aynı şeyi yapmış olduğu söylenmiştir.Naraził się tym samym budziejewickim Niemcom.
İyice karıştırılarak muhallebi haline getirilir.Potrafią wyrządzać znaczne szkody w sadach.
Trovoada sadece ana muhalefet adayı oldu ve % 38.82 oy aldı.Trovoada był głównym kandydatem opozycji i zdobył 38,8% głosów poparcia.
Yeremya, P'ye muhalif olmuş JE'yi desteklemiştir.Brak go jedynie u P. recondita.
Onunla birlikte hem Suriye muhalefeti'nden hem de Beşşar Esad güçlerinden kayıp verildi.Jego przeciwnikami byli Drudż (demon kłamstwa) oraz Sauru.
Rakka şehri ilk başlarda güçlü bir muhalif merkezi olmamıştır.Rukia nie wydaje się na początku silnym shinigami.
Bu konuşmanın ertesinde şiddetli hava muhalefetinin içine girmişlerdir.W szczelinie tej jest silny przepływ powietrza.
Bu olay ile ilk defa Güney Kore'de iktidar ile muhalefet barışçıl bir yoldan el değiştirmiş oldu.Po raz pierwszy w dziejach ludzkości na Zachodzie pokojowa współpraca i współzawodnictwo zastąpiły wojnę.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod